Maltepe, Kartal – İSTANBUL | Avukat

Av. Oğuzhan Yazıcı

Avukat Oğuzhan Yazıcı, İstanbul Üniversitesi’nde başladığı hukuk eğitimine bir süreliğine Jagiellonian Üniversitesi’nde devam etmiş; 2017 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olduktan sonra stajını tamamlamış ve İstanbul Barosu’na bağlı olarak avukatlık yapmaya başlamıştır. Şu anda serbest avukatlığın yanında İstanbul Üniversitesi’nde özel hukuk alanındaki yüksek lisansına devam etmektedir.

Maltepe/İstanbul’da yer alan avukatlık bürosundan esas olarak özel hukuk alanında avukatlık faaliyeti yürütülmekte olup ceza yargılamasının soruşturma ve kovuşturma aşamalarında da hukuki destek verilmektedir. Büro, konum olarak Küçükyalı Metro Durağı ile İdealtepe Tren İstasyonu arasında yer almaktadır.


ÇALIŞMA ALANLARI


Miras Hukuku

Miras hukuku, ölüme bağlı tek taraflı tasarruflar ve sözleşmeler ile terekeye ilişkin uyuşmazlıkların çözümü konularını kapsamaktadır. Tenkis, denkleştirme, muris muvazaası, tereke mallarının korunması ve paylaştırılması ile vasiyetnamenin iptali davaları miras hukuku dahilinde avukatlık yardımı sağladığımız alanlara örnek gösterilebilir. Miras hukukuna ilişkin yazılarımıza ulaşmak için buraya tıklayabilirsiniz.


İcra hukuku

İcra hukuku, İcra ve İflas Kanunu’nun düzenlediği takip, dava ve diğer işleri kapsar. İlamlı ve ilamsız icra takipleri ile itirazın iptali davaları icra hukuku kapsamında avukatlık hizmeti verdiğimiz alanlara örnek gösterilebilir. İlgili yazılarımıza ulaşmak için buraya tıklayabilirsiniz.

Boşanma Hukuku

Boşanma hukuku, temel olarak aile hukukunun içinde yer almakla birlikte evlilik birliğinin yargı yoluyla sona ermesi ve buna ilişkin fer’i sonuçları inceleyen daldır. Mal paylaşımı, velayet, nafaka ve tazminat davaları avukatlık desteği sağladığımız alanlardandır. Bu alana ilişkin makalelerimize ulaşmak için burayı tıklayabilirsiniz.


Ceza hukuku

Ceza hukuku, suç ve ceza teorileri ile ceza yargılamasının soruşturma, kovuşturma ve kanun yolu süreçlerini kapsar. Çeşitli suçlara ilişkin yapılan yargılamalarda şüpheli, sanık ve suçtan zarar gören tarafında avukatlık desteği vermekteyiz. Ceza hukukuna ilişkin yazdığımız yazılara ulaşmak için buraya tıklayabilirsiniz.



İLETİŞİM BİLGİLERİ


Cep/Whatsapp: 0553 701 83 15

Sabit Telefon: 0216 519 51 53

Av. K. m. 164 hükmü gereğince ücretsiz danışmanlık hizmeti sunamamaktayız.

E-Posta: av.oguzhanyazici@gmail.com

Adres: İdealtepe Mah. Panorama Sk. No: 3/7, Maltepe/İSTANBUL

Çalışma Saatleri:

  • Hafta içi: 08.30-19.00,
  • Cumartesi: 09.00-18.00

A. Sahip Olduğu Yükümlülükler Açısından Avukat

Avukatın yükümlülükleri sadece müvekkiline karşı değildir. Mesleğin kendisine, meslektaşlarına ve diğer yargı mensuplarına karşı da yükümlülükleri bulunmaktadır. Yazının devamında bu yükümlülükler kapsamında yer alan özen yükümlülüğü, sır saklama, gerektiğinde işi reddetme, reklam yasağı ile meslektaşlara ve baroya karşı olan sorumluluklar üzerinde durulmuş; son olarak da avukat yardımının zorunlu
olduğu haller ele alınmıştır. Belirtelim ki burada incelenen başlıklar haricinde de birtakım mesleki yükümlülükler bulunmaktadır, yazımızda
yalnızca öne çıktığını düşündüğümüz birkaç tanesi üzerinde durulmuştur.

1. Özen Yükümlülüğü

Avukat, özen yükümlülüğü kapsamında bir takım sorumluluklara sahiptir. Örneğin müvekkilin işi görülürken amaca en uygun yolu seçmeli. Gerektiğinde onu aydınlatmalıdır.

Kazanılma imkanı olmayan davanın hiç açılmaması uygun olacaktır. İş sahibi olan müvekkili bu fikirden vazgeçirme görevi avukatındır.

Avukat, müvekkilin sözle verdiği bilgilerle yetinmemeli, mutlaka ilgili yazılı belgeler incelenmelidir. Müvekkil önemsiz olduğunu düşündüğü bilgileri paylaşmamış olabilir. Bunları sormak ve ilgili belgeleri istemek mesleğin gereğidir. Gerekli belgeleri istediğini kanıtlaması gereken taraf avukattır. Keza teslim edilen değerlerin teslim edildiğini de o ispatlamalıdır.

Avukat zamanının olmadığı veya hakkında yeterli bilgiye sahip olmadığı bir konuyla karşılaştığı durumda işi kabul etmemelidir. Yaptığı işle ilgili mevzuatı bilecek ve değişiklikleri takip edecektir.

2. Sır Saklama Yükümlülüğü

Avukat, iş sahibi müvekkilinden öğrendiği bilgileri sonsuza kadar sır olarak saklamakla yükümlüdür. Ancak müvekkil sırrın açıklanmasına rıza vermişse veya kendi aleyhine açılmış bir davada kendisini savunması bilgilerin paylaşılmasını gerektiriyorsa sır saklama yükümlülüğü kalkar.

3. İşi Reddetme Yükümlülüğü

İş sahibinin haksız olan işleri reddedilmelidir. Ayrıca aynı işe ilişkin karşı tarafa sadece görüş bildirilmiş olsa dahi iş yine reddedilmelidir.

4. Avukatın Reklam Yasağı

Hukukumuzda avukatların reklam faaliyetinde bulunması yasaklanmıştır. Bunun sebebi olarak kamu hizmeti niteliğinde olmasının zaten reklamı gereksizleştirdiği savunulmaktadır. Anahtar kelimelere yönelik arama motoru optimizasyonu yapılarak kimi hukuki konularda yapılan

Elbette serbest meslek sahibi olarak kendini tanıtması için bazı özgürlükleri olacaktır. Tabela asmak, kartvizit bastırmak veya internet sitesi açmak bunlara örnek gösterilebilir. Ancak bunların hiçbirinde kendini “en iyi avukat” gibi bir sıfatla tanıtmamalı, kendini diğer meslektaşlarından üstün tutmaya yönelik sözlerden kaçınmalıdır.

aramalarda öne çıkmaksa hukuka aykırı olmayacaktır. Örneğin yazılan yazılarda boşanma davası, boşanma avukatı, istanbul avukat gibi anahtar kelimelerin sıkça kullanılması yoluna başvurulduğu görülmektedir. Ancak para karşılığı reklam vererek üst sıralara tırmanmak hukuka aykırı olacaktır.

Reklam yasağına aykırı fiili tespit edilen meslektaş uyarılacak, eğer durum tekrarlanırsa disiplin cezası verilebilecektir.

5. Meslektaşlarına Yönelik Sorumluluklar

5.1. İlk avukata yazılı bilgi verme

Müvekkil adayının önceden bir başkasıyla zaten anlaşmış olması durumunda ilk avukata durum bildirilmelidir. İlk avukatın yazılı oluru varsa veya bir hafta içinde cevap verilmemişse ikinci avukat işin takibine katılabilecektir.

5.2. Karşı tarafın vekiliyle görüşme

Karşı tarafın da vekili varsa karşı tarafla yapılan görüşmeler sadece onun avukatı vasıtasıyla yapılacaktır. Eğer yoksa bizzat karşı tarafla iletişim kurulması mümkündür ancak buna da zorunlu durumlarda başvurulmalıdır.

6. Baroya Karşı Yükümlülükler

İlk zamanlarda ücret alınmaksızın yapılan onursal bir iş olarak kabul edilen avukatlık hizmeti, zamanla ücret karşılığı yapılan bir işe dönüşmüş ve tam anlamıyla bir meslek haline gelmiştir. Öyleki mesleki örgütlenmeleri dahi köklü bir tarihe dayanmaktadır. Ülkemizde bu örgütlenme görevini günümüz itibariyle barolar üstlenmektedir. Bu barolar illerde bulunmaktadır. Mesela Kartal, Anadolu Adliyesi sebebiyle avukat sayısı bakımından yoğun bir ilçe olsa da ayrı bir barosu bulunmamaktadır. Kısacası İstanbul avukatları İstanbul Barosuna bağlı olacaktır. Barolar, kendiliğinden veya şikayet halinde denetim yapabilmekte, kanuna ve/veya meslek kurallarına aykırı bir eylemin tespiti halinde yaptırım uygulayabilmektedir.

6.1. Levhaya yazılma

Faaliyet gösterilen ilin baro levhasına kayıt olunmalıdır. İstanbul avukat çokluğu sebebiyle sayısal anlamda dünyanın en büyük barosudur. İstanbul Barosu’na kayıtlı olan avukat elbette diğer illerde de mesleki faaliyet gösterebilir. Ancak şehir dışındaki faaliyeti süreklilik arz etmemelidir.

6.2. Belli durumlarda baroya bilgi verme

Meslek Kuralları ve Avukatlık Kanunu bazı durumlarda baroya bilgi verilmesini zorunlu tutmuştur. Bunlara örnek olarak şunları gösterebiliriz:

Avukatın mesleki çalışmasından ötürü kendisine karşı dava açılmışsa bunu baroya bildirmelidir. Böylece uyuşmazlık baronun öncülüğünde sulh edilerek çözülebilecek veya gerekirse disiplin soruşturması açılabilecektir.

Meslektaşının davranışlarıyla ilgili şikayetler kamuya açılmamalıdır. Bu şikayetler yalnız barolara yapılabilir.

6.3. Baroya karşı diğer yükümlülükler

Baroya karşı da bir çok yükümlülük bulunmakla beraber örnek vermek
gerekirse genel kurul toplantılarına katılmalı; yıllık keseneğini ödemeli; iki avukatın işi reddetmesi halinde baro başkanı tarafından
atanması durumunda işi takip etmelidir.

B. Avukat Yardımının Zorunlu Olduğu Durumlar

Kimi ülkelerde avukat yardımı olmaksızın dava açılması mümkün değildir. Ülkemizde ise fiil ehliyetine sahip olan herkesin kendisiyle alakalı olan işi tek başına bizzat takip etme, gerekli belgeleri hazırlama hakkı vardır. Ancak savunmanın yapılmasında vekil yardımından faydalanılması, çoğu zaman hakkın gerektiği gibi savunulması için tek yoldur. Öyle ki hukuk eğitimi almamış kişi, hukukun hem maddi hem de usuli bilgilerinden yoksun olacağından geri dönmesi zor veya mümkün dahi olmayan hatalar yapabilecektir. Zira olaylara profesyonellikle yaklaşan hukuk eğitimi almış kişi, müvekkilin uyuşmazlığına duygusallıktan uzak yalın bir hukuki perspektifle yaklaşacak, somut duruma uygulanacak hukuk normlarını tespit edip hakime sunacaktır.

Yukarıda da belirttiğimiz gibi ülkemizde fiil ehliyetine sahip olan her kişi mahkemelerde kendisini bizzat temsil edebilmektedir. Yani kural olarak bir avukat ile çalışmak zorunluluğu da yoktur. Ancak Avukatlık Kanunu madde 35/3 hükmü buna iki istisna getirmiştir. Bu düzenlemeye göre, kanunda öngörülen esas sermaye miktarının beş katından fazla esas sermayeye sahip anonim şirketlerin ve yüzden fazla üyeye sahip yapı kooperatiflerinin sözleşmeli avukat tutmaları mecburidir. Bu hükme uymayan kuruluşlara idari para cezası verilmektedir. Yükümlülüğün yerine getirilip getirilmediği ise baro tarafından denetlenebilir. En azından İstanbul’da durum böyledir.

Bir diğer istisna ise zorunlu müdafilik hizmetidir. Üst sınırı en az beş yıl hapis cezasını gerektiren suçlarda şüpheli veya sanığın talebi olmasa bile müdafii görevlendirilecektir. Örneğin cezası ağır olan suçlardan dolayı yargılanan şüpheli ve sanıkların bir vekil yardımı alması zorunludur. Bu zorunluluk genelde şöyle yerine getirilir: İşlediği iddia edilen suçtan dolayı yakalanmış olan kişinin bulunduğu karakoldan İstanbul Barosuna haber verilir. Ardından otomatik CMK atama sistemi aracılığıyla sırası gelen avukat aranır. Kabul edilmesi durumunda atama tamamlanmış olur. Elbette sorumlu olunmak istenen coğrafi alanı belirleme imkanı vardır. Örneğin Maltepe bölgesinde faaliyet göstermek isteyen avukatlar Kartal veya Kadıköy ilçesini seçebileceklerdir. Anadolu yakasında faaliyet gösteren avukatların seçebileceği diğer bölgeler Pendik, Üsküdar, Şile, Tuzla, Ümraniye ve Sultanbeyli’dir.

Hukuk Muhakemeleri Kanununun 80. maddesine göre de taraflardan biri davayı bizzat takip edecek yeterlilikte değilse, hakim ona kendisini vekil ile temsil etmesi için süre verir. Aksi takdirde bu tarafın yokluğu halindeki hükümlere göre işlem yapılacaktır.

error: Content is protected !!