Anlaşmalı Boşanma Davası Nerede ve Nasıl Açılır? Boşanma Protokolü

Bu yazımızda öncelikle anlaşmalı boşanma davasıyla ilgili genel açıklamalar yapılmış, ardından anlaşmalı boşanma protokolüyle ilgili bilgiler verilmiştir. Boşanma ve aile hukukuna ilişkin diğer yazılarımıza ulaşmak için tıklayınız.

Anlaşmalı Boşanma Davasının Özellik Arz Eden Hususları

Boşanma davasının anlaşmaya varılarak açılması, boşanmayı diğer seçeneklerden çok daha hızlı çözüme ulaştırmaktadır. Evlilik birliğinin temelinden sarsılması hükümlerine dayanılarak açılan bu davanın özellik arz eden hususlarını şöyle sıralayabiliriz:

  • Anlaşmalı boşanma davası açılabilmesi için evliliğin en az bir yıl sürmüş olması gerekmektedir. Yasa koyucu bu sınırı koyarak eşlere birbirlerini tanıma fırsatı vermeyi amaçlamıştır.
  • Boşanma sebepleri arasından sadece evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle açılan boşanma davasının kabulü anlaşmalı boşanma kapsamındadır. Mesela hayata kast veya pek kötü davranış hukuksal sebebine dayalı açılan dava karşı tarafça kabul edilse bile anlaşmalı boşanma sayılmaz. Bu durumun uygulamada yol açtığı farklılığa örnek olarak dava taraflarının bizzat dinlenmesi zorunluluğunu gösterebiliriz.
  • Tarafların isteklerini duruşma sırasında sözle ifade etmeleri durumunda da anlaşmalı boşanmanın yapılabileceği kabul edilmektedir. Ancak yanlış anlaşılmaların ve sonradan doğabilecek uyuşmazlıkların önüne geçebilmek adına uzlaşarak boşanmak isteyen eşlerin protokol hazırlamaları önerilmektedir. Hatta istenmeyen sonuçlara ve gecikmeye yol açmamak için dava açılırken dilekçe ve protokolün hazırlanılması, duruşmadan sonra adliyede yapılacak işlemlerde yardımcı olunması hususlarında avukat yardımından faydalanılması önemlidir.
  • Tarafların imzaladığı bu sözleşme (protokol) kabul edilmek zorunda değildir. Kanuna aykırı görülen ya da uygun bulunmayan hususlarda boşanma protokolünde değişiklik yapılabilecektir. Eşler bu değişiklikleri kabul etmedikçe boşanamazlar.
  • Anlaşmalı boşanma protokolünde tarafların kabul ettiği hususlar bağlayıcıdır. Dolayısıyla velayet, yoksulluk nafakası gibi hususlar üzerinde boşanmadan sonra değişiklik yapılmak isteniyorsa yeniden dava açılması gerekir.
  • Eşler her ne kadar boşanma protokolü hazırlamış, vekil tutmuş olsalar da mahkemede bizzat dinlenmelidirler. Tarafların avukatları dahi müvekkillerini temsilen beyanda bulunamayacaktır.

Anlaşmalı Boşanma Davasında Masraf ve Ücretler

Dava için yapılacak masrafları mahkeme masrafları, vekalet ücreti ve noter masrafı olarak sayabiliriz. Davanın açıldığı yıla göre bu masraflar farklılık gösterecektir. Örneğin 2021 yılı içinde anlaşmalı boşanma davası açılırken 300-400 TL mahkeme masrafı yeterli olabilir. Bu miktardan fazlası verilirse de sorun değildir, dava bittikten sonra harcanmayan miktar geri alınabilir. Yatırılan ücret eksik olursa da daha sonra süresinde olmak kaydıyla tamamlanması mümkündür. Vekalet ücreti ise müvekkil ile avukat arasında belirleneceğinden net bir miktar vermek mümkün değildir. Ancak AAÜT gereği 2021 yılı için 4080 TL’den daha düşük bir miktarın kararlaştırılması yasaktır, aksi taktirde avukatın disiplin sorumluluğu doğacaktır. Maddi durumu olanların vekil tutmalarını, yeterince maddi gücü olmayanların ise en azından Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nde belirtilen tutarlar karşılığında dilekçe yazımı ve genel olarak sorularını yönlendirmek için bir avukatın desteğine başvurmalarını öneriyoruz. Bu şekilde vekalet ücretini karşılayacak güçte olmayanlar yalnızca danışma ve/veya dilekçe, sözleşme tanzimi için masrafa gireceklerdir.

Anlaşmalı Boşanma Davası Açıldıktan Sonra Geri Alınabilir mi?

Evet, açılan davayı geri almak, davadan feraget etmek mümkündür. Hatta en çok feragat edilen dava türünün boşanma davaları olduğunu söyleyebiliriz. Bu konuya ilişkin detaylı bilgilere şu yazımızdan ulaşabilirsiniz: Boşanma Davasını Geri Çekme: Feragat ve Geri Alma.

Anlaşmalı Boşanma Davası Nerede Açılır?

Davanın nerede açılacağı hususu kanunda düzenlenmiştir:

Boşanma veya ayrılık davalarında yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir.

TMK m. 168

Yargıtay bu düzenlemenin kesin yetki belirlemediği görüşündedir. Bunun anlamı çekişmeli boşanmaların yetkisiz mahkemelerde açılması durumunda yüksek ihtimalle ilk itirazdan ötürü yetkisizlik kararıyla usulen reddedilme ihtimaline karşılık, anlaşmalı boşanmalarda her iki taraf da uzlaşma içinde olduğundan hangi adliyede açılmak isteniyorsa oradaki aile mahkemesinde açılabileceğidir.

Anlaşmalı Boşanma Protokolü

Anlaşmalı boşanma, beyanların tutanağa geçirilmesiyle gerçekleşebilse de öncelikle bir boşanma protokolü hazırlanması daha sağlıklı olacaktır. Bu sözleşme, boşanmanın fer’i sonuçlarını düzenlemek amacıyla imzalanmaktadır. Taraflar boşanmanın mali sonuçları ve çocukların durumu ile ilgili anlaşmaya varmalıdır.

Protokolde Düzenlenebilen Hususlar

Anlaşmalı boşanma protokolü hazırlanırken en azından çocukların durumu, nafaka ile maddi ve manevi tazminat istemleri hususunda anlaşılmış olması faydalı olacaktır. Diğer konular üzerinde anlaşılmış olması zorunlu değildir. Örneğin malların paylaşılması hususuna değinilmemiş bir boşanma protokolü de hakimce onanabilecektir.

Boşanan kadın kocasının soyadını taşımak isteyebilir. Eğer bu yönde bir menfaati varsa ve soyadını kullanmasının koca açısından bir zararı yoksa bu mümkündür. Dolayısıyla bu husus da sözleşme içinde yer alabilir. Ancak sözleşmenin onaylanması, soyadı ile ilgili kararın geçerli olması yeterli olmayacak, ayrıca hükümde de belirtilmiş olması gerekecektir.

Boşanmanın ekonomik sonuçları açısından da aynısı geçerlidir. Hukuk Genel Kurulu, verdiği bir kararda boşanmanın mali sonuçlarının ayrıca hükümde yer alması gerektiğini belirtmiştir.

Edimler arasındaki oransızlık aşırı yararlanma -gabin- oluşturuyorsa bu durumu düzeltmek için gerekli değişiklikler yapılabilir.

Boşanmanın sonuçları daha sistemli bir biçimde düzenlenmek isteniyorsa yazılı yapılması daha uygun olacaktır. Tarafların protokolü düzenlerken avukat yardımı almaları, anlaşmaya varmadan önce hakları konusunda aydınlatılmış olmaları açısından önemlidir.

Boşanma Sözleşmesinde Düzenlenen Hususların Sonradan Değiştirilmesi

Sözleşmede düzenlenen hususlar hakim onayıyla kabul edilmiş olsa bile tarafların durumlarında gerçekleşen değişiklikler sebebiyle bazı hususlar yeniden düzenlenebilir. Örneğin velayete sahip olan tarafın ciddi bir hastalığa yakalanması veya hapse girmesi sebebiyle velayet değiştirilebilir. Ya da lehine yoksulluk nafakasına hükmedilen kişinin bir başkasıyla fiilen yaşamaya başlaması durumunda yoksulluk nafakası kaldırılabilir. İştirak nafakası da sonradan değişebilecek hususlardandır.

İlgilenenler şu yazılara göz atabilirler:

Anlaşmalı Boşanma Protokolü Örneği

Anlaşmalı boşanma için hazırlanacak sözleşmede somut durumlar değerlendirilerek hükümlerin konulmasına özen gösterilmedir. Zira kötü hazırlanmış bir protokol boşanmayı sağlasa da sonrasında yapılacak olan mal paylaşımı ve nafaka ödemeleri gibi hususlar tarafları zor duruma sürükleyebilmektedir. Dolayısıyla konulacak hükümler üzerinde yeterince düşünülmüş olmalı, gerekirse profesyonel yardım alınmalıdır.

…… ile …… arasında Medeni Kanunun anlaşmalı boşanma hükümleri gereği açılacak boşanma davasına esas olmak üzere aşağıdaki şekilde protokol yapılmıştır.

1- Eşler boşanma kararı vermişlerdir. Bu itibarla açılan boşanma davası kabul edilecektir.

2- Yoksulluk nafakası talep edilmeyecektir.

3- ……’nin velayeti ……’ya verilmiştir.

4- Ortak konut ……’ye bırakılmıştır.

5- Tazminat talebi yoktur.

Anlaşmalı Boşanmaya İlişkin İçtihatlar

Mal Kaçırma Amacıyla Anlaşmalı Boşanma Durumunda Yargılamanın İadesi

“…San. ve Tic. A.Ş vekili 21.06.2016 tarihli dilekçesi ile tarafların, davalı erkeğin borçları sebebiyle mal kaçırmak amacıyla anlaşmalı olarak boşandıklarını, halen aynı evde ikamet ettiklerini belirterek tarafların boşanma davasında yargılamanın iadesini talep etmiştir. Mahkemece boşanma dava dosyası üzerinden verilen 14.07.2016 tarihli ek karar ile talebin reddine karar verilmiştir… Yargılamanın iadesi talebi de bir davadır. Buna göre dava dilekçesinde aranan koşulların bu dilekçede de bulunması ve mahkemece de yeni bir dava gibi yeni esas numarası verilmesi ve taraf teşkilinin sağlanması gerekir. Somut olayda, yargılamanın iadesi talebi üzerine başvurma harcı ve maktu harç alınmamış, yeni esas numarası da verilmemiştir. Başvurma harcı ve maktu harç alınmadan (Harçlar Kanunu m. 10), dava yeni bir esasa kayıt edilmeden hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Ne var ki, bu husus ilk inceleme sırasında gözden kaçırıldığından, yargılamanın iadesini talep eden BMS Metal Madencilik İmalat Geri Dönüşüm San. ve Tic. A.Ş’nin karar düzeltme isteğinin kabulüne…”

Y. 2. HD., 2019/600 E., 2019/10185 K.

Boşanma Kararının Dürüstlük Kuralına Aykırı Olarak Uzun Süre Boyunca Tebliğe Çıkarılmaması

“…Boşanma davası 11.11.2008 tarihinde açılmış, mahkemece 14.11.2008 tarihinde tarafların Türk Medeni Kanunu’nun 166/3. maddesi uyarınca anlaşmalı boşanmasına karar verilmiştir. Davacı kadın kararı on bir yıl sonra tebliğe çıkarmış, davalı erkek kararı süresi içerisinde temyiz etmiştir. Davalı, temyiz dilekçesinde anlaşmalı boşanma kararı verilmesinden sonra da fiili birlikteliklerinin devam ettiğini ileri sürmüştür. Tarafların anlaşmalı boşanma taleplerine ve bu yönde hüküm verilmesine rağmen, hukuki ve fiili bir engel olmadığı halde, davacı kadının gerekçeli kararı on bir yıl sonra davalıya tebliğini istemesi, Türk Medeni Kanunu’nun 2. maddesinde yer alan dürüstlük kuralına aykırı olduğunu göstermesi yanında, davacı kadının boşanma isteğinin ve bu yöndeki iradesinin de samimi olmadığını gösterir. Bu husus göz önüne alınarak davanın reddine karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir…”

Y. 2. HD., 2019/7001 E., 2019/10083 K.

Anlaşmalı Boşanmanın Çekişmeli Boşanmaya Dönüşmesi

“…Taraflar Türk Medeni Kanunu’nun 166/3. maddesi uyarınca boşanmışlar, hüküm davalı kadın tarafından temyiz edilmiştir. Anlaşmalı boşanma yönünde oluşan karar kesinleşinceye kadar eşlerin bu yöndeki diğer bir ifadeyle gerek boşanmanın mali sonuçları, gerekse çocukların durumu hususunda kabul edilen düzenlemeleri kapsayan irade beyanından dönmesini engelleyici yasal bir hüküm bulunmamaktadır. Bu halde anlaşmalı boşanma davasının “Çekişmeli boşanma (TMKm.166/1-2)” olarak görülmesi gerekir.
Açıklanan sebeple mahkemece taraflara iddia ve savunmalarının dayanağı bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini içeren beyan ile iddia ve savunmanın dayanağı olarak ileri sürülen her bir vakıanın ispatını sağlayacak delillerini sunmak ve dilekçelerin karşılıklı verilmesini sağlamak üzere süre verilip ön inceleme yapılarak tahkikata geçildikten sonra usulüne uygun şekilde gösterilen deliller toplanarak gerçekleşecek sonucu uyarınca karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA…”

Y. 2. HD., 2019/5426 E., 2019/9226 K.

error: Content is protected !!