Anlaşmalı Boşanma Davası ve Anlaşmalı Boşanma Protokolü

Bu yazımızda öncelikle anlaşmalı boşanma davasıyla ilgili genel açıklamalar yapılmış, ardından anlaşmalı boşanma protokolüyle ilgili bilgiler verilmiştir. Boşanma ve aile hukukuna ilişkin diğer yazılarımıza ulaşmak için tıklayınız.

1. Anlaşmalı Boşanma Davası

Anlaşmalı boşanma davası, boşanmayı diğer seçeneklerden daha hızlı çözüme ulaştıran bir davadır. Esas olarak evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına dayanır. Bu davanın özellik arz eden hususlarını şöyle sıralayabiliriz:

– Uzlaşma yoluyla boşanmak isteyen eşlerin anlaşmalı boşanma protokolü imzalamaları gerekmektedir. Ancak tarafların isteklerini duruşma sırasında sözle ifade etmeleri durumunda da anlaşmalı boşanmanın yapılabileceği kabul edilmektedir.

– Tarafların imzaladığı bu sözleşme kabul edilmek zorunda değildir. Kanuna aykırı görülen ya da uygun bulunmayan hususlarda boşanma protokolünde değişiklik yapılabilecektir. Eşler bu değişiklikleri kabul etmedikçe boşanamazlar.

Anlaşmalı boşanma davası açılabilmesi için evliliğin en az bir yıl sürmüş olması gerekmektedir. Yasa koyucu bu sınırı koyarak eşlerin birbirlerini tanımasına fırsat vermeyi amaçlamıştır. Boşanma sebepleri arasından sadece evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle açılan boşanma davasının kabulü anlaşmalı boşanma kapsamındadır.

– Anlaşmalı boşanma protokolünde tarafların kabul ettiği hususlar bağlayıcıdır.

– Eşler her ne kadar boşanma protokolü imzalamış olsalar da mahkemede bizzat dinlenmelidirler. Vekil dahi müvekkilini temsilen beyanda bulunamayacaktır.

2. Anlaşmalı Boşanma Protokolü

Anlaşmalı boşanma beyanların tutanağa geçirilmesiyle gerçekleşebilse de öncelikle bir boşanma protokolü imzalanması daha sağlıklı olacaktır. Bu sözleşme, boşanmanın fer’i sonuçlarını düzenlemek amacıyla hazırlanmaktadır. Taraflar boşanmanın mali sonuçları ve çocukların durumu ile ilgili anlaşmaya varmalıdır.

2.1. Anlaşmalı Boşanma Protokolünde Düzenlenebilen Hususlar

Anlaşmalı boşanma protokolü hazırlanırken en azından çocukların durumu, nafaka ile maddi ve manevi tazminat istemleri hususunda anlaşılmış olması faydalı olacaktır. Diğer konular üzerinde anlaşılmış olması zorunlu değildir. Örneğin malların paylaşılması hususuna değinilmemiş bir boşanma protokolü de hakimce onanabilecektir.

Boşanan kadın kocasının soyadını taşımak isteyebilir. Eğer bu yönde bir menfaati varsa ve soyadını kullanmasının koca açısından bir zararı yoksa bu mümkündür. Dolayısıyla bu husus da boşanma protokolü içinde yer alabilir. Ancak boşanma protokolünün onaylanması, soyadı ile ilgili kararın geçerli olması yeterli olmayacak, ayrıca hükümde de belirtilmiş olması gerekecektir.

Boşanmanın ekonomik sonuçları açısından da aynısı geçerlidir. Hukuk Genel Kurulu, verdiği bir kararda boşanmanın mali sonuçlarının ayrıca hükümde yer alması gerektiğini belirtmiştir.

Edimler arasındaki oransızlık aşırı yararlanma -gabin- oluşturuyorsa bu durumu düzeltmek için gerekli değişiklikler yapılabilir.

Anlaşmalı Boşanma Davası
Protokolde boşanmanın sonuçlarına ilişkin tüm hususlar üzerinde anlaşılması zorunlu değildir. Fakat kimi temel konular üzerinde anlaşamama durumunda sözleşme mahkemece onaylanmayacaktır.

Boşanmanın sonuçları daha sistemli bir biçimde düzenlenmek isteniyorsa yazılı yapılması daha uygun olacaktır. Tarafların protokolü düzenlerken avukat yardımı almaları, anlaşmaya varmadan önce hakları konusunda aydınlatılmış olmaları açısından önemlidir.

2.2. Boşanma Sözleşmesinde Düzenlenen Hususların Sonradan Değiştirilmesi

Sözleşmede düzenlenen hususlar hakim onayıyla kabul edilmiş olsa bile tarafların durumlarında gerçekleşen değişiklikler sebebiyle bazı hususlar yeniden düzenlenebilir. Örneğin velayete sahip olan tarafın ciddi bir hastalığa yakalanması veya hapse girmesi sebebiyle velayet değiştirilebilir. Ya da lehine yoksulluk nafakasına hükmedilen kişinin bir başkasıyla fiilen yaşamaya başlaması durumunda yoksulluk nafakası kaldırılabilir. İştirak nafakası da sonradan değişebilecek hususlardandır.

3. Örnek Anlaşmalı Boşanma Protokolü

…… ile …… arasında Medeni Kanunun anlaşmalı boşanma hükümleri gereği açılacak boşanma davasına esas olmak üzere aşağıdaki şekilde protokol yapılmıştır.

1- Eşler boşanma kararı vermişlerdir. Bu itibarla açılan boşanma davası kabul edilecektir.

2- Yoksulluk nafakası talep edilmeyecektir.

3- ……’nin velayeti ……’ya verilmiştir.

4- Ortak konut ……’ye bırakılmıştır.

5- Tazminat talebi yoktur.


Anlaşmalı Boşanmaya İlişkin İçtihatlar

Mal Kaçırma Amacıyla Anlaşmalı Boşanma Durumunda Yargılamanın İadesi

“…San. ve Tic. A.Ş vekili 21.06.2016 tarihli dilekçesi ile tarafların, davalı erkeğin borçları sebebiyle mal kaçırmak amacıyla anlaşmalı olarak boşandıklarını, halen aynı evde ikamet ettiklerini belirterek tarafların boşanma davasında yargılamanın iadesini talep etmiştir. Mahkemece boşanma dava dosyası üzerinden verilen 14.07.2016 tarihli ek karar ile talebin reddine karar verilmiştir… Yargılamanın iadesi talebi de bir davadır. Buna göre dava dilekçesinde aranan koşulların bu dilekçede de bulunması ve mahkemece de yeni bir dava gibi yeni esas numarası verilmesi ve taraf teşkilinin sağlanması gerekir. Somut olayda, yargılamanın iadesi talebi üzerine başvurma harcı ve maktu harç alınmamış, yeni esas numarası da verilmemiştir. Başvurma harcı ve maktu harç alınmadan (Harçlar Kanunu m. 10), dava yeni bir esasa kayıt edilmeden hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Ne var ki, bu husus ilk inceleme sırasında gözden kaçırıldığından, yargılamanın iadesini talep eden BMS Metal Madencilik İmalat Geri Dönüşüm San. ve Tic. A.Ş’nin karar düzeltme isteğinin kabulüne…” Y. 2. HD., 2019/600 E., 2019/10185 K.

Boşanma Kararının Dürüstlük Kuralına Aykırı Olarak Uzun Süre Boyunca Tebliğe Çıkarılmaması

“…Boşanma davası 11.11.2008 tarihinde açılmış, mahkemece 14.11.2008 tarihinde tarafların Türk Medeni Kanunu’nun 166/3. maddesi uyarınca anlaşmalı boşanmasına karar verilmiştir. Davacı kadın kararı on bir yıl sonra tebliğe çıkarmış, davalı erkek kararı süresi içerisinde temyiz etmiştir. Davalı, temyiz dilekçesinde anlaşmalı boşanma kararı verilmesinden sonra da fiili birlikteliklerinin devam ettiğini ileri sürmüştür. Tarafların anlaşmalı boşanma taleplerine ve bu yönde hüküm verilmesine rağmen, hukuki ve fiili bir engel olmadığı halde, davacı kadının gerekçeli kararı on bir yıl sonra davalıya tebliğini istemesi, Türk Medeni Kanunu’nun 2. maddesinde yer alan dürüstlük kuralına aykırı olduğunu göstermesi yanında, davacı kadının boşanma isteğinin ve bu yöndeki iradesinin de samimi olmadığını gösterir. Bu husus göz önüne alınarak davanın reddine karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir…” Y. 2. HD., 2019/7001 E., 2019/10083 K.

Anlaşmalı Boşanmanın Çekişmeli Boşanmaya Dönüşmesi

“…Taraflar Türk Medeni Kanunu’nun 166/3. maddesi uyarınca boşanmışlar, hüküm davalı kadın tarafından temyiz edilmiştir. Anlaşmalı boşanma yönünde oluşan karar kesinleşinceye kadar eşlerin bu yöndeki diğer bir ifadeyle gerek boşanmanın mali sonuçları, gerekse çocukların durumu hususunda kabul edilen düzenlemeleri kapsayan irade beyanından dönmesini engelleyici yasal bir hüküm bulunmamaktadır. Bu halde anlaşmalı boşanma davasının “Çekişmeli boşanma (TMKm.166/1-2)” olarak görülmesi gerekir.
Açıklanan sebeple mahkemece taraflara iddia ve savunmalarının dayanağı bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini içeren beyan ile iddia ve savunmanın dayanağı olarak ileri sürülen her bir vakıanın ispatını sağlayacak delillerini sunmak ve dilekçelerin karşılıklı verilmesini sağlamak üzere süre verilip ön inceleme yapılarak tahkikata geçildikten sonra usulüne uygun şekilde gösterilen deliller toplanarak gerçekleşecek sonucu uyarınca karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA…” Y. 2. HD., 2019/5426 E., 2019/9226 K.

error: Content is protected !!