Asta Müessir Fiil Suçu ve Cezası – ASCK 117

Genel Olarak Asta Müessir Fiil Suçu ve Cezası

ASCK m. 117’de tanımlanan bu suç kanunun “Maduna müessir fiiller yapanların cezası” başlığı altında düzenlenmiş ve “Makam ve memuriyet nüfuzunu suiistimal” kısmında yer almaktadır. TCK’deki kasten yaralamaya benzeyen asta müessir fiil suçunun üst ve amire karşı işlenen şekline dair bilgiye ulaşmak için Üste Fiilen Taarruz Suçu ve Cezası başlıklı yazımıza göz atabilirsiniz.

Temel haliyle işlenen asta müessir fiilin cezası iki yıla kadar hapistir. Fakat ASCK m. 118’de yer alan nitelikli haller söz konusuysa cezada artırıma gidilir.

Asta müessir fiil

Suçun temel hali için ceza alt sınırı öngörülmediğinden, kimi durumlarda verilen adli cezalar oldukça az olabilmektedir.

  • “…Sanığın, katılan …’a tokat atmak ve yumrukla vurmak suretiyle asta müessir fiil suçunu işlediğinden bahisle açılan kamu davasında…  Sanık hakkında verilen 25 gün süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında…” Y. 19. Ceza Dairesi 2019/18906 E. , 2019/15936 K.
  • “…Asta Müessir Fiil suçundan sanık …’un, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu’nun 117/1 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 29 ve 62. maddeleri uyarınca 5 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş bulunan sanık hakkında, yasal olarak uygulanması zorunlu olan TCK’nin 50/3. maddesi uyarınca hükmedilen 5 gün hapis cezasının aynı maddenin 1. fıkrasındaki seçenek yaptırım ya da tedbirlerden birine çevrilmesi gerekirken…” Y. 19. Ceza Dairesi 2019/34467 E. , 2019/15833 K.
  • “…Mülga 5’inci Piyade Eğitim Tugay Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 10 Ocak 2015 tarihli, 2014/574, 2015/33 Esas ve Karar sayılı hükmü ile; sanığın 24.07.2017 tarihinde asta müessir fiile suçunu işlediği sabit görülerek, eylemine uyan ASCK’nin 117/1’inci ve TCK’nin 62’inci maddeleri uyarınca bir ay hapis cezası ile cezalandırılmasına…” Y. 19. Ceza Dairesi 2019/33057 E. , 2019/14620 K.

Nitelikli Asta Müessir Fiil Suçu – ASCK m. 118

Suçun nitelikli halleri mevcutsa, verilecek cezada artırıma gidilecektir.

Astın Vücudunda Tahribat Oluşması

Müessir fiil mağduru astın vücudunda tahribat oluşmuşsa, fail altı aydan beş seneye kadar hapisle cezalandırılacaktır. Kanun koyucunun tahribat ile kastettiği vücudun zarar gören kısmının fonksiyonlarını yitirmesidir. Gözün kör olması, kolun kullanılmayacak hale gelmesi gibi durumlar bunlardandır. Dolayısıyla Yargıtay, yüzde kalıcı iz bırakılmasını dahi tahribat kapsamında değerlendirmemektedir.

Daha Vahim Haller

Maddenin ikinci fıkrası, daha ziyade vahim hallerde üstün altı aydan beş seneye kadar hapis cezası alacağını düzenlemiştir. Fakat bu vahim hal tespitinin nasıl yapılacağı kanunda belirlenmediğinden, takdir etme yetkisi mahkemeye aittir.

Suçun Taammüden İşlenmesi

Asta müessir fiil, taammüden yani tasarlanarak işlenmişse, üst on seneye kadar ağır hapisle cezalandırılacaktır. Tasarlama hali TCK’de yalnızca kasten öldürme suçu için düzenlenmişken, ASCK’de yaralama halinde dahi nitelikli hal sayıldığını vurgulamamız gerekir.

Asta Müessir Fiil Nedeniyle Astın Ölmesi

Asta müessir fiil ölümü intaç etmişse, faile verilecek ceza en az on senelik ağır hapistir. Fakat belirtelim ki burada düzenlenen, neticesi sebebiyle ağırlaşmış suç halidir. Yani asta müessir fiilde bulunan failin kastı zaten astı öldürmekse genel hükümlerden ceza verilecektir.

  • “…Astın, bir üst tarafından kasten öldürülmesi halinde Türk Ceza Kanunu’nun uygulanması iktiza eder…” Askeri Yargıtay Drl.Krl.17.6.1966 56/64 EK sayılı Kararı Aktaran: Lüleci ve Özbakan, s. 746 (Bkz: Askeri Ceza Kanunu’nda Ölümle Sonuçlanan Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Suçlar, Yakup Duranoğlu, s. 176)

Failin ölüm neticesi açısından olası kastı veya doğrudan kastı söz konusuysa TCK uyarınca verilecek ceza duruma göre:

  • Ağırlaştırılmış müebbet hapis,
  • Müebbet hapis veya
  • Yirmi yıldan yirmi beş yıla kadar hapistir.

Haksız tahrik indirimi için Kasten Öldürme Suçunda Haksız Tahrik Nedeniyle Ceza İndirimi başlıklı yazımıza göz atabilirsiniz.

Silah Kullanarak İşlenen Asta Müessir Fiil

ASCK m. 51/B hükmünde, suçun silahla işlenmesi halinde cezanın artırılacağı düzenlenmiştir. Fakat TCK’nın silah tanımıyla ASCK’nın silah tanımı birbirinden farklıdır. Öyle ki, TCK kapsamında bir cismin silah sayılabilmesi o cismin saldırı veya savunma amacıyla yapılmış olmasına gerek yoktur. Sadece saldırı ve savunmada kullanılmaya elverişli olması bile onu TCK kapsamında silah yapar. ASCK uygulamasındaki silah ise askerlik gereği kullanılması mutad olan kesici, patlayıcı ve ateşli silahlardır. Diğer yandan, ASCK m.51/B hükmü silahın kullanılmasını değil, silahın suistimalini artırıcı sebep yapmıştır. Dolayısıyla Yargıtay’a göre bu silahın herhangi bir görevin ifası için görevinden dolayı faile verilmiş olması gerekir.

Aşağıdaki olayda, üstün müessir fiile araç olarak kullandığı kompozit başlık TCK kapsamında silah olsa bile asta müessir fiil suçu kapsamında silahtan sayılmamıştır.

  • “…olay tarihinde nöbetçi Astsubay olan sanığın 17.00-19.00 saatleri arasında 5 nolu devriye nöbetçisi olan maktul er …’ı nöbet hizmeti esnasında cep telefonu ile konuşurken gördüğü, bunun üzerine maktulun yanına geldiği, yasak olmasına rağmen cep telefonu ile konuşması nedeniyle maktule kızdığı, maktulün silahının dipçik kısmında asılı bulunan kompozit başlığı eline alarak maktulün başının sol kısmına vurduğu, vurmanın etkisiyle maktulün yere düştüğü, akabinde yerden kalkan maktulün nöbet görevine devam ettiği, sanığın ise olay yerinden ayrıldığı, nöbet bitiminde koğuşa dönen maktulün durumunun ağırlaşması üzerine bilinci kapalı halde önce Gemlik Devlet Hastanesine, burada uzman doktor bulunmaması üzerine acil olarak Bursa Devlet Hastanesine götürüldüğü, epidural kanama tanısı ile acil olarak ameliyata alınan maktulün 53 gün süren tedavi ve takibinin ardından 29/11/2017 tarihinde künt kafa travmasına bağlı kafatası kemik kırığı ile birlikte beyin kanaması ve gelişen komplikasyonlar (akciğer enfeksiyonu) sonucu öldüğü olayda… Somut olayda kompozit başlığın tahsis edildiği amaç dışında kullanıldığı konusunda tereddüt yok ise de kompozit başlığın sanığa görevi gereği teslim edilmiş kesici, patlayıcı ve ateşli silahlardan olmadığı aşikardır. Bu durumda ASCK’nın 51/B maddesi kapsamında silahın suistimali halinin unsurları somut olayda mevcut bulunmamaktadır…” Y. 19. Ceza Dairesi 2020/378 E. , 2020/12198 K.

Aşağıdaki karara konu olaydaysa, fail, nöbet sebebiyle kendisine teslim edilen tüfekle ateş ettiği için silahı suistimal etmiştir.

  • “…Dava konusu somut olayda; sanığın, olay günü 00:30-02:30 saatleri arasında 4 nolu kule nöbetçisi olduğunun, kendisine nöbet hizmeti nedeniyle teslim edilen 455881 seri no.lu G 3 piyade tüfeği ile rütbece üstü konumunda bulunan maktül … …’a bir el ateş etmek suretiyle maktulü öldürdüğünün anlaşılması karşısında; sanığın eylemini kendisine nöbet hizmetinin ifası için teslim edilen silahın suistimali suretiyle işlemesi nedeniyle cezasının ASCK’nun 51/B ve 50. maddeleri uyarınca arttırılması gerekirken, temel cezanın 5237 sayılı TCK’nun 266. maddesi gereğince arttırılması…” Y. 19. Ceza Dairesi 2020/7296 E. , 2021/3379 K.

Sanık ve Müştekinin Aynı Rütbedeki Askerler Olması

Sanık ve müşteki sıfatını haiz askerler aynı rütbedelerse asta müessir fiilden söz edilemez. Bu durumda ASCK değil, TCK hükümleri uygulanacaktır.

  • “…Sanık …’nin eyleminin niteliği dikkate alındığında olaya TCK’nin 37/1’inci maddesi uyarınca müşterek fail sıfatıyla katıldığının kabulü gerektiği, sanık … ile katılan …’ın “Er” rütbesinde oldukları dolayısıyla karşılıklı olarak bir astlık-üstlük münasebetinden bahsedilemeyeceği cihetle sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK kapsamında değerlendirilerek kasten yaralama suçundan hüküm kurulması gerekirken iştirak halinde asta müessir fiil suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi…” Y. 19. Ceza Dairesi 2018/8238 E. , 2019/15838 K.

İzinliyken İşlenen Asta Müessir Fiil Suçu

Yargıtay, askerler arasında kişisel nedenlerle, kışla dışında ve izinliyken işlenen suçların askeri suçlar kapsamında değerlendirilmediği görüşündedir. Dolayısıyla bu durumlarda da TCK’deki genel hükümler uygulanacaktır.

  • “…Yargıtay C.Başsavcılığı ise 28.04.2011 gün ve 161117 sayı ile… Sanık olay tarihinde astsubay üstçavuş olduğu için mağdur uzman çavuşa nazaran üst durumundadır. Bu nedenle eylemi 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunun 117 ve 118. maddelerinde yazılı asta müessir fiil suçunu oluşturmaktadır. Burada suçun görev nedeni ile işlenip işlenmediği, askeri mahalde işlenip işlenmediği, suçun unsurlarından değildir. Suçun izinli iken işlenmesi askeri olma vasfını ortadan kaldırmaz. Aralarında ast-üst münasebetinin bulunması ve bunun taraflarca bilinmesi yeterlidir. Bu nedenle sanığın Askeri mahkemede yargılanması gerekmekte olup Bolvadin Ağır Ceza Mahkemesince görevsizlik kararı verilmelidir” görüşüyle itiraz yasa yoluna başvurarak Özel Daire onama kararının kaldırılmasına ve yerel mahkeme hükmün bozulmasına karar verilmesi isteminde bulunmuştur… CEZA GENEL KURULU KARARI… suç tarihinde Kayseri’de görevli astsubay olan sanığın, İzmir’de uzman çavuş olarak görev yapan ve kız kardeşinin eski eşi olan katılanı, boşanma davası sürecinde yaşanan olaylardan kaynaklanan husumetten dolayı izinli olarak geldiği memleketi Sultandağı İlçesinde sağ gözünde uzuv tatili oluşacak derecede kasten yaralaması şeklindeki eyleminin, askerlik görev ve hizmeti ile ilgili olmayıp tamamen kişisel nedenle, izinli olunan bir zamanda, askeri olmayan bir alanda işlendiği ve askeri suç olmadığı göz önüne alındığında askeri yargıda görülmesine olanak bulunmamaktadır. Gerçekleşme şekli yukarıda açıklanan suçun, sanık ve katılanın suç tarihinde asker kişi olmaları nedeniyle askeri yargıda görülmesi gerektiğini ileriye sürmenin, yasa koyucunun açıklanan yasal mevzuatla açıkça ortaya koyduğu iradesine de uygun düşmeyecektir…”

Ast-Üst İlişkisinin Dikkate Alınmadığı Haller – Ek m. 12

24/6/2021 tarihli kanun değişikliğiyle birlikte, aralarında belli bir dereceye kadar akrabalık bağı olan askerler arasında işlenen suçlarda ast-üst ilişkisi dikkate alınmayacaktır. Dolayısıyla bu askerler arasında işlenen asta müessir fiil suçunda, askeri hizmet ve görev haricinde işlendikleri müddetçe kasten yaralama hükümleri uygulanmalıdır. Benzer uygulama yükümlü er ve erbaşlar arasında da söz konusudur. Şöyle ki:

  1. Askerlik hizmet ve görevlerine ilişkin hâller dışında, asker kişilerden nişanlıların, evlilik bağı kalmasa bile eşlerin, kan veya kayın hısımlığından üstsoy veya altsoy ile üçüncü derece dâhil hısımların veya evlâtlık bağı olanların birbirlerine karşı işledikleri suçlar bakımından amir-maiyet ve üst-ast ilişkisi dikkate alınmaz.
  2. Yükümlü erbaş ve erler arasında ast, üst veya amir ilişkisinin dikkate alınması için fiilin askerî hizmet ve görevlerinden dolayı işlenmesi şarttır.
İletişime Geç
Whatsapp'tan Yaz
Merhaba 👋
Okuduğunuz konuyla ilgili veya başka bir konuda danışmanlık ve vekillik hizmeti hakkında ayrıntılı bilgi almak için aşağıdaki butona basabilirsiniz.
Av. Oğuzhan Yazıcı | İstanbul