Banka Teminat Mektubu ve Bankanın Ödemeyi Yapmaması

Genel Olarak Banka Teminat Mektupları

Teminat mektubu veren banka, borçlu (lehtar) ile alacaklı (muhatap) arasında mevcut olan borcun ifa edilmemesi ya da bir başka riskin gerçekleşmesi durumunda borcun üstlendiği kadarını ödemeyi taahhüt etmektedir. Bankanın borcunun muaccel olması için alacaklının bankaa yazılı olarak başvurması yeterlidir. Lehtar riskin gerçekleşmediğini bankaya bildirse dahi banka bunu araştırmadan ödeme yapabilir.

Doktrinde ve Yargıtay uygulamasında banka teminat mektuplarının niteliği hususunda farklı görüşler ileri sürülmüştür. Teminat mektubunun içeriğinin nitelik belirlemesinde esas olacağı savunulmakla birlikte genel olarak garanti sözleşmesi niteliğinde olduğu görüşü daha baskındır.

Teminat mektubu asıl ilişkiden bağımsız olduğundan bankanın yükümlülüğü, asıl ilişkinin geçerliliğine dahi bağlı değildir. Bağımsızlık sebebiyle bankanın alacaklının zararını tazmin etme yükümlülüğünde olduğu söylenemez, bu zarardan bağımsız bir para borcudur. Zararı bankanın teminat altına aldığı miktardan fazla olan alacaklı, kalan zararını asıl borçludan karşılayacaktır.

Bağımsızlığın bir diğer sonucu da bankanın asıl ilişkiden doğan defileri alacaklıya karşı ileri süremeyecek olmasıdır. Durum böyle olmakla beraber, her ne kadar asıl sözleşmeden bağımsızlık söz konusu olsa da teminat mektubunun bono veya çek gibi soyut bir borç taahhüdü olduğu da söylenemez. Zira kıymetli evraklardan farklı olarak hak senetten ayrı olarak varlığını devam ettirmektedir. Dolayısıyla kaybolması durumunda bankanın garanti yükümlülüğü sona ermez. Oysa ki bir bonoyu paraya çevirmek isteyen kişi mutlaka elindeki senedi sunmak zorundadır.

Bankanın Ödemekten İmtina Etmesi

Alacaklının talebi dürüstlük kuralına aykırılık teşkil ediyorsa banka ödeme yapmaktan kaçınmalıdır. Örneğin, borçlunun borcunu ödediği açıkça kanıtlanmışsa, alacaklı teminat mektubunun paraya çevrilmesini istese de bu talep reddedilmelidir. Aksi takdirde banka, borçluya rücu edemez. Borçlu, bankanın ödeme yapmasını engellemek için dava açarak ödemeyi engellemek amacıyla ihtiyati tedbir kararı da aldırabilir.

Kişisel def’ilere dayanarak da ödemeden imtina etmek mümkündür. Fakat bu def’i alacaklı ile banka arasında olmalıdır. Lehtar ile banka arasındaki ilişkiye dayanarak alacaklının ödeme talebi reddedilemez. Karşılıklı borçların takas edilmesi bu duruma örnektir.

Teminat mektubundan anlaşılan itirazlarda öne sürülebilir. Örneğin mektubun güvence aldığı konunun dışında kalan ödeme talepleri yerine getirilmez. Mektubun sahte olması gibi durumlar da bu kapsama girer.

İçtihat: Teminat Mektubunun Ödenmemesi İçin Borçlunun Açtığı Menfi Tespit Davasında Alacaklının Uğradığı Zarar

Dava, 500.000,00 TL’lik banka teminat mektubunun 199.438,64 TL’lik kısmının davalı tarafından nakde çevrilmek üzere açılmış menfi tespit davası olup, davalının teminat mektubunu nakde çevirmesinin önlenmesi için ihtiyati tedbir istenmiş mahkemece hem teminat mektubunun nakde çevrilmesinin önlenmesi hem de bu mektup nedeniyle icra takibi yapılmaması için ihtiyati tedbir kararı verilmiştir.Mahkemece davacının ihtiyati tedbir talebinin aşılması suretiyle karar verildiği gibi davalının bu mektuba dayalı olarak davacıya yönelik icra takibi yapması da usulen mümkün değildir. Zira davalı mektubun nakde çevrilmesi için mektubu düzenleyen bankaya başvuracak ve mektubun nakde çevrilmesini isteyecektir. Bankanın bu istemi reddetmesi halinde ise davalının bu mektuba dayalı olarak dava dışı bankaya takip yapması söz konusu olacaktır. Bu itibarla iş bu davada davacı lehine davalının davacıya karşı dava konusu mektup nedeniyle takip yapmasının İİK.’nın 72. maddesi gereğince engellenmesi söz konusu olmadığından istinaf mahkemesince davacı aleyhine İİK.’nın 72/4. maddesi gereğince tazminata hükmedilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.

Y. 19. HD.,2018/2472 E., 2020/1304 K.
İçtihat: Bankanın, Borçlunun Rızası Olmadan Teminat Mektubu Düzenlemesi

Dava, teminat mektubu bedelinin istirdadı istemine ilişkindir. Muhatabının davacı, lehtarının dava dışı şirket olduğu teminat mektubunun davacının istemi dışında davalı banka tarafından düzenlendiği ve dava dışı lehtar şirket tarafından tahsil edildiği hususları tartışmasızdır. Bu durum karşısında, davacının ödemek zorunda kaldığı teminat mektubu bedeli sebepsiz olarak lehtara ödenmiş olup, davacı sebepsiz zenginleşmeye dayanarak yapmış olduğu ödemeyi isteyebileceğinden ödeme tarihinden itibaren avans faizini de talep edebilecektir. Bu nedenle, dava dilekçesi ve ıslah dilekçesi göz önüne alınarak dava tarihine kadar işlemiş faiz konusunda karar verilmesi gerekirken yeterli olmayan gerekçeyle bu kısma ilişkin istemin reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

Y. 11. HD., 2017/954 E., 2018/6428 K.

error: Content is protected !!