Beraat Kararı Kesinleşmeden Katılanın Şikayetten Vazgeçmesi

İlk derece mahkemesince beraat hükmü verildikten sonra kararı temyiz eden katılan şikayetinden vazgeçerse, üst derece mahkemesi kararı bozup sanığın vazgeçmeyi kabul edip etmediğini mi soracaktır? Yargıtay 8. Ceza Dairesi, önüne gelen bir dosyada şikayetten vazgeçen müştekinin artık katılma ve dolayısıyla temyiz etme hakkı kalmadığı gerekçesiyle temyiz istemini incelememiştir.

Somut olayda sonuca etkisi olmasa da, bu kararın hukuk tekniği açısından yanlış olduğu düşünülebilir. Zira mahkumiyet hükmü sonrasında müşteki şikayetini geri çekerse dosya bozulup sanığa vazgeçmeyi kabul edip etmediği sorulmaktadır.

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2015/9147 E., 2016/531 K.

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ : … Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakkı olmayan yere tecavüz



Gereği görüşülüp düşünüldü:

Katılanın, hükümden sonra 12.05.2014 tarihli dilekçe ile sanık hakkındaki şikayetinden vazgeçtiğini bildirdiği anlaşılmakla, CMK.nun 243. maddesi uyarınca katılma ve temyiz istemi hükümsüz kaldığından dosyanın incelenmeksizin mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına (TEVDİİNE), 19.01.2016 günü, oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY

Şikayeti üzerine usulüne uygun olarak katılan sıfatı alıp, mahkemece verilen beraat hükmünü temyiz eden A.. D..’ın temyiz aşamasında vaki şikayetini geri alması nedeniyle CMK.nun 243. maddesi uyarınca katılma ve temyiz isteminin hükümsüz kaldığından bahisle dosyanın incelenmeksizin mahalline gönderil- mesine karar verilmiştir.
Ceza Hukukunda şikayeti iki kısımda ele almak gerekir;
Birincisi; CMK.nun 233 ve devamı maddeleri kapsamında davaya katılma hakkını kazandıracak olan şikayettir ki bu durumda şikayetçi CMK.nun 238/2 maddesi gereği davaya katılma ve 242. madde gereği de kanun yoluna başvuru hakkı kazanmaktadır. CMK.nun 243. maddesinde düzenlenen katılanın vazgeçmesi halinde katılmanın da hükümsüz kalacağı kuralı buna ilişkindir.
İkincisi ise; TCK.nun 73. maddesinde düzenlenen şikayettir ki bu şikayet, mahiyeti itibariyle bir soruşturma ve kovuşturma şartıdır. Şikayet hakkına sahip olan kişi doğal olarak bu hakkı kullanmaktan vazgeçebileceği gibi vaki şikayetini geri alma hakkına da sahiptir. Şikayetten vazgeçme soruşturma ve kovuşturma aşamasında farklı sonuçlar doğurur. Yani, soruşturma aşamasındaki vazgeçme halinde CMK.nun 172. maddesi ve gereği kovuşturmaya yer olmadığına karar verilecek, kovuşturma aşamasında ise mahkemece CMK.nun 223/8. maddesi gereğince davanın düşmesine karar verilecektir. Şikayet hakkı, hüküm kesinleşinceye kadar kullanılabilir. Dolayısıyla kesinleşen hükümlerde şikayetin geri alınması sonuç doğurmayacaktır.(TCK. md. 73/4) Şikayetin geri alınması, TCK.nun 73/6. madde ve fıkrasına göre ancak sanığın kabul etmesi halinde bir anlam ifade eder. Yani kabul etmeyen sanığı bağlamaz ve dolayısıyla davanın düşmesine de karar verilemez. Bu itibarla sanık tarafından kabul edilinceye kadar müştekinin şikayetini geri almaktan vazgeçmesi de söz konusu olabilecektir. Sanığın kabulünden sonra artık şikayetin geri alınmasından vazgeçilmesi bir anlam ifade etmeyecektir.
Somut olayımıza döndüğümüzde; Şikayete tabi bir suç olan hakkı olmayan yere tecavüz etmek suçundan sanığın yapılan yargılaması sonucunda beraatine karar verilmesi üzerine şikayetçi olup usulüne uygun biçimde katılan sıfatını alarak kararı temyiz ettikten sonra Yargıtay aşamasında vaki şikayetini geri alması üzerine Yargıtay’ın ne şekilde karar vereceği hususu tartışma konusu olmuştur. Sayın çoğunluğun görüşüne göre; müştekinin şikayetinden vazgeçmiş olması karşısında CMK.nun 243. maddesi gereği katılma ve temyiz istemi hükümsüz kaldığında dosyanın incelemeksizin mahalline iadesine karar vermek gerektiği belirtilmiştir. Kanaatimize göre ise; bu durumda ”Bozma” kararı verilmelidir. Şöyle ki;
Dosyamıza konu TCK.nun 154. maddesinde düzenlenen hakkı olmayan yere tecavüz suçu şikayete tabi bir suçtur. Dolayısıyla soruşturması ancak bu hakkı kullanmaya sahip olan kişiler tarafından başlatılabilir. Diğer bir deyişle, şikayet dava şartıdır. Bu şikayetin geri alınması da hükmün kesinleşmesine kadar mümkün olabilecektir. Hükmün kesinleşmesi ise, süresi içinde kanun yoluna başvurulmaması veya temyiz edilen hükmün Yargıtay’ca onaması ile söz konusu olacaktır. O halde temyiz edilmekle Yargıtay’a gönderilen hüküm henüz kesinleşmemiş olduğundan şikayetten vazgeçme de mümkün olabilecektir.
O halde Yargıtay aşamasında şikayetin geri alınması halinde nasıl bir yol izlenmelidir? Soruşturma ve kovuşturması şikayete tabi olmayan, dolayısıyla şikayetin geri alınması ile davanın düşmesi gerekmeyen durumlarda şikayetten vazgeçme (sayın çoğunluğun görüşünde olduğu gibi) sadece katılma ve dolayısıyla temyiz istemini hükümsüz kılar. Varsa sanığın veya Cumhuriyet Savcısının temyizi üzerine incelemeye devam edilir. Sadece şikayetçinin temyiz talebi ile Yargıtay’a gelen dosyanın incelenmeksizin iadesinde bir sakınca bulunmamaktadır. Dosya hiç temyiz edilmemiş gibi verilen ilk karar doğrultusunda mahallinde kesinleştirilecektir. Ancak dosyamızda olduğu gibi şikayet koşuluna bağlı olarak başlatılan soruşturma yapılan yargılama sonucunda Yargıtay aşamasında şikayetten vazgeçmelerde durum biraz farklıdır. Şikayetin geri alınması üzerine dosyanın incelenmeksizin mahalline gönderilmesi halinde, hiç temyiz edilmemiş gibi ilk hüküm kesinleşecektir. Dosyamızda sanığın beraatine karar verildiğinden hareketle bir sorun oluşturmayacağı düşünülse de, Yargıtay’ın kararlarında ilkeler esas olmalıdır. Sanığın mahkum olupta bir şekilde temyiz etmediği veya edemediği durumlarda sadece katılan sıfatı ile temyiz incelemesine gelen dosyalardaki şikayetin geri alınması durumunda, dosyayı incelemeden iade etmemiz halinde verilmiş olan mahkumiyet kararı kesinleşecektir. Oysa yargılamanın devam ettiği ve henüz karar kesinleşmeden şikayetten vazgeçilmiş olması durumunda TCK.nun 73/6 madde ve fıkrası gereği sanığın bunu kabul etmesi halinde davası düşecektir. İncelenmeksizin iade kararı sanığın bu hakkını elinden almaktadır. Bu itibarla Yargıtay’ca verdiğimiz kararın hukuki sonuçlarını da gözetmek durumundayız.
Bu değerlendirmeler neticesinde şikayet koşulunu bağlı olmayan suçlarda uygulama olanağı bulan CMK.nun 243. maddesinin somut olayımızda uygulama olanağının bulunmadığı, şikayete tabi olup sadece katılanın temyizi ile geldikten sonra şikayetten vazgeçilmiş olması durumunda da TCK.nun 73/6. maddesinde sanığa verilen hakkın kullanımını sağlamak bakımından temyiz incelemesi yaparak hükmün bu gerekçeyle ”Bozulmasına” karar verilmesi gerekirken, ”dosyanın incelemeksizin mahal- line gönderilmesine” dair sayın çoğunluğun kararına iştirak edemiyorum.19.01.2016

KARŞI DÜŞÜNCE

Sanık M.. D.. hakkında, hakkı olmayan yere tecavüz suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 154/1. maddesinden cezalandırılması için dava açılmıştır.
Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda sanığın beraatine karar verilmiştir.
Mahkemenin beraate ilişkin kararı, süresi içerisinde katılan A.. D.. tarafından temyiz edilmiştir.
Katılan A.. D..’ın temyiz aşamasında şikayetinden vazgeçmesi nedeniyle CMK.nun 243. maddesi uyarınca katılma ve temyiz istemi hükümsüz kaldığından bahisle dosyanın incelenmeksizin mahalline iadesi yönündeki sayın çoğunluğun kararı yerinde değildir. Şöyle ki;
Sanık hakkında iddianame ile dava açılan 5237 sayılı TCK.nun 154/1. maddesindeki suç şikayete tabi bir suçtur. Katılan tarafından süresi içerisinde TCK.nun 73. maddesi uyarınca şikayet edilmesi üzerine sanık hakkında soruşturmaya başlanılmış ve TCK.nun 154/1. maddesinden dava açılarak yapılan yargıla sonucunda beraatine karar verilmiştir.
TCK.nun 73/4. madde ve fıkrası uyarınca, şikayetten vazgeçme hükmün kesinleşmesine kadar mümkün ise de, aynı Yasanın 73/6. madde ve fıkrası uyarınca şikayetten vazgeçme onu kabul etmeyen sanığı etkilemeyecektir. Dosyamızda da mahkemenin beraat kararı vermesinden sonra katılanın 12.05.2014 tarihli dilekçesi ile temyiz aşamasında şikayetten vazgeçme dilekçesi vermesi karşısında, TCK.nun 73/6. madde ve fıkrasının açık düzenlemesi nedeniyle sanığın şikayetten vazgeçmeyi kabul edip etmediği sorularak sonucuna göre hukuki durumunun tayini gerekçesiyle bozulması yerine; dosyada uygulama yeri bulunmayan CMK.nun 243. maddesi uyarınca katılma ve temyiz istemi hükümsüz kaldığından dosyanın incelenmeksizin mahalline iadesi yönündeki sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. 19.01.2016

İletişime Geç
Whatsapp'tan Yaz
Merhaba 👋
Okuduğunuz konuyla ilgili veya başka bir konuda danışmanlık ve vekillik hizmeti hakkında ayrıntılı bilgi almak için aşağıdaki butona basabilirsiniz.
Av. Oğuzhan Yazıcı | İstanbul