Boşanma Davası Açma ve Boşanmanın Sonuçları

Yazımızda, boşanma davası ile ilgili şu hususlar incelenmiştir: Davanın usule ilişkin unsurları, boşanma sebepleri, tedbirler ve boşanmanın sonuçları. Başlıklar şöyledir:

  1. Genel Olarak Boşanma Davası
  2. Usule İlişkin Hususlar
  3. Boşanma Sebepleri
  4. Dava sürecinde alınan tedbirler
  5. Ayrılık – Boşanma farkı
  6. Boşanmanın Sonuçları
    1. Kanuni mirasçılığın sona ermesi
    2. Vatandaşlık ve erginlik
    3. Kadının soyadı
    4. İddet müddeti
    5. Çocuğun velayeti
    6. Maddi tazminat
    7. Manevi tazminat
    8. Yoksulluk Nafakası
    9. İştirak Nafakası
    10. Mal paylaşımı
    11. Hüküm doğurma zamanı

Boşanmaya ilişkin diğer yazılarımız:

1.Genel Olarak Boşanma Davası

Evlilik birliğini sona erdiren haller ölüm, gaiplik (kendiliğinden sona ermez, eşin başvurusu gerekir), mutlak butlan, nispi butlan ve boşanmadır. Yazımızda bu hallerden biri olan boşanma detaylı olarak incelenecektir.

Boşanma, Türk Medeni Kanunu’nun Aile Hukuku kitabında düzenlenmiştir. İlgili hükümlere göre boşanma sadece mahkeme hükmüyle gerçekleşebilmektedir. Ve davacı olan taraf hukukumuzda kabul edilen sebeplerden birini davasına gerekçe olarak göstermek zorundadır. Bu sebepler sınırlayıcı olarak sayılmış olup, bunların haricinde boşanmak mümkün değildir. Her ne kadar çok kısıtlayıcı bir durum gibi görünüyor olsa da aslında çoğu durum boşanmaya dayanak olabilir.

2. Boşanma Davasında Usule İlişkin Hususlar

2.1. Yetkili mahkeme

Hem boşanma davası hem de ayrılık davası için yetkili mahkeme eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce eşlerin son defa 6 aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir. Yargıtaya göre bu kural kesin yetki belirtmemektedir. Bu nedenle yetki itirazı sadece ilk itiraz yolu ile ileri sürüldüğünde etkili olacaktır.

2.2. Bazı Hususlar

  • Davanın esasına girmeden önce, taraflar sulh yoluna başvurmaya sevkedilirler.
  • Anlaşmalı boşanma davası söz konusu olmadığı sürece ikrar, bağlayıcı nitelikte değildir.
  • Boşanma davası duruşmalarının gizli yapılması mümkündür.

3. Boşanma Sebepleri

Boşanma sebepleri birden fazla şekilde tasnif edilmektedir. Doktrinde yapılan ayrımlardan birisi mutlak ve nisbi sebepler ayrımı; bir diğeri ise özel ve genel sebepler ayrımıdır.

Özel boşanma sebepleri – Genel boşanma sebepleri ayrımı

Bu tasnif, boşanma nedeninin somut, açık ve net şekilde belirtilip belirtilmediğine göre yapılmaktadır. Genel sebepler için ise kanun koyucu somut olayın ne olduğu, ne şekilde gerçekleşmesi gerektiği yönünde bir sınırlama yapmamıştır. Nitekim kanun koyucunun bu olayları önceden öngörmesi mümkün değildir. Örneğin “terk” özel bir sebep sayılırken, anlaşmalı boşanma davası genel bir sebebe dayanarak açılabilmektedir.

3.1. Özel Boşanma Sebepleri

3.1.1. Zina sebebiyle boşanma davası

Zina boşanmanın özel sebeplerindendir. TMK m. 161/1 hükmü, eşlerden birinin zina etmesi durumunda diğer eşin boşanmak için dava açabileceğini öngörmüştür. Ancak kanunda zinanın tanımı yapılmamıştır. Ayrıca not edelim ki Türk Medeni Kanunu’nun Evlilik Hukuku kısmında düzenlenmiş olan ”aldatma” kurumu bir boşanma sebebi olarak değil nispi butlan sebebi olarak sayılmıştır. Buna göre evlilik öncesi tarafların birbirinden önemli bazı bilgileri saklaması durumunda aldatma söz konusu olacaktır.

3.1.1.1. Zinanın unsurları
  • Cinsel ilişki: Zina, eşlerden birinin bir başkasıyla evlilik dışı kurduğu cinsel ilişki olarak tanımlanmaktadır. Cinsel organın dahil olduğu ilişkilerin cinsel ilişki olduğu kabul edilmektedir. Bunun dışındaki öpüşme, sarılma vb. cinsel ilişki sayılmayacağından zinaya dayalı olarak boşanma davası açılamayacaktır.
  • Karşı cinsler arasında gerçekleşme: Aynı cinsten kişiler arasında gerçekleştirlen cinsel ilişki zina kapsamına girmemektedir. Zinanın erkek ile kadın arasında gerçekleşmesi zorunludur.
  • Kusur: Evlilik dışı cinsel ilişkiye giren eşin bu eylemin gerçekleşmesinde kusuru bulunmalıdır. Kusuru olmasından kastedilen, evlilik dışı ilişkiye giren eşin bunu cebir ve tehdite uğramadan, ayırt etme gücüne sahipken ve isteyerek yapmasıdır.
Zina Boşanma
Eşinin eşcinsel ilişkiye girmesi nedeniyle boşanma davası açmak isteyen taraf bu durumu kanıtlayamasa bile diğer sebeplere dayanabilir.

3.1.2. Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış nedeniyle boşanma davası

Özel boşanma sebepleri arasındadırlar. Üç kısıma ayrılmakta olup birinin gerçekleşmesi yeterli görülmektedir:

3.1.2.1. Hayata kast

Eşlerden birinin diğerinin hayatını sona erdirmek için yaptığı hareketler hayata kast kapsamında değerlendirilmektedir. Bu kapsama yalnızca icrai veya ihmali hareketlerle kasten insan öldürme suçunu değil, kimi durumlarda intihara yönlendirme halini de sokmak mümkündür.

3.1.2.2. Pek kötü davranış

Kişinin bedensel ve ruhsal sağlığına etki edebilecek davranışlardır. Şikayete bağlı suç söz konusu ise bu şikayetten vazgeçmek boşanma davası açmaya engel olmayacaktır.

3.1.2.3. Onur kırıcı davranış

Onur kırıcı davranış manevi boyutta gerçekleşmektedir. Eşin başkaları önünde küçük düşürülmesi bu duruma örnek olarak gösterilebilir.

3.1.2.4. Kusur unsuru

Bu eylemlerden dolayı boşanmanın gerçekleşebilmesi için eylemi gerçekleştirenin kusuru bulunmalıdır.

3.1.3. Terk sebebiyle boşanma davası

Bu durumda ya eşlerden biri ortak konutu terk edip geri dönmez ya da eşlerden biri diğerini ortak konutu terketmeye zorlar.

3.1.3.1. Terk sebebiyle boşanma davası açılabilmesi için gerçekleşmesi gereken unsurlar
  • Ortak yaşamaya son verilmesi: Eşlerden biri ortak konutu terketmek suretiyle ortak yaşamayı sona erdirmiş olmalıdır. Eğer eş terketmeye zorlanmışsa bu durumda zorlayan eş terketmiş sayılacaktır. Boşanma davasını açma hakkı terkedilen eşe aittir.
  • Terkeden eşe ihtarda bulunmak: Adres bilinmiyorsa ihtar ilan yoluyla yapılacaktır.

3.1.4. Suç işleme ve haysiyetsiz yaşam sürme

Yasada her ne kadar ”ve” bağlacı kullanılmış olsa da aslında bu ikisi de birbirinden ayrı olarak tek başlarına nisbi boşanma sebeplerindendir. Nisbi nedenlerden biri olmasından ötürü bu eylemleri yapan eşe dava açan davacı eş için bu olayların evlilik birliğini çekilmez hale getirmesi, birlikte yaşamanın ondan beklenememesi şartı da aranmaktadır.

Söz konusu “suç işleme” sebebine dayanılması için bunun küçük düşürücü suç olması gerekmektedir. Haysiyetsiz yaşam sürme ise süreklilik gerektiren bir haldir. Örneğin devamlı olarak eşini aldatmak, hep sarhoş olmak vb…

3.1.5. Akıl hastalığı

Dikkat edilmesi gerekir ki akıl hastalığı evlendikten sonra gerçekleşmiş olmalı. Evlenmeden önce de var olan akıl hastalığı evlenmeye engel olacak nitelikte ise butlan sebebidir.

3.2. Genel Boşanma Sebepleri

3.2.1. Eşlerin anlaşması – Anlaşmalı boşanma –

Anlaşmalı boşanan eşlerin evlilik birlikleri temelinden sarsılmış sayılmaktadır. Tarafların anlaşması ihtimalinde boşanmak kolay bir hale geldiğinden kötüye kullanıldığı durumlar da söz konusu olabilmektedir. Örneğin yetim aylığı alabilmek için erkek çocuklarda aranan yaş şartı kız çocuklarda aranmamaktadır ancak bu aylığı alabilme şartlarından birisi evli olmamaktır.

Anlaşmalı boşanma davası ile ilgili şu hususlar önem taşımaktadır:

  • Çekişmesiz yargı işlerinden biri olduğu görüşü bulunmaktadır.
  • Baskın görüşe göre bu dava boşanmanın özel nedenlerinden birine dayanmamalıdır.
  • Hakim, açıklanan iradelerin serbest olup olmadığının denetler.
  • Tarafların boşanmanın ekonomik sonuçlarına ve çocukların durumuna ilişkin anlaşmayı uygun bulunmalıdır. Bunun aile hukukunun kamu düzenine olan yakınlığından dolayı kaynaklandığını söyleyebiliriz. Mahkeme, tarafların yaptığı anlaşmayı kabul etmek zorunda değildir. Bu durumda dava reddedilir. Bu nedenle boşanma avukatından yardım almak önemlidir.
  • Tarafların ikrarlarının hakimi bağlamayacağı yönünde olan Medeni Kanun hükmü, anlaşmalı boşanma davası söz konusu ise uygulanmayacaktır. Öyle ki anlaşmalı boşanma, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığına dair bir kesin karine niteliğindedir.

3.2.2. Ortak hayatın yeniden kurulamaması

Bu sebebe dayanarak boşanma kararı verilebilmesi için daha önce herhangi bir nedene dayanarak açılan bir boşanma davası reddedilmiş ve bu red kararının üzerinden en az 3 yıl geçmiş olmalıdır. Ayrıca bu süre boyunca taraflar evlilik yükümlülüğün gerektirdiği sorumluluklardan kaçınmış olmalıdır. Bu müddetin sona ermesinden sonra her ne sebeple olursa olsun boşanma davası açılmış ve üç yıl boyunca ortak hayat yeniden kurulamamışsa evlilik birliği temelden sarsılmış sayılacaktır.

3.2.3. Evlilik birliğinin temelinden sarsılması – Şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma davası

Bu neden halk arasında şiddetli geçimsizlik olarak da bilinmektedir. Boşanma davalarının ezici çoğunluğu bu sebebe dayanarak açılmaktadır. Şiddetli geçimsizlik nedeniyle açılan boşanma davasında somut duruma göre değerlendirme yapılıp ortak hayatın çekilmez hale gelip gelmediği tespit edilecektir. Belirtelim ki her iki tarafın da kusursuz olduğu ihtimalde dahi bu sebebe dayanarak boşanma davası açmak mümkündür.

Şiddetli geçimsizlik sebebiyle açılan davada somut duruma göre değerlendirme yapılıp ortak hayatın çekilmez hale gelip gelmediğine bakılacaktır.
3.2.3.1. İtirazın kötüniyetli olması

İtirazın kötüniyetli yapılmaması lazımdır. Örneğin davalı eş, davacı eşin kendisini sürekli aldattığını bilmesine rağmen itiraz ederse bu itirazı kötüniyetli itiraz olarak değerlendirilebilir.

4. Boşanma davası sürecinde alınan tedbirler

Boşanma davası süresince ayrı yaşayan eşlerden birinin ve/veya çocukların geçimine, bakımına ve korunmasına ilişkin önlemler alınacaktır. Bu önlemlere barınma, mal yönetimi, çocukların bakınması ve korunması gibi tedbirler girmektedir. Örneğin dava sürecinde çocukların eşlerden biriyle kalmasına karar verilmesi gibi…

4.1. Boşanma davası sürecinde istenen nafaka (Tedbir nakafası)

Tedbir nafakası, geçici bir tedbirdir. Ödeme gücü bulunan eş, ekonomik olarak kötü durumda olan eş ve çocuklar için bu nafakayı vermektedir. Ayrıca çocuk kendisine bırakılmayan eşin, çocuğun geçimi için yapılan masraflara katılması gerekecektir. Karar verilirken eş ve çocuk için hükmedilen miktarlar ayrı ayrı gösterilir.

Tedbir nafakasına ilişkin karar, dava tarihinden itibaren hüküm doğuracaktır. İştirak nafakası, çocuğun dava sırasında ergin olması ihtimalinde sona erecektir.

İştirak nafakası da çocukların giderlerine katılmak için ödenmektedir ancak tedbir nafakasının özelliği boşanma davasının açılması ile başlayıp, sonucunda verilen hüküm kesinleşene kadar devam etmesidir. Yani tedbir nafakasına ilişkin ara karar, dava tarihinden itibaren hüküm doğuracaktır. Ancak faiz, boşanma davası sırasında verilen ara karar tarihinden itibaren işleyecektir. Hüküm kesinleştikten sonra ise iştirak nafakası söz konusu olabilecektir.

Tedbir nafakasına daha ağır kusuru olan taraf lehine de hükmedilebilmektedir. Hatta kusurun nafaka miktarının belirlenmesinde dahi önemi yoktur.

Ayrıca not edelim ki tedbir nafakası sadece boşanma davası sırasında değil, aynı zamanda butlan davası sürecinde veya evlilik sürecinde ailenin korunması amacıyla da istenebilmektedir.

5. Ayrılık – Boşanma Farkı

Yukarda açıkladığımız boşanma sebeplerinin varlığı ispatlanmış olsa dahi hakim boşanmaya hükmetmeyebilir. Öyle ki hukukumuzda boşanmanın yanında ”ayrılık” denilen bir kurum da vardır. Davanın ayrılık için açılmış olması durumunda boşanmaya karar verilemez ancak boşanma davasının açılması durumunda ortak hayatın yeniden kurulması olanağı görülürse ayrılığa karar verilebilecektir. Ancak bunun da istasnası vardır. Öyle ki öğretideki baskın görüşe göre yukarıda saydığımız boşanma sebepleri arasından eşlerin anlaşması söz konusu ise hakimin yetkisi denetimle sınırlı olacağından boşanmaya karar vermelidir.

Hakimin ayrılığa karar verebilmesi için ortak hayatın yeniden kurulabilmesi olasılığının varlığı aranmaktadır. Ayrılıklarına hükmedilen eşler ayrı yaşasalar da boşanmış sayılmazlar.

6. Boşanmanın Sonuçları

6.1. Kanuni Mirasçılığın Sona Ermesi

Evlenmeyle birbirlerinin mirasçısı haline gelen eşler boşandıktan sonra birbirlerinin yasal mirasçısı olma sıfatlarını kaybedeceklerdir.

6.2. Vatandaşlık ve Erginlik

Evlilik yolu ile Türk vatandaşlığını kazanmış kişiler bu statülerini koruyacaktır. Yani boşanmakla vatandaşlık kaybedilmeyecek; evlenme yoluyla ergin olan küçük, 18 yaşını doldurmadan boşanmış olsa dahi reşitlik devam edecektir.

6.3. Boşanan Kadının Soyadı

Boşanan kadın evlenmeden önceki soyadını tekrar alacaktır. Ancak kimi durumlarda kocanın soyadını taşımasına izin verilebilir.

6.4. İddet Müddeti

İddet müddeti de boşanmanın sadece kadınlar için geçerli olan sonuçlarındandır. İgili Medeni Kanun hükmüne göre kadın, evliliğin sona ermesinden itibaren 300 gün geçmedikçe evlenememektedir. Üç durumda bu süre sona ermektedir. Bunlar kadının doğum yapması, boşandığı kişiyle yeniden evlenmesi ve önceki evliliğinden gebe olmadığının anlaşılmasıdır.

6.5. Boşanmada çocuğun velayeti

Velayetin hangi tarafa verileceği hususunda ekonomik durumlar, çocuğun ruhsal durumu vb. göz önüne alınmalıdır. Velayet kendisinden alınan tarafın da çocuklarla kişisel ilişki kurma hakkı bulunmaktadır.

Velayeti kendinden alınan anne ya da babanın belirli zamanlarda çocuğunu görebilmesi mahkeme kararıyla kararlaştırılabilir.

Velayetle ilgili bazı önemli hususlar şunlardır:

  • Taraflar velayet konusunda anlaşmış olsalar bile bu anlaşma olduğu gibi onaylanmak zorunda değildir.
  • Velayet hakkını kullanabilecek taraf sonradan değişebilir.

6.6. Maddi Tazminat Talebi

Boşanma nedeniyle menfaatleri zedelenen taraf maddi tazminat talebinde bulunabilecektir.

Maddi tazminatın irat biçiminde ödenmesine karar verilmişse, alacaklı tarafın yeniden evlenmesi veya ölümü halinde tazminat kendiliğinden kalkar.

6.7. Manevi Tazminat Talebi

Boşanmaya sebep olan olaylardan ötürü kişilik hakkı saldırıya uğramış olan taraf manevi tazminat talebinde bulunabilecektir. Bunun için manevi tazminatı ödemesi istenen tarafın kusurlu olması gerekmektedir. Örneğin boşanma sebebi zina ise kusur vardır. Manevi tazminatın irat biçiminde ödenmesi mümkün değildir.

6.8. Yoksulluk Nafakası

Yoksulluk nafakasını boşanmadan sonra yoksulluğa düşecek olan taraf isteyecektir. Bununla ilgili şu hususlar önem taşımaktadır:

  • Nafaka yükümlüsünün kusuru olmasa dahi bu nafakaya hükmedilmesi mümkündür.
  • Nafaka isteyen taraf fakirliğe düşecek olmalıdır.
  • Hakim re’sen yoksulluk nafakası verilmesine hükmedemez.
  • Nafaka, süresiz olarak verilir.
  • Yoksulluk nafakası da boşanma davası sırasında ileri sürülebileceği gibi hükümden sonra açılan ayrı bir davada da talep edilebilir.

Yoksulluk nafakasının irat biçiminde ödenmesine karar verildiği ihtimalde de alacaklının ölümü ya da tekrar evlenmesi ihtimalinde nafakanın kendiliğinden kalkması söz konusu olacaktır.

6.9. İştirak Nafakası

Vesayet durumu söz konusu değilse boşanma sonucu velayet, anne ve babadan birine tek başına kullanılmak üzere verilmektedir. Velayet kendisinde olmayan eşin, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılım zorunluluğu bulunmaktadır.

İştirak nafakası kural olarak çocuk ergin olana kadar devam eder ancak bazı durumlarda çocuk erginliğe ulaştıktan sonra da devam edebilir.

Velayet kendisinde olmayan anne veya baba çocuğa fiilen bakıyorsa bu durumda bunların da nafaka isteme hakkı doğacaktır.

6.10. Boşanmada Mal Paylaşımı

Boşanma davası sonucunda yapılacak mal paylaşımı tarafların önceden anlaştıkları mal rejimine göre yapılacaktır. Taraflar mal rejimi sözleşmesi (evlilik sözleşmesi) yaparak Medeni Kanun’da öngörülen mal rejimlerinden birini seçebilirler ve bunlar üzerinde değişiklik yapabilirler. Ancak kanunda yazılı sınırlamalarla bağlı olacaklardır.

6.10.1. Mal rejimi seçimi

Eşlerin evlilik sözleşmesiyle mal rejimini değiştirebilecekleri Medeni Kanunumuzda düzenlenmiştir.

Eğer boşanmada mal paylaşımı hususunda taraflar arasında yapılmış bir evlilik sözleşmesi yoksa edinilmiş mallara katılma rejimi uygulanacaktır.

6.10.1.1. Kanunda düzenlenen mal rejimleri

TMK’da özel olarak düzenlenmiş olan mal rejimleri sırasıyla edinilmiş mallara katılma, mal ayrılığı, paylaşmalı mal ayrılığı ve mal ortaklığıdır.

6.10.1.2. 2002’den önce evlenmiş olanların mal rejimleri

Eğer evlilik sözleşmesi yaparak aksi kararlaştırılmamışsa 2002’ye kadarki dönem için mal ayrılığı, 1 Ocak 2002’den itibaren ise edinilmiş mallara katılma rejimi uygulanacaktır.

6.10.2. Edinilmiş mallara katılma rejimi

Taraflar evlilik sözleşmesi (mal rejimi sözleşmesi) yapmamışlarsa boşanma davası sonucunda mallar, edinilmiş mallara katılma rejimine göre tasfiye edilecektir. Bu rejimde iki tip mal vardır: edinilmiş mallar ve kişisel mallar. Kanunda bu malların içine nelerin gireceği örneklerle açıklanmıştır.

  • Edinilmiş mallar: Bunlar karşılığı verilerek kazanılan değerlerdir. Eşin bir işte çalışması sonucunda edindiği kazanımlar ve kişisel malların gelirleri bunlara örnek verilebilir.
  • Kişisel mallar: Edinilmiş mal sayılmayanlar kişisel mal sayılacaklardır. Sadece kişisel kullanıma yarayan eşya veya manevi tazminat alacakları kişisel mallara örnek olarak gösterilebilir.

Eşlerin bütün malları aksi kanıtlanana kadar edinilmiş mal sayılmaktadır. Eşlerden hangisine ait olduğu tespit edilemeyen mallar üzerinde ise paylı mülkiyet olduğu kabul edilecektir. Mal rejimi, boşanma davasının açılmasıyla son bulacaktır.

Artık değer kavramı: Artık değer, eşlerin edinilmiş mallarına ekleme ve denkleştirme işlemleri yapıldıktan ve bu mallara ilişkin olan borçlar çıkartıldıktan sonra kalan miktara denmektedir.

Evlilik sözleşmesiyle farklı bir düzenleme getirilmediği takdirde eşler birbirlerinin artık değerlerinin yarısına katılacaklardır. Kolaylık sağlanması açısından bu alacaklar arasında önce takas yapılır.

6.11. Boşanma Kararının Hüküm Doğurması

Boşanma kararı, hükmün kesinleşmesiyle sonuçlarını doğuracaktır. Dolayısıyla ilk derece mahkemesinin kararı verdiği an itibariyle hüküm ifade etmez.


You may also like...

1 Response

  1. kamuvakti dedi ki:

    Bilgi için teşekkür ederim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Content is protected !!