Çocuğun Geçici ve Kalıcı Velayeti, Velayetin Değiştirilmesi (Örnekli)

Bu yazımızda düzenlenen başlıklar şöyle sıralanmıştır:

1. Boşanma Davası Sırasında Çocuğun Velayeti,

2. Çocuğun Velayetinin Düzenlenmesi,

3. Boşanmadan Sonra Velayetin Tekrar Düzenlenmesi – Velayet Davası,

4. Çocukla Kişisel İlişki Kurulması,

5. Çocukla Kişisel İlişki Kurulmasına Dair Kararın İcrasına Dair Hükümler,

6. Yargıya Yansıyan Örnek Olaylar

Boşanma ve aile hukukuna ilişkin diğer yazılarımıza ulaşmak için tıklayınız.

Giriş

Velayet, kural olarak çocuğun erginliğine kadar sürecektir. Ancak ergin kişinin kısıtlanması durumunda da velayet söz konusu olabilir. Evlilik süresince velayet anne ve baba tarafından birlikte kullanılır.

Hukukumuzda boşanma sonrası çocukların velayetinin hem anneye hem de babaya birlikte ait olması mümkün değildir. Çocuğun velayeti, üstün yararı göz önünde bulundurularak anneye veya babaya bırakılacaktır.

Velayetin kime verileceği belirlenirken olayı idrak etme kabiliyeti olan çocuklar da dinlenecektir. Ancak hakimin çocuğun istemi doğrultusunda karar verme zorunluluğu yoktur. Çocuğun uzun vadeli yararı göz önüne alınarak karar verilecektir.

1. Boşanma Davası Sırasında Çocuğun Velayeti

Geçici önlemler : TMK m. 169 gereği hakim, hem ayrılık hem de boşanma davalarında, dava süresince eşlerin geçimine ilişkin önlemleri aldığı gibi çocukların bakım ve korumasına ilişkin önlemleri de kendiliğinden alacaktır.

Yargılama sırasında çocuğun velayeti de tedbiren geçici olarak düzenlenebilecektir. Gerekli görülürse eşlerden birinin velayeti kaldırılabilir. Ya da her iki eşten de kaldırılıp çocuğa vasi atanabilir. Ancak velayet düzenlenmeden de çocuğun kimin yanında kalacağına ilişkin bir karar verilebilir. Bu durumda velayet her iki eşe birlikte ait olmaya devam edecektir.

Belirtelim ki geçici velayet hususunda verilen karar kesin bir hüküm değildir. Mahkemeler bu yöndeki kararlarını ara karar yöntemiyle dava bitene kadar bir düzenleme yapılması amacıyla oluştururlar. Dava süresince çocuktan ayrı kalan eş(ler)in kişisel ilişki kurmasına ilişkin de tedbirler alınacaktır.

Somut duruma göre mahkeme kararıyla kişisel ilişki kurulmasının engellenmesi de mümkündür.

2. Çocuğun Velayetinin Düzenlenmesi

Boşanma davasının kabulüyle velayetin birlikte kullanılması imkanı ortadan kalkacaktır. Mahkeme velayetin her iki eşten de alınmasına karar vermezse, kalıcı velayet eşlerden birine bırakılır. Kesin sonuca götürmese de şu ölçütlerin önemli olduğu söylenebilir: Ebeveynlerin meslekleri, iş temposu, çocuklarına karşı davranışları, birden fazla çocuk varsa kardeşlerin ayrılmaması ve çocuğun yetiştiği çevreden ayrılmaması da velayetin verileceği tarafın seçilmesinde önemli bir faktördür.

3. Boşanmadan Sonra Tekrar Düzenleme – Velayet Davası

Boşanma kararının verildiği sırada var olan durum ve koşullar zamanla değişebilir. Çocuğun üstün menfaatini sağlamak için kimi zaman velayetin yeniden düzenlenmesi gerekecektir. Velayete sahip olan eş değiştirilebileceği gibi her iki eş de bundan yoksun bırakılabilir. Veya velayet değiştirilmeden sadece kişisel ilişki kurulmasına ilişkin hususlar da yeniden düzenlenebilir. İlgili düzenlemeler TMK’da yer almaktadır.

  • Çocuğun velayetine sahip olan tarafın evlenmesi, başka bir şehre taşınması veya vefat etmesi gibi yeni durumların ortaya çıkması halinde hakim gerekli önlemleri alacaktır.
  • Velayete sahip olan anne veya babanın tekrar evlenmiş olması velayetin ondan kaldırılmasını zorunlu kılmayacaktır. Ancak elbette sorum durumun koşullarına göre bu da mümkündür. Yine de bu durumda dahi hakim, çocuğun velayetini diğer tarafa vermeden başka bir kişiyi vasi atayabilir.
  • Çocuğun velayetine sahip olan taraf hastalığı, tecrübesizliği, başka bir yerde bulunması gibi bir sebepten ötürü velayet görevlerini yerine getiremezse; çocuğa karşı yeterince ilgi ve alaka göstermeyip yükümlülüklerini büyük oranda savsaklarsa hakim velayetin kaldırılmasına karar verebilecektir.

4. Çocukla Kişisel İlişki Kurulması

Boşanmaya veya ayrılığa ilişkin karar verilirken anne ve babanın çocukla ilgili kişisel ilişkisi de düzenlenecektir. eğer olağanüstü bir durum varsa anne ve baba dışındaki diğer kişilere de kişisel ilişki kurma hakkı tanınabilecektir. Örneğin anne babası boşanmadan önce çocuğun dedesiyle çok yakın bir ilişkisi olabilir. Her halde bu düzenleme yapılırken yine çocuğun yararları ön planda olacaktır. Kanun koyucu değerlendirmenin çocuğun eğitiminin, sağlığının ve ahlakının olumlu yönde etkileneceği biçimde yapılmasına önem vermiştir. Ve tabi ki kişisel ilişki kurma hakkı velayetin kullanılmasına engel olacak kadar geniş olmamalıdır.

Kişisel ilişki kurma hakkının kötüye kullanılması sebebiyle çocuğun olumsuz etkilenmesi durumunda bu hakka sahip olan kişi bundan sonra kişisel ilişki kurmaktan men edilebilecektir. Aynı şekilde velayete sahip olan eşin çocuğun kişisel ilişki kurması gereken kişilerle ilişkisini engellemesi halinde velayetin yeniden düzenlenmesi söz konusu olabilecektir.

Çocuğun velayeti kendisine verilmeyen eş, çocuk için yapılan masraflara gücü oranında katılacaktır. Dava sonunda belirlenen katılma miktarı, sonradan durum ve koşullarda değişiklik olması durumunda azaltılabilecek veya arttırılabilecek.

Düzenlemedeki sınırların soru işareti bırakmadan kesin biçimde yer, zaman ve süre belirlenmiş olarak yapılmış olması gelecekteki ihtilafların önlenmesi bakımından önem taşımaktadır. Bu belirleme rastgele yapılmamalı, çocuğun ve onunla ilişki kuracak olanın imkanları dahilinde değerlendirilmelidir. Örneğin çocuğun okula gittiği ve kişisel ilişki kurması kararlaştırılacak kişinin çalışması gereken zamanlar seçilmemelidir.

Çocukla kişisel ilişki kuran kişinin velayeti olmamasına rağmen çocuğu alıkoyması durumunda TCK kapsamında cezai sorumluluğu söz konusu olacaktır. Ancak bu hüküm 16 yaşını doldurmamış çocuğun kaçırılması hali içindir. Ayrıca eylemin ifasında cebir veya tehdit kullanılmışsa daha ağır cezalar söz konusu olacaktır.

5. Çocukla Kişisel İlişki Kurulmasına Dair Kararın İcrasına Dair Hükümler

Çocuk teslimine dair hükmün icrası: Çocuk teslimine ilişkin olan mahkeme kararı icraya konulabilmektedir. İcra emrinde çocuğu teslim ile yükümlü olan kişiye yedi günlük süresi olduğu yazmaktadır. Direnilmesi durumunda çocuğun teslimi zor kullanılarak icra edilecektir. Çocuk teslim edildikten sonra çocuğun tekrar kaçırılması durumunda mahkemeden tekrar karar almaya gerek kalmadan icra yoluna başvurulabilecektir.

Çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair hükmün icrası: Velayete sahip olanın diğer tarafın kişisel ilişki kurmasını engellemesi durumunda yine zorla icra edilebilecektir. Ayrıca engel olan kişi altı aya kadar tazyik hapsine mahkum edilebilir.

6. Velayet Davasına İlişkin İçtihatlar

Velayetin Kaldırılması ve Değiştirilmesi Farkı

“… Ana ve babanın deneyimsizliği, hastalığı, başka bir yerde bulunması veya benzeri sebeplerle velayet görevini gereği gibi yerine getirememesi; ana ve babanın çocuğa yeterli ilgiyi göstermemesi veya ona karşı yükümlülüklerini ağır bir biçimde savsaklamaları halinde hakim velayet hakkını kaldırabilir. Toplanan delillerle ortaya çıkan durum yukarıda açıklanan şekilde velayetin kaldırılması şartlarının varlığına yeterli olmayıp, velayetin değiştirilmesine yol açar. O halde, olaya uygun kanun hükmünün belirlenmesinde hataya düşülerek velayetin değiştirilmesi yerine, Türk Medeni Kanunu’nun 348. maddesi sonuçlarını doğuracak biçimde ortak çocuk Cengizhan’ın velayetin kaldırılmasına (nez’e) karar verilmesi doğru değildir. Ancak bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir (HUMK m.438/7).
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 1. 2. ve 3. bentlerinin hükümden tamamen çıkarılmasına, yerine “ Davanın kabulü ile velayeti davalı anne …’nda bulunan … T.C kimlik numaralı …’nın velayetinin değiştirilerek, velayetinin davacı baba …’ya verilmesine, velayeti davacı babaya verilen ortak çocuk ile davalı anne arasında her yıl anneler günü saat 09:00’dan, saat 18:00’e kadar, her ayın l. ve 3. haftası Cuma günü saat 18:00’den, pazar günleri saat 18:00’e kadar, dini bayramların 2.günleri saat 09:00 dan 3.gün saat 18:00’e, her yıl okul yarıyıl tatilinin 1. günü saat 09:00’dan 7. günü saat 18:00’e kadar ve her yıl Temmuz ayının 1. günü saat 09:00’dan 31.günü saat 18:00’e kadar kişisel ilişki kurulmasına,” cümlesinin yazılmasına, hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA…” Y. 2. HD., 2019/1572 E., 2019/2305 K.

Velayete Sahip Olan Annenin Baskı Altında Kaldığı İçin Çocuklarına Bakamaması

“… Mahkemece davalı annenin velayet kendisinde bulunmasına rağmen çocukları davacı dedeye bıraktığı ve ilgilenmediği gerekçesiyle annede olan velayetlerin kaldırılmasına karar verilmiş ise de, toplanan delillerden ve özellikle tanık beyanlarına göre davalı annenin aileler arasında meydana gelen büyük bir kavga sonrasında velayete konu çocukları babalarına teslim etmek zorunda kaldığı ve sonrasında alamadığı görülmüş olup, yine toplanan delillerden davalı annenin velayet görevini ifadan aciz olduğunu gösterir bir delil bulunmadığı anlaşılmaktadır. Velayetin kaldırılması kararı ana veya baba için ağır sonuçlar doğuran bir karardır. Asıl olan ana/babası sağ olan velayete tabi çocuğun, velayet altında bırakılmasıdır. Bu nedenle velayetin kaldırılması şartları oluşmadığı halde davanın reddi yerine yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş…” Y. 2. HD., 2018/4106 E., 2018/9182 K.

Çocuklar Hakkında Tedbir Alınmasının Tek Başına Velayetin Kaldırılmasını Gerektirmemesi

“… Çocuklar hakkında, davacı erkek tarafından Dinar Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/160 Esas sayılı dosyasıyla, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu 5/1-c bendi çerçevesinde bakım ve sağlık tedbiri talep edilmiş olması, çocukların velayetlerinin babadan kaldırılması için gerekçe olamaz. Dosyada velayetin babadan kaldırılmasını gerektiren başkaca bir delil de bulunmamaktadır.Yanılgılı değerlendirmeyle velayetin babadan kaldırılması doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir…” Y. 2. HD., 2019/640 E., 2019/5332 K.

error: Content is protected !!