Boşanmada Mal Paylaşımı Davası

1. Boşanmada Mal Paylaşımı Rejimi

Evlilik sonunda mal paylaşımı için uygulanacak mal rejimi aslında sadece boşanma durumunda değil, ayrıca evliliğin iptali ve eşlerden birinin ölümü durumlarında da önem arz eder. Medeni Kanun hükümleri gereği aksi kararlaştırılmadıkça eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejimi uygulanır. Dolayısıyla boşanmada mal paylaşımı davalarınının konusu genelde bu rejimdir. Edinilmiş mal, eşin mal rejimi devam ettiği müddetçe karşılığını vererek elde ettiği değerlerdir. Eşlerin edinilmiş mallarına örnek olarak şunlar gösterilebilir:

  • Çalışmasının karşılığı olan edinimler,
  • Sosyal yardım ve benzerleri (Bunların mal rejimi devam ederken ödemelerine hak kazanılmış olmalıdır. Sigorta şirketlerinin yaptığı ödemeler hususunda ise farklı görüşler vardır.),
  • Çalışma gücünün kaybı nedeniyle ödenen tazminatlar,
  • Kişinin şahsi mallarının gelirleri,
  • Edinilmiş malların yerine geçen değerler.

Kişisel mallara ise şunlar örnek gösterilebilir:

  • Eşlerden birinin yalnız kişisel kullanımına yarayan eşya,
  • Mal rejiminin başlamadan önce eşlerde bulunan mallar,
  • Şahsi malların yerine geçecek olan değerler,
  • Manevi tazminat.

Bir mesleğin icrası veya işletmenin faaliyeti sebebiyle doğan edinilmiş mallara dahil olması gereken malvarlığı değerlerinin kişisel mal sayılacağını kabul etmek mümkündür. Aynı şekilde kişisel mal gelirlerinin edinilmiş mallara dahil olmayacağı da kararlaştırılabilir.

Sona erme anı: Eşlerin mal rejimi, birinin vefatı veya başka bir mal rejiminin tesis edilmesi sonucunda sona erecektir. Boşanmaya veya evliliğin iptaline karar verilmiş olması durumunda sona erme tarihi, bu davaların açılma tarihi olacaktır. Yani boşanmada mal paylaşımı, boşanma davasının açılması tarihinden sonraki kazanımları kapsamayacaktır.

2. Artık değerin hesaplanması

Boşanmada mal paylaşımı davasında katılma alacağını belirlemek için öncelikle artık değer hesaplanmalıdır.

Artık değer, edinilmiş malların toplamından bu mallarla ilgili borçların çıkarılmasının ardından geriye kalandır. Bu miktara denkleştirmeden elde edilenler de girer. Değerde meydana gelen azalmalar hesaba etki etmeyecektir.

Artık değer hesaplaması her eş için ayrı yapılmaktadır. Aktif değerlerden pasif değerlerin çıkarılması sonucu artık değer bulunacaktır. Aktif değerlere

  • i. Edinilmiş mallar,
  • ii. Eklenecek değerler ve
  • iii. Kişisel malın denkleştirme alacakları girmektedir.

Edinilmiş mallara yukarda zaten değinmiştik. Eklenecek değerler ve denkleştirme alacağını biraz daha açalım.

Eklenecek değerler

Eklenecek değerler, mal rejimi sona ermeden önce yapılan olağandışı kazandırmalardır.

Kişisel mallar ile edinilmiş mallar arasında denkleştirme

Kişisel mallara ilişkin borç, edinilmiş mallardan ödenmişse tasfiye sırasında denkleştirme yapılması istenebilecektir.

Her borç, ilişkin bulunduğu mal kesimini yükümlülük altına sokacaktır. Edinilmiş mallara ilişkin borçlar edinilmiş malları, kişisel mallara ilişkin borçlar kişisel malları yükümlülük altına sokacaktır. Borcun hangi kesime ait olduğu anlaşılamıyorsa edinilmiş mallara ilişkin sayılacaktır.

3. Pasif Değerin Hesaplanması

Pasif değerlere i. Eşin borçları, ii. Değer artış payı ve iii. Denkleştirme girer.

Pasif değere giren denkleştirme, kişisel mallardan edinilmiş mallara geçen değerlerden yapılır.

4. Boşanmada Mal Paylaşımı Davasında Katılma Alacağının Hesaplanması

Taraflarca aksi kararlaştırılmadığı sürece eşler birbirinin artık değerine yarı oranında katılır. Medeni Kanun’da sözleşmeyle farklı oran kararlaştırılmasına ilişkin düzenleme de bulunmaktadır.

Ayrıca kimi boşanma sebeplerinde, kusurlu eşin artık değerdeki pay oranının hakkaniyete uygun olarak azaltılması veya kaldırılması söz konusu olabilir.

İki tarafın da birbirine katılma alacağı için dava yöneltmesi durumunda hesaplanan katılma alacakları takas edilecektir. Bu özellik sadece eşlerin mal paylaşımı rejiminden doğan alacakları için geçerlidir. Diğer alacaklarda kendiliğinden takas uygulanması söz konusu değildir.. Ayrıca ödeme parayla yapılabileceği gibi bir mal verilmesi suretiyle de ödenebilir. Yöntemi seçme hakkı ödemeyi yapacak olan eşindir. Örneğin para yerine taşınmazın mülkiyeti verilebilir.

Katılma alacağının muacceliyet tarihi, açılan davanın karar tarihi olacaktır.

Boşanma davası ve boşanmada mal paylaşımı davası farklı davalardır. Dolayısıyla bunlar ayrı ayrı görülür.

5. Tedbirler

Tasarruf yetkisinin kısıtlanması: Eşin belirli malları üzerindeki tasarrufların sadece diğer eşin rızası ile yapılabilecek şekilde tedbir konulması mümkündür. Örneğin, sahip olunan taşınmazların bu yolla diğer eşe sormadan satılmasının engellenmesi sağlanabilir.

Envanter yapılması istemi: Eşlerden her biri, diğerinden mallarının envanterinin resmi senetle yapılmasını isteyebilir. Bu senedi noter hazırlayacaktır.

Ödeme ve ertelenmesi: Boşanmada mal paylaşımı davası sonunda kararlaştırılan miktarın ödenmesi önemli zorluklara yol açacaksa, uygun bir süreliğine ödemelerin ertelenmesi talep edilebilir.

Mal Paylaşımına İlişkin Uygulama Örnekleri

Yakınlardan Satım Yoluyla Devralınan Taşınmazın Kişisel Mal Olması

“…Dairemiz’in yerleşmiş uygulamasına göre; mal rejiminin tasfiyesinde anne ve baba gibi yakınlar tarafından eşlere yapılan temlik işlemleri resmi kayıtta bedelle yapılmış gibi gösterilse bile hayatın olağan akışına göre, karşılıksız kazandırma (TMK mad. 220/2) ve bir tür bağış işlemi niteliğinde olduğu; bu nedenle, eşe geçen bu malvarlığının onun kişisel malı olduğu kabul edilse de; bu fiili karinenin aksini, yani parasını vererek gerçek anlamda satın alındığını, tasarrufun karşılıksız kazandırma olmayıp karşılığı verilerek elde edilmiş bir edinim olduğunu, gerçek anlamda bir satış işlemi olduğunu iddia eden eş; başta satış bedelinin ödendiğine ilişkin ödeme kayıtları olmak üzere iddiasını güçlü ve inandırıcı delillerle de ispatlayabilir…” Y. 8. HD., 2019/1827 E., 2019/7402 K.

Mal Paylaşım Davasına Konu Katılma ve Artık Değer Alacağında Faiz Başlangıç Tarihi

“… Davacı lehine hükmedilen alacak, artık değere katılma alacağı niteliğindedir. TMK’nin 239/son maddesinde; “…aksine anlaşma yoksa tasfiyenin sona ermesinden başlayarak katılma alacağına ve değer artış payına faiz yürütülür…” hükmü yer almaktadır. Yargıtay’ın ve Dairemiz’in kökleşmiş uygulamalarına göre tasfiye tarihi karar tarihidir. Dosya kapsamına göre Mahkemece bozma içeriği, bozmadan önceki raporlar ve hesaplamalara göre hüküm kurulduğu da gözetilerek bozma öncesi karar tarihi olan 05.06.2013 tarihinden itibaren alacağa faiz yürütülmesi gerekirken, bozmadan sonra verilen karar tarihinden itibaren faiz yürütülmüş olması doğru olmamıştır. Ne var ki, bu husus temyiz incelemesi sırasında gözden kaçırıldığından ayrıca bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür…” Y. 8. HD., 2019/1778 E., 2019/6859 K.

Boşanmada Tasfiyeye Konu Malın Kredili Olması

“…Tasfiyeye konu taşınmazın, bedelinin tamamının ya da bir kısmının kredi ile karşılanması durumunda, kredi veren kuruluşa yapılan geri ödemelerin isabet ettiği dönemden, miktarından ve taksit sayısından hareketle mal rejiminin tasfiyesi sonucunda eşlerin alacak miktarları belirlenir. 4721 Sayılı TMK’nin 202/1. maddesi gereğince edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu dönemde yapılan ödemelerde, eşler lehine değer artış payı ve/veya artık değere katılma alacağı hakları doğabilecektir. Kredi borcu ödemelerinin bir kısmının mal rejiminin devamı süresince, bir kısmının da daha sonraki tarihlerde yapılmasında, mal rejiminin geçerli olduğu dönemin sonrasına sarkan ödemeler, dava konusu taşınmazın borcu kabul edilerek tasfiye gerçekleştirilir.
Yukarıda açıklandığı gibi iki döneme yayılan kredi borcu ödeme tablosu mevcut olduğunda; öncelikle, mal rejiminin sona erdiği tarihte henüz vadesi gelmediği için ödenmemiş kredi borç miktarının, toplam kredi borcuna oranı bulunur. Sonra bulunan bu kredi borç oranının, taşınmazın toplam satın alım bedeli karşısındaki oranına dönüşümü gerçekleştirilir. Tespit edilen bu oranın, taşınmazın tasfiye tarihindeki (karara en yakın) sürüm (rayiç) değeri ile çarpılmasıyla borç miktarı belirlenir. Bu ilke ve esaslara göre saptanan taşınmazın borç miktarı, tasfiye tarihindeki sürüm değerinden düşüldükten sonra kalan miktar, değer artış payı ve/veya artık değere katılma alacağı hesaplamasında göz önünde bulundurulur.
Buna göre; öncelikle, tasfiyeye konu taşınmazın satın alma bedeli, bunun krediyle ve varsa kredi dışında eşlerin kendi imkanları ile karşıladıkları miktarlar ve oranları ile tasfiye (karara en yakın) tarihindeki sürüm (rayiç) değeri ayrı ayrı belirlenmelidir…” Y. 8. HD., 2019/2164 E., 2019/6681 K.

Eşler Arasında Bağışlanan Eşyanın Boşanmada Mal Paylaşımı Davasındaki Durumu

“…Davacı vekili, müvekkili ile davalının 1973 yılında evlendiklerini, şiddetli geçimsizliğe dayalı boşanma davası açıldığını ve davanın hâlen derdest olduğunu, evlilik birliği içerisinde edinilen 5290 ada 16 parsel B blok 4. Kat 7 nolu (eski 653 ada 9 parsel 7 nolu) bağımsız bölümün davacı …’in babası Sıdık Özcan’dan davacı … ve …’a miras olarak kaldığını, davacı dâhil tüm mirasçıların hisselerini davalı …’ye 25.09.2006 tarihinde bedelsiz olarak tapuda devrettiklerini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000TL katılma alacağının dava tarihinden geçerli yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir
Somut olayda mahkemece davacı tarafından taşınmazın davalıya bedelsiz olarak devredildiği şeklindeki açıklaması bağış iradesi kabul edilmesi doğru değildir. Az yukarıda da ifade edildiği üzere evlilik birliğinin ömür boyu süreceği inancının hakim olduğu düşüncesiyle ortak yaşamı ve ailenin geleceğini güvence altına almak, daha rahat yaşam sağlamak amacıyla beraberlikten doğan dayanışma ile karşılıklı güvene dayanarak, örf ve adete uygun olarak eşlerin birlikte yatırım yapmalarının bağış olarak değerlendirilmeyeceği kuşkusuzdur. Zira eşler arasında dayanışma, güven ve sadakat esastır. Gelecekte aile üyelerinin yararlanacakları beklentisiyle birlikte malvarlığı edinme çabaları, eşlerden birinin sebepsiz zenginleşmesiyle sonuçlanmamalıdır…” Y. HGK. 2017/1613 E., 2019/419 K.

error: Content is protected !!