Cinsel Saldırı Suçu (Soru ve Cevaplarla) TCK m. 102

Cinsel saldırı suçu, Türk Ceza Kanunu’nun “Cinsel Dokunulmazlığa Karşı Suçlar” kısmında düzenlenmiştir. Bu yazımızda soru cevap yöntemini kullanarak bu suç hakkında bilinmesi gerekenler üzerinde durduk.

Hangi eylemler cinsel saldırı suçunu oluşturur?

Cinsel davranışlarla vücut dokunulmazlığının ihlal edilmesi bu suçun tipiklik unsurunu oluşturmaktadır. Eylemin gerçekleşme yöntemine göre cezanın miktarı farklılaşacaktır. Eğer vücuda dokunmadan cinsel içerikli ve rahatsız edici şeyler söylenmişse ya da mağdur bu nitelikteki şeylere maruz bırakılmışsa cinsel saldırı yerine cinsel taciz suçunun oluştuğunu söyleyebiliriz. Bu konuyla ilgili şu yazımıza göz atabilirsiniz: Cinsel Taciz Suçu (Soru ve Cevaplarla)

Cinsel saldırı suçunun cezası hangi durumlarda ne kadardır?

Suç, temel haliyle işlenmişse ve aşağıdaki tanımlara da uymuyorsa beş yıl ile on yıl arası;
Sarkıntılık düzeyinde kalan bir fiil varsa iki yıl ile beş yıl arası (vücut dokunulmazlığına ihlal yoksa cinsel saldırı değil, tacizdir);
Vücuda organ veya sair bir cisim sokulmuşsa alt sınır on iki yıldır, kanun koyucu üst sınır koymamıştır.

Evli çiftler arasında cinsel saldırı suçu işlenebilir mi?

Evet, kanun koyucu eşler arasında rızaya dayanmadan yapılan cinsel davranışların da cezayı gerektirebileceğini düzenlemiştir.

Şikayetçi olunmaması ya da şikayetin geri alınması halinde sanık ceza alır mı?

Suç temel haliyle işlenmişse ya da sarkıntılık düzeyinde kalmışsa şüpheli/sanığın cezalandırılması için şikayetin varlığı aranır. Ancak vücuda organ ya da sair cisim sokulmuşsa şikayetin varlığı aranmaz. Dolayısıyla mağdur mahkemeye şikayetçi olmadığını söylese bile sanık ceza alabilir. Fakat taraflar evliyse şikayetin varlığı gerekir.

Yargılama şikayetin yapılmasıyla başlamasına rağmen şikayet daha sonra geri çekilmişse, hemen beraat kararı verilemiyorsa düşme kararı verilmelidir:

“...mahkemece kurulan mahkumiyet hükmünün sanık müdafisi tarafından temyiz edilmesinin ardından vekiliyle birlikte dosyaya sunduğu 21.08.2020 havale tarihli dilekçeyle şikayetinden vazgeçip, sanık müdafisinin de 28.09.2020 günlü dilekçesiyle vazgeçme nedeniyle davanın düşmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşıldığından, kamu davasının 5237 sayılı TCK’nın 73 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması…” Y. 14. CD., 2020/10161 E., 2021/737 K.

Uzlaşmak mümkün müdür?

Yargılaması şikayete bağlı olan suçlarda kural olarak uzlaşmak mümkündür. Fakat kanun koyucunun getirdiği istisnai bir hükümden ötürü cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlarda uzlaşılamamaktadır. Mağdurun ispatını kolaylaştıran yargı uygulamaları göz önüne alındığında, iftira atıp maddi çıkar sağlama gibi durumların da ister istemez önüne geçilmiştir.

Cezayı artıran nitelikli haller nelerdir?

Aşağıda sayılan durumlardan birinin gerçekleşmesi durumunda verilecek ceza yarı oranında artacaktır:

  • Mağdurun beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak durumda olan birisi olması. Zihinsel engelli birine ya da uyuşturucu verilmiş birine karşı işlenmiş olması bu duruma örnektir. Böylece kolay hedef olabilecek kişiler için ceza artırılarak caydırıcılık etkisi sağlanmak istenmiştir.
  • Kamu görevinin, vesayet ya da hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuzun kötüye kullanılması.
  • Üçüncü derece dahil kan ve kayın hısımlığı ilişkisi ya da üvey anne, üvey baba, üvey kardeş, evlatlık ya da evlat edinen tarafından işlenmişse.
  • Silah yardımıyla işlenmişse.
  • Birden fazla kişi tarafından birlikte cinsel saldırı gerçekleşmişse (Cezanın bölünmesi gibi bir husus söz konusu olmaz. Her birine tam ceza verilir ve nitelikli halden dolayı da cezaları artar.)
  • İnsanların toplu olarak bir arada yaşama zorunluluğunda bulunduğu ortamların sağladığı kolaylıktan faydalanılması.

Dava zamanaşımı ne kadardır?

Suçun işleniş şekline ve meydana gelen neticelere göre ceza miktarı değişebildiğinden dava zamanaşımı da değişiklik gösterebilecektir.
Örneğin suçun temel hali işlenmişse 15 yıl, nitelikli hallerle beraber temel şekli gerçekleşmişse 20 yıl, niteliksiz hali sarkıntılık düzeyinde kalmışsa 8 yıllık zamanaşımı söz konusudur. Eğer cinsel saldırı sebebiyle mağdur bitkisel hayata girmiş ya da ölmüşse dava zamanaşımı 30 yıldır.

Mağdurun çocuk olması durumunda aynı suçtan mı yargılama yapılır?

Mağdur çocuk ise yapılan eylemler cinsel saldırının değil çocukların cinsel istismarı suçunu oluşturacaktır. Dolayısıyla daha ağır cezayı gerektiren ve farklı nitelikli halleri olan bir suçtan dolayı yargılama yapılır. Mağdurun on beş yaşından büyük olduğu ve kendi rızasıyla girdiği ilişkide ise reşit olmayanla cinsel ilişki suçu söz konusudur. Konuyla ilgili şu yazımıza göz atabilirsiniz: Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçu (Soru-Cevap)

Mağdurun tazminat isteme hakkı var mıdır?

Ceza muhakemesi yönünden uzlaşma imkanı olmadığından, maddi ve/veya manevi zarara uğrayan mağdur adına ayrı bir hukuk davası açılması gerekecektir. İkisi de ayrı mahkemelerde ve ayrı bir usulle görülecek olup, gerekirse devam eden ceza yargılaması bekletici sorun yapılacaktır.

Suç işlendikten sonra kanundaki ceza miktarı azaltılırsa şüpheli/sanık bundan yararlanabilir mi?

Evet, ceza miktarları suçu işleyen lehine yorumlanmaktadır. Örneğin suçun işlendiği dönem, yargılamanın yapıldığı dönemden daha az cezayı gerektiriyorsa suçun işlendiği tarihteki ceza esas alınır; yargılama yapılırken ceza miktarı azaltılmışsa yargılamanın yapıldığı dönem esas alınır:

Sanığın olay günü sarılarak öpmek istediği mağdurenin kendisini ittirerek öpmesine müsaade etmeyip “yapma bırak seni eşime söylerim” demesi üzerine evden ayrılması şeklindeki eyleminin ani ve kesintili şekilde gerçekleşip, süreklilik arz etmemesi nedeniyle sarkıntılık düzeyinde kaldığı, mevcut haliyle fiilin suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK’nın 102/1. maddesinde yer alan cinsel saldırı suçunu oluşturup, anılan maddede öngörülen 2 yıldan 7 yıla kadar hapis cezasının alt ve üst sınırları nazara alınarak mahkemece sanık hakkında teşdiden 3 yıl hapis cezası tayin edilmiş ise de, hükümden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 58. maddesiyle yeniden düzenlenen 5237 sayılı TCK’nın 102. maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde “cinsel davranışın sarkıntılık düzeyinde kalması halinde 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezasına hükmedileceğinin” kabul edilmesi karşısında anılan düzenlemenin lehe olduğu gözetilerek yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş…” Y. 14. CD., 2019/2203 E., 2019/13372 K.

error: Content is protected !!