Cinsel Suçlarda Delil Yetersizliğine İlişkin Yargı Kararları

Cinsel Saldırı Mağdurunun Zihinsel Yetersizliği

Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun 19.02.2014 tarihli raporunda kendisinde orta ile hafif derece sınırında zeka geriliği bulunan mağdurenin vermiş olduğu ve vereceği ifadelere ancak ana hatları ile ve diğer delillerle desteklendiği taktirde itibar edilebileceğinin belirtilmesi, Şarköy Asliye Ceza Mahkemesinde 20.06.2013 tarihinde istinabe yoluyla alınan ifadesinde dinlenen bilirkişi …’ın, mağdurenin zihinsel anlamda yetersizliği olduğu için söylediklerine tam olarak itibar edilemeyeceğine dair görüşü ile Şarköy Cumhuriyet Başsavcılığında 26.08.2013 günü alınan ifadesinde hazır bulunan zihinsel engelliler öğretmeni …’ün mağdurenin ifadesinin çelişkili olduğunu beyan etmesi ve orta düzeyde zihinsel yetersizliği bulanan mağdurenin aşamalardaki ayrıntı içermeyip, yan delillerle desteklenmeyen çelişkili beyanları, savunma, olayın intikal şekli ve zamanı ile tüm dosya içeriği nazara alındığında, sanığın üzerine atılı suçları işlediğine dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, Kanuna aykırı…

Y. 14. CD., 2018/7186 E., 2019/12784 K.

Doğrudan Doğruyalık İlkesi

Mağdurenin sanığa ait iş yerinde suç tarihinden yaklaşık on beş gün kadar önce sekreter olarak işe başladığı, suç tarihinde iş yerinde çalışan diğer elemanların dışarıda işe gitmesi üzerine mağdure ile sanığın yalnız kaldığı, sanığın çay istemesi üzerine, mutfağa yönelen mağdurenin arkasından giden sanığın mağdurenin boynundan öperek sarıldığı, mağdurenin itirazı üzerine “çok güzelsin sana dayanamıyorum” dediği, mağdurenin sanıktan kurtulması üzerine mağdureye tekrar arkasından gelerek sarıldığı, tekrar kurtulan mağdurenin çantasını alarak iş yerinden ayrıldığı anlaşılmıştır.

Sanık savunmasında suçlamayı inkar etmiş. Ücret konusunda anlaşamadıklarını bu sebeple mağdurenin iş yerinden ayrıldığını beyan etmiştir. Ayrılırken de 110-120 TL para verdiğini ancak buna ilişkin faturası olmadığını beyan etmiştir. Daha sonraki aşamalarda savunmalarını değiştirmiş, mağdurenin Laptop bilgisayar satmak istediğini ve almadığı için bu beyanlarda bulunduğunu belirtmiştir.

Yukarıdaki ifadeler değerlendirildiğinde, mağdure evli, lise mezunu bir bayandır. Taraflar arasında iş başlangıcında sekreter olarak çalışma anlaşması yapılmış ve mağdure işe başlamıştır. Bu süreçte dosyaya yansıyan bir anlaşmazlık bulunmamaktadır. Mağdure ile sanık arasında önceye dayalı bir husumet olmamıştır. Sanık mağdurenin işe başlamasından itibaren hafif dokunuşlarda bulunmuş olay günü de davaya konu eylemi gerçekleştirmiştir. Mağdure hemen tacizden sonra iş yerini terk etmiş ve ertesi gün şikayette bulunmuştur.

Yukarıdaki açıklamalarda belirtildiği gibi hakim delillerle doğrudan temasa geçerek yüz yüze yargılamayı sözlü olarak yapıp delilleri denetleyip, delillerin içeriğine bakarak olayı öğrenmiş, tecrübelerine ve hukuki karinelere göre maddi olayı tesbit ederek hükmü kurmuştur. Kural olarak bu artık Yargıtayı bağlar. Ancak delil içeriği olayı açıklayamıyorsa Yargıtay bunu öğrenmek maksadıyla inceleyebilir. Bu kovuşturmada ise bu eksiklik Yargıtay Özel Dairesi tarafından tesbit edilmemiştir. Mahalli mahkeme davaya konu olayda; hükmünü kurarken mağdurenin beyanlarını samimi ve olaya uygun bularak vicdani kanaatini oluşturmuş, sanığın savunmalarındaki çelişkileri görmüş, savunmayı inandırıcı bulmamış ve sanığın cezalandırılmasına karar vermiştir.

Y. 14. CD., 2016/7761 E., 2019/11837 K.

Toplu Taşımada Cinsel Taciz (KARŞI OY)

KARŞI OY

Olayın kalabalık bir alan olan metrobüste gerçekleşmiş olması, mağdurenin sadece dokunmadan bahsediyor olması, sanık savunması ve tüm dosya kapsamından sanığın mağdureye dokunmasının kasıtlı ve cinsel amaçla gerçekleştiğine dair yeterli delil bulunmadığı, mağdurenin metrobüsün kalabalık olmasından kaynaklanan temasları yanlış anlamış olma ve sanıkla tartışmadan sonra husumetin büyümüş olma ihtimalinin kuvvetle muhtemel olduğu kanaatiyle delil yetersizliği nedeniyle beraat kararı verilmesi gerektiğinden kararın bozulmasına karar verilmesi kanaatiyle sayın çoğunluğun onama yönündeki görüşüne katılmıyorum.

Y. 14. CD., 2016/1584 E., 2019/9331 K.

Adli Tıp Raporuyla Cinsel Saldırı Mağdurunun İfadesinin Karşılaştırılması (KARŞI OY)

KARŞI OY

Mağdur hakkında alınan … Devlet Hastanesinin 26.01.2010 günlü raporunda “Saat 6 hizasında minimal fıssür çatlak olduğu, ekimoz yok, tonu normal 1 derece hemoroit” bulgu ve tanısı olduğu bir gün sonra alınan ve Adli Tıp Kurumu uzmanı tarafından hazırlanan raporda “anal muayanede yaklaşık 1 cm’lik hiperemik zeminde fıssür izlendi, anal sfınkter tonusu doğal, beden muayenesinde harici travmatik lezyon görülmedi; anal yolla ırza geçme sonrası görülmesi beklenen ekimoz, mukoza ve sfınkter yırtığı gibi travmatik değişimlerin olaydan kısa bir süre sonra iz bırakmaksızın kaybolabileceği gibi kayganlaştırıcı kullanılması durumunda da iz bırakmayacağı, anüs çevresinin çepeçevre hiperemik olduğunu gösteren bulguların anal bölgeye yönelik ırza geçme ile teşebbüs gibi travmaya uğradığının delil olabileceği gibi mevcut paraziter bir hastalığa bağlı kaşınma gibi bünyesel bir sebepten kaynaklanabileceği” şeklinde bulgu ve tanılar kapsamında mağdurda iki kişinin zorla fiili livatada bulunmasından sonra izlenmesi gereken bulguların bulunmaması, mağdurun beyanlarına ancak kuvvetli delillerle desteklendiği takdirde itibar edileceğine dair Adli Tıp raporu, mağdurun beyanları arasında bariz çelişkiler bulunması hususları dikkate alındığında mağdurun çelişkili beyanları dışında delil bulunmadığı gibi mağdurun beyanını desteklediği iddia edilen raporların aslında mağdurun ifadesiyle çelişkili olduğu anlaşıldığından, sanıkların delil yetersizliğinden beraatine karar verilmesi ve bu nedenle kararının bozulması gerektiği düşüncesiyle çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.

Y. 14. CD., 2018/10201 E., 2019/8417 K.

Mağdurun Çelişkili İfadeleri, Sanıkla Görüşmeye Devam Etmesi

Mağdurenin aşamalardaki çelişkili anlatımları, savunma, olayın intikal şekli ve süresi, Ankara Kriminal Polis Laboratuvarına ait uzmanlık raporu, mağdure ile sanık … arasında suç tarihi öncesi ve sonrası dönemi kapsayacak şekilde karşılıklı olarak yapılan yoğun telefon görüşmelerine ilişkin döküm kayıtları ile tüm dosya içeriği nazara alındığında, mağdureyle arkadaşlık yapan sanık …’ın, olay günü diğer sanık …’yle birlikte zorla araca bindirip kaçırdığı mağdureyi alıkoydukları yerde Ali’nin de yardımıyla zorla cinsel ilişkiye girdiği hususunda sanıkların cezalandırılmalarına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı ve mevcut haliyle onsekiz yaşındaki mağdure ile cebir tehdit veya hile olmaksızın cinsel ilişkiye giren Abdullah’ın eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 104/1. maddesinde düzenlenen reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğu gözetilerek bu suçtan mahkûmiyeti ile kanuni unsurları itibariyle oluşmayan kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatine ve sanık …’nin ise delil yetersizliği nedeniyle müsnet suçlardan beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkûmiyetlerine hükmedilmesi, Kanuna aykırı…

Y. 14. CD., 2017/5884 E., 2018/1115 K.

Mağdurun Sonraki Aşamalarda Şikayetinden Vazgeçmesi (KARŞI OY)

KARŞI OY

Sanığın mağdureyi erkek arkadaşı ile birlikte görüp telefon ederek bu durumu babasına söyleyeceğini belirtmesi üzerine olayın ortaya çıkmış olması iddianın gerçek dışı olduğunu göstermez çünkü; mağdure kendisine karşı dayısı olan sanık tarafından gerçekleştirilen cinsel istismar eylemlerini olaylardan hemen sonra sıcağı sıcağına annesi … ve abisi … genel hatlarıyla bildirmesine rağmen adıgeçen tanıklar tarafından yeni düzelmekte olan yakın akrabalık ilişkilerinin zarar görmemesi için olayın üzerine gidilmemiştir.

Mağdure duruşmada sanığın salondan çıkartılmasından sora alınan beyanında aile içi olayları tanıklar ve sanıkla tamamen uyumlu bir şekilde aktarmış, sanık hakkındaki şikayetinden aile büyüklerini üzmemek için vazgeçtiğini belirtmesine rağmen gerçekleri olduğu gibi tüm detaylarıyla samimi ve içten bir şekilde mahkeme heyetinin huzurunda anlatmıştır.

Mahkemenin duruşmada ortaya konan delilleri vicdani kanaatine göre değerlendirip maddi olayın sübutu konusunda vardığı hükmün ve gösterdiği gerekçenin dosya kapsamı ile çelişmeyip, verilen hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı ve onanması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun delil yetersizliğinden mahkûmiyet hükmünün bozulması görüşüne katılmıyoruz

Y. 14. CD., 2015/10012 E., 2016/4328 K.

Mağdur Beyanından Başka Bir Delilin Bulunmaması (KARŞI OY)

KARŞI OY

Mağdurun sadece bir kez gördüğünü ve tanıştıktan sonra bir daha görmediğini iddia ettiği sanığın telefonla kendisine ulaşması üzerine, telefonla yaptığı öneriyi kabul ederek sanıkla buluşup sanığın evine daveti üzerine sanığın davetini kabul ederek rızasıyla evine gitmesinden sonra sanığın istismarda bulunduğunu beyan ettiği, ancak mağdurun hangi nedenle şüphelendiğini söylediği, kendisinden 23 yaş büyük birinin ev davetini kabul ettiğini açıklayamadığı, eve ne için gittiğinden hiç bir şekilde söz etmediği, dolayısıyla mağdurun olayı eksik ya da tevilli anlattığı bu nedenlerle mağdur beyanı üzerinde şüphe bulunduğu olayın oluşumuna dair mağdur beyanından başka delil bulunmadığı, tanık beyanının mağdurun sanığın evinden ayrılmasından sonraki olaylara ilişkin olduğu ve olayın oluş şekline dair delil sayılamayacağı düşüncesiyle cinsel istismar suçundan sanığın delil yetersizliğinden beraatine karar verilmesi gerektiği kanaatindeyim.

Y. 14. CD., 2014/1320 E., 2016/356 K.
error: Content is protected !!
Av. Oğuzhan Yazıcı - Maltepe/İSTANBUL