Davadan Feragat ve Kabulün İptali – HMK m. 311

Tek taraflı olarak yapılan bir kabul veya feragat beyanıyla davanın sonlandırılması mümkündür. Bu şekilde sonlanan bir dava hakkında kesin hüküm kurulmuş sayılacağından bir daha aynı davayı açmak mümkün değildir. Açılması durumunda bu dava reddedilir. Fakat bu beyanın hata sebebiyle veya hile ya da tehdite maruz kalınması sonucunda verilmesi durumunda feragat iptal edilebilecek, dava böylece görülebilecektir. Bu yazıda yargıya taşınan olaylardan örneklere yer verilmiştir.

İrade Sakatlığı Oluşturan Olayların Araştırılması

Mahkemece, davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerden, davacının Mahkemeye ibraz ettiği 15.04.2015 havale tarihli feragat dilekçesiyle davasından feragat etttiğini bildirmesi nedeniyle Mahkemenin davanın feragat nedeniyle reddine karar verdiği, kararın davacıya 31/12/2015 tarihinde tebliği üzerine davacının 06/01/2016 tarihli dilekçe ile davalılar tarafından ölümle tehdit edildiğini, feragat dilekçesinin gerçek iradesini yansıtmadığını iddia ederek temyiz ettiği, dilekçesi ekinde temyiz sebebine ilişkin herhangi bir bilgi, belge, şikayet veya soruşturma işleminden bahsetmediği anlaşılmıştır.

Temyize konu uyuşmazlığın dayanağı, 6100 sayılı H.M.K.’nın 311. maddesindeki ”Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. İrade bozukluğu hâllerinde, feragat ve kabulün iptali istenebilir.” hükmünden kaynaklanmaktadır.

Davaya son veren taraf işlemlerinden biri feragattir. Davadan feragat davacının mahkemeye karşı yapacağı tek taraflı bir irade beyanı ile olur. Feragatin geçerliliği için bunun davalı ve mahkeme tarafından kabul edilmesine gerek yoktur. Çünkü davacı davasından feragat etmekle, yalnız davasını geri almakla yetinmemekte, bilakis dava konusu yapmış olduğu haktan vazgeçmektedir.

Davacının davasından feragat etmesi ile, dava konusu uyuşmazlık sona erer. Bu nedenle mahkeme henüz feragat nedeniyle davanın reddine karar vermemiş olsa bile, davacı feragatten dönemez; feragati ile bağlıdır. Fakat davacı, feragatin hata, hile veya ikrah nedeniyle geçersiz olduğunu aynı davada ileri sürebilir veya feragatin feshi için ayrı bir dava açabilir. Türk Borçlar Kanununun 39.maddesine göre de yanılma veya aldatma sebebiyle ya da korkutulma sonucunda sözleşme yapan taraf, yanılma veya aldatmayı öğrendiği ya da korkutmanın etkisinin ortadan kalktığı andan başlayarak bir yıl içinde sözleşme ile bağlı olmadığını bildirmez veya verdiği şeyi geri istemezse, sözleşmeyi onamış sayılır.

Somut olayda; davacının 15.04.2015 tarihli feragatinin hata, hile veya korkutma altında yapılıp yapılmadığı, bu konuda cezai soruşturma bulunup bulunmadığı varsa sonucunun ne olduğu araştırılmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur.

Yapılacak iş , davacıya temyiz dilekçesinde belirttiği iradesinin sakatlandığı iddialarına ilişkin delillerini bildirmesi için önel vererek, feragat aşamasına hangi şartlarda geldiğini, feragat dilekçesi verilmesi aşamasında hata, hile veya korkutma gibi irade fesadına konu eylemlerin olup olmadığını etraflıca araştırarak çıkacak sonuca göre bir karar vermektir.

Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA…

Y. 21. HD., 2016/12006 E., 2016/14710 K.

Feragatin İptalinin İstenmesinde Zamanaşımı

Somut olayda; davacının 17.02.2010 tarihli feragatinin hata, hile veya korkutma altında yapılıp yapılmadığı, bu konuda cezai soruşturma bulunup bulunmadığı varsa sonucunun ne olduğu araştırılmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur. Kaldı ki karar gerekçesinde belirtilen 1 yıllık sürenin dolup dolmadığı noktasında değerlendirme yapabilmek için yukarıda belirtilen araştırmaların yapılması gereklidir. Zira bu süre özellikle korkutma ile iradenin sakatlanması halinde korkutmanın etkisinin ortadan kalktığı andan başlayan bir süredir.

Y. 21. HD., 2014/26798 E., 2015/1993 K.

Boşanma Davasından Feragatin İptali; İddianın Soyut Kalması

Davacı kadın tarafından 24.10.2017 tarihinde davadan feragat dilekçesi verilmiş olup, Dairemizin … sayılı ilamıyla davacının davadan feragat ettiğinin gözetilerek karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Bozma kararı taraflara usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş ve taraflarca da karar düzeltme yoluna başvurulmamıştır. HMK’nın 311. maddesine göre, davadan feragat kesin hüküm gibi sonuç doğurur. Feragatten feragat mümkün değildir. Davacı kadın vekili irade sakatlığı nedeniyle feragatin iptali isteminde bulunmuşsa da, irade sakatlığı yönündeki iddiası soyut olduğu gibi, yeterli delil ve belgelerle kanıtlanamamıştır. Mahkemece, davacı kadının davasından feragati nedeniyle ret hükmü kurulması gerekirken, bu husus gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.

Y. 2. HD., 2018/2408 E., 2018/13621 K.

error: Content is protected !!
Av. Oğuzhan Yazıcı - Maltepe/İSTANBUL