Davaların Birleştirilmesinde Ayrı Hüküm Kurulması – HMK 166

Birleşen Davalarda Ayrı Hükümler Kurulması

  • “…Aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde (ayrı ayrı) açılmış ve görülmekte olan (derdest) davaların aralarında bağlantı bulunması halinde usul ekonomisi ilkesinin bir sonucu olarak birleştirilerek aynı dava dosyası üzerinden birlikte görülmeleri mümkündür. Bu duruma davaların birleştirilmesi adı verilir. (HMK 166. mad.) Birleştirilen davaların yalnızca tahkikat aşamaları birlikte yapılmakta olup, davalar bağımsızlıklarını kaybetmezler. Diğer bir değişle, davaların birleştirilmesine rağmen ortada birleştirilen dosya kadar bağımsız dava var olmaya devam eder. Mahkeme hüküm sonucunda her iki dava için herhangi bir tereddüde meydan vermeyecek şekilde ayrı ayrı karar verir. (HMK 297/2. mad.) (R.Arslan, E.Yılmaz, S.Taşpınar Ayvaz, E.Hanağası, Medeni Usul Hukuku, 2018, s. 506) Somut olayda, yukarıda açıklandığı üzere HMK’nın 166. maddesi kapsamında birleşen iki dava bulunmakta olup, mahkemece HMK’nun 297 ve devamı maddelerinin gözetilmesi yasal bir zorunluluktur. Öyle ki anılan düzenlemeye göre, bir davada istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenilen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekli olup, davaların birleştirilmesi durumunda da, asıl ve birleşen davaların birbirinden bağımsız, müstakil davalar olması nedeniyle, hüküm kısmında her bir dava hakkında o davaya ilişkin vekalet ücretleri ve mahkeme masraflarıyla birlikte ayrı ayrı hüküm kurulması zorunludur. Ayrıca 6100 sayılı HMK’nın, “hükmün kapsamı” başlığını taşıyan 297. maddesinin (b) bendinde tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile T.C kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad soyadları ile adreslerinin de kararda yer alması gerektiği düzenlenmiştir. Mahkemece; gerekçeli karar başlığında birleşen dosya taraflarının adına, adresine ve vekil bilgilerine yer verilmesi asıl ve birleştirilen dava yönünden HMK’nun 297 ve devamı maddelerinde belirtildiği şekilde ayrı ayrı hüküm kurulması gerekirken mahkemece, birleşen dava gözetilmeksizin sadece asıl dava açısından hüküm tesis edilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir…” Y. 3. Hukuk Dairesi 2021/4220 E. , 2021/12735 K.

Birleşen Dava Esas ve Karar Numaralarının Da Başlığa Yazılması

  • “… 1. İş Mahkemesi’nin 2016/415 esas 2017/903 karar sayılı dosyasında, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 166.maddesi gereğince dava dosyalarının “aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu” gerekçesi ile birleştirilmesine karar verilmiştir. Bu şekilde dava dosyalarının birleştirilmesi yönünde karar verilmiş olsa dahi birleşen dava dosyası, hukuken müstakiliyetini devam ettirmektedir. Bu durumda birleşen dava dosya esas ve karar numarasının karar başlığına yazılması gerektiği gibi, hangi gerekçe ile red ve kabul edildiğine dair gerekçeye yer verilmesi ve hüküm fıkrasında birleşen dava yönünden ayrıca karar verilmesi gerekmektedir. Mahkemece bu esaslar göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilemesi usule aykırıdır. 5- Dava tarihi, karar başlığında yanlış yazılmıştır. Her ne kadar bozma kararı üzerine dava dosyasının yeni bir esas numarası ile kaydı yapılmış olsa da, dava 05.02.2015 tarihinde açılmıştır. Buna rağmen karar başlığında dava tarihi olarak 18.05.2016 tarihinin dava tarihi olarak yazılması da hatalı olmuştur…” Y. 22. Hukuk Dairesi 2019/2266 E. , 2019/8843 K.
İletişime Geç
Whatsapp'tan Yaz
Merhaba 👋
Okuduğunuz konuyla ilgili veya başka bir konuda danışmanlık ve vekillik hizmeti hakkında ayrıntılı bilgi almak için aşağıdaki butona basabilirsiniz.
Av. Oğuzhan Yazıcı | İstanbul