Destekten Yoksun Kalma Tazminatına İlişkin Yargısal Kararlar

Bir başkasının bakımında desteği olan kişinin ölümü durumunda, sözleşmesel veya sözleşme dışı sorumlu bir kişi bulunuyorsa destek alacaklısı olan kişilerin bu muhataba başvurması mümkündür. Maddi tazminat niteliğindeki bu alacağa destekten yoksun kalma tazminatı da denmektedir. Örneğin trafik kazası sonucu vefat eden bir babanın ardında bıraktığı küçük çocukları onun desteğinden artık yoksun oldukları için zor duruma düşecektir. Dolayısıyla manevi tazminatın karşılaması mümkün olmayan bu zararın destekten yoksun kalma tazminatıyla çözümü yoluna gidilir. Bu yazımızda konuya ilişkin çeşitli durumlara değinen içtihatlara yer verilmiştir.

Kadının Yeniden Evlenme İhtimaline Göre Destekten Yoksun Kalma Tazminatında İndirim Yapılması

…Destekten yoksun kalma tazminatı hesaplarında dikkat edilmesi gereken hususlardan biri, dul eşin yeniden evlenme ihtimalinin nazara alınmasıdır. Hesaplama, bilinmeyen dönem için farazi bazı kriterlere göre yapılmakta ise de; evlenme ihtimali belirlemesinde dul eşin hesap tarihi itibari ile evlenip evlenmediği tespit edilebilir bir olgudur. Bölge Adliye Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda, olay tarihinde davacı eş …’in 32 yaşında olmasına ve 18 yaşından küçük bir çocuğunun bulunmasına göre evlenme ihtimali belirlenmiş ve hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatından %12 oranında indirim yapılmıştır. Ancak 1974 doğumlu olan davacı …’in rapor tarihine (42 yaşına) kadar hala evlenmediği ve AYİM’in dul kalan kadın için hazırladığı yeniden evlenme şansı tablosuna göre artık evlenme ihtimali kalmadığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Şu halde, bilinen dönem gerçekliğinin yani rapor tarihindeki fiili durumun esas alınması gerekirken davacı eşin evlenme ihtimalinin olay tarihine göre belirlenerek asıl davada talep edilen maddi tazminattan %12 oranında indirim yapılması doğru görülmemiş ve kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.

3) Davacılar … ve …’in diğer temyiz itirazlarına gelince;Bölge Adliye Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda, ölenin babası …’in vefat ettiğine dair dosya kapsamında bilgi bulunmadığından PMF yaşam tablosuna göre 31/12/2017 tarihine kadar yaşayacağı varsayımı ile davacılar … ve …’in ölenin desteğinden alacağı paylar belirlenmiştir. Ancak ölen …’e ait nüfus kayıt örneğinin incelenmesinden, babası …’in 21/06/2016 tarihinde vefat ettiği anlaşılmaktadır. Şu durumda bilinen bu olgu da dikkate alınarak ölenin, fiili ölüm tarihine kadar babasına destek olacağı kabul edilerek davacıların destek paylarının belirlenmesi ve asıl davada talep edilen maddi tazminatın buna göre hesaplanması hususunda ek rapor alınması gerekir. Kararın açıklanan nedenle de bozulması gerekmiştir…

Y. 4. HD., 2018/2651 E., 2020/70 K.

Desteğin Henüz Kariyerine Başlamamış Bir Üniversite Öğrencisi Olması

Hükme esas alınan 08/02/2015 havale tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde; müteveffanın olay tarihinde yüksekokul son sınıf öğrencisi olduğu, gelir elde etmeye başlamasıyla beraber ilk 2 yıl için asgari ücret, sonrası için Bodrum Esnaf ve Sanatkarlar Odası’nın 29/04/2013 tarihli yazısına göre aylık 1.700,00 TL net gelir elde edeceği kabul edilerek, bu miktarın asgari ücrete oranlanması sonucunda aylık gelirinin 2013 yılındaki asgari ücretin 2,1 katı olduğu belirlenerek hesaplama yapıldığı anlaşılmaktadır.

Dosya kapsamından; desteğin olay tarihinde üniversite son sınıf öğrencisi olduğu, yaz aylarında oto yıkama işinde çalıştığı sabittir. Şu durumda davacıların murisinin destek tazminatının unsurlarından olan düzenli ve sürekli bir geliri olduğundan söz edilemez. Bu nedenle desteğin gelirinin asgari ücret düzeyinde olduğu kabul edilerek bu miktara göre destekten yoksun kalma zararının belirlenmesi gerekirken, dosya içeriğine uygun düşmeyecek biçimde meslek odasının yazısına ilişkin ücrete göre destekten yoksun kalma zararının belirlenmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.

Y. 4. HD., 2018/1282 E., 2019/5472 K.

Yaşı Büyük Çocuğun Destekten Yoksun Kalma Tazminatı İsteme Hakkı; Hesaplanan Tazminatın Talep Miktarını Aşması

Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davanın manevi tazminat ve davacılardan …, … ve … için destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Davacı vekili, 17/09/2012 tarihli dava dilekçesinde; davacılar için ayrı ayrı 10.000’er TL manevi tazminat, davacı eş … ve çocuklar … ile … için de 10.000′ er TL destekten yoksun kalma tazminatı olarak toplam 90.000 TL tazminatın yasal faiziyle birlikte tahsilini istemiştir. Mahkemece, destekten yoksun kalma tazminatlarının belirlenmesi için bilgisine başvurulan bilirkişi tarafından düzenlenen raporda; eş …’ın 21.169,18 TL, oğul …’ın ise 859,17 TL destek tazminatı alacağı olduğu, …’ın yaşı büyük olduğundan destek tazminatı isteyemeyeceği tespit edilmiştir.

Mahkemece, söz konusu bu bilirkişi raporu hükme esas alınarak destek tazminatı yönünden davanın kısmen kabulü ile davacı … ve … yönünden hesap edilen toplam 22.028,35 TL maddi tazminatın yasal faizi ile tahsiline, davacı … Erdoğan yönünden istenen maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat istemlerinin de kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacı … için 10.000 TL destekten yoksun kalma tazminatı istendiği halde 21.169,18 TL tazminatına hükmedilmesi karşısında anılan davacı yönünden talep aşılmak suretiyle karar verilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

Y. 4. HD., 2018/1733 E., 2019/5462 K.

Destekten Yoksun Kalma Tazminatı İstemek İçin Hısımlık İlişkisinin Bulunmasının Zorunlu Olmaması

Destekten yoksun kalma tazminatının yasal dayanağı 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 45. maddesi (6098 sayılı TBK’nın 53. maddesi) olup destek kavramı, hukuki bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu amaçlar ve hısımlık ilişkisine ya da yasanın nafaka hakkındaki düzenlemelerine dayanmaz. Yasa gereğince bir kimseye yardım etmek zorunda bulunan kişi değil, eylemli ve düzenli olarak onun geçiminin bir bölümünü veya tümünü sağlayacak biçimde yardım eden ve olayların olağan akışına göre, eğer ölüm gerçekleşmeseydi az veya çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır. Destek mutlaka para veya maddi katkı şeklinde olmayabilir. Bunun dışında çeşitli hizmet ve yardımlar ile de destek olunabilir.

Yine destekten yoksun kalma tazminatı niteliği itibarıyla, üçüncü kişilere, desteğin gelir ve yardımından yoksun kalmaları nedeniyle tanınmış, bağımsız bir hak olup, mirasçılık sıfatı ve miras hukuku ile ilgisi yoktur. Çünkü bu hak, mirasçılık sıfatından değil, eylemli olarak destek olanın ölümü nedeniyle, onun gelir ve yardımından yoksun kalma ya da farazi destek olma olgusundan kaynaklanmaktadır.

Bu itibarla, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 53. maddesinde “ölenin desteğinden yoksun kalan kişiler” tabirinden, ölenle aralarında yakın ilişki bulunan anası, babası, eşi, çocukları, kardeşleri, nişanlısı, hatta evlilik dışı birlikte yaşadığı kimsenin anlaşılması gerektiği; miras hukuku ile ilgili olmadığı için de, mirasçı olmak veya ölen yönünden nafaka borçlusu bulunmak zorunluluğunun bulunmadığı her türlü duraksamadan uzaktır (Turgut Uygur, Açıklamalı Içtihatlı Borçlar Kanunu Sorumluluk ve Tazminat Hukuku, Ankara 2003, 2.Cilt, s:2062). Bu haliyle destekten yoksun kalma tazminatı talep edebilecek kimseler yönünden her hangi bir sınırlama yapılmadığı ve müteveffanın yardımından mahrum kalma esasının kabul edildiği kuşkusuzdur.

Sonuç olarak, destekten yoksun kalma tazminatı nitelik itibariyle bağımsız bir hak olup ölen kimse ile davacılar arasında kanuni veya akdi bir bakım yükümlülüğü, mirasçılık ya da akrabalık ilişkisi bulunması gerekmediğinden, mirasın reddedilmiş olması, destekten yoksun kalma davasının açılmasına engel değildir. Yine destek kavramı eylemli ve düzenli bir durumu ifade edip mutlaka para ve maddi katkı şeklinde olması gerekmediğinden, desteğin borcu olması, talep edilen destekten yoksun kalma tazminatının reddedilmesini gerektirmez. Zira dosya kapsamında dinlenen taraf tanıklarının beyanlarından davacıların müteveffa … ile aynı evde ikamet ettikleri ve evin geçimini müteveffa …’un sağladığı anlaşılmaktadır.

Şu durumda mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek, yerinde olmayan gerekçeyle destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin istemin tümden reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekir ise de, bu yön gözetilmeden karar onanmış olduğundan, davacı vekilinin karar düzeltme istemi kabul edilmeli, Dairemizin 08/02/2018 gün ve 2016/2804 esas ve 2018/740 karar sayılı onama kararı kaldırılmalı ve yerel mahkeme kararı açıklanan nedenle bozulmalıdır.

Y. 4. HD., 2018/2928 E., 2019/2868 K.

Desteğin Gelecekte Karşılacağı Olası Durumların Hesaplamada Değerlendirilmesi

13/01/2016 tarihli bilirkişi raporu, hükme esas alınmaya yeter nitelikte ve denetime elverişli değildir. Davaya konu olayda davacı anne ve baba, çocuklarının vefat etmesi nedeniyle destektenyoksunkalma tazminatı talep etmişlerdir. Raporda; destek pay oranları yüksek alındığı gibi, desteğin askere gideceği, hayatın olağan akışına uygun olarak belirli bir süre sonra evleneceği, ilerleyen yıllarda çocuklarının olacağı ihtimalleri değerlendirilmemiştir. Belirtilen hususlar ve usuli kazanılmış haklar gözetilerek yeniden destek hesabı yapılmalıdır. Açıklanan nedenlerle, yetersiz bilirkişi raporu doğrultusunda yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.

Y. 4. HD., 2019/217 E., 2019/3051 K.

Destek Alacaklısının Raporda Öngörülen Süreden Evvel Vefatı

Destek tazminatında yardım süresi hesaplanırken, bir yandan desteğin muhtemel çalışma süresi, diğer taraftan ise destekten yoksun kalanın muhtemel yaşama süresi dikkate alınır. Buna göre destekten yoksun kalma zararı, desteğin öldüğü tarihten itibaren başlar. Destekten yoksun kalanın bakım ihtiyacı ile desteğin bakım gücünün sona ereceği tarihten hangisi daha önce biter ise destek tazminatı o tarihte biter. Dava konusu olayda 2040 yılına kadar destek ihtiyacı olduğu kabul edilen davacı …’in 2017 yılında vefatı, destek zararının bu tarihte bittiğini kabul etmeyi gerektirir. Dolayısıyla adı gecen davacının destekten yoksun kaldığı süre desteğin öldüğü tarih ile kendisinin öldüğü tarih arasıdır.

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılardan …’in ölüm tarihine kadar destekten yoksun kalma tazminat hesabı yapılmalı ve mirasçısı olan diğer davacılara bu miktar pay edilmek suretiyle hüküm kurulmalıdır. Bu yönün gözetilmemesi usul ve yasaya aykırı olup kararın bozulması gerekmiştir.

Y. 4. HD., 2018/5067 E., 2019/2475 K.

Cezai Kusuru Etkileyen Haksız Tahrikin Destekten Yoksun Kalma Tazminatına Etkisi

Davaya konu olayda; davalının fiilini haksız tahrik altında gerçekleştirdiği maddi vakıa olarak kesinleşmiş ceza kararı ile tespit edilmiştir. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda, davacılar … ve …’ın destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanması sırasında haksız tahrik nedeni ile herhangi bir indirim yapılmamıştır.

Buna göre; desteğin müterafik kusurunun varlığı göz önünde bulundurularak hesaplanan maddi tazminattan uygun bir indirim yapılmak suretiyle karar verilmesi gerekirken bu hususun gözetilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olup kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

Y. 4. HD., 2018/4876 E., 2019/2383 K.

Çocukların Destekten Yoksun Kalma Tazminatı İsteme Hakkı

Mahkemece benimsenen bilirkişi raporu incelendiğinde; davacı çocuklar için bakım ihtiyacının babanın ölümü ile başladığı, kız çocuğu açısından genellikle erken yaşta evlenecekleri kabulü ile 20 yaşına kadar, erkek çocuğunun da rüşt yaşı ve askerlik çağı sonu dikkate alınarak 20 yaşına kadar destek göreceği kabul edilerek; davacı …’un destek süresinin 10 sene, davacı …’nin destek süresinin ise 6 sene olacağının kabul edildiği anlaşılmıştır.

Destekten yoksun kalma tazminatı, ölenin sağ kalan çocuklarının yaş, cinsiyet, askerlik süreleri, evlenme yaşı ve eğitim durumları gibi bir özel durumları dikkate alınarak, konusunda uzman bilirkişi raporu ile destek ve muhtaçlık yaş sınırı tespit edilmelidir.

Olay tarihinde davacı çocuklar … 10, … ise 14 yaşında olup; yaş, cinsiyet ve eğitim durumları gözetilerek destek zararlarının buna göre dosya içeriğine göre hesaplanmamış olması doğru olmamış, kararın bu yönden bozulması gerekmiştir.

Y. 4. HD., 2016/14662 E., 2019/864 K.
error: Content is protected !!