Dolandırıcılık Suçuna İlişkin Özet Bilgiler ve Örnekler

Genel Bilgiler

Türk Ceza Kanununun Malvarlığına Karşı Suçlar bölümünde düzenlenen dolandırıcılık, basit veya nitelikli olmasına göre farklı alt ve üst sınırlarda cezaları gerektiren bir suçtur.

Dolandırıcılık suçunda mağdurun malvarlığı değerleri hedef alınmaktadır. Bu bir taşınır ya da taşınmaz olabileceği gibi, alacak hakkı dahi olabilir.

Suçun faili herkes olabilmekle birlikte, failin suça aracı olması amacıyla büründüğü sıfat aşağıda açıkladığımız üzere cezayı arttıran bir nitelikte olabilir. Failin aldattığı kişinin ise malvarlığı zarar uğratılan kişi olması zorunlu değildir. Zarara uğrayan kişinin atadığı temsilcinin kasıtlı olarak yanıltılması bu duruma örnektir. Ayrıca belirtelim ki suçtan yarar gören kişinin de fail olması zounlu değildir.

Suçun ayırt etme gücünden yoksun kişilere karşı işlenmesi durumunda dolandırıcılık değil, hırsızlık suçu oluşmuş olur. Örneğin küçük bir çocuğa büyük para verileceği vaadiyle telefonunun alınması halinde dolandırıcılık değil, hırsızlık suçu söz konusudur. Temyiz kudretinden tamamen yoksun olmamakla beraber, algılama yeteğinde zayıflık olan kişilere karşı suçun işlenmesi halindeyse hırsızlık değil, nitelikli dolandırıcılık vardır.

Güveni kötüye kullanma suçundan farkı ise dolandırıcılıkta mağdurun iradesinin hileyle sakatlanmış olmasıdır. Örneğin bir otelde vale olarak çalışan görevlinin ziyaretçilerden birinin arabasını teslim aldıktan sonra kaçırması durumunda güveni kötüye kullanma suçu söz konusu olur.

Basit dolandırıcılık suçunu işlediği sabit olan kişiye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası verilir. Uzlaşma hükümleri basit dolandırıcılık suçunda uygulanabilir olsa da, cezanın arttığı nitelikli dolandırıcılık suçlarında uzlaşmak mümkün değildir.

Cezayı Fazlalaştıran Nitelikli Dolandırıcılık Halleri

Suç, aşağıda sayılan niteliklere de sahipse üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezasına hükmolunur. Ayrıca kamu görevlileriyle ilişkisinin olduğundan söz ederek belli bir işin gördürüleceği vaadiyle aldatarak, başkasından menfaat temin eden kişiye de bu alt ve üst sınırlar uygulanır.

Dini inanç ve duyguların istismar edilmesi: Cinci hocalar, muskacılar buna örnek olabilir.

Kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum veya zor şartlardan yararlanmak: Pahalı olan bir ilacı hastaya ucuza satma vaadiyle kandırmak bu duruma örnektir.

Kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak: Sarhoş ya da ilaç etkisi altındaki birinin hileli davranışlarla kandırılması gibi.

Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması: Bu halin cezayı arttırıcı neden yapılma sebebi ilgili kurumların toplumda yarattığı güvenin suistimal edilmesinin önüne geçmektir.

Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak: Bu durumda hapis cezasının alt sınırı dört yıldan ve adli para cezası elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.

Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle: Sahte çek kullanılması bu hale örnektir. Bu şekilde işlenen suçlarda da hapis cezasının alt sınırı dört yıldan ve adli para cezası elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.

Basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle: Bu da bir nitelikli hal olmakla birlikte Yargıtay her ilanın nitelikli dolandırıcılık yaratmayacağı görüşündedir.

“… Gazetede sahibinden satılık eşya ilanında, eşya tanıtılmadan soyut bir bilgilendirme üzerine verilen telefondan yapılan arama ile gelişen aldatmada, gazeteye verilen ilanın failin sadece şikayetçiye ulaşmasına yardımcı olduğu, hileli hareketlerin gerçekleştirilmesi ve şikayetçinin aldatılmasında bir kolaylık sağlamadığı hallerde, ‘basit dolandırıcılık’, ilanda eşya gerçeğine aykırı olarak tanımlanıp, orjinalinden daha ucuza gösteriliyorsa, teşhir ve gösterim üzerine mağdur yanıltılmışsa nitelikli dolandırıcılık suçu söz konusu olacaktır…”

Y. 15. CD. E.2012/8031 K.2014/1594

Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında: Failin sıfatından kaynaklanan bir nitelikli haldir. Dikkat edilmesi gereken husus kişinin bu faaliyetler kapsamında suçu işlemiş olmasıdır. Yoksa bir tacirin kişisel amaçlarla işlediği dolandırıcılık suçu yine basit dolandırıcılık olmaya devam eder.

Serbest meslek sahibi kişiler tarafından, mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle: Kanunda avukatlar kamu görevlisi olarak kabul edilmiş olsa da, Yargıtay, avukatları görevi kötüye kullanmaktan değil de bu hükme dayanarak nitelikli dolandırıcılıktan mahkum edebilmektedi

Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla: Bu durumda da hapis cezasının alt sınırı dört yıldan ve adli para cezası elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.

Sigorta bedelini almak maksadıyla: Sigorta edilen eşya üzerindeki sigortalatma tarihinden evvel gerçekleşen bir hasarı sigorta bedelini almak amacıyla sonradan gerçekleşmiş gibi göstermek bu davranışa örnektir. Alt sınırın dört yıldan az olmaması ve adli para cezasının menfaatin iki katından olmaması hususu burada da geçerlidir.

Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta yada kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi: Bu durumda da hapis cezasının alt sınırı dört yıldan ve adli para cezası elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.

Suçun Örgüt Faaliyeti İçinde Veya En Az Üç Kişiyle Birlikte İşlenmesi

Örgüt faaliyeti altında dolandırıcılık yapılması halinde faillere verilecek ceza bir kat artacaktır. Yukarıda sayılan nitelikli haller sebebiyle cezada daha önce artırım yapılmış olsa bile bu unsur gerçekleşmişse tekrar artırım yapılır. Örgüt söz konusu olmasa bile suç en az üç kişi tarafından işlenmişse cezada yine artırım yapılır fakat bu sefer yarı oranında artacaktır.

Cezayı Azaltan Nitelikli Hal

Failin, bir hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil etmek için dolandırıcılık yapması halinde verilecek ceza altı aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır. Görüldüğü üzere bu ihtimalde hapis cezasına ve adli para cezasına beraber hükmedilmemekte, ikisinden birisi tercih edilmektedir. Ayrıca şikayete tabi bir suç olduğundan mağdurun şikayette bulunmaması veya yaptığı şikayeti geri çekmesi ihtimalinde fail yargılanmaz. Basit ve cezayı artıran nitelikli dolandırıcılıktaysa mağdur şikayetini geri çektiğini bildirse bile yargılamaya devam olunur.

Örnek Kararlar

Mağdurun Algılama Yeteneğinin Zayıflığından Faydalanmak

“… Sanığın, katılana faturalarını kendi ödeyeceğini söyleyip internet abonesi yapmak istemesi üzerine, katılanın benim param yok dediği, sanığın ise sen abone ol evrakları imzala faturaları ben ödeyeceğim ayrıca bilgisayar vereceğim dediği, sonrasında faturaları ödemediği katılanın kullanmadığı internet aboneliği için 2000 TL fatura geldiği ve bilgisayarı da katılana vermediği bu suretle dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; sanığın eylemini gerçekleştirdiği iddia edilen tarihte, katılanın zihinsel olarak hasta olduğuna dair sağlık raporu mevcut olup ve olayın gelişimi de dikkate alındığında, sanığın eyleminin, 5237 Sayılı TCK’nın 158/1-c maddesinde düzenlenen kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken…” Y. 15. CD., 2019/10074 E., 2019/15606 K.

Önceden Doğan Borç İçin Yapılan Hileli Davranışlar

“… Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.03.1998 tarih ve 6/8-69 sayılı kararında açıklandığı üzere, önceden doğmuş bir borç için hileli davranışlarda bulunulması hâlinde, borç hileli davranışlar sonucu doğmayacağından dolandırıcılık suçunun oluşmayacağı; katılanın beyanlarından ve mahkemenin kabulünden, önceden doğan borç sebebiyle suça konu belgenin imzalanıp verildiğinin anlaşılması karşısında, dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, sanık hakkında bu suçtan beraat yerine mahkûmiyet hükmü kurulması, Yasaya aykırı…” Y. 11. CD., 2017/14093 E., 2019/8616 K.

Haksız Menfaat Unsurunun Sağlanmaması

“…Dolandırıcılık suçunun maddi unsurlarından biri olan hileli davranış sonucunda, sanığın kendisi veya bir başkasının yararına haksız menfaat sağlamasının gerektiği; somut olayda, doktor ve eczacı sanıklar ile sanık … arasında iştirak iradesi bulunduğuna yönelik herhangi bir delil elde edilemediğinden bahisle bu sanıklar hakkında atılı suçlardan beraat kararı verilmesine karşın, hasta kabul görevlisi olarak çalışan ve sahte belgelere istinaden düzenlenen reçetelerin kuruma fatura edilmesi sürecinde yer almayan sanığın, ne şekilde kendisi veya başkası yararına haksız menfaat sağladığı karar yerinde tartışılmadan, eksik araştırma ve inceleme neticesinde yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulması… Bozmayı gerektirmiş…” Y. 11. CD., 2016/7736 E., 2019/9428 K.

Üzerinde Rehin veya Haciz Olan Aracın Satılması

“…Sanık …’un annesi sanık …’a ait aracın satışı için katılanlar ile anlaşıp 30.500 TL parayı kardeşi …’un hesabına gönderttiği ve katılanların kardeşine satış için noterden vekaletname verdiği, satış işleminin araç üzerinde rehin ve haciz işlemi olduğundan gerçekleştirilemediği, sanığın parayı ve aracı teslim etmediği bu suretle sanıkların dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda;
1-Sanıklar … ve … hakkında verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde;
Sanıkların savunması, katılan beyanları ile tüm dosya kapsamından, sanıkların savunmasının aksine, her türlü şüpheden uzak, mahkumiyetine yeter delil bulunmadığından, sanıklar hakkında bu gerekçeyle verilen beraat hükümlerinde bir isabetsizlik görülmemiştir…” Y. 15. CD., 2019/10400 E., 2019/15603 K.

Sahte Çek Kullanılmasının Nitelikli Hal Sayılması

“… Sahte çek kullanılmak suretiyle dolandırıcılık suçunun işlendiğinin iddia olunması karşısında; suçun sübutunun kabulü halinde eylemin 5237 sayılı TCK’nun 158/1-f maddesinde belirtilen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturacağı gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması, yasaya aykırı…” Y. 11. CD., 2017/13877 E., 2019/9284 K.

Dolandırıcının Kendisini Memur Olarak Tanıtması

“…Sanık ve temyiz dışı sanık … ile birlikte işyerlerini arayıp kendilerinin zabıta memuru olduğunu söyleyip 190 TL para istedikleri, bir süre sonra işyerine giderek abimle konuşmuşsun, emaneti almaya geldim dediği, müştekinin şüphelenerek zabıta müdürlüğünü aradığı ve polise ihbar ettiği, olay yerinden ayrılan sanık …’ın yanında … olduğu halde yakalandıkları ve sanığın müştekilere karşı atılı dolandırıcılık suçunu işledikleri iddia edilen olayda;
Müştekileri telefonla arayan şahısların kendisini zabıta olarak olarak tanıttığının iddia edilmesi karşısında, sanıklara isnat edilen eylemin 5237 sayılı TCK’nın 158/1-L maddesinde öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken…” Y. 15. CD., 2019/9903 E., 2019/15575 K.

“… Katılanın, suç tarihinde kendisini başkomiser olarak tanıtan kişi tarafından aranıp, kredi kartı hesaplarına girildiği, şahsın ergenekoncu olabileceği, hemen kredi kartındaki paranın hesaptan çekilerek kendisinin vereceği bir numaraya yatırması ve parayı iade edecekleri söylenip, eşi olan tanık Yeşim Sarı ile telekonferans sistemi ile görüştürülüp, tanığa da eve emniyetten şahısların geldiğini söylettikleri, duruma inanarak 4.400 TL parayı sanık …’nin hesabına yatırmasının sağlandığı, bu suretle dolandırıcılık suçunun işlendiğinin iddia edildiği olayda; eylemin, 5237 sayılı TCK’nın 158/1-L maddesinde öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesinde zorunluluk bulunmas…” Y. 15. CD. 2019/10206 E., 2019/15499 K.

Bilişim Sistemlerinin Kullanılması

“…Sanık …’nın eylemin ifası sırasında bilişim sisteminin araç olarak kullanılması nedeniyle, sanığın eyleminin TCK’nın 158/1-f maddesinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, aynı Kanunun 157. maddesinde yer alan basit dolandırıcılık suçundan hüküm kurulması, Kanuna aykırı olup…” Y. 15. CD., 2019/10097 E., 2019/15591 K.

Basit Dolandırıcılıkta Uzlaşma Hükümleri

“…CMK’nin 253/1. maddesi uyarınca, 5237 sayılı TCK’nin 157/1. maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunun uzlaşma kapsamına alınması karşısında; 6763 sayılı Kanun’un 253. maddesinde belirtilen esas ve usüle göre uzlaştırma işlemi yerine getirildikten sonra, söz konusu ilam esas alınarak TCK’nin 58. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılmaması… Yasaya aykırı, sanık müdafinin temyiz sebepleri bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan…” Y. 11. CD., 2017/8434 E., 2019/9321 K.

error: Content is protected !!