Akraba Evliliği ve Diğer Evlenme Engelleri ile Sonuçları

Evlenmeye engel olan haller Medeni Kanun’da ve Evlendirme Yönetmeliği’nde sayılmıştır. Bu yazıda akraba evliliği başta olmak üzere evliliğe engel olan haller ile yaptırımları üzerinde durulmuştur.

1- Akraba Evliliği (Hısımlık)

Şu kimseler arasında evlenme yasaktır:

  • Üstsoy ile altsoy arasında evlilik yapılamaz. Üstsoy anne ve baba ile onların anne ve babalarını ifade ederken, altsoy çocukları ve onların çocuklarını ifade etmektedir. Aynı şekilde kardeşlerin evlenmesi de mümkün değildir. Amca, teyze gibi üçüncü dereceden akrabalık bağı bulunan kişilerle de evlilik yapılamaz.
  • Kayın hısımlığı bulunulan kişinin üst ve altsoyu ile evlenmek de yasaktır. Boşanma, ölüm gibi bir nedenden ötürü evlilik sona erse de kayın hısımlığının devam ettiği kabul edilir.
  • Evlat edinen kişiyle evlatlık olan kişi arasında evlilik kurulamaz. Aynı durum bunların altsoyu ve üstsoyu için de geçerlidir.

Ancak akraba evliliği yukarıda sayılan durumların haricinde yasak değildir. Örneğin kuzenlerin veya üvey kardeşlerin evlenmelerinin önünde hukuki bir engel yoktur. Yarım kan kardeşlerinin evliliği ise mümkün değildir.

Sonucu: Evlenmeye engel olacak derecede akrabalığın söz konusu olduğu hallerde evlilik mutlan butlanla sakat olacaktır.

Akrabayla Evlilik Yasağı
Dördüncü dereceden kan hısımları arasında evlenme engeli yoktur. Dolayısıyla kuzenlerin evlenmesi Türk hukukunda mümkündür.

2- Önceki Evlilik

2.1. Evli olmak: Nüfus kaydında evli olarak görünen kişinin bir başkasıyla evlenmesi yasaktır. Başvuru yapılırken önceki evlilik bir şekilde son bulmuşsa, evlenme engeli ortadan kalkacaktır. Ancak yine de, evliliğin sona erdiği aile kütüğünden anlaşılmadığı sürece evlenilemez.

Sonucu: Buna rağmen bir şekilde evliliğin gerçekleşmesine ihtimalinde eşlerden biri önceden zaten evli olduğundan ikinci evlilik mutlak butlanla sakat olacaktır.

2.2. Gaiplik durumunda: Gaip olan kişinin eşi evliliğin feshini gerçekleştirmedikçe tekrar evlenemez. Kaybolanın eşi evliliğin feshini, gaiplik başvurusuyla birlikte veya ayrıca açacağı bir dava ile isteyebilir.

Sonucu: Buna rağmen bir şekilde evliliğin gerçekleşmesine ihtimalinde eşlerden biri önceden zaten evli olduğundan ikinci evlilik mutlak butlanla sakat olacaktır.

2.3. Kadın için bekleme süresi: Buna iddet müddeti de denmektedir. Evliliğin sona ermesinden itibaren üçyüz gün geçmedikçe kadın, bir başkasıyla evlenememektedir. Bunun sebebi soybağındaki uyuşmazlıkların önüne geçmektir. Gaiplik sebebiyle evliliğin feshi söz konusuysa iddet müddetinin uygulanmaması gerektiği kanaatindeyiz. Ayrıca doğum gerçekleşirse bu süre her halde ortadan kalkar.

Eğer kadının hamile olmadığı tespit edilirse bu sürenin kaldırılması mümkündür. Aynı şekilde yeniden evlenilmek istenen kişi önceki eş ise yine süre kaldırılır.

Sonucu: Buna rağmen bir şekilde kadının bekleme süresi bitmeden evlenmesi halinde, evliliğin butlanı söz konusu olmamaktadır.

3- Sağlık Raporunun Bulunmaması

3.1. Akıl hastalığı halinde: Evlenmelerinde tıbbi bir sakınca bulunmadığı müddetçe evlenebilirler. Ancak böyle bir sakıncanın bulunması evlenme engelidir.

Sonucu: Eşlerden birinde evlenmeye engel olacak biçimde akıl hastalığının bulunması veya sürekli bir sebeple ayırt etme kudretinden yoksunluk durumu mevcutsa, buna rağmen bir şekilde yapılmış olan evlilik mutlak butlanla sakat olacaktır. Ayırt etme gücünün sonradan kazanılması veya akıl hastalığının iyileşmiş olması durumlarında mutlak butlan bir nevi nisbi butlana dönüşecektir.

3.2. Evlenme Muayenesi Hakkında Nizamnamede öngörülen usul ve esaslar doğrultusunda sağlık raporu alınmaması: Umumi Hıfzıssıhha Kanunu m. 122 ve Evlendirme Yönetmeliği m. 15 gereği evlenecek tarafların önceden sağlık raporu almaları gerekmektedir. Buna göre frengi, belsoğukluğu gibi hastalıklara sahip olanların evlenmeleri yasaktır.

Sonucu: Eşlerin bu hastalıklara rağmen evlenmiş olmaları durumunda evliliğin butlanı söz konusu olmamaktadır. Yani her engel akraba evliliği gibi butlan sonucunu doğurmayacaktır.

4. Evlenme Yasağı Sebebiyle Açılan Dava

Evlenme engeline rağmen evliliğin gerçekleşmesi halinde mutlak butlanın söz konusu olduğu durumlarda ilgili olan herkes, her zaman evliliğin butlanı davası açabilir. Ancak nisbi butlanın söz konusu olduğu durumlarda herkesin evliliğin iptalini isteme hakkı yoktur. Bu davayı eşler açabilir. Örneğin evlenmeye engel olacak kadar yakın akraba evliliği söz konusu ise ilgili herkes davacı olabilecekken, ayırt etme gücü yokken evlenen kişinin sonradan tekrar temyiz kudretini kazanması ihtimalinde butlan davasında sadece kendisi davacı olabilecektir.

Aile hukuku veya başka bir hususla ilgili avukat hizmeti almak için “Online Hukuki Danışma” kısmında yer alan formu doldurabilirsiniz. Aynı gün içinde geri dönülmektedir.

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Content is protected !!