Gaiplik Davası ve Gaipliğin Miras ve Evliliğe Etkisi

Gaiplik, kayıp kişiler hakkında uygulanan ve çoğu açıdan bu kişiler vefat etmişlercesine sonuçlar doğuran bir hukuki kurumdur. Uzun süredir kayıp olan kişinin özellikle evliliğinin devam edip etmeyeceği, çocuklarının veya diğer mirasçılarının mirası paylaşıp paylaşamayacağı hususu medeni hukuk açısından önem arz etmektedir. Bu nedenle bu yazıda gaiplik davası, ölüm karinesinden farkı ve gaiplik kararının mirasçılığa ve evliliğe olan etkisi üzerinde durulmuştur.

Gaiplik Davası Ne Zaman Açılabilir?

Gaiplik davası açmak için, dayanılan sebebe göre belli süreler beklenmelidir. Öyle ki kayıp kişi kaybolduğu sırada ölüm tehlikesi içinde bulunuyor olabilir. Ya da ölüm tehlikesi bulunmasa dahi çok uzun süredir kendisinden haber alınamıyor olabilir. Dolayısıyla somut duruma göre kimi zaman bir sene beklemek yeterliyken kimi zaman bu bekleme süresi beş seneye kadar çıkmaktadır. İlgili kanun hükmü şu şekildedir: “Gaiplik kararının istenebilmesi için, ölüm tehlikesinin üzerinden en az bir yıl veya son haber tarihinin üzerinden en az beş yıl geçmiş olması gerekir.”

Ölüm tehlikesi içinde kaybolma durumunda daha kısa bir süre öngörülmüş olduğundan bu sebeple sıkça dava açılabilmektedir. Fakat iddiaların soyut kalması durumunda davalar reddedilebilir:

Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; gaipliğine karar verilen …’nın 1985 yılının Haziran ayı içerisinde … … Bankası’na yatan maaşını almak için evden ayrıldığı, kendisinden bir daha haber alınamadığı iddia edilmiş, ancak adı geçenin sözkonusu bankada hesabının olduğu ve kişinin kayıp olduğu hususunda Cumhuriyet başsavcılığına müracaatta bulunulduğu iddialarının ispatlanamadığı anlaşıldığından, …’nın ölümü hakkında kanunda öngörülen “kuvvetli olasılığın varlığı” kanıtlanamamıştır.

Y. 8. HD., 2018/11269 E., 2018/14768 K.

Ayrıca belirtelim ki kaybolanın gaipliğine karar verilmeden önce ilan yoluyla duyuru yapılması gereklidir. Kaybolan kişi gaiplik davası sonuçlanmadan ortaya çıkar veya kendisinden herhangi bir şekilde haber alınırsa ya da öldüğü tespit edilirse gaiplik istemi düşer.

Gaiplik ve Ölüm Karinesi Farkı

Gaiplik kararı, ölümü hakkında kuvvetli olasılık bulunan kişi hakkında verilmektedir. Ancak kuvvetli olasılık ile kesin gözle bakmanın farklı olduğu unutulmamalıdır. Kişi ölüm tehlikesi içinde kaybolmuş olsa bile bu onun kesinlikle öldüğü anlamına gelmez. Eğer ölümün şüphesiz olduğunu gösteren bir durum varsa gaiplik davası açılmasına gerek yoktur. Zira bu ihtimalde Medeni Kanunun diğer hükümlerine göre ölüm karinesi uygulanacak ve vücut bulunamamış olsa bile kütüğe ölü kaydı düşülebilecektir.

Örneğin kaza yapıp infilak eden bir yolcu uçağında bulunduğu tespit edilen kişinin vücudu bulunamamış olsa da ölümü kesin sayılabileceğinden gaiplik davası açılmasına gerek yoktur; bu kişi hakkında mülki amir tarafından ölü kaydı düşülebilecektir.

Gaiplik kararının verilmesi ise mahkemede dava açma yoluyla olur. Mülki amirin bu konuda bir yetkisi yoktur.

Kaybolan Kişi Hakkında Kimler Gaiplik Davası Açabilir?

Hukuki menfaati bulunan herkesin bu davayı açması mümkündür. Dolayısıyla kaybolanın mirasçıları terekeden pay alacağından bu kişilerin ve evliliği sona ereceğinden kaybolanın eşinin davacı olması mümkündür. Kimi durumlarda Hazine de mahkemeden gaiplik kararı verilmesini isteyebilir.

Hakları ölüme bağlı olanların başvurusu üzerine şartları varsa gaiplik kararı verilebileceğinden, dosya kapsamından davacıların murisinin de paydaş olduğu taşınmaz maliklerinden “…… …,……”in gaipliğine karar verilmesi halinde davacıların TMK’nin 713/2.maddesindeki haklarını kullanmalarının verilecek gaiplik kararına bağlı olduğu da dikkate alındığında davacıların gaiplik kararı verilmesini istemelerinde korunmaya değer hukuki yararlarının bulunduğu anlaşılmakla işin esasının incelenmesi gerekirken, Mahkemece davanın hukuki nitelemesinde yanılgıya düşülerek davanın usulden reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Y. 8. HD., 2018/15738 E., 2019/369 K.

Gaiplik Davasında Usule İlişkin Hususlar

Gaiplik davası çekişmesiz yargı işlerindendir. Dolayısıyla yargılama usulü basit yargılama usulü olacaktır. Yetkili mahkeme ise kayıp kişinin en son yerleşim yeridir.

Kişi Türkiye’ye hiç yerleşmemişse nüfus sicilinde kayıtlı olduğu yerde bulunan mahkeme yetkilidir. Böyle bir kayda da rastlanmıyorsa anne ve babasının bulunduğu yer yetkilidir. Kaybolan yakınlarının bu hususa dikkat ederek, vekille temsil edilmek isteniyorlarsa anlaştıkları avukatın yetkili mahkeme çevresinde olup olmadığına dikkat etmeleri faydalarına olacaktır.

Gaiplik Kararının Sonuçları

Gaiplik kararı, hukuki olarak ölüme yakın sonuçlar doğurur. Peki bu hukuki sonuçlar kararın verilmesi anından itibaren mi, yoksa kaybolma tarihinden itibaren mi sonuç doğurmalıdır? Uygulamada ve doktrinde baskın olarak kabul edildiği üzere kaybolanın kendisinden son haber alındığı tarihten itibaren başlamak üzere, geriye yönelik hüküm doğurur. Kanaatimizce özellikle uzun süreden beri haber alınamayanlar için böyle bir kuralı kabul etmek istenmeyen sonuçlara yol açabilir.

Evlilik: Kaybolan Kişinin Eşi Evliliği Feshedebilir mi?

Gaiplik, evliliği kendiliğinden sona erdirmemektedir. Ancak kaybolanın eşi, evliliğin feshini, gaiplik davası ile birlikte veya ayrı bir dava ile isteyebilmektedir. Bu durumda mal rejimi tasfiye edilirken, rejimin son gününün evliliğin feshedildiği tarih mi yoksa kişiden en son haber alınan tarih mi olacağı hususu çözülmelidir. Gaipliğin sonuçları kişiden en son haber alma tarihinde doğmak üzere geriye etkili olsa da, gaiplik kararı evliliğin feshini kendiliğinden gerçekleştirmediğinden ve de butlan halinde dahi evliliğin sona ermesi ileriye yönelik ifade ettiğinden mal rejiminin evliliğin fesih tarihinde sona erdiği kanaatindeyiz.

Gaibin Mirası: Kaybolan Kişinin Mirası Açılabilir mi?

Kaybolan kişinin mirasçıları gaibin terekesinden paylarına düşeni alabilirler. Ancak bunun için öncelikle gaiplik kararı alınmalıdır ve de mirasçıların belli bir süreliğine teminat göstermeleri gerekebilir. Bu güvence süresi ölüm tehlikesiyle kaybolanlarda farklı, uzun süreden beri kendisinden haber alınamayanlarda farklıdır. Ancak bu süreler her halde gaibin en çok 100 yaşına varmasına kadar olacaktır. Hukukumuzda bu sınırın neden 100 yaş olduğuna dair net bir açıklama yoktur ancak bir sınır öngörülmüş olmasını hakkaniyete uygun buluyoruz.

Yine de mirasçıların göstermesi gereken teminat süresi geçmiş olsa da gaibin ortaya çıkması durumunda mirasçılardan mallar geri istenebilir. Bu geri isteme zilyetlik hükümlerine göre olacaktır. Yani iyiniyet – kötüniyet değerlendirilmesi yapılmalıdır.

Gaibin hiçbir mirasçısı yoksa tüm mallar devlete yani Hazine’ye geçecektir. Eğer bir yanlışlık sonucu gaibin mirasçıları olmasına rağmen Hazine’ye mallar geçmişse bunun dava açılarak geri istenmesi mümkündür:

“…ketmi verese (mirasçılığın gizlenmesi) davalarında uyuşmazlığın çözümü, hasımlı veraset ilamı alınmak üzere açılacak bir dava sonucu, mirasbırakanın tüm mirasçılarının belirlenmesi ve davacının bu mirasçılar arasında yer alıp almadığının saptanmasına bağlıdır.
Somut olaya gelince; davacıların mirasçılığını gösteren ve karara dayanak alınan … 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/1483 Esas, 2015/349 Karar sayılı veraset ilamı hasımsız alınmış olup, mirasçılık belgelerinin aksi sabit oluncaya kadar geçerli olduğu gözetilerek bu konudaki uyuşmazlığın Hazine’nin taraf olduğu hasımlı bir veraset ilamı alınarak açıklığa kavuşturulması zorunludur.
Ne var ki, davacılar tarafından dosyaya hasımlı veraset ilamı sunulmadığı gibi kendilerine hasımlı veraset ilamı almaları için imkan da tanınmamıştır.
Hâl böyle olunca; davacılara Hazine’nin taraf olarak yer alacağı hasımlı veraset ilamı almaları için kendilerine imkan tanınması, alınacak hasımlı mirasçılık belgesinde davacıların mirasçı oldukları ve taraf ehliyetlerinin bulunduğu belirlendiği takdirde işin esasının incelenmesi ve sonuca göre karar verilmesi gerekirken…”

Y. 1. HD., 2016/10159 E., 2019/3318 K.

Gaibe Düşen Miras

Kaybolan kişinin kendisi mirasbırakan değil de mirasçı olabilir. Bu durumda gaibin mirasçıları, miras payının kendilerine teslim edilmesini isteyebilir.

Gaibin Hem Mirasbırakan, Hem Mirasçı Olması

Bu durumda gaibe düşecek miras payı kendilerine kalacak olanlar, ayrıca bir gaiplik davası açmak zorunda kalmaksızın miras payının kendilerine teslim edilmesini isteyebilirler.

Avukata Verilecek Vekaletname Özel Yetki İçermeli Midir?

Gaiplik davası, her ne kadar kişinin şahsı üzerinde büyük etkiler doğuran bir dava olsa da bu etkiler vekalet veren kişi üzerinde doğmamaktadır. Dolayısıyla avukata genel dava vekaletnamesi verilmesinin yeterli olacağı görüşündeyiz. Elbette vekaletname metni içerisinde özellikle bu hususa ilişkin bir yetki verilmesinin de herhangi bir zararı yoktur.

error: Content is protected !!