Hakkımda

İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunuyum ve İstanbul Barosuna kayıtlı olarak Maltepe’de bulunan büromdan avukatlık hizmeti vermekteyim.

istanbul avukat

A. Sahip Olduğu Yükümlülükler Açısından Avukat

Avukatın yükümlülükleri sadece müvekkiline karşı değildir. Avukatlık mesleğinin kendisine, meslektaşlarına ve diğer yargı mensuplarına karşı da yükümlülükleri bulunmaktadır. En çok öne çıkanları şunlardır:

1. Özen Yükümlülüğü

Avukat, özen yükümlülüğü kapsamında bir takım sorumluluklara sahiptir. Örneğin müvekkilin işi görülürken amaca en uygun yolu seçmeli. Gerektiğinde onu aydınlatmalıdır.

Kazanılma imkanı olmayan davanın hiç açılmaması uygun olacaktır. İş sahibi olan müvekkili bu fikirden vazgeçirme görevi avukatındır.

Avukat, müvekkilin sözle verdiği bilgilerle yetinmemeli, mutlaka ilgili yazılı belgeler incelenmelidir. Müvekkil önemsiz olduğunu düşündüğü bilgileri paylaşmamış olabilir. Bunları sormak ve ilgili belgeleri istemek avukatın görevidir. Gerekli belgeleri istediğini kanıtlaması gereken taraf avukattır. Keza teslim edilen değerlerin teslim edildiğini de o ispatlamalıdır.

Avukat zamanının olmadığı veya hakkında yeterli bilgiye sahip olmadığı bir konuyla karşılaştığı durumda işi kabul etmemelidir. Yaptığı işle ilgili mevzuatı bilecek ve değişiklikleri takip edecektir.

2. Sır Saklama Yükümlülüğü

Avukat, iş sahibi müvekkilinden öğrendiği bilgileri sonsuza kadar sır olarak saklamakla yükümlüdür. Ancak müvekkil sırrın açıklanmasına rıza vermişse veya kendi aleyhine açılmış bir davada kendisini savunması bilgilerin paylaşılmasını gerektiriyorsa sır saklama yükümlülüğü kalkar.

3. İşi Ret Yükümlülüğü

İş sahibinin haksız olan işleri reddedilmelidir. Ayrıca aynı işe ilişkin karşı tarafa sadece görüş bildirilmiş olsa dahi iş yine reddedilmelidir.

4. Avukatın Reklam Yasağı

Hukukumuzda avukatların reklam faaliyetinde bulunması yasaklanmıştır. Avukatlığın kamu hizmeti niteliğinde olmasının zaten reklamı gereksizleştirdiği savunulmaktadır.

Elbette avukatın kendini tanıtması için bazı özgürlükleri olacaktır. Tabela asmak, kartvizit bastırmak veya internet sitesi açmak bunlara örnek gösterilebilir. Ancak bunların hiçbirinde kendini “en iyi avukat” gibi bir sıfatla tanıtmamalı, kendini açıkça diğer meslektaşlarından üstün tutmaya yönelik sözlerden kaçınmalıdır.

Anahtar kelimelere yönelik arama motoru optimizasyonu yapılarak kimi hukuki konularda yapılan aramalarda öne çıkmak hukuka aykırı olmayacaktır. Örneğin boşanma davası, boşanma avukatı, istanbul avukat gibi anahtar kelimelerin sıkça kullanılması yoluna başvurulduğu görülmektedir. Ancak para karşılığı reklam vererek ilk sayfada görünmeye çalışmak hukuka aykırı olacaktır.

Reklam yasağına aykırı fiili tespit edilen avukat uyarılacak, eğer durum tekrarlanırsa disiplin cezası verilebilecektir.

5. Meslektaşlarına Yönelik Sorumluluklar

5.1. İlk avukata yazılı bilgi verme

Müvekkil adayının önceden bir başka avukatla zaten anlaşmış olması durumunda ilk avukata durum bildirilmelidir. İlk avukatın yazılı oluru varsa veya bir hafta içinde cevap verilmemişse ikinci avukat işin takibine katılabilecektir.

5.2. Karşı tarafın avukatıyla görüşme

Karşı tarafın da avukatı varsa karşı tarafla yapılan görüşmeler sadece onun avukatı vasıtasıyla yapılacaktır. Eğer yoksa bizzat karşı tarafla iletişim kurulması mümkündür ancak buna da zorunlu durumlarda başvurulmalıdır.

istanbul anadolu avukat

6. Baroya Karşı Yükümlülükler

İlk zamanlarda ücret alınmaksızın yapılan onursal bir iş olarak kabul edilen avukatlık hizmeti, zamanla ücret karşılığı yapılan bir işe dönüşmüş ve tam anlamıyla bir meslek haline gelmiştir. Öyleki mesleki örgütlenmeleri dahi köklü bir tarihe dayanmaktadır. Ülkemizde bu örgütlenme görevini günümüz itibariyle barolar üstlenmektedir. Bu barolar illerde bulunmaktadır. Örneğin Kartal adliyesi sebebiyle avukat sayısı bakımından yoğun bir ilçe olsa da ayrı bir barosu bulunmamaktadır. Kısacası İstanbul avukatları İstanbul Barosuna bağlı olacaktır. Barolar, kendiliğinden veya şikayet halinde denetim yapabilmekte, kanuna ve/veya meslek kurallarına aykırı bir eylemin tespiti halinde yaptırım uygulayabilmektedir.

6.1. Levhaya yazılma

Avukat, faaliyet gösterdiği ilin baro levhasına kayıtlı olmalıdır. İstanbul avukat çokluğu sebebiyle sayısal anlamda dünyanın en büyük barosudur. İstanbul Barosu’na kayıtlı olan avukat elbette diğer illerde de mesleki faaliyet gösterebilir. Ancak şehir dışındaki faaliyeti süreklilik arz etmemelidir.

6.2. Belli durumlarda baroya bilgi verme

Meslek Kuralları ve Avukatlık Kanunu bazı durumlarda avukatın barosuna bilgi vermesini zorunlu tutmuştur. Bunlara örnek olarak şunları gösterebiliriz:

Avukatın mesleki çalışmasından ötürü kendisine karşı dava açılmışsa bunu baroya bildirmelidir. Böylece uyuşmazlık baronun öncülüğünde sulh edilerek çözülebilecek veya gerekirse disiplin soruşturması açılabilecektir.

Avukat, meslektaşının davranışlarıyla ilgili şikayetlerini kamuya açmamalıdır. Bu şikayetler yalnız barolara yapılabilir.

Müvekkil ile avukat arasında doğan ücret uyuşmazlıklarına dair dava açmadan önce baroya bu husus hakkında bilgi verilmelidir. Yönetim kurulu bu uyuşmazlıkta arabulucuk görevini üstlenebilecektir.

6.3. Baroya karşı diğer yükümlülükler

Baroya karşı da bir çok yükümlülük bulunmakla beraber örnek vermek gerekirse avukat, genel kurul toplantılarına katılmalı; yıllık keseneğini ödemeli; iki avukatın işi reddetmesi halinde baro başkanı tarafından atanması durumunda işi takip etmelidir.

B. Avukat Yardımının Zorunlu Olduğu Durumlar

Kimi ülkelerde avukat yardımı olmaksızın dava açılması mümkün değildir. Ülkemizde ise fiil ehliyetine sahip olan herkesin kendisiyle alakalı olan işi tek başına bizzat takip etme, gerekli belgeleri hazırlama hakkı vardır. Ancak savunmanın yapılmasında avukat yardımından faydalanılması, çoğu zaman hakkın gerektiği gibi savunulması için tek yoldur. Öyle ki hukuk eğitimi almamış kişi, hukukun hem maddi hem de usuli bilgilerinden yoksun olacağından geri dönmesi zor veya mümkün dahi olmayan hatalar yapabilecektir. Zira olaylara profesyonellikle yaklaşan hukuk eğitimi almış kişi, müvekkilin uyuşmazlığına duygusallıktan uzak yalın bir hukuki perspektifle yaklaşacak, somut duruma uygulanacak hukuk normlarını tespit edip hakime sunacaktır.

Yukarıda da belirttiğimiz gibi ülkemizde fiil ehliyetine sahip olan her kişi mahkemelerde kendisini bizzat temsil edebilmektedir. Yani kural olarak bir avukat ile çalışmak zorunluluğu da yoktur. Ancak Avukatlık Kanunu madde 35/3 hükmü buna iki istisna getirmiştir: ”…Türk Ticaret Kanununun 272 nci maddesinde ön görülen esas sermaye miktarının beş katı veya daha fazla esas sermayesi bulunan anonim şirketler ile üye sayısı yüz veya daha fazla olan yapı kooperatifleri sözleşmeli bir avukat bulundurmak zorundadır…” Bu hükme uymayan kuruluşlara idari para cezası verilmekte.

Bir diğer istisna ise zorunlu müdafilik hizmetidir. Üst sınırı en az beş yıl hapis cezasını gerektiren suçlarda şüpheli veya sanığın talebi olmasa bile müdafii görevlendirilecektir.

Hukuk Muhakemeleri Kanununun 80. maddesine göre de taraflardan biri davayı bizzat takip edecek yeterlilikte değilse, hakim ona kendisini vekil ile temsil etmesi için süre verir. Aksi takdirde bu tarafın yokluğu halindeki hükümlere göre işlem yapılacaktır.