Haksız Fiil Tazminatında Zamanaşımı Süresi – TBK 72

Haksız fiil tazminatında zamanaşımı, iki yıllık kısa ve on yıllık uzun sürelerle karşımıza çıkmaktadır. Haksız fiil aynı zamanda suç teşkil ediyorsa, o suç için öngörülen zamanaşımı süresi de dikkate alınır.

Haksız Fiilde İki Yıllık Zamanaşımı Süresi

Haksız fiile uğrayan kişi, zararı ve tazminat yükümlüsü kişinin kim olduğunu öğrendikten itibaren iki yıl içinde haksız fiil tazminatı talebini ileri sürmelidir. Öğrenme tarihi olay günüyle aynı olabileceği gibi farklı bir gün de olabilir.

  • “…davacının Karabağlar Kaymakamlığı Tüketici Hakem Heyeti Başkanlığının 01/11/2016 tarih ve 2016/13408 sayılı kararının sahte olduğunu, adı geçen Tüketici Hakem Heyetinin 08/06/2017 tarih ve 2017/863 sayılı yazısı ile öğrendiği, dava tarihi olan 25/09/2018 itibarıyla yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK’nın 72. maddesi uyarınca iki yıllık zamanaşımı süresinin henüz dolmadığı anlaşılmaktadır…” Y. 4. Hukuk Dairesi 2021/18401 E. , 2021/5877 K.

Zamanaşımı süresinin başlaması için zarar miktarının tam olarak öğrenilmesi zorunlu değildir. Tazmin edilebilecek bir miktarın olduğunu bilmek iki yıllık zamanaşımı süresini başlatır. Fakat zararda değişme meydana geliyorsa iki yıllık süre yeniden başlayacaktır.

Bedensel Zararlarda Haksız Fiil Tazminatı Zamanaşımının Başlangıcı

Bedensel zararlardan kaynaklanan haksız fiil tazminatlarında da, zarar ve tazminat yükümlüsünü öğrenildikten iki yıl sonra tazminat hakkı zamanaşımına uğrar. Fakat bedensel zarar gittikçe kötüleşiyorsa, bu durumda gelişen durum sebebiyle zamanaşımı süresi yeniden başlar.

  • “… Zamanaşımı süresinin işlemeye başlaması için, zarar gören tarafından failin yanında zararın da öğrenilmesi gerekir. Bedensel zararlarda, uğranılan zararın tespit edilebilmesi için, meydana gelen yaralanmanın niteliği de nazara alınarak, öncelikle zarar nedeniyle gerekli tedavi sürecinin bitmiş olması gerekir. Zira, tedavi devam ederken zarar gören kişinin sürekli ve geçici işgöremezlik durumu tam olarak tespit edilemez. Daha açık bir ifade ile, tedavi devam ederken kişinin yaralanma nedeniyle maluliyeti olup olmadığı ve varsa oranının ne olduğu tam olarak tespit edilemez. Ortaya çıkan zarar, kendi özel yapısı içerisinde, sonradan değişme eğilimi gösteriyor, kısaca, zararı doğuran eylem veya işlemin doğurduğu sonuçlarda (zararın nitelik veya kapsamında) bir değişiklik ortaya çıkıyor ise, artık “gelişen durum” ve dolayısıyla, gelişen bu durumun zararın nitelik ve kapsamı üzerinde ortaya çıkardığı değişiklikler (zarardaki değişme) söz konusu olacaktır. Böyle hallerde, zararın kapsamını belirleyecek husus, gelişmekte olan bu durumdur ve bu gelişme sona ermedikçe zarar henüz tamamen gerçekleşmiş olamayacağı için zamanaşımı süresi bu gelişen durumun durduğunun veya ortadan kalktığının öğrenilmesiyle birlikte işlemeye başlayacaktır.” Y. 4. Hukuk Dairesi 2021/3150 E. , 2021/2478 K.

Bedensel zararda zamanla artış olmadığı halde iki yıllık zamanaşımına süresine uyulmamışsa, bu durumda davalı taraf zamanaşımı def’ini ileri sürebilecektir.

  • “…Açıklanan ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında; kaza sonucu davacı ile birlikte 4 kişi yaralanmıştır. Kaza tarihinde yürürlükte olan 5237 sayılı TCK’ya göre zamanaşımı süresi 8 yıldır. Davaya konu trafik kazası 03.12.2010 tarihinde meydana gelmiş, dava ise 22.08.2019 tarihinde açılmıştır. Davalı taraf, davaya konu alacağın zamanaşımına uğradığı savunmasında bulunmuş olmasına rağmen, gerek UHH gerekse İHH, davacının zararı 23.03.2018 tarihli maluliyet raporuyla öğrendiği ve bu tarihten sonraki 2 yıl içinde davanın açıldığı gerekçesiyle, zamanaşımı savunmasına itibar etmemiştir. Oysa; davacının tedavi belgeleri incelenerek düzenlenen 23.03.2018 tarihli maluliyet raporunda, maluliyet belirlenmesine yol açan rahatsızlığın (sol kalçada ağrı ve hareket kısıtlılığı) 28.10.2011 tarihi itibariyle tespit edildiği açıkça ortaya konulmuş olup, sonraki tarihlerde tedavi gördüğü ya da maluliyetine neden olan rahatsızlığı ile ilgili bir artış olduğu da davacı yanca iddia edilmemiştir. Açıklanan nedenlerle; zararın kapsamının belli olduğu (davacı tarafından öğrenildiği) tarihin 28.10.2011 olduğu ve bu tarihten sonraki 2 yıl içinde dava açılmadığı gibi, KTK’nın 109/2. maddesindeki uzamış ceza zamanaşımı süresi içinde de davanın açılmadığı gözetilerek karar verilmesi gerekirken…” Y. 4. Hukuk Dairesi 2021/4765 E. , 2021/7355 K.

Haksız Fiilde On Yıllık Zamanaşımı Süresi

Mağdur, haksız fiile maruz kaldığı zaman zararı veya faili öğrenememiş olabilir. Böyle bir durumda uzun haksız fiil tazminatında uzun zamanaşımı uygulanacaktır. Haksız fiilden itibaren her halde on yıl içinde istenmeyen tazminat, zamanaşımına uğrar. Dolayısıyla örneğin:

  • Fiilin üzerinden dokuz yıldan fazla geçmiş ve mağdur, zararı ve faili yeni öğrenmişse 10 yıl tamamlanmadan tazminat istenmelidir.
  • Fiilin üzerinden üç yıl geçmiş ve mağdur, zararı ve faili eylem tarihinde öğrenmişse zamanaşımı süresi dolmuştur. Davalı zamanaşımı def’ini ileri sürebilir.
  • Fiilin üzerinden on bir sene geçmiş ve mağdur zararı ve faili öğrenememişse, zamanaşımı süresi yine dolmuştur.

Suç Teşkil Eden Haksız Fiillerde Zamanaşımı

Haksız fiilin suç teşkil ettiği durumlarda ceza davası için öngörülen zamanaşımı süresi daha uzunsa, haksız fiil tazminatının zamanaşımı da aynı şekilde uzar. Şöyle ki Türk Ceza Kanunu’nda belirtilen dava zamanaşımları:

  1. Fiil ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiriyorsa otuz yıldır. Kasten öldürme eyleminin töre saikiyle gerçekleştirilmesi buna örnektir.
  2. Fiil müebbet hapis cezasını gerektiriyorsa yirmibeş yıldır. Kasten öldürme eyleminin temel hali buna örnektir.
  3. Fiil yirmi yıl ve daha fazla süreli hapis cezasını gerektiriyorsa yirmi yıldır. Bir başkasının müebbet cezasını almasını sağlayacak şekilde iftira atılması eylemi buna örnektir.
  4. Fiil beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiriyorsa onbeş yıldır. Yağma eylemi buna örnektir.
  5. Fiil beş yıla kadar hapis ve adlî para cezasını gerektiriyorsa sekiz yıldır. Yaralama, iftira, hakaret, hırsızlık ve cinsel taciz suçları buna örnektir.

Ek olarak belirtelim ki, failin suçu işlediği sırada çocuk olması durumunda süreler kısalır. Oniki ve onbeş yaş arasındakiler için bu sürelerin yarısı; onbeş ve onsekiz yaş arasındakiler için bu sürelerin üçte ikisi geçtiğinde zamanaşımı dolar.

İki yıllık süreyi kaçıran haksız fiil mağduru, TCK’deki dava zamanaşımı süreleri geçmeden tazminat davasını açabilecektir.

  • “…eylemin, aynı zamanda suç sayılan bir eylemden doğmuş olması durumunda olayda uygulanacak zamanaşımı süresi, o suçun bağlı olduğu (uzamış) ceza zamanaşımı süresidir. Ceza davası açılmaması sonuca etkili değildir. Dava konusu olay, 5237 sayılı Türk Ceza Yasası’nın 267. maddesinde tanımlanan iftira suçu niteliğinde olup uygulanacak ceza zamanaşımı süresi, aynı Yasası’nın 66/e. maddesi uyarınca 8 yıldır…” Y. 4. Hukuk Dairesi 2013/4792 E. , 2013/7501 K.
  • “…Mahkemece, dava dilekçesindeki beyanlara göre yaralama eyleminin meydana geldiği tarihin 2012 yılının bahar ayları olduğu, bu nedenle davacının en geç bu tarihte zarardan ve tazminat yükümlüsünden haberdar olduğu, davanın TBK’nın 72. maddesinde düzenlenen iki yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra açıldığı, mala zarar verme eyleminin de TBK’nın 58. maddesinde düzenlenen manevi tazminat takdirini gerektirir nitelikte kişilik hakkı ihlali oluşturmayacağı gerekçeleriyle yaralama eylemi nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasının zamanaşımı nedeniyle, mala zarar verme eylemi nedeniyle manevi tazminat davasının ise esastan reddine karar verilmiştir… Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davalının eyleminin olay tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/1. maddesinde düzenlenen kasten yaralama suçunu oluşturduğu anlaşılmakta olup, uygulanacak ceza zamanaşımı süresi, aynı Kanun’un 66/e. maddesi uyarınca beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlarda 8 yıldır. Eldeki dava da 14/12/2015 günü açıldığına göre ceza zamanaşımı süresi geçmeden açıldığı kabul edilmelidir…” Y. 4. Hukuk Dairesi 2016/12677 E. , 2018/7896 K.

Peki söz konusu suçun soruşturulması ve kovuşturulması şikayete tabiyse ve süresi içinde şikayet yapılmamışsa yine ceza davası zamanaşımı uygulanacak mıdır? Bu soruya olumlu yanıt veriyoruz. Zira şikayet, cezalandırılabilme şartlarından sayılmamaktadır.

Zamanaşımını Durduran Sebepler – TBK 153

Aşağıdaki durumlarda haksız fiilden kaynaklanan tazminat alacağının zamanaşımı süresi duracaktır.

  1. Velayet süresince, çocukların ana ve babalarından olan alacakları için.
  2. Vesayet süresince, vesayet altında bulunanların vasiden veya vesayet işlemleri sebebiyle Devletten olan alacakları için.
  3. Evlilik devam ettiği sürece, eşlerin diğerinden olan alacakları için.
  4. Hizmet ilişkisi süresince, ev hizmetlilerinin onları çalıştıranlardan olan alacakları için.
  5. Borçlu, alacak üzerinde intifa hakkına sahip olduğu sürece.
  6. Alacağı, Türk mahkemelerinde ileri sürme imkânının bulunmadığı sürece.
  7. Alacaklı ve borçlu sıfatının aynı kişide birleşmesinde, birleşmenin ileride geçmişe etkili olarak ortadan kalkması durumunda, bu durumun ortaya çıkmasına kadar geçecek sürece.

Zamanaşımını durduran sebeplerin ortadan kalktığı günün bitiminde zamanaşımı işlemeye başlar veya durmadan önce başlamış olan işlemesini sürdürür.

Haksız Fiil Tazminatında Zamanaşımının Kesilmesi – TBK 154

Borç İkrarı ve Kısmi İfa Halleri

Borçlu borcunu kabul etmişse veya kabul ettiğine yönelik şeyler yapmışsa zamanaşımı kesilir. Mesela tazminatın tamamını olmasa bile bir kısmını ödemişse ya da bu borcuna ilişkin rehin vermiş ya da kefil göstermişse süre sıfırlanacaktır.

  • “…Açıklanan maddi ve hukuki vakıalar karşısında; davalının kısmi ödemesi nedeniyle zamanaşımının kesildiği ve yeniden işlemeye başlayan 2 yıllık zamanaşımı süresinin dava tarihi itibariyle dolmadığı gözetilerek, davalının zamanaşımı def’inin reddi ile, davacı tarafın zarar talebi için inceleme yapılması ve davalı vekilinin UHH kararına ilişkin diğer itirazları da değerlendirilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir…” Y. 4. Hukuk Dairesi 2021/11741 E. , 2021/7351 K.

Haksız Fiilin Mağdurunun Alacağı Takip Etmesi

Tazminat alacaklısı, dava veya def’i yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurmuşsa, icra takibinde bulunmuşsa ya da iflas masasına başvurmuşsa süre yine sıfırlanır. Dolayısıyla bu dosyalar açık bulunduğu sürece zamanaşımı süresi dolmaz.

  • “…6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 154/2. maddesi gereğince zamanaşımı, davacının 28/12/2009 tarihinde ödeme emri göndermesi ile kesilmiştir…” Y. 4. Hukuk Dairesi 2015/415 E. , 2015/3526 K.
İletişime Geç
Whatsapp'tan Yaz
Merhaba 👋
Okuduğunuz konuyla ilgili veya başka bir konuda danışmanlık ve vekillik hizmeti hakkında ayrıntılı bilgi almak için aşağıdaki butona basabilirsiniz.
Av. Oğuzhan Yazıcı | İstanbul