Haksız Fiile Dayalı Tazminat Davalarında Zamanaşımı

Haksız fiile uğrayan taraf, failden maddi ve/veya manevi tazminat isteme hakkında sahiptir. Ancak bu hakkını kanunun öngördüğü süreler içinde ileri sürmek zorundadır. Zira kanun koyucu, vatandaşların süresi belli olmayan dava tehditi altında olmasına izin vermez.

Kanun koyucunun düzenlediği üzere, zararın ve tazminat yükümlüsü kişinin öğrenildiği tarihten itibaren iki yıl içinde tazminat talebi ileri sürülmelidir. Zarar miktarının tam olarak öğrenilmesi zorunlu değildir, tazmin edilebilecek bir miktarın olduğunu bilmek zamanaşımı süresini başlatır.

Mağdur, haksız fiile maruz kaldığı zaman zararı veya faili öğrenememiş olabilir. Böyle bir durumda uzun zamanaşımı uygulanacaktır. Haksız fiilden itibaren her halde on yıl içinde istenmeyen tazminat, zamanaşımına uğrar. Dolayısıyla örneğin:

  • Fiilin üzerinden dokuz yıl geçmiş ve mağdur zararı ve/veya faili yeni öğrenmişse bir yıl içinde tazminat istenmelidir.
  • Fiilin üzerinden üç yıl geçmiş ve mağdur zararı ve faili, eylem tarihinde öğrenmişse zamanaşımı süresi dolmuştur.
  • Fiilin üzerinden on bir sene geçmiş ve mağdur zararı ve/vey faili öğrenememişse, zamanaşımı süresi yine dolmuştur.

Haksız Fiil Aynı Zamanda Suçsa Zamanaşımı Süresi Uzar Mı?

Haksız fiilin suç teşkil ettiği durumlarda, ceza davası için öngörülen zamanaşımı süresi daha uzunsa bu süre uygulanır. Hem kısa hem de uzun zamanaşımı süreleri için geçerli olan bu hüküm davacıların lehine olacaktır. Şöyle ki Türk Ceza Kanunu’nda belirtilen dava zamanaşımları:

  • Fiil ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiriyorsa otuz yıldır. Kasten öldürme eyleminin töre saikiyle gerçekleştirilmesi buna örnektir.
  • Fiil müebbet hapis cezasını gerektiriyorsa yirmibeş yıldır. Kasten öldürme eyleminin temel hali buna örnektir.
  • Fiil yirmi yıl ve daha fazla süreli hapis cezasını gerektiriyorsa yirmi yıldır. Bir başkasının müebbet cezasını almasını sağlayacak şekilde iftira atılması eylemi buna örnektir.
  • Fiil beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiriyorsa onbeş yıldır. Yağma eylemi buna örnektir.
  • Fiil beş yıla kadar hapis ve adlî para cezasını gerektiriyorsa sekiz yıldır. Taksirle yaralama veya cinsel taciz eylemi buna örnektir.

Ayrıca failin suçu işlediği sırada çocuk olması durumunda süreler kısalır. Oniki ve onbeş yaş arasındakiler için bu sürelerin yarısı; onbeş ve onsekiz yaş arasındakiler için bu sürelerin üçte ikisi geçtiğinde zamanaşımı dolar.

Peki söz konusu suçun soruşturulması ve kovuşturulması şikayete tabiyse ve süresi içinde şikayet yapılmamışsa yine ceza davası zamanaşımı uygulanacak mıdır? Bu soruya olumlu yanıt veriyoruz. Zira şikayet, cezalandırılabilme şartlarından sayılmamaktadır.

Zamanaşımı Süresini Sıfırdan Başlatan Durumlar Var Mıdır?

Öğretide buna zamanaşımının kesilmesi denmektedir.

  • Borçlu borcunu kabul etmişse veya kabul ettiğine yönelik şeyler yapmışsa zamanaşımı kesilir. Mesela tazminatın tamamını olmasa bile bir kısmını ödemişse ya da bu borcuna ilişkin rehin vermiş ya da kefil göstermişse süre sıfırlanacaktır.
  • Tazminat alacaklısı, dava veya def’i yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurmuşsa, icra takibinde bulunmuşsa ya da iflas masasına başvurmuşsa süre yine sıfırlanır. Dolayısıyla bu dosyalar açık bulunduğu sürece on yıllar geçse bile zamanaşımı süresi dolmaz.
error: Content is protected !!