HMK m. 27 – Hukuki Dinlenilme Hakkına İlişkin Bazı İçtihatlar

Usulsüz Tebligat

“… Somut olaya gelince; dava dilekçesinde davalı …’nın adresinin “… Mah. …/… Sk. No: …” olarak bildirildiği, ancak mahkemece, davalı …’un adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi olan “… Mah., … Sk. No: …, İç Kapı No: …, …/…” adresine doğrudan Tebligat Kanunu’nun m. 21/2’ye göre tebligat çıkartıldığı, sonraki aşamalarda da davalı …’a çıkarılan tebligatların 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nda belirlenen usullere aykırı olarak aynı adrese çıkarıldığı anlaşılmaktadır.

… Hal böyle olunca, mahkemece yukarıda açıklanan ilke ve gerekçeler doğrultusunda, dava dilekçesinin davalı …’ya (temyiz aşamasında vekil tayin ettiği gözetilerek vekiline) usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesi, davalıya cevaplarını ve delillerini sunabilmesi için imkan tanınması, daha sonra işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken, davalı …’un hukuki dinlenilme hakkı bertaraf edilip hüküm kurulması doğru değildir…” Y. 1. HD., 2016/8865 E., 2019/5911 K.

“… davalı adına yapılan bu tebliğlerin usulüne uygun olmadığı açıktır.Davalı davadan haberdar edilmemiş, taraf teşkili sağlanmadan yargılama yapılmıştır. Yargılama, davalının yokluğunda yapılıp, sonuçlandırıldığından davalı yargılamaya katılamamış, kendisini savunamamış, delillerini sunamamış, karşı tarafın iddialarına cevap verememiş, davalının hukuki dinlenilme hakkı ihlal edilmiştir…” Y. 22. HD., 2016/22991 E., 2019/20968 K.

Avukatla Takip Edilen Dosyada Asile Tebligat Yapılması

“…Dosyanın incelenmesinde; davalı … Sosyal Hizmetler Nakliye İnşaat Petrol Tekstil San. Tic. Ltd. Şti. vekili Av. … tarafından istinaf aşamasında 21.11.2017 tarihinde dosyaya vekaletname sunulduğu, Bölge Adliye Mahkemesi karar başlığında anılan vekilin yazılmadığı ve kararın vekil yerine davalı şirkete tebliğ edildiği anlaşılmakla,
Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararının ve hukuki dinlenilme hakkı kapsamında davacı vekilinin temyiz dilekçesinin davalı … Sosyal Hizmetler Nakliye İnşaat Petrol Tekstil San. Tic. Ltd. Şti. vekiline tebliğ edilerek temyiz süresinin beklenmesi, tebligat parçası ile verilmesi halinde temyiz dilekçesinin de karşı tarafa tebliği ile eklenerek gönderilmesi için dosyanın Bölge Adliye Mahkemesi’ne GERİ ÇEVRİLMESİNE…” Y. 9. HD., 2019/3212 E., 2019/20155 K.

Bilirkişi Raporu ve Islah Dilekçesine Beyanda Bulunmak İçin Süre Tanınmaması

“…6100 sayılı Kanun’un 177. maddesinin ikinci fıkrasına göre de “Islah, sözlü veya yazılı olarak yapılabilir. Karşı taraf duruşmada hazır değilse veya ıslah talebi duruşma dışında yapılıyorsa, bu yazılı talep veya tutanak örneği, haber vermek amacıyla karşı tarafa bildirilir.”Somut olayda mahkemece, bilirkişi raporu ve ıslah edilen tutar doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiş ancak davalı alt işveren şirket vekiline bilirkişi raporu ve ıslah dilekçesi dosyanın 31.03.2016 tarihinde karara çıkartılmasından sonra 04.04.2016 tarihinde tebliğ edilmiştir. Mahkemece öncelikle, hükme esas alınan bilirkişi raporu ve ıslah dilekçesinin davalı alt işveren şirkete tebliği ve tebliğden itibaren beyanda bulunması için yasal sürenin tanınması bundan sonra varsa itirazlar da değerlendirilerek dosyada karar verilmesi gerekirken bu hususa riayet edilmeyerek hukuki dinlenilme hakkı ihlal edilmek suretiyle karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir…” Y. 22. HD., 2016/16907 E., 2019/21866 K.

“… Her ne kadar, bilirkişi ek raporunda hesaplamalarda bir değişikliğe gitmemiş, Mahkemece de bilirkişi kök raporuna göre hüküm kurulmuş ise de; 20.04.2011 tarihli tediye makbuzundaki miktarın hesaplamada dikkate alınmadığı, bu makbuzdaki ödeme detayının davalıya sorulmadığı, ödeme detayı hakkında davalının açıklama getirmesi, sonrasında yeniden hesaplama yapılabileceği görüşüne yer verilen bilirkişi ek raporu sonrasında davalının rapora karşı diyecekleri ve itirazlarının sorulmadığı görülmüştür. Bu halde, mahkemenin davalı tarafın hukuki dinlenilme hakkını kullanmasına imkan tanıdığı ve adil bir yargılama yaparak sonuca ulaştığı söylenemez. Kararın bu sebepten bozulması gerekmiştir…” Y. 22. HD., 2016/22020 E., 2019/20430 K.

Yemin Teklifinin Mahkemece Yerine Getirilmemesi

“… Hâkim, yemin eden kimsenin beyanını dinleyip tutanağa geçirir ve yazılanları yüksek sesle huzurunda okur; beyanında ısrar edip etmediğini sorar ve verilen cevabı tutanağa kaydeder. Yemin eda edildikten sonra, yalan yere yemin nedeniyle açılan ceza davası, esas dava bakımından bekletici sorun yapılamaz. Somut olayda; davalı taraf cevap dilekçesinde yemin deliline dayanmış, UYAP ortamında gönderilen 15.02.2016 e-imza tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde davacıya yıllık izinler konusunda yemin teklif ettikleri beyanında bulunmuş ancak Mahkemece herhangi bir gerekçe belirtilmeksizin bu teklifin yerine getirilmediği anlaşılmaktadır.Yıllık izin ücreti alacağı yönünden yemin delili değerlendirilmeksizin ve davacıya usulüne uygun yemin yaptırılmaksızın hukuki dinlenilme hakkı ihlal edilerek eksik dosya kapsamına göre karar verilmesi hatalıdır…” Y. 22. HD., 2016/23501 E., 2019/21255 K.

Hüküm Kurulmadan Önce Talepler Hakkında Karar Verilmesi, Tahkikatın Bittiğinin Bildirilmesi, Son Sözlerin Sorulması

“…Somut uyuşmazlıkta, mahkemece, hükmün tefhim edildiği 04/10/2017 tarihli celsede, talimat cevabının geldiği, raporun taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı yazılı beyanda bulundukları hususları tespit edildikten sonra taraf vekillerine söz hakkı verilmiş, davacılar vekili itirazları doğrultusunda yeniden rapor alınmasını istemiş, davalı vekili ise davanın reddini talep ettiğini ifade etmiştir. Mahkemece, bu beyanların ardından, davacılar vekilinin talepleri hakkında bir karar verilmeksizin, tahkikat aşamasının bittiği tefhim edilmeden, sözlü yargılamaya geçildiği bildirilmeden ve taraflara son sözleri sorulmadan karar verilmiştir.
Yukarıdaki açıklanan yasal düzenlemelere uyulmadan hüküm kurulması, iddia ve savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde olduğundan, adil yargılanma hakkı ile hukuki dinlenilme hakkına aykırıdır…” Y. 11. HD., 2018/1662 E., 2019/7226 K.

Sözlü Yargılama Aşaması İçin Ayrı Bir Gün Belirlenmesi

“… Somut olayda, mahkemece, 05.04.2016 tarihli celsede davalı vekilinin mazeret dilekçesinin reddine karar verilerek aynı celse asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiş ise de; tahkikat bitirilerek yukarıda belirtilen 186. madde uyarınca sözlü yargılama aşamasına geçilmesi için taraflara herhangi bir tebligatta bulunulmadığı anlaşılmaktadır.

… Mahkemece, sözlü yargılama için gün belirlenip taraflara tebligat çıkarılmadan karar verilmek suretiyle yukarıda bahsedilen usul hükmüne uyulmaması hukuki dinlenilme hakkını kısıtlayıcı niteliktedir…” Y. 13. HD., 2016/23410 E., 2019/11332 K.

Kararların Somut ve Açık Olması; Gerekçenin Şekli ve Görünüşte Olmaması

“… HMK.’un 27. Maddesinde hukuki dinlenilme hakkı kurala bağlanmıştır. Hukukî dinlenilme hakkı, Anayasanın 36 ncı maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6 ncı maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsurudur. Hukuki Dinlenilme Hakkı” gereğince davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hakkın yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içermektedir. Mahkemeler, kararlarını somut ve açık bir şekilde gerekçelendirmek zorundadırlar. Eksik, şeklî ve görünüşte gerekçe yazılması adil yargılanma hakkının (hukukî dinlenilme hakkının) ihlâlidir…” Y. 9. HD., 2017/200 E., 2019/19636 K.

“… Somut uyuşmazlıkta, mahkemece, davacı iddiası ile davalı savunması, mahkemece verilen önceki karar ve Yargıtay bozma ilamı özetlenmiş, devamında henhangi bir açıklama ve gerekçeye yer verilmemiştir. Mahkemenin kararı T.C. Anayasası’nın 141 ve HMK’nun 297. maddesinin amaçladığı anlamda gerekçe taşımamaktadır. Gerekçesiz karar yazılması, adil yargılanma hakkının ihlali olup, bozmayı gerektirir…” Y. 13. HD., 2019/4323 E., 2019/10581 K.

Tebliğ Yapılamayan Tanığı Dinlemeden Karar Verilmesi

“… Somut olayda; davalı vekili 17.01.2015 tarihli cevap dilekçesinde tanık deliline dayanmış, tanık isim ve adreslerini ise 24.02.2015 tarihli dilekçesi ile dosyaya ibraz etmiştir. Mahkemece davalı tanıklarından ikisi dinlenmiş, üçüncü tanık için ise talimat yazılmasına ve talimat cevabı geldikten sonra bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiştir. Ancak tanık adına çıkarılan tebligat bila tebliğ iade edildiği için talimat yerine getirilemediği halde davalı tarafa tanığın yeni adresini bildirmesi veya tanığı dinletip dinletmeyeceği hususunda açıklamada bulunması hususunda beyanı alınmadan, dosyanın bilirkişiye tevdii ile rapor alınıp hüküm kurulması savunma hakkının ihlali olup, hükmün açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir…” Y. 22. HD., 2016/19591 E., 2019/20397 K.

“… Somut olayda; davalı … İnşaat … Ltd. Şti. vekilinin yasal süresi içindeki 23.12.2014 tarihli cevap dilekçesinde, tanık delil delil olarak gösterilmiş, tanık listesi de yasal süresi içinde 16.12.2014 tarihli dilekçe ile dosyaya ibraz edilmiştir. Mahkemece 03.03.2016 tarihli celsede davalının bildirmiş olduğu tanıkların dinlenilmesi amacıyla talimat mahkemesine müzekkere yazılmasına karar verilmiş, talimat mahkemesince duruşma tarihi 29.04.2016 olarak tespit edilmiş; ancak tanıklar adına çıkartılan tebligatların tanıkların adreslerinde tanınmadığından bahisle iade gelmesi nedeniyle duruşma günü beklenmeksizin 08.04.2016 tarihinde talimat evraklarının bila ikmal iadesine karar verilmiştir. Davalı vekili tarafından 25.05.2016 tarihli dilekçede tanıkların duruşma günü hazır edilmesine rağmen dinlenemediği, bu durumun mahkeme kalemine telefonla bildirildiği ifade edilmiştir. Ancak mahkemece, 26.05.2016 tarihli celsede bu konuya ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın tahkikatın sona erdirilerek davanın karara bağlandığı görülmektedir.Davalı tarafın delil listesinde ismi geçen ve dinletmek istediği tanıkların esasen somut bir sebep bildirilmeksizin dinlenilmemesi usule aykırı olup davalının savunma hakkı kısıtlanarak yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması savunma ve hukuki dinlenilme hakkının kısıtlanması niteliğindedir…” Y. 22. HD., 2016/22365 E., 2019/20360 K.

error: Content is protected !!