İnternette Paylaşılan İçeriklerin Kaldırılması, Ceza ve Tazminat

Bu yazımızda internet üzerinde paylaşılan blog yazıları, haberler, sosyal paylaşımlar ve diğer içeriklerin hangi şartlarda ve nasıl yayından kaldırılabileceği ve paylaşımda bulunan kişinin cezai sorumluluğu ve tazminat yükümlülüğü üzerinde durduk.

Kişilik hakkını ihlal eden paylaşımların kaldırılması ve bunlara erişimin engellenmesi dayanağını esas olarak 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu’ndan ve 5651 Sayılı Kanun’dan almaktadır.

İnternette Yayınlanan Paylaşımların Kaldırılması ve Erişimin Engellenmesi

Paylaşımlar nedeniyle kişilik hakkı ihlal edilen kişi içerik sağlayıcısına, ona ulaşamazsa yer sağlayıcısına başvurarak içeriğin kaldırılmasını isteyebilir. Ayrıca bu yollara başvurmadan sulh ceza hakimine başvurarak içeriğin engellenmesini de isteyebilir. Engelleme kararının öncelikle URL hakkında verilmesi esastır. Fakat haklı bir sebebin varlığı halinde internet sitesinin tamamına erişimin engellenmesi de mümkündür. Erişimin engellenmesi yönündeki karara karşı itiraz yoluna başvurmak mümkündür. Bu itirazı içeriği hazırlayan kişi ya da internet sitesinin sahibi yapabilir.

Erişimin Engellenmesi ve İçeriğin Kaldırılması Farkı: Erişim engellemesi alan adından, URL’den, IP adresinden vs. yapılabilir. İçeriğin yayından kaldırılması ise içerik veya yer sağlayıcılar tarafından içeriğin sunuculardan veya barındırılan içerikten çıkarılmasını ifade etmektedir. Erişimin engellenmesi ile içeriğin kaldırılması (çıkartılması) arasındaki fark budur.

Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Eden Paylaşımlar

Bu tür yayınlara karşı doğrudan BTK’ye başvurulması mümkündür. İçeriğe erişimin engellenmesi için sunulan talep, işleme alınmak üzere BTK’den Erişim Sağlayıcıları Birliği’ne iletilecektir. Birlik, derhal (en geç dört saat içinde) tedbirin gereklerini yerine getirir ve gerçekten özel hayatın gizliliğini ihlal eden bir haber, sosyal paylaşım vb. olup olmadığı yönünde bir değerlendirme yapılması için dosyayı 24 saat içinde sulh ceza hakimliğine sunar. Hakimin kararına karşı BTK başkanının itiraz etmesi mümkündür.

Suça Konu İçerikten Ötürü Erişimin Engellenmesi

İnternette paylaşılan içeriğin aşağıda sayılan suçlara konu olduğu yönünde yeterli şüphe bulunması halinde içeriğin çıkarılmasına veya erişimin engellenmesine karar verilebilir:

  • İntihara yönlendirme,
  • Çocukların cinsel istismarı (Re’sen başkan da verebilir),
  • Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma,
  • Sağlık için tehlikeli madde temini,
  • Müstehcenlik (Re’sen başkan da verebilir),
  • Fuhuş (Re’sen başkan da verebilir),
  • Kumar oynanması için yer ve imkân sağlama (Re’sen başkan da verebilir),
  • Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanunda yer alan suçlar,
  • 7258 Sayılı Kanun’da yer alan suçlar.

29.07.2020 değişikliğinden önce, bu suçların işlendiğine dair şüphe bulunması halinde yalnızca erişimin engellenmesi yönünde karar verilmesi mümkünken artık bu durumlarda içeriğin çıkarılması yönünde de karar alınabilmektedir. Yargı organlarından çıkan bu kararın gereğini BTK yerine getirecektir. Fakat çocukların cinsel istismarı, müstehcenlik ya da fuhuş suçlarından birisi söz konusuysa yargı kararı olmadan da BTK başkanı tarafından erişim engellemesi yapılabilir. Erişim ve yer sağlayıcılar bu karara uymakla yükümlüdür.

KYOK ya da beraat kararı verilmesi halinde erişimin engellemesi kararı re’sen hükümsüz hale gelecektir. Ayrıca ilgili içerik yayından kaldırılmışsa, soruşturma veya kovuşturma devam etse bile engelleme kararı kaldırılabilir.

Erişimin engellenmesi ve idari para cezası uygulanması yönündeki kararlara karşı yargı yoluna başvurmak mümkündür.

Gecikmesinde Sakınca Bulunan Hallerde İçeriğin Kaldırılması ve Erişimin Engellenmesi

Can ve mal güvenliğinin korunması, milli güvenlik ve kamu düzeninin korunması gibi sebeplere bağlı olarak içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararı verilebilir. Bu karar en kısa sürede erişim sağlayıcılara ve ilgili içerik ve yer sağlayıcılarına bildirilir. Kararın gereği en geç dört saat içinde yerine getirilir. Yalnızca ilgili URL’ye erişimin engellenmesi mümkün değilse internet sitesinin tamamına da erişim engellenebilir. Bu sebeplerden birine dayanarak verilen kararın yerine getirilmemesi durumunda verilecek idari para cezası 50.000 ile 500.000 TL arasında olacaktır. Ayrıca yerine göre adli para cezasına da hükmedilebilecektir.

Hukuka Uygunluk Sebebi Mevcutken Paylaşımın Kaldırılamaması

Kimi durumlarda üçüncü kişinin kişilik hakkını zedeleyen paylaşımlar hukuka aykırılık teşkil etmeyebilir. Bu durumlarda hakkı zedelenen kişinin içerikleri kaldırtması mümkün değildir. Hukuka uygunluk nedenlerini şöyle sıralayabiliriz:

  • Daha üstün nitelikteki özel ya da kamusal yarar,
  • Kanunun verdiği yetkinin kullanılması,
  • Paylaşım sonucu kişilik hakkı zarar gören kişinin rıza göstermiş olması.

Paylaşımı Yapanın Cezai Sorumluluğu

Cezai sorumluluk farklı suçlardan kaynaklanabileceğinden bu yazıda hepsine değinmek mümkün değildir. Ancak şunu ifade edebiliriz ki eylemin hangi suçun tipiklik unsurunu oluşturduğu somut duruma göre değişebilecektir. Örneğin bir başkasını aşağılayan nitelikteki bir beyan paylaşılması hakaret suçunu oluşturabilir. Fakat kişilik hakkını ihlal eden her içeriğin suç oluşturduğunu söylemek hatalı olacaktır.

Söz konusu olabilecek suçlara ilişkin bilgilere ulaşmak için şu yazılarımıza göz atabilirsiniz:

Tazminat Sorumluluğu

İnternet ortamında paylaşılan içerik haksız fiil niteliğindeyse tazminat sorumluluğuna da yol açabilecektir. Zira paylaşım nedeniyle kişilik hakkı zedelenen kişiler olabilir. Dolayısıyla bu bölümde kişilik hakkını da değineceğiz.

Kişinin toplum içindeki saygınlığını ve kişiliğini özgürce geliştirmesini temin eden varlıklar üzerindeki hakkına kişilik hakkı denmektedir. Medeni Kanun kişilik hakkına karşı yapılan müdahalelere karşı koruma getirmişse de kişilik hakkının kapsadığı haklar belirtilmemiştir. Doktrinde ve mevzuatta özel olarak birden çok kişisel değer düzenlenmiş olsa da aslında bunlar sadece genel olan kişilik hakkının spesifik hallerini oluşturmaktadır. Bu nedenle kişilik hakkı, çerçeve bir hak olarak kabul edilir. Kapsadığı haklara kişinin özel yaşamı, sesi, resmi, adı, hayat ve sağlığı, şeref ve haysiyeti üzerindeki hakkını örnek gösterebiliriz.

Özel yaşam hakkından söz edebilmemiz için hayatın hangi alanlarının buna dahil olduğunu tespit etmemiz gerekmektedir. Doktrinde kabul gören Kuşak Teorisi ya da diğer adıyla Alanlar Teorisi ayrımına göre hayat alanları ortak (kamuya açık) alan, özel alan ve gizli alandan ibarettir.

Kamuya açık alan: Toplum içinde meydana gelmesi veya ilgili kişinin verdiği aleniyet sebebiyle herkesçe bilinen olaylardan oluşan hayat çevresine, kamuya açık alan denir.

Özel alan: Kişinin kamudan saklı tuttuğu ve güvendiği sınırlı kişiler tarafından bilinmesini istediği olaylardan oluşan alandır.

Gizlilik alanı: Kişinin üçüncü kişilerden gizlediği ya da sadece kendilerine açıkladığı kişilerce bilinmesini istediği olayları içeren alana gizlilik alanı denir.

Bu üçü arasından özel alan ve gizlilik alanı, kişilik haklarından özel yaşam hakkı kapsamında korunacaktır. Fakat istisnai de olsa kimi durumlarda kişinin kamuya açık hayat alanının korunması da mümkündür. Bu gibi durumlarda hakkı zedelenen kişi, internet üzerinde yaptığı paylaşımla kişilik hakkına zarar veren kişiden tazminat isteyebilecektir.

İçerik Sağlayıcı ve Sorumluluğu

İnternette sunulmak üzere bilgi veya veri üreten, sağlayan kişilere içerik sağlayıcı denmektedir. Bu kişiler gerçek kişiler olabileceği gibi tüzel kişiler de olabilir. İnternet ortamında içerik sağlayan kişiler kullanıma sunduğu tüm içeriklerden hangi türde olduğu farketmeksizin sorumludur. Kanun koyucu bu sorumluluğun nasıl bir sorumluluk olduğunu açıklamamıştır. Hem cezai hem de hukuki sorumluluğun kastedildiğini söyleyebiliriz. Dolayısıyla internet ortamında yapılan yayınlardan ötürü cezai ya da disiplin soruşturması açılabileceği gibi tazminat (çoğu zaman manevi tazminat) yükümlülüğü de doğabilecektir.

Bir başkasına ait olan içeriğe bağlantı sağlamak ise kural olarak sorumuluğu gerektirmez. Fakat somut durum değerlendirildiğinde bağlantı veren kişinin başkasına ait olan içeriği benimsediği ve bu içeriğe ulaşılmasını amaçladığı anlaşılırsa yine sorumluluk söz konusu olabilecektir.

Yer Sağlayıcı ve Yükümlülüğü

Kanundaki yer sağlayıcı deyiminden içerikleri barındıran sistemleri sağlayan ve işleten kişiler anlaşılmaktadır. Bu kişiler gerçek kişiler olabileceği gibi tüzel kişiler de olabilir. Hosting hizmeti verenler işte bu kapsama girmektedirler.

Hosting hizmeti verenler yer sağladığı içeriği kontrol etmekle ya da hukuka aykırı bir faaliyete konu olup olmadığını araştırmak zorunluluğunda değillerdir. Ancak hukuka aykırı içerik hakkında haberdar edilmeleri durumunda bunu yayından çıkaracaklardır. Bunun yanı sıra trafik bilgilerini de bir süreliğine saklayacaklardır. Yükümlülüklerini yerine getirmeyen hosting şirketlerine idari para cezası verilebilecektir.

Erişim Sağlayıcı ve Yükümlülüğü

Erişim sağlayıcılar, kullanıcılara internet ortamına erişim imkanı sağlayan kişilerdir. Bu kişiler gerçek kişiler olabileceği gibi tüzel kişiler de olabilir. Türk Telekom, Superonline gibi şirketler bu kapsama girmektedir. İnternet servis sağlayıcıları Erişim Sağlayıcıları Birliği’ne üye olmadıkları müddetçe faaliyette bulunamayacaklardır.

Erişim sağlayıcılar da yer sağlayıcılar gibi içeriklerin hukuka uygunluğunu kontrol etmekle yükümlü değildir. Aynı şekilde kullanıcılarının yayınladığı hukuka aykırı içeriklerden haberdar edilmeleri durumunda erişimi engellemekle yükümlüdür. Ayrıca yine bunlar da trafik bilgilerini belli bir süreliğine saklarlar. Yükümlülüklere uymamaları halinde para cezasına çarptırılabilirler.

Toplu Kullanım Sağlayıcı ve Sorumlulukları

Toplu kullanım sağlayıcılar, kişilere belli bir yerde ve sürede internet ortamına erişme imkanı sağlayanlardır. İnternet kafe işleten kişileri bu kapsama sokabiliriz. Toplu kullanım sağlayıcılar faaliyete başlamak için öncelikle mahalli mülki amirden izin belgesi almalıdırlar. Bunların yükümlülüklerini düzenleyen ayrıca bir yönetmelik bulunmaktadır.

error: Content is protected !!