İntihara Yönlendirme Suçunun Koşulları ve Cezası

İntihara yönlendirme, hem eski hem de yeni Ceza Kanunumuzda düzenleme bulan ve hapis cezasını gerektiren suçlardandır. Kanunun yürürlükteki halinde belirtildiği üzere “Başkasını intihara azmettiren, teşvik eden, başkasının intihar kararını kuvvetlendiren ya da başkasının intiharına herhangi bir şekilde yardım eden kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”. Suçun görünüş şekillerine uygulanacak yaptırımlar da farklı olacaktır.

765 Sayılı Mülga Kanunda yapılan düzenlemeye göre ise “Birini intihara ikna ve yardım eden kimse müntehirin vefatı vuku bulduğu takdirde üç seneden on seneye kadar ağır hapis cezasına mahkûm olur.”. Konuya ilişkin eski kanunda yer alan tek hüküm bu olduğundan öyle görülmektedir ki eski düzenlemede intihar eyleminin gerçekleşmemesi veya teşebbüs seviyesinde kalması ihtimalinde faile karşı uygulanacak bir yaptırım yoktur. Bu açıdan yeni kanunun olası ihtimalleri düşünerek daha geniş bir düzenlemeye sahip olduğu gözlemlenmektedir.

İntihara yönlendirilen kişi ölmemişse kendisi, ölmüşse de mirasçıları tarafından tazminat davası açılabileceği kanaatindeyiz. Burada TBK m. 53 uyarınca maddi tazminat ve TBK m. 56 hükmü uyarınca manevi tazminat hükümlerine gidilebilir. Tazminat istemi bir hukuk davasına konu olduğundan ceza davasının aksine davanın mağdur veya mirasçıları tarafından bizzat ya da avukatları yoluyla takip edilmesi ihtiyari değil, zorunludur.

İntihara Yönlendirilen Kişinin Kendisini Öldürmesi

Belirtmemiz gerekir ki ölümün gerçekleşmesi bu suçtan dolayı ceza alınmasının şartı değildir. Aşağıda açıkladığımız koşulların sağlanmış olması, intihara yönlendirme suçunun tipiklik unsurunun gerçekleşmesi bakımından yeterlidir. Ancak ölüm gerçekleşmişse alınacak ceza büyük oranda artabilecektir. Öyle ki sanık bu ihtimalde dört yıl ve on yıl sınırları arasında hapis cezasıyla yargılanmaktadır.

İntihara Yönlendirmenin Tipiklik Unsuru

a. Fail

İntihara teşvik ve yönlendirme genel suçlar arasında yer almaktadır. Dolayısıyla özel faillik vasfı gerekmediğinden herkes fail olabilecektir.

b. Mağdur

Aynı şekilde mağdur olmak için de özel şartlar yoktur. Fakat mağdurun algılama kudretinin ortadan kaldırılması söz konusuysa, fail kasten öldürme suçundan yargılanacaktır. Örneğin kişinin belli maddeler alması sağlanarak kendisini öldürmeye meyilli hale gelmesi sağlanabilir. Bu durumda failin mağdur üzerindeki etkisi basit bir teşviki aştığından TCK m. 81 hükümleri uygulama bulur.

Kişinin temyiz kudretini etkilemek için herhangi bir girişimde bulunulmuş olmasa bile mağdur sürekli olarak algılama yeteneğinden yoksun biri olabilir. Böyle bir hal söz konusuysa yine kasten öldürme suçuna dolaylı faillik söz konusu olacaktır. Kanun koyucunun böyle bir kural getirme amacı intihar edenin rızasının bulunmuyor olmasıdır. Dolayısıyla daha az cezayı gerektiren TCK m. 84 hükmünün uygulanması uygun görülmez.

c. İntihara Yönlendirme Suçunun Konusu

Konu üzerindeki etkinlik gücüne göre hem tehlike hem de zarar suçu söz konusu olabilecektir. Kısaca açıklamak gerekirse ölüm neticesinin gerçekleşmemesine bu suçun cezalandırılıyor olmasının tehlike suçuna işaret ettiği kanaatindeyiz. Somut olarak tipik hareketin üzerinde gerçekleştiği şey ise kişilerin hayatıdır.

d. İntihara Yönlendirme Fiili

Suçun tipiklik unsuru farklı eylemlerle gerçekleşebilecektir. Eylemin ağırlığı, faile verilecek cezanın alt ve üst sınıra yaklaşmasında etkili olacaktır. İntihara yönlendirme suçunun internet aracılığıyla ya da gerçek hayatın içinde işlenmesi tipiklik unsurunun gerçekleşmesini etkilemeyecektir.

İntihara Azmettirme

Ceza hukukunda azmettirme, belli bir suçu işleme fikri olmayan kişinin, başkası tarafında bu suçu işlemeye ikna edilmesi olarak tanımlanmaktadır. Dolayısıyla aklında kendini öldürme konusunda bir fikir bulunmayan kişinin zihnine intihar etme düşüncesi konularak bu eylemi yapma kararı verdirtilmişse intihara azmettirme fiilinin varlığı kabul edilir. Fakat intihara yönlendirildiği düşünülen kişi ile şüpheli arasında bir manevi bağ yoksa ve müşteki telkin ve teşvikleri ciddiye almamışsa suçun tipiklik unsurunun gerçekleştiği söylenemez:

“Sanık hakkında intihara yönlendirme suçundan verilen mahkumiyet hükmünün yapılan temyiz incelemesinde;
Dosya kapsamına göre, bir süre müştekiyle duygusal beraberlik yaşayan sanığın, ayrılmalarının akabinde müştekiye cep telefonu ile birbirine yakın zamanlarda çektiği mesajlarda hakaret içeren sözlerin yanında, “öldür kendini, aileni bu utançtan kurtar, aileni utanç içinde yaşatma daha fazla, böyle her gün ağlayacaklarına ölünce bir gün ağlar sonra unuturlar, hala hayatta olman şaşırttı beni” şeklinde ifadeler kullandığının sabit olduğu, ancak aralarında bulunan husumet nedeniyle, müşteki ile sanık arasında herhangi bir manevi bağın bulunmadığı, bu nedenle müştekinin sanığın söz, telkin ve teşvikini ciddiye almadığı, herhangi bir intihar girişiminde bulunmadığının anlaşıldığı olayda suçun yasal unsurlarının oluşmadığı, bu nedenle sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nun 223/2-a maddesi uyarınca beraat kararı verilmesi gerekirken yazılı biçimde mahkumiyet kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş…”

1. Ceza Dairesi – 2018/2727 E. 2018/4383 K.

İntihara azmettirmenin cezası iki yıl ile beş yıl arası hapistir. Algılama yeteneği bulunmayan kişinin intihara azmettirilmesiyse faili, kasten öldürme suçunun dolaylı faili yapar. Dolaylı faillere iştirak hükmü uygulanmayacak, bunlar doğrudan fail ile aynı cezayı alacaklardır.

İntihara Teşvik Etme

İntihara teşvik, mağdurun zaten intihar etmeyi düşünen biri olması durumunda mümkün olabilir. Örneğin köprü, bina çatısı gibi yüksek yerlerden atlamak isteyen kişiye “atlasana hadi”, “korkaksın, atlayamazsın” gibi şeyler söylemek intihara teşvik olarak değerlendirilebilir. Teşviğin cezası iki ve beş yıl arasında mahkumiyettir.

İntihara Yardım

Yardım etmek, kendini öldürmek isteyene öneriler yapmak, ihtiyaç duyulan araç gereçleri temin etmek suretiyle gerçekleştirilebilir. Örneğin mağdura ateşli silah verilmesi, zehirli madde sağlanması intihara yardım olarak nitelendirilebilir. İntihara yardım halinde de fail iki ve beş yıl arası hapis cezasıyla yargılanır.

Karşılıklı veya Birlikte İntihar

Aynı anda gerçekleştirilen ve birden fazla kişinin ortak kararıyla yaptığı intihar anlaşması tüm tarafların ölümüyle sonuçlanmayabilir. Bu durumda öldürme eylemini sağ kalan yapmışsa kasten öldürme suçu söz konusu olabilirken ayrı ayrı gerçekleştirilmesi durumunda sağ kalan somut olaya göre suçsuz olabileceği gibi yardım, azmettirme veya teşvik etmekten ötürü cezai sorumluluğu da doğabilir.

Alenen İntihara Teşvik Etme ve Cezası

İntihara alenen teşvik ettiğinden şüphelenilen kişi, üç yıldan on yıla kadar ceza ile yargılanacaktır. Dolayısıyla müeyyidesinin oldukça ağır olduğu söylenebilir. Bu suçtan kastedilen intihar etme düşüncesi bulunan belirli kişiyi toplum içinde teşvik etmek değildir. Mesela intihara özendirici yazı yazınlayan, toplu haldeki insanlara seslenen kişi bu suçu işleyebilir.

e. Suçun Manevi Unsuru

Taksirle işlenmesi hali için ayrı bir düzenleme getirilmiş olmadığından yalnızca kastla işlenebilecektir. Yani söylenen şeyler her ne kadar bu amaçla söylenmemiş olsa da yanlış anlaşılma sonucu mağdur teşvik edilmişse suç oluşmayacaktır.

Suçun doğrudan kastla işlenebileceğinden şüphe olmamakla beraber olası kastın cezai sorumluluğa sebep olup olamayacağı hususu doktrinde tartışmalıdır. Suçun olası kastla işlenmesi demek, intihar etme ihtimalinin farkında olunmasına rağmen “ne olursa olsun” fikriyle hareketi gerçekleştirmektir.

İntihara Yönlendirme Suçuna İlişkin Diğer Hususlar

  • Azmettirme, teşvik etme ve yardım etme halinde dava zamanaşımı 8 seneyken, alenen teşvik etme ve mağdurun ölmesi olasılığında 15 senedir.
  • Suç hangi hareketle işlenirse işlensin soruşturma kendiliğinden açılacak olup, şikayete gerek yoktur. Dolayısıyla yapılacak suç duyurusu ihbar niteliğindedir ve şikayetin geri alınması mümkün olmaz. Aynı şekilde CMK hükümlerince uzlaşma da mümkün değildir.
  • Kovuşturmanın yapılacağı mahkeme duruma göre asliye ceza mahkemesi veya ağır ceza mahkemesi olabilecektir. Eğer mağdurun ölümü gerçekleşmişse iddianame ağır ceza mahkemesince kabul edilecekken, diğer hallerde asliye ceza mahkemesinde dava açılacaktır.

Bir İçtihat: Haksız Tahrik Sebebiyle İntihara Yönlendirme

“Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık …’ın maktül …’a yönelik intihara yönlendirme suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, sanık savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre bozma üzerine verilen hükümde bozma nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin; kararın hukuka aykırı olduğuna, cezanın fazlalığına yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Tanık … ifadeleri ve dosya içeriğinden; sanığın intihara yönlendirme suçunu, maktülün sadakat yükümlülüğüne aykırı davranarak kendisini aldatmasından duyduğu hiddet ve şiddetli elemin etkisi altında işlediği anlaşılmakla; haksız tahrik nedeniyle ¼ ile ¾ arasında ceza indirimi öngören TCK’nun 29. maddesi uyarınca sanık lehine asgari oranda haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- 24.11.2015 günlü Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih, 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin iptal edilen bölümlerinin nazara alınması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak BOZULMASINA, 19/09/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. ”

1. Ceza Dairesi – 2016/2885E – 2017/2798K

error: Content is protected !!