İsim Değiştirme Davası

Bu yazıda isim değiştirme davasına temel olan hukuki düzenlemeler ve davaya dayanak olabilecek haklı sebepler üzerinde durulmuştur.

1. Genel Olarak İsim Değiştirme Davası

İsim değiştirme davası, dayanağını TMK m. 27’den almaktadır. Bu maddeye dayanarak sadece isim değil, ayrıca soyisim de değiştirilebilecektir. Dolayısıyla yazımızda her ne kadar ”isim”den bahsedilse de bu hususlar soyisim de geçerlidir. Adın değiştirilmesi için kişinin isteği tek başına yeterli olmamakta, ek olarak haklı bir sebebin varlığı da gerekmektedir.

İlgili maddede belirtildiği üzere isim değiştirme talebi nüfus müdürlüğüne değil, mahkemeye yapılacaktır. Ancak geçici bir süreliğine dava açmadan da isim değiştirebilmek mümkündür. Şöyle ki Nüfus Kanunu’na 2017’de eklenen bir maddeyle birlikte iki yıl için geçerli olmak kaydıyla, dava açmadan isim değiştirme imkanı getirilmiştir. Ancak bu husus yalnızca Soyadı Kanunu’na aykırı soyadları ve hatalı yazılan isimler için geçerlidir:

2. Davayı Açmak İçin Haklı Sebepler

İsim ve soyisim değiştirme davası açabilmek için bir haklı nedenin varlığına ihtiyaç duyulmaktadır. Sadece isteğin bulunması ismin değiştirilebilmesi için yeterli değildir. Haklı nedenin neler olabileceği hakkında kanunda herhangi bir sınırlama yapılmamıştır. Haklı sebep, somut olayın şartlarına göre farklılık gösterebilecektir. Örnek olarak şunları gösterebiliriz:

  • Tek başına çocuğun velayetine sahip annenin, çocuğun babasının soyadını taşıması sebebiyle zorluk yaşaması (Bu durumda annenin çocuğunun yerine soyismini değiştirme davası açması mümkündür),
  • Kişinin toplum içinde başka bir isim ve/veya soyisim ile tanınması,
  • İsim gülünçse veya alay konusu yapılıyorsa,
  • İsmin zor telaffuz edilen isimlerden olması,
  • Cinsiyet değişikliğinin yapılması,
  • Türk vatandaşlığına geçen kişinin Türkçe bir isme sahip olmak istemesi,
  • Aynı ismi ve/veya soyismi taşıyan bir kişinin kötü bir üne sahip olması,
  • Kötü üne sahip bir ailenin mensubu olunduğu için soyadını değiştirmek istemek,
  • Yaşanmış talihsiz bir olaydan ötürü kötü olarak tanınan kişinin ismini değiştirmek istemesi,
  • Din değiştirmek,
  • Soyadı Kanunu m. 3’e aykırılık
Soyad Değiştirme
İsim ve soyisim değiştirme davaları kişiye sıkı sıkıya bağlı bir hakka ilişkindir. Dolayısıyla avukatın genel vekaletnameye dayanarak davayı açması mümkün değildir. Vekaletnamede özel olarak bu hususta avukata yetki verilmiş olmalıdır.

2.1. Haklı Sebebin İspatı

Dayanılan haklı sebep her türlü delil ile ispat edilebilecektir. Davanın açılma sebebine göre de değişmekle birlikte mahkemeler kişiye yakın konumda olan tanıkların beyanlarına önem verebilmektedir.

3. Yeni Alınacak İsim ve Soyismin Seçimi

Sahip olunmak yeni isim Soyadı Kanunu m. 3’e aykırı olmamalı ve Türkçe dilbilgisi kurallarına uygun olmalıdır. Gerekli koşulların sağlanması durumunda hakim, sahip olunmak istenen ismin makul olduğunu tespit etmekle yetinecek ve kişi istediği ismi alabilecektir.

5. İsim Değiştirme Davasında Usul

HMK 382/2 gereği isim değiştirme davası çekişmesiz yargı işlerinden sayılmaktadır. Ancak yinede cumhuriyet savcısı ile nüfus idaresinin bu davaya katıldığı görülmektedir. Yetkili mahkeme ise kişinin yerleşim yeri mahkemesidir.

6. İlan ve İtiraz

TMK m. 27 hükmü gereğince isim değişikliği sebebiyle olası zarar gören kimselerin haberdar olabilmeleri için hükmün ilan edilmesi gerekmektedir. Bu ilan ulusal veya yerel bir gazetede yapılacaktır. Zarar gören kişi, durumu öğrendiği tarihten itibaren 1 yıl içinde isim değiştirme kararının kaldırılmasını dava edebilecektir.



You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir