İştirak Nafakası İstemine İlişkin Davada Davacı – İçtihat

TMK m. 329 – Dava Hakkı

  1. Küçüğe fiilen bakan ana veya baba, diğerine karşı çocuk adına nafaka davası açabilir.
  2. Ayırt etme gücüne sahip olmayan küçük için gereken hâllerde nafaka davası, atanacak kayyım veya vasi tarafından da açılabilir.
  3. Ayırt etme gücüne sahip olan küçük de nafaka davası açabilir.

Veliden Vekaletname Alınması

“… Bundan ayrı; usulüne uygun verdiği vekaletname ile açılan davada çocuğun velisi olan Gülhan Bulut’un yerine lehine iştirak nafakası talep edilen ve ayırt etme gücüne haiz olmayan çocuğun davacı sıfatıyla yargılamada yer alması doğru görülmemiştir…” Y. 2. HD., 2015/13560 E., 2015/19709 K.

Velayet Hakkına Sahip Olmayan Eşin Davacı Olması

“…Somut olayda boşanma sonucunda ortak çocuğun velayetinin davalı babaya verildiği ve halen velayetin davalı babada bulunduğu , babanın yeniden evlendiği , çocuğun dava tarihi itibari ile ve halen annesi ile kaldığı konularında uyuşmazlık yoktur.
İştirak nafakası velayetin fiilen (eylemli olarak) kullanılmasına bağlı bir haktır. Velayetin kendisine bırakıldığı eş çocuğa bakmayıp karşı taraf çocuğa bakıyorsa çocuğa bakan, velayetin değiştirilmesi davası açmak zorunda olmadan doğrudan iştirak nafakası talebinde bulunabilir. Velayet değiştirilmeden çocuğa bakan iştirak nafakası davası açıp iştirak nafakasına hükmolunduktan sonra çocuk velayetinde bulunduğu tarafın yanına giderse bu taraf nafakanın kaldırılmasını her zaman isteyebilir ve nafaka kaldırılır. Açıklanan nedenlerle davacı anne yanında kalan ve anne tarafından bakılan ortak çocuk için hakkaniyete uygun (T M K 4. maddesi ) bir miktarda iştirak nafakasına hükmolunmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir…”

Müşterek Çocuğun Dava Derdestken Ergin Olması

“… Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillere kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Somut olayda davacı tarafından, velayeti kendisine verilmiş olan ve dava tarihi itibariyle henüş reşit olmamış müşterek çocuk Nesibe Kardelen Kayatürk lehine iştirak nafakası talebinde bulunulmuş olup, bilahare dava derdest iken adıgeçen müşterek çocuk 11/11/2012 tarihinde reşit olarak dava ehliyetine sahip olmuş ve usulüne uygun olarak tanzim olunan vekaletname uyarınca mezkûr davada kendisini temsil etmek üzere Av. … ve Av. …vekil tayin edilmiş ve vekaletname dosyaya ibraz edilmiştir.
Mahkeme tarafından hüküm tesis edilirken bu husus nazar-ı dikkate alınarak Nesibe Kardelen Kayatürk’ün davacı mevkiine alınarak nafakanın davacıya verilmesi şeklinde hüküm tesis edilmesi gerekirken; nafakanın velayeten anneye verilmesi doğru görülmemiş ise de; bu hususların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün HUMK.438/VII, C.2 hükmü ile 6100 sayılı yasanın 370/2, ek 3/1 maddesi gereği düzeltilerek onama karararı verilmesi gerekmiştir.
Mahkeme kararının taraf kısmına “davacı olarak Nesibe Kardelen Kayatürk’ün” ilavesi ile; yine gerekçede yer alan “müşterek çocuk Nesibe Kardelen Kayatürk için kararın kesinleşmesinden itibaren aylık 350.00.TL iştirak nafakasının davalıdan tahsili ile velayeten davacı anneye verilmesine” ibaresinin çıkarılarak ”dava tarihinden itibaren aylık 350.00.TL iştirak nafakasının davalıdan tahsili ile davacı Nesibe Kardelen Kayatürk’e verilmesine” şeklinde yazılması suretiyle hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA…” Y. 3. HD., 2013/9790 E., 2013/11952 K.

Dava Sırasında Ergin Olma; Yardım Nafakasıyla Birlikte İsteme

“…Davacı dava dilekçesinde; Ürgüp Asliye Hukuk(Aile) Mahkemesi’nin 27/03/2007 tarih ve 2007/66 Esas, 2007/131 Karar sayılı ilamı ile müşterek çocuk Yıldız için aylık 250,00 TL iştirak nafakasına hükmedildiğini, aradan geçen süre, ağırlaşan hayat koşulları, banka kredisi borçları olduğu,çocuğun üniversite sınavına hazırlandığı ve dershane giderlerinin artması, paranın alım gücü, davalının maddi durumunun iyi olduğu ve nafakanın yetersizliği nedeniyle iştirak nafakasının 750,00 TL’ye çıkartılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece; iştirak nafakasının artırılması isteminin kısmen kabulü ile iştirak nafakasının 500,00TL’ye yükseltilerek müşterek çocuk Yıldız’ın ergin olduğu 12/06/2014 tarihine kadar devamına karar verilmekle bu talep bakımından dosyanın tefriki ile ayrı bir esasa kaydedilmesine ve ergin olduğu tarihten sonraki yardım nafakası için ergin tarafından açılmış bir dava olmaması, usulüne uygun vekaletname sunulmadığı, yardım nafakasına ilişkin açık bir talep olmaması, davacı tarafın yardım nafakasına ilişkin usulüne uygun şekilde açılan bir dava bulunmadığı gerekçesiye davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Türk Usul Hukukuna göre, her dava açıldığı tarihteki maddi ve usuli esaslar çerçevesinde hükme bağlanır. Buna göre, dava açıldığı tarihte var olan alacakların hüküm altına alınması istenebilir; dava tarihinden sonra doğacak haklar için (o davada) karar verilmesi mümkün değildir (Prof. B.K., Hukuk Usulü, Cilt 2, İstanbul 2001, sh.1678 vd., Prof. İ. P., Medeni Usul Hukuku Dersleri, İst.1966 sh.297 vd). Türk Usul Hukukunun gereği olan bu yön ayrıca 28.11.1956 gün ve 15/15 sayılı İBK. ile de teyit edilmiş bulunmaktadır. Ancak, tekrarlanacak edimleri ihtiva eden dava türlerinde (nafaka, kira, irat şeklinde tazminat gibi) ileriye dönük olarak hüküm verilebilmesi, bu ilkeyi zedeleyecek nitelikte değildir. Zira, bu tür davalarda da İBK. na uygun olarak dava tarihindeki şartlar gözönüne alınarak sonuca varılacaktır.

Somut olayda; dava açıldığı sırada davacı annesinin velayeti altında olan Yıldız’ın üniversite sınavına hazırlanmak amacıyla dershaneye gittiği, yargılama sırasında reşit olması nedeniyle Yıldız’ın yardım nafakası için davaya dahil edilmesi için mahkemenin 15/07/2014 tarihli 2. celsesindeki 2. nolu “Davacı vekili davaya yardım nafakası olarak devam edeceklerini beyan ettiğinden iştirak nafakasının bitim tarihinden itibaren davaya dahil edilmek üzere süre verilmesine” ara kararı gereğince süre verildiği, bunun üzerine yargılama sırasında Yıldız’ın ergin olması üzerine avukat tayin ettiği, avukatı aracılığı ile davayı takip ettiği anlaşılmaktadır.
Şu durumda, ergin olmasına rağmen davayı takip eden davacı Yıldız bu davranışı ile iştirak nafakasının, yardım nafakası olarak devam etmesi isteğini ortaya koymuştur.
O halde mahkemece; davacı Yıldız için ergin olduğu tarihten geçerli olmak üzere hakkaniyete uygun bir nafakaya hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir…” Y. 3. HD., 2015/5941 E., 2015/14016 K.

Dava Sırasında Ergin Olma; Yardım Nafakasıyla Birlikte İsteme (KARŞI OY)

“…Somut olayda; küçüğün velayeti kendisine verilen davacı anne, müşterek çocuğun giderlerine davalı babanın katkıda bulunmadığı iddiasıyla iştirak nafakası talebinde bulunmuştur. Davanın yargılaması sırasında küçük ergin olduğundan davacı vekili tarafından çocuktan alınan vekaletname ile taraf teşkili sağlanmış; 14.04.2014 tarihli dilekçeyle önceki iddialar tekrar edilerek aylık 2.500 TL iştirak nafakası istenilmiştir. Mahkemece; dava tarihinden geçerli olmak üzere küçüğün reşit olduğu tarihe kadar aylık 600 TL iştirak nafakasına hükmedilesinde bir isabetsizlik yok ise de; karar başlığına anne yerine, küçüğün adının yazılması ve hükmün küçük lehine kurulması doğru değildir. Zira, dava; davacı anne tarafından açılmış olup, hükmün de davacı anne lehine kurulması gerekmektedir. Usule ilişkin bu yanılgı, temyiz edenin sıfatı dikkate alınarak bozma nedeni sayılmamıştır.
Ancak, mahkemece; hükmedilen iştirak nafakasının küçüğün reşit olduğu tarihten itibaren yardım nafakası olarak devamına da karar verilmiştir. Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarına göre; ergin olan çocuk iştirak nafakası isteyemez. Koşulları varsa TMK’nun 328/2 ve 364.maddeleri gereğince yardım nafakası davası açabilir. Çocuk ergin olduğu halde eğitimi devam ediyorsa, ana ve babanın, eğitimi sona erinceye kadar çocuğa bakım yükümlülüğü (TMK’nun 328/2.mad.), ergin olan çocuk tarafından açılmış bir nafaka davası varsa dikkate alınır. Ergin olan çocuk tarafından harcı yatırılarak açılmış bir nafaka davası bulunmamaktadır. Bu nedenle, müşterek çocuk Adalet için yardım nafakası takdir edilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Açıklanan nedenlerle, mahkemece; davacı anne tarafından açılan iştirak nafakası davasında, küçüğün ergin olduğu tarihe kadar iştirak nafakasına hükmedilmesi ile yetinilmesi gerekirken; talep ve usulüne uygun harcı yatırılarak açılmış bir dava olmadan, yardım nafakasına hükmedilmiş olması doğru olmadığından, kararın bu gerekçesiyle bozulması görüşündeyim…” Y. 3. HD., 2015/6701 E., 2015/14541 K.

error: Content is protected !!