Köpek Saldırısı Durumunda Mağdurun Hakları

Köpek saldırısına maruz kalma durumunda mağdur kişinin yaşadığı talihsiz olaydan ötürü maddi ve manevi tazminat davası gibi bir takım hukuki taleplerde bulunma hakkı doğacaktır. Bu talepler köpeğin sahipli olup olmasına göre farklılık gösterebilir. Yazımızda köpek saldırısının borçlar, ceza ve idare hukukuna yansıyan sonuçları incelenmiştir.

1. Saldıran Köpeğin Sahipli Olması

Mağdura veya onun eşyalarına saldıran köpeğin sahibi, cezai ve hukuki bir takım sorumluluklara sahip olacaktır. Genel olarak açıklamak gerekirse, borçlar hukuku bakımından hayvan bulunduranın sorumluluğu, olağan sebep sorumluluğu kategorisine girmektedir. Ceza hukuku bakımındansa sahibin hayvan üzerindeki etkisine ve korunan hukuki değere göre işlenilen suç ve sorumlu olunacak cezalar farklılık gösterebilecektir.

1.1. Tazminat İsteme Hakkı

Hayvanın sahipli olması ve bazı koşulların gerçekleşmesi halinde, köpek saldırısına uğrayan mağdurun tazminat talep etme hakkı doğabilecektir. Sahipli hayvan deyimiyle kastettiğimiz aslında köpeğin bakımı ve yönetiminin üstlenilmiş olmasıdır.

Kusur şartı dışında genel olarak haksız fiillerden sorumluluğun diğer koşullarının bulunması zorunludur. Bu koşullar zarar, hukuka aykırı fiil ve nedenselliktir.

Köpek saldırısı sonucu zarar, mağdurun vücudu veya eşyası üzerinde meydana gelmiş olabilir. Dolayısıyla saldırı sonucunda yaralanmış olan kişi bu zararların giderilmesini isteyebileceği gibi sadece malına zarar gelen kişi de bu talepte bulunabilecektir. Örneğin arazisine sebze, meyve veya çiçek dikmiş kişinin bahçe topraklarının eşelenmiş olması durumunda tazminat isteyebilmesi mümkündür.

Hayvan bulunduran her ne kadar kusursuz sorumlu olsa da, kurtuluş delili getirerek tazmin yükümlülüğünden kaçınması mümkündür. Şöyle ki köpek sahibi zararın doğmasını engellemek için gerekli özeni göstermişse sorumluluktan kurtulacaktır. Özen yükümlülüğüne aykırı davranış somut duruma göre belirlenir. İlliyet bağının bulunmaması durumunda özen yükümlülüğüne aykırı davranılmış olsa bile sorumluluktan kaçınılması mümkündür.

Köpek saldırısı üçüncü bir kişinin ya da onun sahip olduğu bir başka hayvanın kışkırtmalatıyla gerçekleşmişse, saldıran köpeğin sahibi üçüncü kişiye rücu edebilecektir. Kanun koyucu hükümde üçüncü kişinin kusursuz sorumlu olma halini düzenlememiştir. Üçüncü kişinin kusursuzluğu durumunda rücu edilirken takdir hakkı kullanılacaktır.

Köpeğin mağdura verdiği zarar içgüdüsel hareketlerle gerçekleştirilmiş olmalıdır. Örneğin köpek üzerinde yönetimde bulunan kişinin mağdura zarar vermek amacıyla köpeği yönlendirmesi halinde hayvan bulunduranın sorumluluğuna dayanmaya gerek yoktur. Zira haksız fiilin temel şekline göre tazminat talebinde bulunulabilecektir. Böyle bir davranış ayrıca ciddi bir cezai sorumluluğa yol açacaktır.

1.2. Mağdurun Köpeği Alıkoyma / Öldürme Hakkı

Bu hak, köpeğin mağdurun taşınmazı üzerinde zararlar vermesi halinde söz konusu olacaktır. Taşınmazın zilyedi, hayvanın verdiği zararlar giderilene kadar hayvanı teminat olması amacıyla alıkoyabilir. Somut durum gerekli kılarsa hayvanı etkisiz hale getirme hakkı da vardır. Bu durumda hayvanın sahibine haber verilmeli, sahibi bilinmiyorsa da bulmak için gerekli girişimler yapılmalıdır.

hayvan saldırısı
Mevzuatta yer alan düzenlemeler genel olarak tüm hayvanları kapsamına almaktadır. Dolayısıyla yalnızca köpek sahiplerinin bu sorumluluklara sahip olduğunu düşünmek yanlış olur. Ancak doktrinde genel olarak ifade edilen hayvan kapsamına yalnızca elde tutulabilen ve üzerinde hakimiyet kurulabilenler girmektedir.

1.3. Köpek Sahibinin Cezai Sorumluluğu

TCK kapsamında hayvanın tehlike oluşturabilecek şekilde serbest bırakılması suç olarak tanımlanmıştır. Belirtmek gerekir ki burada kastedilen tehlike yalnızca insan hayatına ve sağlığına karşı olanlardır. Köpeğin malvarlığına oluşturduğu tehdit herhangi bir suç oluşturmaz. Ancak köpeğin tehdite araç olarak kullanılması her halükarda cezai sorumluluğa yol açacaktır. Bu suçun müeyyidesi 6 aya kadar hapis veya adli para cezasıdır.

Köpek saldırısı, sahibinin işlediği suça olarak kullanılmışsa daha ağır bir yaptırım uygulanacaktır. Zira yukarıda açıkladığımız suçun tipiklik unsurunun gerçekleşmesi için failin bünyesinde gerçekleşmesi gereken bir manevi unsur bulunmamaktadır. Sahip olduğu hayvanı araç olarak kullanan fail tehdit, mala zarar verme, kasten yaralama gibi bir çok suçu işleyebilir.

2. Saldıran Köpeğin Sahipsiz Olması

Sahipsiz köpek saldırısı durumunda zarar gören kişi, köpeğin bakımını ve yönetimini üstelenen bir kişi olmasa da bazı koşullarda yine zararının giderilmesini isteyebilecektir. Bu durumda talep ilgili belediyeye yönlendirilebilir. Fakat belediyenin her durumda zararı giderme yükümlülüğü bulunmamaktadır. Zira borçlar hukukunda öngörülen kusursuz sorumluluk hali idare hukukuna bu durumda yansımaz. Dolayısıyla yukarıda verdiğimiz örnekte olduğu gibi bahçeye ekilen bitkilerin sahipsiz köpekler tarafından eşelenerek harap edilmesi durumunda çoğu zaman belediye sorumlu tutulamayacaktır. İdarenin sorumluluğu sadece kamu hukukunun yüklediği yükümlülüklere aykırı kusurlu davranışları sonucunda zarar oluşması halinde doğar.

Köpek Saldırısı ve Estetik Masrafları – Y. 3. HD. 2016/19378 E., 2018/5863 K.

“Davacılar; müşterek çocukları …’in 03/04/2008 günü … otogarının içinde arkadaşları ile oyun oynarken davalıya ait köpeğin saldırısına uğradığını ve ağır yaralandığını, davalının köpeğini hiç bir önlem alınmaksızın başı boş bir şekilde sokağa bıraktığını, …’ın yanağında ve dudağında derin kesilerin meydana geldiğini ve yüzünde sabit iz oluştuğunu, bu saldırı nedeniyle psikolojilerinin ciddi bir şekilde bozulduğunu ve manevi zarara uğradıklarını, ayrıca sosyal güvenlik kurumu tarafından karşılanmayan tedavi giderleri bakımından da maddi zararlarının bulunduğunu belirterek, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla 50.000 manevi ve 2.000,00 TL maddi zararın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı; …’i ısıran köpeğin kendisine ait bir köpek olmadığını, davacıların yaşadıkları mahallede başıboş birçok hayvanın bulunduğunu belirterek, davanın reddini dilemiştir.Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, davacı tarafın maddi tazminat taleplerinin reddine, 15.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak dava tarihi itibarı ile işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya verilmesine, karar verilmiş, hüküm davacı tarafça temyiz edilmiştir.Dava, hayvan sahibi ve idare edenin sorumluluğuna dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir…
2-Davacıların reddedilen maddi tazminat talepleri yönünden yapılan temyiz itirazlarının değerlendirmesinde;Somut olayda; dosya içeriği ve toplanan deliller ile; davacıların oğlu …’in 03/04/2008 tarihinde sokakta oynadığı sırada davalıya ait köpeğin ısırması sonucu yaralandığının kabulü gerekir.Davacılar dava dilekçesinde davalıdan 2.000 TL maddi tazminat talep etmişler ve bu maddi tazminat taleplerini ise müşterek çocuğunun yaralanması nedeni ile yapmış oldukları hastane masrafları, ilaç ücretleri ve yüzde sabit iz kalması nedeni ile doğabilecek tedavi masrafları olarak açıklamışlardır. Mahkemece davacıların maddi tazminat talepleri, Adli Tıp Kurumu 3 İhtisas Kurulu’nun 04/11/2015 tarihli raporunda belirtildiği şekilde, davacının sürekli iş gücü kaybı olmadığı ve iki aylık geçici iş göremezlik süresinde de küçüğün çalışmıyor olması nedeniyle herhangi bir gelir kaybı bulunmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir…
Davacılar küçüğün yüzündeki yaralanma nedeniyle ileride doğabilecek tedavi (estetik ameliyat) giderlerinin davalıdan tahsilini talep etmişlerdir. Gelecekte yapılacak mecburi estetik giderleri önceden istenebilir. Bu bağlamda, öncelikle davacı küçüğün yüzündeki yara izlerinin sabit iz niteliğinde olup olmadığı, bu izlerin estetik ameliyatla giderilip giderilemeyeceği, giderilebilirse ne oranda giderilebileceği, tamamen veya kısmen giderilemez ise kalacak izlerin yaptığı iş (mesleği) gözetilerek ekonomik geleceğini etkileyip etkilemeyeceği, ayrıca bu estetik ameliyat giderinin hesaplanması hususunda, içinde estetik cerrahi uzmanı hekimlerin de bulunduğu 3 kişilik bilirkişi heyetinden rapor alınarak, bu bedelin hüküm altına alınması gerekirken, mahkemece eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir…
3- Davacıların manevi tazminat taleplerine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; davacılar dava dilekçesinde 50.000 TL manevi tazminat talebinde bulunmuşlar, mahkemece yapılan yargılama sonucunda küçük lehine 15.000 TL manevi tazminat takdir edilmiştir.Kural olarak hükmedilecek manevi tazminatın miktarının belirlenmesi hakimin takdirindedir. Kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hakim bu hakkını Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesinde açıklanan hakkaniyet ilkesine uygun olarak kullanmalıdır.Manevi tazminatın miktarı belirlenirken kişilik hakkına saldırı oluşturan eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranı, sıfatı, iştigal ettikleri makam ile diğer sosyal ve ekonomik durumları dikkate alınmalı, her olaya göre değişebilecek özel durum ve koşullar bulunabileceği gözetilerek, takdir hakkını etkileyebilecek nedenler karar yerinde denetime elverişli biçimde ve objektif olarak gösterilmelidir.
…mahkemece, yukarıda açıklandığı şekilde, öncelikle davacı küçüğün yüzündeki yara izlerinin sabit iz niteliğinde olup olmadığı hususu tespit edilerek, köpeğin ısırması sonucu oluşan yaraların küçüğün yüzünde sabit ize neden olduğu sonucuna varılması halinde, küçük lehine hükmedilecek manevi tazminatın bu husus göz önüne alınarak takdir edilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bu husus da bozmayı gerektirmiştir.”

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir