Kötüniyetli Islah

Islahla Zamanaşımı Def’inin İleri Sürülmesi

“…Taraflar arasında davalı tarafından yapılan ıslahın kötüniyetli olup olmadığı uyuşmazlık konusudur.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 176. maddeye göre taraflardan her biri, yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebilir. Aynı davada, taraflar ancak bir kez ıslah yoluna başvurabilir.
Söz konusu maddenin gerekçesinde de ıslah yolu ile davanın geciktirilmesi ve sürüncemede bırakılması mümkün olduğundan, ikinci fıkra ile, tarafların ıslah yoluna bir defa başvurabileceklerine ilişkin sınırlamanın kabul edildiği, Uygulamada, zamanaşımının ıslah yolu ile ileri sürülüp sürülemeyeceğine dair bazı tereddütler var ise de zamanaşımı ilk itiraz olmayıp, ıslah yolu ile de ileri sürülebileceğinde tereddüt etmemek gerektiği belirtilmiştir.
6100 sayılı Kanun’un 182. maddesinde “Islahın davayı uzatmak veya karşı tarafı rahatsız etmek gibi kötü niyetli düşüncelerle yapıldığı deliller veya belirtilerle anlaşılırsa, mahkeme, ıslahı dikkate almadan karar verir. Ayrıca hakim, kötüniyetle ıslaha başvuranı, karşı tarafın bu yüzden uğradığı bütün zararlarını ödemeye ve beşyüz Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar disiplin para cezasına mahkum eder”, denilmektedir. Davacı vekilinin 6100 sayılı Kanun’un 182. maddesinde belirtilen şekilde davayı uzatmak veya karşı tarafı rahatsız etmek gibi kötü niyetli düşüncelerle ıslah için süre istediği konusunda bir delil olmadığı anlaşılmakla kötüniyetli ıslah yapıldığından söz edilerek davalı aleyhine disiplin cezasına hükmedilmesi doğru görülmemiştir…” Y. 22. HD., 2016/24144 E., 2016/24779 K.

Islahın Yapılma Zamanı

“…Somut olayda mahkemece; davalı tarafın, cevap dilekçesinde ve bilirkişi raporunun tebliğinden sonra zamanaşımı def’ini ileri sürmediği, davacı tarafın talep artırım dilekçesi vermesinin ardından cevap dilekçesini zamanaşımı yönünden kısmen ıslah ettiği belirtilerek davalının ıslah eyleminin belirgin şekilde kötüniyetli ıslah niteliğini taşıdığı kabul edilmiştir. Ancak, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 182. maddesinde öngörülen delil veya belirtilerin dosya kapsamı itibariyle mevcut olmadığı, davalı tarafın yasal hakkını kullandığı, bu suretle kötüniyetli ıslahın söz konusu olmadığı anlaşılmakla, davalının ıslah dilekçesinin dikkate alınarak sonuca gidilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalıdır…” Y. 22. HD., 2016/24087 E., 2016/24932 K.

Dava Değerinin Arttırılması

“… Somut uyuşmazlıkta, davacı 10.000,00 TL değer gösterek dava konusu taşınmaz zeminin mıcır kaplı olması nedeniyle aşırı toz bulutu nedeniyle iletim hatlarının zarar gördüğünü belirterek istemde bulunmuş, 25.10.2013 tarihinde de dava değerini 360.602,00 TL bedele yükseltmiştir. Yargılamanın devamı sırasında 05.10.2013 günü dava değerinin artırılmasından 20 gün önce taşınmaz zeminin asfalt ile kaplandığı 21.09.2013 tarihli bilirkişi kurulu raporunda belirtilmiştir. Davacı 10.000,00 TL değer göstererek açtığı davada taşınmaz zeminine istemi gibi asfalt serilmesinden sonra dava değerini artırması HMK’nın 182. maddesinde açıklanan kötüniyetli ıslahtır. Bu nedenle, davacının dava değerini artırmasının dikkate almadan davalıyı yargılama gideri ile yükümlendirmesi gerekir…” Y. 14. HD., 2015/11136 E, 2015/10742 K.

error: Content is protected !!