Mirasın Reddi Durumunda Mirasçılık Belgesi

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi 2015/2892 E., 2015/10280 K.

“MAHKEMESİ : Buldan Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 26/12/2013
NUMARASI : 2013/442-2013/406

Davacı tarafından, davalı 25.12.2013 gününde verilen dilekçe ile mirasçılık belgesi verilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 26.12.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi mirascı Hikmet Köyüoğlu vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_ K A R A R _
Dava, mirasçılık belgesi verilmesine ilişkindir.
Davacı m… G… K…’nun 28.01.2010 tarihinde vefat ettiğini, ancak mirasçılarından H.. K..’nun Buldan Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2010/52 Esas, 158 sayılı Kararı ile mirası reddetmiş olduğundan murisin yasal mirasçılarının ve miras hisselerinin tespitiyle H.. K..’nun mirası reddetmiş olduğu hususunun murise ait mirasçılık belgesinde belirtilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile m…G… K…’nun mirasının tamamı 4 hisse kabul edilerek; 1 hissesinin oğlu H.. K..’na, 1 hissesinin oğlu H.. K..’na, 1 hissesinin kızı M… K..’na (Duman), 1 hissesinin oğlu S… K….’na aidiyetine, H.. K..’nun Buldan Sulh hukuk mahkemesinin 24/05/2010 tarih ve 2010/52 Esas, 158 sayılı Kararı ile m… G… K…’nun mirasını kayıtsız şartsız olarak reddetmesi nedeniyle mirasın paylaşılması sırasında bu hususun gözönüne alınmasına karar verilmiştir.
Hükmü, mirasçı H.. K.. vekili müvekkilinin mirası reddetmiş olmasına rağmen TMK’nın 611/1 madde ve fıkrası hükümlerine aykırı altsoyu yerine müvekkiline miras payı verilmesi yerinde olmadığını belirterek temyiz etmiştir.
Bu nedenle mirasçılık belgesi verilmesi hususu Türk Medeni Kanunu’nun 598. maddesinde düzenlenmiştir. Mirasçılık belgesi, aksi ispat edilinceye kadar adına düzenlenmiş bulunan kişi ve kişilerin mirasçılığı lehine bir karine oluşturur. Bu belge; muris mirasçıları arasındaki irs (soy) ilişkisini göstermesi yanında mirasın (terekenin) mirasçılara intikalini de sağlayıcı bir işleve sahiptir. Bu nedenlerle; mirası reddeden (TMK’nın 605/1) mirasçı veya mirasçılar varsa düzenlenecek mirasçılık belgesinde, mirasçılık sıfatına sahip olan kişi veya kişiler ile miras paylarının gösterilmesi ve mirası ret durumuna işaret edilmekle yetinilmemesi; mirası ret nedeniyle, mirasçılık sıfatını kaybedenlerin ve bunların payının akıbetinin (kime kalacağının)’da gösterilmesi gerekir. Bu bakımdan; verilen mirasçılık belgesinde yasal mirasçılar ile bunların miras paylarının gösterilmesi yerinde ise de; “H.. K..’nun Buldan Sulh hukuk mahkemesinin 24/05/2010 tarih ve 2010/52 Esas, 158 sayılı Kararı ile m…. G… K…’nun mirasını kayıtsız şartsız olarak reddetmesi nedeniyle mirasın paylaşılması sırasında bu hususun göz önüne alınmasına” şeklindeki kabul hatalı olmuştur.
Somut olayda, murisin çocuğu H.. K.. mirastan feragat nedeniyle mirasçılık sıfatını kaybetmiştir. Bu nedenle mirasçılık belgesinde H.. K.. feragat ettiğine işaret edilmeli ve payının kime veya kimlere kalacağı gösterilmelidir.
Mahkemece, belirtilen hususlar gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle mirasçı H.. K.. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 13.11.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi. “

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi 2015/1822 E., 2015/5797 K.

“MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 23.05.2012 gününde verilen dilekçe ile mirasçılık belgesinin iptali istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne, yeni mirasçılık belgesi verilmesine dair verilen 20.11.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_ K A R A R _
Davacılar vekili, murisi …’in 29.08.2004 tarihinde vefat ettiğini, mirasçı olarak eşi … ile oğlu … bıraktığını, en yakın mirasçılar eşi ve çocuğunun mirası reddettiklerini, buna rağmen murisin alacaklısı olan davalı kurum yetki belgesi ile açtığı mirasçılık belgesine ilişkin davada, Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/949 Esas sayılı kararı ile davacıların mirasçı olarak belirlendiğini, ancak davacıların muris …’in mirasçısı olmadığının tespiti ile mirasçılık belgesinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, muris …’in mirası reddeden mirasçıları eşi Serbes ve oğlu … mirasçı olarak gösterilmeyip yok sayılarak mirasçılarının annesi ve kardeşleri olduğuna hükmedildiği, bu şekilde mirasçıların ve miras paylarının belirlendiği anlaşılmıştır.
Dosya içerisindeki mirasın reddine ilişkin dava dosyalarında …’in eşi ve çocuğunun mirası kayıtsız şartsız olarak reddettikleri, bu hususun tespit ve tesciline karar verildiği, nüfus kayıtlarına da işlenmiş olduğu, mirasın reddi hususunun terekenin paylaşımı sırasında nazara alınmasına işaret edilmek suretiyle muris … in mirası 4 pay kabul edilerek 1/4
payının eşine, 3/4 payının da çocuğuna aidiyetine karar verilmesi gerektiği, alacaklı konumunda bulunan … ‘nın da TMK 617. maddesi uyarınca reddin iptali yönünde dava hakkını kullanabileceği, en yakın mirasçılar olan eş ve çocuğun mirası reddi halinde resmi tasfiye yapılması gerektiği belirtilerek davanın kabulü ve mirasçılık belgesinin iptaliyle muris …’in mirası 4 pay kabul edilerek, 1/4 payının eşi Serbes Özdemir’e, 3/4 payının oğlu … ‘e aidiyetine, Sulh Hukuk Mahkemesinin 2004/1055 Esas sayılı mirasın gerçek reddine ilişkin kararı uyarınca …’in ve aynı mahkemenin 2004/1056 Esas sayılı mirasın gerçek reddine ilişkin kararı uyarınca … ‘in mirası reddettikleri anlaşılmakla, mirasın reddi hususunun terekenin paylaşılması sırasında nazara alınmasına karar verilmiştir.
Hükmü, davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekili temyiz etmiştir.
TMK’nın 612. maddesinde yer alan “En yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddedilen miras sulh hukuk mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilir” hükmüne göre miras reddedilmiş olmakla tasfiyeye tabi tutulacağından takip murisin ikinci derece mirasçılarına yöneltilemez. Yani miras murisin ikinci derece mirasçısı olan anne ve kardeşlerine geçmemiştir.
Bu nedenle murisin annesi ve kardeşlerini mirasçı olarak gösteren Sulh Hukuk Mahkemesinin 18.05.2011 tarihli 2010/949 Esas, 2011/346 Karar sayılı mirasçılık belgesinin iptaline karar verilmesi yerindedir. Ancak, belirtilen bu hükümlere göre murisin eşi ve çocuğunu mirasçı olarak gösteren ve mirasın reddinin terekenin paylaştırılmasında nazara alınmasını belirtir şekilde yeni bir mirasçılık belgesi verilmesi doğru değildir.
Mahkemece, belirtilen hususlar gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 25.05.2015 tarihinde oybirliği karar verildi.”

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Content is protected !!