Mirasta İstihkak Davası: Miras Kalan Malın Üçüncü Kişiden Alımı

Davanın Amacı

Murisin vefatıyla birlikte ardında bıraktığı tereke mirasçılarına aittir. Zilyetliğin de miras yoluyla kazanılacağı kabul edilse de bazı hallerde tereke içindeki malların üçüncü kişiler elinde olduğuna rastlanmaktadır. Örneğin murisin altın takıları ölüm anında bir üçüncü kişi elinde bulunuyorsa ve bu kişi eşyaları mirasçılara rızasıyla vermiyorsa, yapılabilecek şey miras sebebiyle istihkak davası açmaktır. Böylelikle üçüncü kişinin hakimiyetine son verilebilir. Elbette üçüncü kişi ile muris arasında mevcut olan ve mirasçılarca bilinmeyen bir hukuki ilişki bulunabilir. Bu durumda davalının bunları savunmasının temeli yapması olağandır. Son olarak belirtelim ki miras sebebiyle istihkak davası davalıda bulunan tüm tereke malları için söz konusu olabilir. Dolayısıyla her bir eşya için ayrı ayrı dava açmaya gerek yoktur.

Mirasta İstihkak Davasını Açabilecekler

Yasal mirasçılar elbette bu davayı açabilecektir. Bunun haricinde mirasbırakanın sağken ölüme bağlı yaptığı bir tasarrufla mirasçı olarak atadığı diğer kişiler de bu davayı açabilir. Fakat terekeye doğrudan katılmayan, murisin belirli bir pay değil de belirli bir mal almasını kararlaştırdığı kişi bu davayı açamayacaktır.

Davalının Zamanaşımıyla Mülkiyeti Kazanması

Bilindiği üzere hukukumuzda zamanaşımıyla mülkiyet kazanmak mümkündür. Fakat murisin malını elinde tutan kişinin bu malı zamanaşımıyla kazanması mümkün değildir, yeter ki zamanaşımı ölümden önce sona ermemiş olsun. Örneğin 2019’da vefat eden murisin sahip olduğu eşya üzerinde zilyetliği bulunan kişi 2018’de sona eren zamanaşımı süresiyle ilgili malın mülkiyetini iktisap edebilirken; zamanaşımı süresi 2020’de bitmişse mülkiyet kazanılamayacaktır.

Davacıların Davayı Açması İçin Zamanaşımı

Bu davanın açılması için kanun koyucu tarafından üç farklı zamanaşımı getirilmiştir. Mirasçı, kendi mirasçılığını ve üçüncü kişinin terekeye dahil eşya üzerindeki zilyetliğini öğrendikten itibaren bir yıl ve her halde on yıl içinde bu davayı açmalıdır. Fakat üçüncü kişi kötü niyetliyse yirmi yıllık süre söz konusu olacaktır.

Mirasçılar Arasında İstihkak Davası Açılabilir Mi?

Miras sebebiyle açılan istihkak davası üçüncü kişilere karşı yöneltilmektedir. Somut bir örnek verelim, babaları vefat eden çocuklardan biri babasının kıymetli eşyalarını elinde bulunduruyor olsun. Bu durumda diğer kardeşlerin de ilgili mallar üzerinde mülkiyet hakkı bulunduğundan araba için istihkak davası açılabileceği akla gelebilir. Fakat davalı tarafın da davacılarla eşit derecedeki bir hakka sahip olduğu göz ardı edilmemelidir. Dolayısıyla bunun yerine terekenin korunması için önlem alınması uygun olacaktır. Veya miras taksim davası açılarak doğrudan özgüleme de yapılabilir.

Geri Vermenin Kapsamı

Kanun koyucu, mirasta istihkak davasının kabul edilmesi halinde malın davacıya zilyetliğe ilişkin hükümler uyarınca geri verileceğini düzenlemiştir. Bunun anlamı davalının iyi niyetli olup olmamasına göre iade kapsamının değişkenlik göstereceğidir. Şöyle ki, iyi niyetli zilyed söz konusu malın kaybolmasından, mala zarar gelmesinden sorumlu olmayacaktır. Ayrıca uyuşmazlık konusu eşyanın semerelerinden de davacıya karşı sorumlu olmaz. Bu kişi yapmış olduğu zorunlu ve yararlı giderleri isteyebileceği gibi, mirasçıların bunları vermek istememesi halinde iadeyle zorunlu değildir.

Kötü niyetli zilyed ise eşyanın başına gelen hasarlardan, eşyanın kaybolmasından, yok olmasından vs. sorumludur. Eşyadan kazandığı semerelerden ve hatta kazanmayı ihmal ettiği semerelerden de mirasçılara karşı sorumludur. Bu kişi yararlı giderleri isteyemez, yalnızca zorunlu olarak yaptığı masrafları isteyebilir.

Adi İstihkak ve Miras Sebebiyle İstihkak Farkı (İçtihat)

“…Terekeye veya bazı tereke mallarını elinde bulunduran kimseye karşı dava açan yasal veya atanmış mirasçının mirasçılıkta üstün hak iddiası bulunmuyorsa açılan dava adi istihkak davası olarak adlandırılmaktadır. Adi istihkak davasında miras sebebiyle istihkak davasından farklı olarak mirasçılıkta üstün hak iddiası bulunmadığı gibi mirasçılık sıfatıyla ilgili uyuşmazlık da mevcut değildir. Mirasçıların istihkak davası açması her zaman imkan dahilindedir.
Somut olayda; davacılar yasal mirasçı olduklarından ve mirasçılık sıfatlarına yönelik bir itiraz bulunmadığından 4721 sayılı TMK 637. maddesinde belirtilen hükümlerinin bu davada uygulanması mümkün değildir. Mirasçıların üstün hak iddiası bulunmadığından dava (adi) istihkak istemine ilişkindir.
Kamulaştırma bedelinin mirasbırakan tarafından mirasçısı olan davalıya sağlararası karşılıksız kazandırma ile verildiği davalı tarafından ispatlanamadığından mirasta denkleştirme de söz konusu değildir…” Y. 14. HD., 2016/1176 E., 2016/7453 K.

“…Mirasçılar arasında elbirliği hali devam ettiği sürece birbirlerine karşı adi istihkak davası açılmasına gerek bulunmamaktadır. Çünkü mirasçılar bu durumda paylaşım davası açarak paylarına düşecek değerlerin kendilerine verilmesini talep edebilirler.
Somut uyuşmazlıkta davacılar ve davalı murisin alt soyudur. Davalılar, davada davacı tarafın mirasçılık sıfatına karşı koymamıştır. Tarafların mirasçılık sıfatları üzerinde bir uyuşmazlığın bulunmadığı hallerde, miras sebebiyle istihkak davasından söz edilemez. Uyuşmazlık Türk Medenî Kanununun 640 ve devam maddelerinde belirtilen mirasın paylaşılmasına ilişkindir. Paylaşma davalarında da sulh hukuk mahkemesi görevlidir…” Y. 20. HD., 2016/4569 E., 2016/7092 K.

error: Content is protected !!