Nafakanın Kaldırılması ve Azaltılması Davası

Bu yazıda genel olarak konuyla ilgili yargıya taşınmış örneklere yer verilmiştir. İlgilenenler yoksulluk nafakası ile ilgili olan yazımıza da göz atabilirler. Bilindiği üzere boşanma sonucu daha ağır kusurlu olduğu tespit edilen tarafın -diğer şartlar da oluşmuşsa- diğer tarafa maddi yardımda bulunması zorunlu tutulabilmektedir. Fakat karar verildikten sonra somut koşullarda meydana gelen bazı farklılıklar bu yardımın miktar olarak azaltılmasını veya tamamen kaldırılmasını gerektirebilir. Örneğin kendisine yardım edilen kişi tekrar evlenmiş olabilir ya da ekonomik durumu yeterince iyileşmiş olabilir.

Belirtmemiz gerekir ki ilgili koşulların gerçekleşmesi durumunda nafaka kendiliğinden kalkmayacaktır. Bunun için yeniden bir dava açılması gerekir. Yoksulluk nafakasının kaldırılması ve azaltılmasına ilişkin kanun maddesi şöyledir:

İrat biçiminde ödenmesine karar verilen maddî tazminat veya nafaka, alacaklı tarafın yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü hâlinde kendiliğinden kalkar; alacaklı tarafın evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi hâlinde mahkeme kararıyla kaldırılır.

Tarafların malî durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hâllerde iradın artırılması veya azaltılmasına karar verilebilir.

Görüldüğü üzere yardım edilen kişi yeniden evlenmiş olmasa dahi, fiilen bu şekilde yaşıyorsa yardım kesilebilir. Ek olarak belirtelim ki, kanunun saydığı durumlar karar verildiği sırada mevcutsa en başta nafaka verilmesi uygun olmaz.

Ekonomik Durumdaki Kötüleşme Sebebiyle Nafakanın Azaltılması/Kaldırılması – İçtihat

Somut olayda taraflar, 22.08.2013 tarihinde anlaşmalı olarak boşanmışlar, kadına 250 TL yoksulluk nafakası, ortak çocuk Emine’ye 250 TL iştirk nafakasına hükmedilmiş, kararın eki sayılan protokolün 7. maddesinde ise kadının yakıt giderleri ile ortak çocuk Emine’nin eğitim giderlerinin davacı tarafından karşılanmasına karar verilmiş ve karar kesinleşmiştir. Davalı kadın boşanma davası öncesinde olduğu gibi çalışmaya devam etmekte olup, davacı erkeğin ise ekonomik durumunda ise olağanüstü bir değişiklik meydana gelmemiştir. Davacı erkeğin ekonomik ve sosyal durumundaki kısmi değişiklik yoksulluk nafakasının kaldırılmasını gerektirmez, ancak nafakanın hakkaniyet oranında indirilmesi sebebi olabilir.Yine davalı kadın açısından sosyal ve ekonomik durumunda boşanma öncesine göre önemli değişiklik olmadığına göre davacı erkeğin gelirindeki azalma yakıt giderleri ve eğitim giderlerinin davacı tarafından ödeneceğine dair protokolün 7. maddesinin kaldırılmasını gerektirmez, hakkaniyete uygun, belirli miktarda uyarlanması sebebi olabilir. O halde mahkemece delillerin bu çerçevede değerlendirilerek sonucu uyarınca karar verilmesi gerekirken davaların kabulü ile yükümlülüklerin tümüyle ortadan kaldırılmasına karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.

Y. 2. HD., 2019/2282 E., 2019/8150 K.

Anlaşmalı Boşanma Protokolünde Kararlaştırılan Nafakanın Azaltılması/Kaldırılması

Nafaka iradı, tarafların yaptıkları sözleşmeye dayansa bile indirilebileceği gibi tamamen de kaldırılabilir. Ancak, sözleşme ile kararlaştırılmış ve hakim tarafından onaylanmış olan iradın, yasada aranan şartlar gerçekleşmeden tamamen kaldırılmasını ya da indirilmesini istemek hakkın kötüye kullanılması mahiyetini arzeder.

Bunun gibi sırf boşanmayı sağlayabilmek için, bilerek ve isteyerek mali gücünün üzerinde bir yükümlülüğü üstlenen kişinin, sonradan bu yükümlülüğün kaldırılması veya azaltılması yönünde talepte bulunması da iyiniyet ve sözleşmeye bağlılık ilkeleri ile bağdaşmaz.

Y. 2. HD., 2019/2282 E., 2019/8150 K.

Nafakanın Kaldırılması Davası Açıldıktan Sonra Davalının Evlenmesi – İçtihat

İrat biçiminde ödenmesine karar verilen maddi tazminat veya nafaka, alacaklı tarafın yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü halinde kendiliğinden kalkar; alacaklı tarafın evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi halinde mahkeme kararıyla kaldırılır. (TMK m.176/3) Davacı , davalının resmi nikah olmaksızın başka birisiyle birlikte yaşadığını ileri sürerek yoksulluk nafakasının mahkeme kararı ile kaldırılmasını talep etmiştir. Mahkemece, yargılamanın devamı sırasında 03.09.2014 tarihinde davalının evlendiği ve nafakanın kendiliğinden ortadan kalktığı gerekçe gösterilerek, karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiştir. Dava 23.09.2013 günü açılmış, davalı 03.09.2014 tarihinde yeniden evlenmiştir. Toplanan deliller davanın açıldığı tarih itibariyle değerlendirilerek, davalının başkası ile yaşadığı kanıtlandığı takdirde dava tarihi itibarıyla yoksulluk nafakasının kaldırılması koşullarının oluşup oluşmadığı yönünde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.

Y. 2. HD., 2016/6449 E., 2016/9164 K.

Nafakanın Kaldırılması Davasında Temyiz Sınırı – İçtihat

Davacı erkeğin tedbir nafakasının kaldırılması davasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;Davacı erkeğin tedbir nafakasının kaldırılması davasının yıllık tutarı 12.000,00 TL olup karar tarihindeki kesinlik sınırı 47.530,00 TL’yi aşmadığından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince temyiz sınırı altında kalan para alacağına ilişkin karar kesindir. Açıklanan nedenle, davacı erkeğin tedbir nafakasının kaldırılması davasına yönelik temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.

Y. 2. HD., 2019/2720 E., 2019/8882 K.
error: Content is protected !!
Av. Oğuzhan Yazıcı - Maltepe/İSTANBUL