Nafakanın Kaldırılması ve Azaltılması Davası

Bu yazıda konuya ilişkin özet niteliğinde bilgilerle birlikte çoğunlukla konuyla ilgili yargıya taşınmış örneklere yer verilmiştir. İlgilenenler yoksulluk nafakası ile ilgili olan yazımıza da göz atabilirler. Bilindiği üzere boşanma sonucu daha ağır kusurlu olduğu tespit edilen tarafın -diğer şartlar da oluşmuşsa- diğer tarafa maddi yardımda bulunması zorunlu tutulabilmektedir. Fakat karar verildikten sonra somut koşullarda meydana gelen bazı farklılıklar bu yardımın miktar olarak azaltılmasını veya tamamen kaldırılmasını gerektirebilir. Örneğin kendisine yardım edilen kişi tekrar evlenmiş olabilir ya da ekonomik durumu yeterince iyileşmiş olabilir.

Belirtmemiz gerekir ki ilgili koşulların gerçekleşmesi durumunda nafaka her zaman kendiliğinden kalkmayacaktır. Bunun için yeniden bir dava açılması gerekebilir. Miktarın azaltılması ya da artırılması ise kendiliğinden değil, mutlaka bir mahkeme kararıyla gerçekleşebilir. Yoksulluk nafakasının kaldırılması ve azaltılmasına ilişkin kanun maddesi şöyledir:

İrat biçiminde ödenmesine karar verilen maddî tazminat veya nafaka, alacaklı tarafın yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü hâlinde kendiliğinden kalkar; alacaklı tarafın evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi hâlinde mahkeme kararıyla kaldırılır.

Tarafların malî durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hâllerde iradın artırılması veya azaltılmasına karar verilebilir.

Görüldüğü üzere yardım edilen kişi yeniden evlenmiş olmasa dahi, fiilen bu şekilde yaşıyorsa yardım kesilebilir. Ayrıca mali durumlarda yaşanan değişimler ise her zaman miktar değişikliklerini gerektirebilir. Örneğin nafakayı ödeyen tarafın işsiz kalması ya da maaşında büyük bir düşüş olması her ay ödenen miktarın azaltılması için geçerli bir sebep olabilir. Ek olarak belirtelim ki, kanunun yukarıda saydığı durumlar karar verildiği sırada mevcutsa en başta nafakaya hükmedilmesi uygun olmaz.

Nafakanın Kaldırılmasına Sebep Olan Durumlar

Taraflardan Birinin Ölmesi

Nafakanın irat şeklinde ödenmesi kararlaştırılmışsa alacaklı veya borçlunun vefatı halinde alacak ve borçlar mirasçılara intikal etmez. Bu husus hem yoksulluk hem de iştirak nafakası için geçerlidir. Bu durumda borcun sona erdirilmesi için mahkeme kararına gerek yoktur, borç kendiliğinden sona erer.

Nafakanın toptan ödenmesi kararlaştırılmışsa durum değişecektir. Bu halde alacak veya borcun mirasçılara geçeceğini söyleyebiliriz. Hatta toptan belirlenmiş bir değerin taksitlere bölünmesi kararlaştırılmışsa da bu haklar intikal edecektir.

Nafaka Alacaklısının Yeniden Evlenmesi

Bu hal yalnızca yoksulluk nafakası için geçerlidir, çocuklar için verilen iştirak (katılma) nafakası bundan etkilenmez. Tekrar evlenildiğinde mali açıdan bakım yükümlülüğü yeni eş üzerinde olacağından borç bu durumda da dava açılmasına gerek olmaksızın kendiliğinden kalkar. Yeni evliliğe rağmen icra yoluna başvurulursa buna itiraz edilmelidir.

Nafaka Alacaklısının Sevgilisiyle Birlikte Evli Gibi Yaşaması

Bu durum da sadece yoksulluk nafakasının kaldırılmasına sebep olmakta olup, iştirak nafakasını etkilememektedir. Bu hal varsa nafakanın kaldırılması için dava açılması gerekir.

Nafaka Alacaklısının Mali Durumunun Düzelmesi

Yoksulluk nafakası verme sebebi de ortadan kalktığından nafakanın kaldırılması istenebilir. Bu sebep kişinin bir işe girmesi olabileceği gibi kendisine yüklü bir miras kalması ya da şans oyunlarından büyük bir miktar kazanması gibi bir durum da olabilir.

Nafaka Alacaklısının Haysiyetsiz Hayat Sürmesi

Kanun koyucu bunu nafakanın kaldırılması sebebi olarak düzenlemekle birlikte haysiyetsiz hayattan ne anlaşılması gerektiğini açıklamamıştır. Hayat şartlarını ağır etkileyecek şekilde kumarbaz olmak, uyuşturucu bağımlılığı gibi durumlar buna örnek gösterilebilir.

Dava İstinaf ve Temyiz Sınırları Ne Kadardır?

İstinaf ve temyiz sınırları her sene değişmektedir. 2021 yılı için istinaf sınırı 5.880 TL olup, temyiz sınırı ise 78.630 TL‘dir.

Yargıya Yansıyan Olaylardan Örnekler

Ekonomik Durumdaki Kötüleşme Sebebiyle Nafakanın Azaltılması/Kaldırılması – İçtihat

Somut olayda taraflar, 22.08.2013 tarihinde anlaşmalı olarak boşanmışlar, kadına 250 TL yoksulluk nafakası, ortak çocuk Emine’ye 250 TL iştirk nafakasına hükmedilmiş, kararın eki sayılan protokolün 7. maddesinde ise kadının yakıt giderleri ile ortak çocuk Emine’nin eğitim giderlerinin davacı tarafından karşılanmasına karar verilmiş ve karar kesinleşmiştir. Davalı kadın boşanma davası öncesinde olduğu gibi çalışmaya devam etmekte olup, davacı erkeğin ise ekonomik durumunda ise olağanüstü bir değişiklik meydana gelmemiştir. Davacı erkeğin ekonomik ve sosyal durumundaki kısmi değişiklik yoksulluk nafakasının kaldırılmasını gerektirmez, ancak nafakanın hakkaniyet oranında indirilmesi sebebi olabilir.Yine davalı kadın açısından sosyal ve ekonomik durumunda boşanma öncesine göre önemli değişiklik olmadığına göre davacı erkeğin gelirindeki azalma yakıt giderleri ve eğitim giderlerinin davacı tarafından ödeneceğine dair protokolün 7. maddesinin kaldırılmasını gerektirmez, hakkaniyete uygun, belirli miktarda uyarlanması sebebi olabilir. O halde mahkemece delillerin bu çerçevede değerlendirilerek sonucu uyarınca karar verilmesi gerekirken davaların kabulü ile yükümlülüklerin tümüyle ortadan kaldırılmasına karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.

Y. 2. HD., 2019/2282 E., 2019/8150 K.

Nafaka Alacaklısı Kadının İşe Başlaması ve Nafaka Borçlusu Erkeğin Gündelik İşlerinin Bozulması – İçtihat

Somut uyuşmazlığa gelince; boşanma kararı ile davalı lehine hükmedilen 200,00TL yoksulluk nafakası tutarı, nafakanın arttırılmasına ilişkin davada bilahare 300,00TL’ye yükseltilmiştir. Her iki dosyada da tarafların mali ve sosyal durumlarında bir değişiklik bulunmamakla birlikte nafaka alacaklısı kadın ilgili tarihlerde çalışmayıp düzenli bir geliri bulunmazken, nafaka yükümlüsü erkeğin ise bir fabrikada işçi olarak çalışıp aylık düzenli bir gelire sahip olduğu anlaşılmaktadır.
Davacı, eldeki davada belindeki rahatsızlıktan dolayı işten ayrılmak zorunda kaldığını, gündelik işlerde çalışabildiğini, nafaka ödeyecek mali gücünün bulunmadığını davalının ise işe başladığını, asgari ücretle çalıştığını belirterek nafakanın kaldırılmasını olmadığı taktirde indirilmesini istemiştir. Mahkemece yaptırılan ekonomik ve sosyal durum araştırması sonucunda düzenlenen tutanakta, davacının günlük işçi olduğu, bu işlerden aylık 500,00-750,00TL kazandığı, davalının ise …de çalıştığı, aylık gelirinin 1.000,00TL olduğu bildirilmiştir. Nitekim tutanakta da tespit edildiği gibi davalı da 24.03.2015 tarihli celsede, devlet hastanesinde sigortalı olarak, asgari ücretle çalıştığını beyan etmiştir…

O hâlde, davacının boşanma davasından sonra mali durumunun bozulduğu, sürekli gelirinin bulunmadığı, nafaka alacaklısı kadının ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsünün gelir durumu ve önceki nafaka takdirinde taraflar arasında sağlanan dengenin de gözetildiği gerekçesiyle dava tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yoksulluk nafakasının kaldırılmasına hükmeden yerel mahkeme direnme kararında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

Y. HGK. 2017/1009 E., 2019/1179 K.

Anlaşmalı Boşanma Protokolünde Kararlaştırılan Nafakanın Azaltılması/Kaldırılması – İçtihat

Nafaka iradı, tarafların yaptıkları sözleşmeye dayansa bile indirilebileceği gibi tamamen de kaldırılabilir. Ancak, sözleşme ile kararlaştırılmış ve hakim tarafından onaylanmış olan iradın, yasada aranan şartlar gerçekleşmeden tamamen kaldırılmasını ya da indirilmesini istemek hakkın kötüye kullanılması mahiyetini arzeder.

Bunun gibi sırf boşanmayı sağlayabilmek için, bilerek ve isteyerek mali gücünün üzerinde bir yükümlülüğü üstlenen kişinin, sonradan bu yükümlülüğün kaldırılması veya azaltılması yönünde talepte bulunması da iyiniyet ve sözleşmeye bağlılık ilkeleri ile bağdaşmaz.

Y. 2. HD., 2019/2282 E., 2019/8150 K.

İki Tarafın Da Eşit Gelire Sahip Olması – İçtihat

Dosya kapsamı, tanık anlatımları ve tarafların sosyal ve ekonomik durumları dikkate alındığında nafaka alacaklısının asgari ücret aldığı bir işte çalıştığı, elde ettiği gelirin kendisini yoksulluktan kurtaracak düzeyde olmadığı, ne var ki nafaka borçlusunun da asgari ücret düzeyinde geliri olmakla birlikte, nafaka alacaklısından olma çocukları İsmail Nevzat ve Zeynep için iştirak nafakası (350TL) ödediği, yeniden evlendiği ve şimdiki evliliğinden bir çocuğunun daha olduğu, 300TL kira ödediği anlaşılmakla nafaka alacaklısının da nafaka borçlusu gibi asgari ücret seviyesinde gelirinin bulunması, başka bir anlatımla her iki tarafın da yoksul olduğunun kabulünün gerekmesi nedeniyle, yoksulluk nafakasının kaldırılmasına dair mahkemece verilen karar yerindedir.

Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında, davalı kadının aldığı nafaka ile geçinmesinin günümüz koşullarında mümkün olmadığı, davalının elde ettiği iş ve gelirin her an sona erecek nitelikte olduğu, tanık beyanlarına göre davalının çalıştığı çelik kapı işinin erkek işi olduğundan işten çıkartıldığı, dava tarihindeki şartlara göre asgari ücret sınırındaki gelirin nafakanın tamamen kaldırılmasına neden olmayıp indirim nedeni olabileceği, bu nedenle direnme kararının bozulması gerektiği görüşü ileri sürülmüş ise de, bu görüş Kurul çoğunluğu tarafından benimsenmemiştir.

Y. HGK. 2017/965 E., 2019/1158 K.

Nafakanın Kaldırılması Davası Açıldıktan Sonra Davalının Evlenmesi – İçtihat

İrat biçiminde ödenmesine karar verilen maddi tazminat veya nafaka, alacaklı tarafın yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü halinde kendiliğinden kalkar; alacaklı tarafın evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi halinde mahkeme kararıyla kaldırılır. (TMK m.176/3) Davacı , davalının resmi nikah olmaksızın başka birisiyle birlikte yaşadığını ileri sürerek yoksulluk nafakasının mahkeme kararı ile kaldırılmasını talep etmiştir. Mahkemece, yargılamanın devamı sırasında 03.09.2014 tarihinde davalının evlendiği ve nafakanın kendiliğinden ortadan kalktığı gerekçe gösterilerek, karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiştir. Dava 23.09.2013 günü açılmış, davalı 03.09.2014 tarihinde yeniden evlenmiştir. Toplanan deliller davanın açıldığı tarih itibariyle değerlendirilerek, davalının başkası ile yaşadığı kanıtlandığı takdirde dava tarihi itibarıyla yoksulluk nafakasının kaldırılması koşullarının oluşup oluşmadığı yönünde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.

Y. 2. HD., 2016/6449 E., 2016/9164 K.

Nafakanın Kaldırılması Davasında Temyiz Sınırı – İçtihat

Davacı erkeğin tedbir nafakasının kaldırılması davasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;Davacı erkeğin tedbir nafakasının kaldırılması davasının yıllık tutarı 12.000,00 TL olup karar tarihindeki kesinlik sınırı 47.530,00 TL’yi aşmadığından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince temyiz sınırı altında kalan para alacağına ilişkin karar kesindir. Açıklanan nedenle, davacı erkeğin tedbir nafakasının kaldırılması davasına yönelik temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.

Y. 2. HD., 2019/2720 E., 2019/8882 K.

error: Content is protected !!