Nişanın Atılması Sebebiyle Tazminat ve Hediyelerin İadesi

Nişanın Atılması

Bu yazıda nişanın atılması sebebiyle talep edilebilecek maddi ve manevi tazminat davaları ile hediyelerin geri verilmesi hususu üzerinde durulmuştur.

Hukukumuzda nişanlanma, evlenme vaadiyle gerçekleşmektedir. Yani nişanlanmanın yapılmış sayılması için yüzük takmak, tören düzenlemek vb. uygulamalar zorunlu değildir. Fakat elbette bunlar nişanın yapıldığına dair delil niteliği taşıyacaklardır. Nişanın atılması halinde tarafların birbirlerinden bazı talepleri söz konusu olabilecektir. Öyle ki kanun koyucu nişanlılık durumu için de bir takım hukuki sonuçlar öngörmüştür. Bu talepler:

1. Nişanın Atılmasında Maddi Tazminat

Nişanın atılması sebebiyle maddi tazminat istenebilmesi için:

  • Taraflardan biri haklı bir sebep olmaksızın nişanı atmalı veya
  • Nişan taraflardan birine yükletilebilen bir sebeple bozulmalıdır.

Bu ölçütlerin değerlendirilmesi somut duruma göre yapılır. Katlanılan maddi yükler karşılığında tazminat ödenmesini istemek bir haktır. Aynı kural nişan giderleri hakkında da uygulanabilir. Örneğin nişan töreni için yapılan harcamalar, gerçekleşmemiş nikah günü için yapılan masraflar bu kapsamda istenebilecektir.

Ayrıca tazminat talebinde bulunabilecek olan tarafın anne ve babası veya onlar gibi davranan kişiler de belli koşullarda yaptıkları masraflar için tazminat talebinde bulunabileceklerdir. Ancak bunlara karşı maddi tazminat davası açılması mümkün değildir.

Nişan Bozmak Tazminat
Sadece sevginin azalması gibi bir nedenle nişanın atılması durumunda, istisnai bir durum da yoksa manevi tazminat istenemeyecektir.

2. Nişanın Atılmasında Manevi Tazminat

Nişanın bozulması sonrasında manevi tazminat, istisnai bir olay gerçekleşmemeişse yalnızca nişanlılar arasında söz konusu olmaktadır. Yani nişan atmak, kural olarak anneler ve babalar veya onlar gibi davranan kimselerin manevi tazminat isteyebilmesi sonucunu doğurmaz. Bunu, nişanın bozulması sebebiyle kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusuru olan diğer taraftan talep edebilecektir. Ancak somut durumun koşulları değerlendirildiğinde, yaşanmış bazı olaylardan ötürü anne baba gibi diğer kişilerin de genel hükümlere dayanarak manevi tazminat davası açılması da ihtimal dahilindedir.

Örneğin nişanlanan tarafların birbirine karşı sadakat yükümlülüğü olduğu kabul edilmektedir. Bu nedenle nişanlı olmayan sevgililerin birbirlerini aldatması, aralarında henüz sadakat yükümlülüğü doğmamış olduğu için manevi tazminat davası açmak için yeterli olmamakla beraber eğer arada nişan varsa aldatma sebebiyle manevi tazminat davası da açılabilecektir. Ek olarak belirtelim ki bu sebeple manevi tazminat istenebilmesi için önce nişan atmak gerekmektedir. Bunun dışında örneğin hakaret etmek, fiziksel saldırıda bulunmak gibi durumlar da manevi tazminatı gerektirecektir.

3. Nişan Atıldıktan Sonra Hediyelerin Geri Verilmesi

Nişanın bozulması halinde, nişanlıların önceden birbirine verdiği hediyeler geri istenebilecektir. Hatta bu kural anne ve babanın ya da onlar gibi davrananların verdikleri hediyeler için de geçerlidir. Ancak burada geri istenecek hediylerin alışılmışın dışında olması hususu önem arzetmektedir. Hediyenin geri verilmesi mümkün değilse sebepsiz zenginleşme hükümleri uygulanabilir. Yani örneğin bir kolye hediye edilmişse bu kolye geri verilecektir. Eğer kolye kaybolmuşsa bu kolyenin değeri kadar paranın verilmesi gerekir.

Hediyelerin geri verilmesinin talep edilebilmesinde taraflardan birinin kusurunun daha ağır olup olmamasının bir önemi yoktur. Her iki taraf da bu taleple birbirine dava açma hakkına sahiptir.

4. Zamanaşımı

Boşanmada olduğu gibi nişanlılığının sona ermesinden doğa dava hakları da, nişanın bozulması tarihinden itibaren bir yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrayacaktır.


You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Content is protected !!