Taksirle Öldürme Suçuna İlişkin Özet Bilgiler ve Örnekler

Genel Olarak Taksirle Öldürme

Taksirle öldürme, uygulamada en çok trafik kazalarında ve iş kazalarında rastlanan suçtur. Yazımızda taksirle öldürme suçu ve bu suçun cezasına ilişkin bilgilere ve yargıya taşınan örneklere yer verilmiştir.

Ceza hukukumuzda uygulama bulan taksir kurumu, basit ve bilinçli olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Basit taksirde gerçekleştirilen fiilin oluşturacağı sonucun öngörülebilir ve öngörülmemiş olması gerekliyken, bilinçli taksirde failin somut olayda ayrıca bu sonucu öngörmüş olması da gereklidir.

Bilinçli taksirde fail suç neticesinin gerçekleşebileceğini öngörmüş olsa da bunun gerçekleşmesini istememektedir. Olası kasttan ve basit taksirden bu yönlerle ayrılmaktadır. Öyle ki olası kastta fail neticeyi hem öngörmekte hem de “ne olursa olsun” düşüncesiyle fiili gerçekleştirmekteyken; bilinçli taksirle hareket eden fail, neticenin gerçekleşeceğini biliyor olsaydı fiili gerçekleştirmezdi.

Cezası

Basit taksirle birini öldüren kişi iki yıldan altı yıla kadar hapis cezasına çarptırılır. Fiil birden fazla kişinin ölümüne ve/veya ölümle birlikte başkalarının yaralanmasına yol açmışsa ceza onbeş yıla kadar çıkabilir. Taksirin basit değilde bilinçli taksir niteliğinde olması durumundaysa verilecek ceza 1/3 oranında artırılır. Bu suçtan ötürü yargılama yapılması şikayete bağlı değildir. Uzlaşmayla da failin ceza alması engellenemez. Zaten mağdur vefat ettiğinden ve ölenin yakınlarının bu hususlarda söz hakkı olmadığından, şikayetten vazgeçmenin ve uzlaşmanın gerçekleşmesi pratikte mümkün değildir.

Kasıtlı suç işleyenlere verilen bir yılı aşan mahkumiyet cezalarının adli para cezasına çevrilmesi mümkün değilken, basit taksirle öldürmeden ötürü uzun süreli hapis cezasına çarptırılan kişinin cezasının adli para cezasına çevrilmesi mümkündür. Fakat bu fırsat bilinçli taksirle öldürme suçunu işlediği sabit olanlara verilmez.

Taksirle Öldürme Suçuna İlişkin Örnekler

Trafik Kazası Sonucu Taksirle Öldürme

“… Olay günü, sanığın idaresindeki otomobille gece vakti, aydınlatma bulunan 12 metre genişliğinde, düz, eğimsiz, görüşün açık olduğu, dört şeritli yolda seyir halindeyken, araçlara kırmızı ışık yandığı sırada, istikametine göre solundan yola giren yayalara yaya geçidinde çarparak, bilinçli taksirle bir kişinin ölümü ile bir kişinin de nitelikli şekilde yaralanmasına neden olduğu somut olayda… ONANMASINA…” Y. 12. CD., 2019/10519 E., 2019/12324 K.

“…Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Olay tarihinde saat 08.05 sıralarında, gündüz vakti, yerleşim yeri dışında, sanık idaresindeki minübüsle bölünmüş asfalt yolda, yağmurlu havada, ıslak zeminde seyir halindeyken direksiyon hakimiyetini kaybederek düşük bankete düştüğü, aracı tekrar çıkarmaya çalıştığı sırada devrildiği olayda yolculardan …’in kaldırıldığı hastenede 6 gün sonra öldüğü, katılanların şikayetinin devam ettiği, zararın giderilmediği, kaza tespit tutanağı ile tam kusurlu olarak kazaya sebebiyet verdiği tespit ve kabul edilen sanık hakkında TCK’nın 50. maddesinin uygulanmama gerekçesi isabetli görülmekle tebliğnamede bu yönden bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir…” Y. 12. CD., 2018/4656 E., 2019/12347 K.

“…Hüküm : TCK’nın 85/1, 62/1, 50/1-a-4, 52/2-4, 63, 53/6. maddeleri uyarınca mahkumiyet

Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, mahalli Cumhuriyet savcısı, sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre, sanığın idaresindeki halk otobüsü ile meskun mahalde, saat 17.40’da, yol çalışması nedeni ile tek yönlü yolun sahil tarafının trafiğe kapatıldığı, diğer taraftan trafiğin iki yönlü olarak verildiği yolda seyir halinde iken, sol taraftan kaplamaya giren yayaya, yaya geçidinin 20 metre ilerisinde çarptığı ve sanığın asli kusurlu olduğu olayda; mahkemenin ceza takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamede bu hususta bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir…” Y. 12. CD., 2018/619 E., 2019/12320 K.

“…Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın idaresindeki kamyonet ile gündüz vakti, meskun mahalde, tek yönlü yolda seyir halinde iken, seyrine göre sol taraftan kaplamaya giren ölene, 15 metre fren izi ile tali kusurlu olarak çarptığı olayda;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin sanığın kusuru bulunmadığına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddine…” Y. 12. CD., 2018/6416 E., 2019/12308 K.

“…Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın idaresinde bulunan ve evinin önündeki bahçede park halindeki otomobilini yola çıkarmak istediği sırada, geri geri giden otomobilin bahçede oynamakta olan 6 yaşındaki çocuğa çarpması sonucu, ölümüne neden olduğu olayda;.. ONANMASINA…” Y. 12. CD., 2018/6437 E., 2019/12309 K.

“…Olay tarihinde gündüz saat: 09.35 sıralarında sanık yönetimindeki, belediye otobüsü ile iki yönlü, 7 metre genişliğinde, görüşün açık olduğu, düz eğimsiz yolda seyri sırasında dört yönlü kavşağa geldiğinde yolun her iki tarafına sağlı sollu park eden araçlar nedeniyle yolun sıkıştığı yerde karşıdan gelen araca yol vermek için yolun sağına yanaşan aracın geçişinden sonra hareket eden sanık, yolun sağ tarafında bulunan binanın dış cephesinde kurulmuş olan yüksekliği 2,50 m. olan, 5 m. uzunluğunda ve 1 m. genişliğindeki iskelenin yola taşan 40 cm’lik bölümüne, aracının sağ ön üst köşe kısmı ile çarpması sonucu, iskele üzerinde bulunan …’ün yere düşerek yaralandığı ve tedavisi devam ederken hastanede öldüğü olayda; kovuşturmada mahkemece olay yerinde yapılan keşif sonucu düzenlenen 22.1.2015 tarihli bilirkişi heyet raporu ve Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesinin 12.03.2015 tarihli raporu ile sanığın “aracının cinsini de dikkate alarak, sağ tarafını etkin bir şekilde kontrol etmesi gerekirken, bu hususa yeterince riayet etmemesi dikkatsiz bir şekilde manevra yapması nedeniyle” tali kusurlu olarak kazaya sebebiyet verdiği tespit edilen sanığın mahkumiyeti yerine yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
Kabule göre de kusursuz olduğu kabul edilerek hakkında beraat hükmü kurulan sanık hakkında uygulama maddesinin gösterilmemesi,
Kanuna aykırı olup…” Y. 12. CD., 2018/1201 E., 2019/12342 K.

“… Olay tarihinde meskun mahalde gece saat 01:05 sıralarında, 171 promil alkollü olarak idaresindeki otomobil ile seyri sırasında dört yönlü ışıksız kavşağa geldiğinde, seyir istikametine göre yolun sağ tarafından sol tarafına geçmekte olan yayaya çaparak ölümüne neden olan sanık hakkında bilinçli taksir koşullarının oluştuğu gözetilmeksizin tayin olunan cezasının TCK’nın 22/3. maddesi uyarınca arttırılmaması… Kanuna aykırı olup…” Y. 12. CD., 2018/2016 E., 2019/12341 K.

İş Güvenliğine Aykırı Davranışlarla Taksirli Öldürme

“…Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığa ait olan iş yerinde sevkiyat elemanı olarak görev yapan müteveffanın, işyerinde bulunan pirinçlerdeki kepek diye tabir edilen maddeyi ayıklamaya yardımcı olan siklon borusunun tıkanması sebebiyle merdivenle çatıya çıktığı ancak, çatının atermite (oluklu çatı kaplama malzemesi) olan yapısının kırılması sonucu, müteveffanın 8,60 metre olan yükseklikten zemine düşerek, “yüksekten düşme nedeniyle oluşması mümkün ağır künt kafa ve genel beden tramvasına bağlı kafatası kırığı, iç organ yaralanması ile gelişen dolaşım ve solunum yetersizliğinden” vefatı ile sonuçlanan olayda;
Sanık hakkında hükmedilen 2 yıl 6 ay hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında, 910 gün adli para cezasına hükmedilmesi gerekirken, hesap hatası sonucu 900 gün adli para cezasına hükmedilmek suretiyle eksik ceza tayini, aleyhe temyiz talebi bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır…” Y. 12. CD., 2019/11399 E., 2019/12328 K.

“… Sanık …’ın orman muhafaza memuru olarak görev yaptığı, sanık …’in ise orman kesim işi ile uğraştığı, Orman İşletme Müdürlüğü ile sanık … arasında, damgalanan orman ağaçlarının kesimi, sürütme ve taşıma işine ilişkin sözleşme düzenlendiği, sanık …’ın sözkonusu bakım bölmesinde Orman İşletme Şefi tarafından üretim işlerinde görevlendirildiği, olay tarihinde … , sanık … ile tanıklar … ve …’nın orman kesim işi yaptıkları esnada, …’ın ağaç kesme motoru ile kestiği ağacın devrilerek, daha önceden kesilen ancak başka bir ağaca yaslanmış vaziyette duran ağaca çarptığı esnada, devrilen ağacın kök kısmının …’a çarparak yaklaşık 3-4 metre sürüklemesi sonucu yaralanan …’ın öldüğü olayda; olay yerinde 27.01.2014 tarihinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi ile ağaç kesim işinin usulüne uygun olarak yapılmadığı, gerekli iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin alınmaması nedeniyle asli kusurlu olduğu tespit edilen sanığın mahkumiyeti yerine yazılı şekilde hüküm verilmesi…” Y. 12. CD., 2017/10778 E.  ,  2019/12344 K.

“… …’in 06.07.2016 tarihinde ailesi ile birlikte şüphelinin kaptanlığını yaptığı tur teknesi ile denizde tura çıktığı, teknenin demirlediği sırada motorun durmasını beklemeden teknenin kıç tarafından denize atlayan, otopsi raporuna göre 160 promil alkollü olduğu tespit edilen Sedat’ın, teknenin çalışır vaziyetteki pervanesine kapılarak öldüğü olayda; gemi inşaat makine mühendisi bilirkişiden alınan bilirkişi raporu ile “ölenin alkollü olup uyarıları dinlememesi nedeniyle olayın meydana geldiği kaptanın kusurlu olmadığı” tespiti karşısında, tüm dosya kapsamının incelenmesinden yeniden bilirkişi raporu alınmasının sonuca etkili olmayacağı, şüphelinin üzerine atılı suçu işleyip işlemediğine dair tüm araştırmaların soruşturma sürecinde yerine getirildiği anlaşılmakla, Bodrum Sulh Ceza Hâkimliğinin 23/06/2017 tarihli ve 2017/967 değişik iş sayılı kararında dosya kapsamına göre bir isabetsizlik görülmemiş olup…” Y. 12. CD., 2019/5019 E., 2019/12350 K.

Silahla Öldürmede Olası Kast-Bilinçli Taksir Ayrımı

“… Somut olayda; 1936 doğumlu sanık ile ölen …’nın 55 yıllık evli olduğu, olay tarihinde torunları tanık …, sanık ve ölenin ikametin aynı odada bulundukları sırada, tanık …’in aynı tarihli kolluk beyanına göre “sanığın kendisine ait av tüfeğini temizlemek için eline aldığı, bu sırada karşı koltukta oturan eşinin “tüfekle oynama” diye uyardığı, bunun üzerine sanığın tüfeği ölen eşine doğrultarak “seni bir vururum” dediği, silahı ateşlediği esnada içinde mermi bulunan tüfekten çıkan saçmaların …’nın vücudunun sağ omuz kısmına isabet ettiği, iç organ, büyük damar yaralanması ile iç ve dış kanama nedeniyle …’nın öldüğü olayda; ölen ile sanık arasında öldürmeyi gerektirecek bir husumet bulunmadığı anlaşılmış ise de; olayda kullanılan tüfeğin niteliği, öldürücü etkiye sahip oluşu, sanık ve ölen arasındaki mesafe de dikkate alındığında tüfeğin dolu olduğunu bilmediğini beyan eden sanığın, ölenin uyarısına ve tüfekten çıkacak saçmaların sanığa yakın mesafede bulunan ölene isabet ederek ölümüne neden olabileceğini öngörmesine rağmen, hareketini sürdürmek suretiyle sonucu kabullendiğini ortaya koyduğu anlaşılmakla, sanığın eylemini olası kast ile işlediği, olası kast hükümleri uygulanmak suretiyle cezalandırılması yerine suç vasfında yanılgıya düşülerek, bilinçli taksir hükümleri uygulanmak suretiyle…” Y. 12. CD., 2018/3539 E., 2019/12346 K.

error: Content is protected !!