Tehdit Suçu, Cezası ve Tehdit Edene Manevi Tazminat Davası

Tehdit suçu, failin bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle mağdur üzerinde korku ve endişe yaratmaya elverişli olan eylemlerde bulunarak işlediği suçtur. Bu kapsama sadece sarfedilen sözler değil, yapılan hareketler de girer. Örneğin parmağı boğaza götürüp kesme işareti yapmak veya silah doğrultmak bu hareketlerdendir.

TCK m. 106/1 – Genel Olarak Tehdit Suçu ve Cezası

Hürriyete karşı işlenen suçlar arasında tanımlanan tehdit suçu, TCK m. 106’da düzenleme bulmuştur. Kanun koyucunun bu hükümle korumak istediği esas değer kişinin karar verme ve hareket etme hürriyetidir. Zira fail, kendi isteğinin yerine getirilmemesi halinde gerçekleştireceği bir kötülüğü mağdura bildirmektedir. Ancak failin söylediği sözlerin mağdur üzerinde etkili olması şart değildir. Zira tehdit bir soyut tehlike suçudur. Soyut tehlike suçlarındaysa hareketin gerçekten bir tehlike yaratıp yaratmadığı araştırılmaz. Suçun tipiklik unsurunu oluşturan hareketin yapılması yeterlidir. Dolayısıyla tehdit edilen kişi failden korkmamış olsa dahi suç vardır. Fakat failin sözleri ya da yaptıkları korku yaratmaya elverişli değilse tehdit suçu oluşmaz.

  • Ölümle tehditin cezası 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezasıdır.
  • Aynı şekilde, vücut ve cinsel dokunulmazlığa yönelen tehdit suçunun cezası da 6 aydan 2 yıla kadar hapistir.
  • Ölümle veya vücut ya da cinsel dokunulmazlığıyla tehdit edilen kişi kadınsa, tehditin cezası 9 aydan az olamaz.
  • Malvarlığına yönelen tehdit suçunun cezası ise 6 aya kadar hapis veya adli para cezasıdır.
  • Sair kötülükle tehdidin cezası da aynı şekilde 6 aya kadar hapis veya adli para cezasıdır.
Tehdit suçu ve cezası

Sair Kötülükten Bahsederek Tehdit Nedir?

Uygulamada, “sair kötülükten bahisle” işlenen tehdit suçlarıyla “vücut dokunulmazlığına yönelik saldırıdan bahisle” işlenen tehdit suçları birbirine karıştırılabilmektedir. Bu da sanıkların hatalı değerlendirme sonucu daha ağır bir cezayla karşı karşıya kalmalarına sebep olmaktadır. Oysa “ben sana gösteririm”, “sizden hesap soracağım” tarzındaki cümleler, sair kötülükten bahisle tehdit suçunu oluşturmaktadır. Bu suçun cezası da 6 aya kadar hapis veya adli para cezası olup, kanun koyucu herhangi bir alt sınır öngörmemiştir. Aşağıda uygulamaya yansıyan birkaç örneğe yer verilmiştir:

  • “…Sanığın katılana yönelttiği “Seni bu Kuşadası’na rezil ederim, adayı terk et” biçimindeki sözlerinin, 5237 sayılı TCK’nın 106/1-2. cümlesi kapsamında şikayete bağlı, “sair kötülük edeceğinden bahisle tehdit” niteliğinde bulunduğu…” Y. 4. Ceza Dairesi 2017/11595 E. , 2020/19533 K.
  • “…Sanık …’ın katılan … Kuşçu’ya söylediği kabul edilen, “eşine söylersen hayatını mahvederim” şeklindeki sözlerinin TCK’nın 106/1-2. cümlesinde düzenlenen sair kötülük edeceğinden bahisle tehdit niteliğinde olduğu gözetilmeden…” Y. 4. Ceza Dairesi 2017/17907 E. , 2020/17737 K.
  • “…sanık …’in ”sana buraları dar edeceğim ve senin ile görüşeceğiz” şeklindeki sözlerinin TCK’nın 106/1-2. cümlesinde düzenlenen sair kötülük edeceğinden bahisle tehdit niteliğinde olduğu…” Y. 4. Ceza Dairesi 2016/12908 E. , 2020/9546 K.
  • “…Sanığın, mesaj tespit tutanağında belirtilen “… beni kandıramazsın, akıllı ol, aklını alırım” biçimindeki sözler ile katılan …’yı tehdit eyleminin, TCK’nın 106/1. maddesinin birinci fıkrasının son cümlesindeki sair tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeden, aynı maddenin 1. fıkrasının ilk cümlesi uyarınca hüküm kurulması…” Y. 4. Ceza Dairesi 2018/4771 E. , 2021/12948 K.
  • “…Sanığın, mağduru “onun telefonlarına ulaşamıyorum, şu an dershanenin altındayım, eğer bana dönmez ise o dershaneyi onun başına yıkarım” şeklindeki sözlerle tehdit ettiğinin kabul edilmesi karşısında, eyleminin TCK’nın 106/1. maddesinin 2. cümlesinde tanımlanan sair kötülük edeceğinden bahisle tehdit niteliğinde olduğu halde…” Y. 4. Ceza Dairesi 2019/3526 E. , 2019/18279 K.
  • “…haciz tutanağına göre, haciz işlemi sırasında sanığın katılana “.. ben bunun hesabını soracağım, alacağımı almak için herşeyi yapacağım..” şeklinde söz söylediğinin anlaşılması karşısında; sanığın eyleminin, TCK’nın 106/1-2. cümlesinde düzenlenen sair kötülük edeceğinden bahisle tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeden…” Y. 4. Ceza Dairesi 2014/55297 E. , 2019/6918 K.

Tehdit Suçunda Şikayet Şartı

Tehdit suçu bazı hallerde şikayete tabiyken, bazı hallerdeyse re’sen soruşturma yapılır. Şöyle ki:

  • Ölümle tehdit şikayete tabi değildir.
  • Vücut ve cinsel dokunulmazlığa yönelen tehdit suçu da şikayete tabi değildir.
  • Malvarlığına yönelik tehdit şikayete tabidir.
  • Sair kötülükle tehdit şikayete tabidir.

Silahla tehdit gibi nitelikli hallerde de suç şikayete tabidir.

  • “…Soruşturma aşamasında mağdur …’ın vekili huzurunda verdiği “bir süre sonra … kardeşini de beraber alarak tekrardan çalıştığımız iş yerine geri döndü, geri döndüklerinde …’nün elinde av tüfeği vardı, … ve … bana yine vurdular, … elindeki tüfeği bana doğru doğrultup tüfeğin kurma kolunu çekti, tüfeğin kurma kolunu çekince içindeki fişek yere düştü, ikisi birden bana seni öldüreceğiz şeklinde sözler söylediler. Bu sözleri söyledikleri esnada … silahı bana doğrultmuştu, ayrıca dükkanda bulunan diğer arkadaşlarım … ve …’a da bu şahıslar sizi öldüreceğiz şeklinde sözler söylediler” şeklindeki beyanın diğer mağdurlar tarafından doğrulanmasına rağmen, duruşmada şikayetlerinden vazgeçtiklerini söyleyerek ifadelerini değiştirmeleri, 30/08/2014 tarihli CD inceleme tutanağında sanıkların, …’in elinde tüfek olduğu halde mağdurların bulunduğu dükkana doğru yürüdüklerinin belirtilmesi karşısında; daha sonra sanıklar ile barıştıkları anlaşılan mağdurların, sanıkları suçtan kurtarmaya yönelik olduğu anlaşılan yargılama aşamasındaki beyanlarına itibar edilmek suretiyle delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek mahkumiye yerine, beraat kararı verilmesi, Kanuna aykırı…” Y. 4. Ceza Dairesi 2019/5528 E. , 2021/29903 K.

Şikayet hakkının fail öğrenildikten sonra 6 ay içinde kullanılması gerektiğini de önemle belirtelim.

Suç Kastını Göstermek İçin Söylenenler Tehdit Suçundan Sayılmaz

Söylenen sözler tehditkar olsa dahi, tipiklik unsurunun gerçekleşmesi için önemli olan her zaman kastın bulunmasıdır. Öyle ki tehdit suçu taksirle işlenemez. Dolayısıyla örneğin, failin öldürme kastını ortaya koymak için söylediği sözler de tehdit suçunu oluşturmaz. Böyle olması bizce de hukuk tekniği açısından da doğrudur. Zira tehdit suçu konuşma haricindeki hareketlerle de pekala işlenebilir. Hal böyleyken suç kastını göstermeye yönelik olan hareketler cezalandırılacak olursa, öldürme saikindeki bir failin salt silahını çıkarmış olması yüzünden bile ayrıca TCK 106’dan ceza alması beklenecektir. Bu da hukuki açıdan istenmeyen sonuçlara sebep olur.

  • “…Oluşa ve tüm dosya içeriğine göre, sanığın, katılan …’a karşı eyleminde önce silah göstererek öldürmekle tehdit ettiği, devamında ise peş peşe ateş etmek suretiyle katılanı öldürmeye teşebbüs ettiği olayda, sanığın tehdit içeren sözlerinin öldürme kastını ortaya koymaya yönelik olduğu, sanığın ayrıca tehdit kastının bulunmadığı, sanığın eyleminin bir bütün halinde öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturacağı gözetilmeden, yazılı şekilde silahla tehdit suçundan da ayrıca mahkumiyet hükmü kurulması…” Y.1. Ceza Dairesi 2021/8424 E. , 2021/13105 K.

Nitelikli Tehdit Suçu: 2 Yıl ile 5 Yıl Arası Hapis Cezası Gerektiren Haller

Cezayı artıran nitelikli haller, tehdidin korkutuculuğu konusunda mağdurda ciddi kaygılar oluşturmaya elverişli durumlardır. Nitelikli tehdidin cezası iki yıldan beş yıla kadar hapistir. Yalnızca tek bir nitelikli halin bulunması bu hükmün uygulanması için yeterlidir. Fakat birden fazla nitelikli halin birlikte bulunması, takdir edilecek ceza miktarında alt sınırdan uzaklaşılmasına sebep olacaktır.

  • “…Tehdit suçunun silahla ve birden fazla kişi tarafından birlikte işlendiğinin kabulü karşısında, TCK’nın 61. maddesi gereğince temel ceza belirlenirken, aynı Kanunun 106/2-(a) ve (c) maddesindeki iki nitelikli halin gerçekleştiği gözetilerek, alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle ceza tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi…” Y. 4. Ceza Dairesi 2019/6705 E. , 2021/28983 K.
Nitelikli tehditin cezası

Şimdi TCK m. 106/2’de sıralanan halleri ele alalım.

Silahla Tehdit Suçu

Cezayı artıran ilk durum olarak karşımıza silah kullanılması çıkmaktadır. Silahla tehdidin cezası 2 yıldan 5 yıla kadar hapistir. Ayrıca belirtelim ki, TCK m. 266 hükmü gereğince bu silah kamu görevi sebebiyle failin elinde bulunuyorsa ceza üçte bir oranında artar. Polis veya askerin kendisine zimmetli olan silahla tehdit suçunu işlemesi durumu bunun en açık örneğidir.

Silahın Mağdur Yokken Teşhir Edilmesi

Suçun silahla işlendiğinin kabul edilmesi için, silahın doğrudan mağdurun hissedebileceği ve onun üzerindeki etkisini artıracak şekilde gösterilmesi gerekir. Ancak olay sırasında mağdur yoksa, silahla tehdit suçunun işlendiğinin kabul edilmesi için, mağdurun daimi kullanımında olan eşyalar üzerinde silahın kullanıldığının anlaşılabilir olması gerekir. Dolayısıyla mağdur etrafta bulunmazken salt silahın teşhir edilmesi, Yargıtay’a göre nitelikli halin oluşumu bakımından yetersizdir.

  • “…Yargılamaya konu somut olayda sanığın, sinirlenerek aracından aldığı silahı kimse tarafından fark edilmemesi amacıyla beze sarması, tehdit içerikli sözleri söylediği sırada silahın korkutucu etkisinden yararlanmaması, bu sırada mağdurun olay yerinde olmaması, silahın mağdur tarafından görülmemesi ve suça konu eylemi sonradan mesai arkadaşlarından öğrenmesi karşısında, sanığın eyleminin TCK’nın 106/1. maddesinin 1. cümlesinde düzenlenen tehdit suçunu oluşturacağı gözetilmeksizin, yerinde olmayan gerekçeyle silahla tehdit suçundan hüküm kurulması…” Y. 4. Ceza Dairesi 2019/7425 E. , 2021/29845 K.
Silahın Tehdite Elverişli Olmaması

Kullanılan araç Türk Ceza Kanunu hükümlerince silahtan sayılsa bile, silahla tehdit suçundan söz edebilmemiz için ayrıca bunun “korkutmaya elverişli” olması da aranmaktadır.

  • “…Sanığın, ölümle tehdit eyleminde mağdura gösterdiği ağaç sopa TCK nın 6 ncı maddesine göre silahtan sayılmakla birlikte, saldırı ve savunmaya elverişli olan bu cismin, tehdit suçu bakımından “korkutmaya” elverişli olmadığı ve öldürmeye ilişkin ciddi bir tehlike oluşturmadığı gözetilmeden TCK nın 106 ncı maddesinin 1 nci fıkrası yerine 2/a fıkrası ile hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir…” Y. 4. Ceza Dairesi 2013/42009 E. , 2014/19032 K.

Fakat sahte bir tabancanın da pekala tehdit suçuna elverişli olabileceği unutulmamalıdır.

Failin Kendisini Tanınmayacak Hale Sokması, İmzasız Mektup veya Özel İşaret Kullanması

Bilinmeyen kişiler tarafından gerçekleştirilen tehdit suçu, mağdurun kendisini savunmasını engeller. Bu sebeple verilecek ceza da artacaktır. Kar maskesi takmak, bilinmeyen bir numaradan mesaj atmak gibi eylemler bu hallere örnek gösterilebilir. Dolayısıyla maske takarak veya yüzü herhangi bir şekilde kapatarak işlenen tehdit suçunun cezası 2 yıl ile 5 yıl arasında hapistir.

  • “…Sanıkların tehdit suçunu birden fazla kişi ile birlikte ve sanık …’ın yüzüne kar maskesi takarak kendisini tanınmayacak hale koymak suretiyle işlediğinin kabul edilmesi karşısında uygulama maddesi olarak TCK 106/2-b,c maddelerinin gösterilmemesi…” Y. 4. Ceza Dairesi 2019/4898 E. , 2021/29741 K.

Özel işaret kullanmak ise mağdura tehditkar bir resim göndermek veya kapıya kanlı bir bıçak bırakmak gibi eylemlerle vuku bulabilir. Madde gerekçesinde “bir kimseye karşı gönderilmiş olan mektuplarda ucundan kan damlayan bıçak resimlerinin yapılması yani böylece özel işaret kullanılması korkuyu yoğunlaştırabilir.” denmek suretiyle özel işaret kullanımına somut bir örnek verilmiştir. Dolayısıyla mesajlaşma uygulamalarındaki emoji ve stickerların dahi bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiği sonucuna ulaşılabilir. Ancak Yargıtay’ın, bu hükümden ceza artırımı yapılması için failin kendisini tanınmayacak hale sokması şartını aradığı kararları mevcuttur.

  • “…TCK’nın 106. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinde düzenlenen “Kişinin kendisini tanınmayacak bir hâle koyması suretiyle, imzasız mektupla veya özel işaretlerle” işlenen nitelikli tehdit suçundaki seçimlik hareketlerin suç oluşturabilmesi için eylemin kimin tarafından gerçekleştirildiğinin muhatabınca anlaşılmamış olması gerekmektedir. Failin biliniyor olması halinde korkunun etkisinin artmayacağı kabul edilmelidir. Somut olayda, sanığın mağdurun kapısının önünde bıraktığı çiçek içerisine mektup ile birlikte iki tane mermi çekirdeği yerleştirdiği, mektupta el yazısı ile “tercih et”, matbaa yazısı ile de “seni çoook seviyorum” yazısı olduğu, sanığın mağdurun kapısına elinde çiçekle geldiğinin mağdur tarafından görüldüğünün anlaşılması karşısında, eylemin TCK’nın 106/2-b maddesinde gösterilen tehdit suçunu oluşturmayacağı, TCK’nın 106/1-1. Cümlesi kapsamındaki tehdit suçunu oluşturacağı gözetilmeden…” Y. 4. Ceza Dairesi 2017/1348 E. , 2020/15207 K.

Belirtmeden geçmeyelim ki, yukarıdaki kararın özel işaret kullanılması nitelikli halinin uygulanmaması bakımından doğru olduğu kabul edilse dahi, birinci fıkradaki temel halden hüküm kurmak yerine, ikinci fıkradaki silahla tehdit suçundan hüküm kurulması bizce daha uygun olacaktı.

Tehdit Suçunun Birden Fazla Kişiyle Birlikte İşlenmesi

Yargıtay, tehdit suçunda bu sebeple artırıma gidilebilmesi için failler arasında önceden bir anlaşma olması şartını aramaktadır. Spontane gelişen bir olayda faillerin önceden anlaşmaksızın mağduru tehdit etmesi durumunda müşterek faillik yoktur. Dolayısıyla suçun birden fazla kişi tarafından birlikte işlendiği de kabul edilemeyecektir.

  • “…ani gelişen tartışma ortamında sanıkların ne suretle önceden anlaşıp planlayarak iştirak iradesi içinde atılı eylemi gerçekleştirdikleri açıklanmadan yeterli olmayan gerekçeyle…” Y. 4. Ceza Dairesi 2020/1275 E. , 2020/8696 K.

Suça azmettirenler ve yardım edenler ise, birlikte işlenen kişi sayısı belirlemesinde dikkate alınmazlar.

Suç Örgütünün Korkutucu Gücünden Faydalanılması

Suç örgütünün korkutucu gücünden faydalanmak suretiyle işlenen tehdit suçlarında, ceza artırımı yapılması için failin gerçekten de suç örgütüne üye olması şartı aranmamaktadır. Hatta suç örgütünün aslında varolmaması dahi cezada artırımı engellemez. Fakat, failin suç örgütüyle doğrudan ya da dolaylı bir bağlantısı olduğu veya en azından zayıf bile olsa iletişiminin bulunduğu ihtimaline inanmayı gerektirecek makul nedenler bulunmalıdır. Aksi takdirde varlığı şüphesiz olan bir suç örgütünden söz edilmiş olsa dahi ceza artmaz.

  • “…Somut olayda, katılan ile sanığın akraba olması,dosya kapsamından sanığın numarasının katılanda suç tarihinden evvel var olduğunun anlaşılması ve katılana mesajın geldiği tarihte kim tarafından gönderildiğinin katılan tarafından bilinmesi karşısında; katılanın akrabası olan sanığın suç örgütüyle dolaylı bile olsa bağlantısı olduğu veya olabileceği ya da en azından suç örgütü ile zayıf da olsa irtibatının bulunduğu ihtimaline inanmasını gerektirecek makul nedenlerinin neler olduğu ve sanığın eyleminin ne suretle TCK’nın 106/2-d maddesinde öngörülen var olan veya varsayılan suç örgütlerinin korkutucu etkisinden yararlanılarak gerçekleştirildiği tartışılıp açıklanmadan, yetersiz gerekçeyle anılan madde uyarınca mahkumiyet kararı verilmesi…” Y. 4. Ceza Dairesi 2019/4844 E. , 2021/24124 K.

Gıyapta Tehdit

Mağdurun gıyabında yapılan tehditlerin suç olup olmadığı araştırılırken, failin, üçüncü kişinin mağdura iletmesine kastı olup olmadığı irdelenmelidir.

  • “…sanık …’ın kabul edilen gıyapta tehdit eyleminde de iletme kastının ne şekilde oluştuğu tartışılmadan yetersiz gerekçeyle mahkumiyet hükmü kurulması…” Y. 4. Ceza Dairesi 2019/8453 E. , 2021/28205 K.
  • “…Yargılamaya konu somut olayda, suça sürüklenen çocuğun katılanın her zaman oturduğu mahalle kahvehanenesine giderek ele geçmeyen bıçak ile “nerede o …” diyerek elindeki bıçağı masaya vurmak suretiyle katılanı iletme kastıyla gıyapta tehdit ettiğinin anlaşılması karşısında, suça süreklenen çocuğun eyleminin TCK’nın 106/1. maddesinin 1. cümlesinde düzenlenen tehdit suçunu oluşturacağı gözetilmeksizin, silahla tehdit suçundan mahkumiyetine karar verilmesi…” Y. 4. Ceza Dairesi 2021/584 E. , 2021/13962 K.
  • “…Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine ve de alkollü olan sanığın mağdurun dükkanının kapalı olduğu bir saatte mağdurun dükkanının önüne gelerek gıyabında tehdit sözleri söylediği esnada, söylediği sözlerin tanık … tarafından duyulması biçiminde gerçekleşen olayda, sanığın iletme kastının bulunduğuna dair bir delil bulunmaması karşısında, mahkemenin kabul ve gerekçesine göre tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmeyerek yapılan incelemede…” Y. 4. Ceza Dairesi 2017/18962 E. , 2021/5984 K.
  • “…Sanığın suç tarihinde ilk olarak mağdur …’ın telefonuna mesaj göndererek tehdit ettikten sonra aynı suç işleme kararının icrası kapsamında mağdurların musahebecisi olan tanık …’i arayarak iletme kastıyla mağdurlar … ve …’ı gıyaplarında tehdit ettiğinin anlaşılması ve sanığın tehdit eylemlerini, aynı olay bütünlüğü içinde aynı nedene dayalı olarak sürdürdüğü hareketlerinin devamı sırasında ve hukuken tek fiil sayılacak söz ve hareketle gerçekleştirmesi karşısında; bu eylemler nedeniyle tek bir tehdit suçunun oluşacağı ve farklı zamanlarda işlenen birden çok tehdit suçundan söz edilemeyeceği ayrıca birden fazla mağdura karşı gerçekleşen tehdit suçundan hüküm kurulurken zincirleme suç hükümleri gereği TCK’nın 43/2. maddesi gereğince temel ceza artırıldıktan sonra, yine temel ceza üzerinden TCK’nın 43/1. maddesi uyarınca artırım yapılarak bulunacak miktarın önceki cezaya ilavesiyle sonuç cezanın saptanması gerektiği düşünülmeden…” Y. 4. Ceza Dairesi 2017/21741 E. , 2021/3514 K.

Şantaj ve Tehdit Suçunun Farkı

Şantaj suçu için öngörülen ceza daha ağır olduğundan, tehdit suçu ile arasındaki farkı belirlemek önemlidir. Uygulamada bu ikisi karıştırıldığından sanığa daha ağır cezalar verilmekte ve bu hükümler Yargıtay tarafından bozulabilmektedir. Şöyle ki, şantajda, kişiye kötülük yapılacağından veya onun bir değerine saldırıda bulunulacağından bahisle zorlama söz konusu değildir. Burada failin zorlayıcılığı yapmaya hakkı olan bir eyleme dayanır.

  • “…Şikayetten vazgeçen mağdur …’nin beyanı, sanığın kovuşturma aşamasındaki “…’ın benden ayrılmak istemesi nedeniyle bana göndermiş olduğu mesajları babasına göstereceğimi söyledim” şeklinde ikrar içeren savunması, sanık tarafından mağdura gönderilen tehdit içerikli mesajlara ilişkin mesaj tespit tutanağının da dosyada bulunması karşısında, yetersiz ve dosya içeriğine uymayan gerekçeyle şantaj suçundan beraat kararı verilmesi, Kanuna aykırı…” Y. 4. Ceza Dairesi 2019/5936 E. , 2021/26761 K.

Ayrıca, şantajın saygınlığa zarar verebilecek hususların açıklanacağı tehdidiyle işlenen şeklinde, fayda sağlama unsuruna da rastlanır.

  • “…Somut olayda, sanığın, müştekiye gönderdiği mesajlar ve mahkemece kabul edilen sözler çerçevesinde şantaj suçunun “yarar sağlama” öğesinin gerçekleşmediği ve eylemin sair tehdit suçu kapsamında kaldığı gözetilmeksizin suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde şantaj suçundan hüküm tesisi…” Y. 4. Ceza Dairesi 2019/4828 E. , 2021/28577 K.

İki suç arasındaki ayrıma ilişkin ayrıntılı bilgiye ulaşmak için “Şarta Bağlanan Tehdit ve Şantaj Suçunun Farkı” başlıklı yazımıza göz atabilirsiniz.

Yağma ve Tehdit Suçunun Farkı

Cebir veya tehdit kullanarak mağdurun para ya da başka bir mal vermesini sağlama eylemi yağma suçunu oluşturmaktadır. Dolayısıyla tehditin yapılma amacına göre daha ağır cezayı gerektiren yağma suçundan hüküm kurulması mümkündür. Fakat tehdidin amacı hukuki ilişkiye dayanan bir alacağı tahsil etmek içinse, yağmadan değil, TCK m. 150/1 hükmünden ötürü tehdit suçundan ceza verilir.

  • “…İddianame anlatımına göre; sanık ve katılan arasında alacak meselesi bulunduğu, suça sürüklenen çocuk …’ın ise alacağı istemek için sanık … adına kayıtlı cep telefonundan katılanın kullanmakta olduğu cep telefonuna ayrıntıları mesaj tespit tutanağında yazılı tehdit içeren kısa mesajlar gönderdiği, sanık …’un ise, katılanı arayarak “sana üç gün müsaade parayı getirmezsen Antalya’yı terk et” diyerek tehdit ettiğinin iddia edildiği olay nedeniyle; sanıkların eyleminin yağmaya teşebbüs suçu yahut 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda düzenlenen yağma suçunda daha az cezayı gerektiren hal başlıklı 150/1. maddesi kapsamında kalıp kalmadığı hususundaki delilleri takdir ve tartışmanın, üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken…” Y. 6. Ceza Dairesi 2019/1699 E., 2021/2704 K.

Tehdit Suçunun İçtiması: Başka Suçlarla Birlikte veya Tekraren İşlenmesi

Tehdit suçunun oluşması bakımından korkutmaya konu kötülüğün gerçekleşip gerçekleşmemesi önemli değildir. Fakat başka bir suç gerçekleşmişse ayrıca o suçtan dolayı ceza verilebilir. Öyle ki TCK m. 106/3 hükmü gereğince, “Tehdit amacıyla kasten öldürme, kasten yaralama veya malvarlığına zarar verme suçunun işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı ceza verilir.”. Görüldüğü üzere bu durumlarda gerçek içtimanın uygulanması gerektiği ve farklı neviden fikri içtimaya ilişkin hükümlerin uygulanamayacağı kanun hükmüyle özellikle belirtilmiştir.

Farklı neviden fikri içtimanın uygulanacağı duruma ise hakaret ve tehdit suçunun birlikte işlenmesini örnek gösterebiliriz. Bu durumda yalnızca tehditten ceza verilecektir. Ancak hakaret de söz konusu olduğu için mahkeme alt sınırdan uzaklaşır. Aynı şekilde mağduru korkutmak amacıyla silahla ateş edilmesi durumunda da birden fazla suç söz konusudur. Silahla tehdit ve genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması birlikte işlendiğinden, ağır cezayı gerektirenden hüküm kurulacaktır. Bu da silahla tehdit suçudur.

Peki farklı zamanlarda, aynı olayın devamı niteliğinde olacak şekilde tekraren suç işlenmesi durumunda ne olur? Her eylem için ayrı ayrı mı ceza verilecektir? Hayır, zincirleme suç hükümleri uygulanacaktır. Yani mahkeme ayrı cezalar vermektense temel cezada artırıma gider. Benzer şekilde tek seferde birden fazla kişinin tehdit edilmesi durumunda da aynı hükümler uygulanır. Zira bu halde aynı neviden fikri içtima mevcuttur:

  • “…Sanıkların tehdit eylemlerini kısa zaman dilimi içerisinde ve aynı olayın devamı niteliğindeki eylemle birden fazla müştekiye karşı gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında, tehdit suçundan belirlenecek temel cezanın TCK’nın 43/2. maddesi gereğince artırılması gerekirken,sanıklar hakkında ayrı ayrı iki kez cezalandırılmalarına karar verilmesi…” Y. 4. Ceza Dairesi 2019/4898 E. , 2021/29741 K.

Bileşik suçlardaysa içtima hükümleri uygulanmaz. Dolayısıyla yağma suçunda tehdit sebebiyle ayrıca ceza verilmeyecektir. Bu durumda yalnızca yağmadan hüküm kurulur.

Tehdit Suçunda Telefon Mesaj Kayıtlarının Delil Olarak Kullanılması

Hukuka aykırı olmadığı müddetçe her türlü delil ceza yargılamasında kullanılabilir. Dolayısıyla tarafların tehdit suçuna ilişkin birbirine gönderdiği mesajların yargılamada hükme esas alınması mümkündür. İlgili mesajları kimin attığı hususunda şüpheye düşülmesi durumundaysa HTS kayıtlarından destek alınacaktır.

  • “…Suça sürüklenen çocuğun suçlamaları kabul etmeyip olay yerine mağdurla konuşmak üzere gittiklerini belirtmesi karşısında; olay hakkında görgüye dayalı bilgi sahibi olan ve haklarında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilen … Karabulut, … Balta, … Tekinalp ve … Yıldırım’ın duruşmaya çağrılıp dinlenmesi ve 11/04/2015 tarihli mesaj tespit tutanağında belirlenen tehdit içerikli mesajların gönderildiği numaraların Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’ndan sorularak kime ait oldukları ve arama, aranma, mesaj alma, mesaj atma ve baz istasyon bilgilerini gösterir şekildeki HTS kayıtları dosyaya getirtilip bu hatların kim tarafından kullanıldıkları hususu belirlenmeye çalışılarak sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik incelemeyle mahkumiyet hükmü kurulması…” Y. 4. Ceza Dairesi 2021/7564 E. , 2021/18867 K.

Mesajlar arasındaki zaman farkının azlığı ve çokluğu ise cezada artırıma gidilip gidilmeyeceği konusunda önem arz etmektedir. Araya zaman girmemişse zincirleme suç hükümleri uygulanmayacağından cezada artırıma gidilmez.

  • “…TCK’nın 43/1. maddesinin uygulanabilmesi için, bir suç işleme icrası kapsamında değişik zamanlarda aynı kişiye karşı suçun birden fazla kez işlenmesi gerekli olup, somut olayda iddianame içeriğinde ve gerekçede sanığın, katılana yönelik tehdit eylemlerini gün içinde mesajlar göndererek gerçekleştirdiğinin kabulü ve dosyada yer alan mesaj tespit tutanağına göre, sanığın gönderdiği tehdit içeren mesajlar arasında çok kısa zaman aralığının bulunduğunun anlaşılması karşısında, araya belli bir zaman aralığı girmeksizin eylemin devamı niteliğindeki sözlerinden dolayı sanık hakkında tehdit suçundan zincirleme suç hükümleri uygulanarak fazla ceza tayini…” Y. 4. Ceza Dairesi 2019/8750 E. , 2021/28506 K.

Tehdit mesajları arasındaki zamanın kısa olmaması durumundaysa cezada artırıma gidilir.

  • “…Suça konu mesaj tespit tutanağında mahkeme tarafından hükme esas alınan mesaj dışında 04/05/2014 tarihli mesajda da tehdit sözlerinin bulunduğunun ve tehdit suçunun bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda işlendiğinin anlaşılması karşısında tayin edilen cezanın TCK’nın 43/1. maddesi uyarınca arttırılması gerektiğinin gözetilmemesi…” Y. 4. Ceza Dairesi 2019/467 E. , 2021/23810 K.

Tehditin Kendini Savunmak İçin Meşru Müdafaayla Yapılması

Failin olay anında kendisine ya da bir başkasına yönelmiş olan saldırıyı tehditle defetmek zorunluluğu doğmuş olabilir. Bilindiği üzere bu amaçla yapılan meşru müdafaa hukuka aykırılığı kaldıracaktır. Dolayısıyla kendisini ya da başkasını savunmak isteyen kişinin bu amaçla yaptığı tehdit cezalandırılmaz.

  • “…olay günü sanık … ile katılanlar … ve … arasında çıkan tartışmada katılanların bir anda sanığa saldırmaya başladıkları sanığın işyerinin bahçe kısmına doğru kaçtığı, sanığı kovalayan katılanların bahçede sıkıştırdıkları katılana vurmaya başladıkları, olay yerinde bulunan tanıkların tarafları ayırmaya çalıştığı esnada bulduğu ilk fırsatta sanığın masa üzerinden bardağa benzeyen cismi alıp masaya vurmak suretiyle kırarak karşı tarafın üzerine doğru elindeki cisimle yürüdüğü, sanık eylemini gerçekleştirirken katılanların halen kendilerini ayırmaya çalışan kişilerin ellerinden kurtulmaya çalıştıkları, sanığın eylemi sonrasında katılanların saldırılarına son vererek olay yerinden uzaklaştığı ve sanığın katılanların peşinden gitmediği, bu oluşa göre sanığın kendisine ait bir hakka yönelmiş, gerçekleşen ve tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı o andaki hal ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde defetmek zorunluluğu ile hareket ettiği anlaşılmakla, sanık hakkında TCK’nın 25/1. maddesi gereğince meşru müdafaa hükmünün uygulanması gerekirken yazılı biçimde hüküm kurulması, Kanuna aykırı…” Y. 4. Ceza Dairesi 2019/1042 E. , 2021/25071 K.

Failin Çocuk Olması Sebebiyle Ceza İndirimi

Tehdit suçunu işleyenin çocuk olması durumunda cezada indirim yapılacaktır. 12 yaşından küçük çocukların cezalandırılması mümkün değildir. Bunlar hakkında sadece güvenlik tedbirine hükmedilebilir. 12-15 yaş grubundakilerin ise alacakları ceza yarısına kadar indirilir. 15-18 yaş grubundakilerin cezasında ise üçte bir oranında indirim yapılacaktır. Ayrıntılı bilgi için Yaş Küçüklüğünde Ceza İndirimi ve Çocukların Ceza Yargılaması başlıklı yazımıza göz atabilirsiniz.

Uzlaştırma

Cezayı artıran nitelikli hal bulunmadığı müddetçe tehdit suçunda uzlaştırma yoluyla dosyanın kapanması mümkündür. Ancak tehdit suçuyla birlikte uzlaşma kapsamında olmayan başka bir suç işlenmişse uzlaşma yoluna gidilemeyecektir. Tabii bu husus artık sadece aynı mağdura karşı işlenen suçlar için geçerlidir. Aşağıda yer alan içtihat metni uzlaşma hükümlerinin nasıl uygulanacağına dair iyi bir örnek teşkil etmektedir.

Şikayete bağlı olmayan suçlar kural olarak uzlaştırmaya da tabi değildir. Fakat 6763 sayılı kanunla yapılan değişiklikle TCK 106/1 için istisna getirilmiştir. Dolayısıyla ölümle tehdit suçu şikayete tabi olmasa da uzlaştırmaya tabidir.

  • “…Sözkonusu tehdit eyleminin uzlaşma kapsamında bulunmayan TCK’nın 86/2,3-e maddesinde düzenlenen kasten yaralama eylemi ile birlikte gerçekleşmesi nedeniyle mağdur … ‘a yönelik olarak uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağı anlaşılmış ise de; 7188 sayılı Kanunun 26. maddesi ile CMK’nın 253/3. maddesine “aynı mağdura karşı” ibaresinin eklenmesi nedeniyle, sanığın mağdur …’ yönelik TCK’nın 106/1-1. cümlesi kapsamındaki tehdit eyleminin, 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma kapsamına alındığı, mağdur …’ e yönelik hakaret suçu yönünden ise uzlaşma önerisinin yapıldığı tarihte 5271 sayılı CMK’nın 253/3. maddesinde engel bulunduğu gözetilerek, yeni düzenleme karşısında bu suç yönünden de uzlaşma önerisinde bulunulması gerektiği anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesi ve mağdur …’ e yönelik tehdit suçundan uzlaşmanın gerçekleşmesi durumunda, mağdur … ‘a yönelik tehdit suçundan kurulan hükümde TCK’nın 43/2. maddesinin uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş…” Y. 4. Ceza Dairesi 2021/33068 E. , 2021/29943 K.

Tehdit Edilenin Manevi Tazminat Hakkı

TBK m. 58 hükmü gereğince, kişilik hakkı zedelenen mağdur manevi tazminat talebinde bulunabilecektir. Bunun için de, taraflar anlaşamıyorsa hukuk mahkemesinde ayrı bir dava açılmalıdır. Zira ceza mahkemesi manevi tazminat iddiasıyla ilgilenmez. Ceza yargılamasında taraflar uzlaşamamışlarsa, tehdit edilen kişi manevi tazminat davası açabilir.

Ceza yargılamasının uzlaştırma yoluyla sonlanması durumundaysa mağdurun manevi zararının da tazmin edildiği varsayılır. Dolayısıyla soruşturma veya kovuşturma aşamasında uzlaşan kişinin açtığı tazminat davası reddedilecektir.

Kabul edilecek tazminatın miktarı ise her somut olay için ayrı ayrı değerlendirilir. Mahkeme bunun için elbette olayın gerçekleşme şeklini göz önüne alacaktır ama bu da yeterli olmaz. Öyle ki manevi tazminat zenginleşme ve yoksullaşma aracı olarak kullanılamamaktadır. Bu nedenle mahkeme tarafların ekonomik ve sosyal durum incelemelerini hükme esas olmak üzere yaptırır. Kısacası, mali durumu iyi olanlar arasında hükmedilecek tazminat miktarı, kötü olanlara kıyasen daha yüksek olacaktır.

İletişime Geç
Whatsapp'tan Yaz
Merhaba 👋
Okuduğunuz konuyla ilgili veya başka bir konuda danışmanlık ve vekillik hizmeti hakkında ayrıntılı bilgi almak için aşağıdaki butona basabilirsiniz.
Av. Oğuzhan Yazıcı | İstanbul