Vasi Tayini Davası, Vasi Tayinine İtiraz ve Vasilikten Kaçınma

Vasi Tayini

Bu yazıda sırasıyla vesayet, vasi tayini, vasi seçimi ve vasi atama kararına itiraz başlıkları incelenmiş; yazının sonunda ilgili bazı Yargıtay kararlarından örnekler verilmiştir.

Vesayet

Medeni Kanunumuzda yer alan vesayet kurumu, tek tip olarak düzenlenmemiştir. Temel olarak kamu vesayeti ve özel olarak olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Her ikisinde de vasinin yaptığı işlemlere üst makamlar bulunmaktadır. Kamu vesayeti, vesayet makamı ve denetim makamı tarafından yürütülmektedir. Özel vesayette ise bunların sorumlu olduğu yükümlülüklerin bir kısmı aile meclisine devredilmiştir. Bu meclisi oluşturan kişiler kısıtlının hısımları olmalıdır. Belirtmek gerekir ki kısıtlanan kişinin menfaati gerektiriyorsa aile meclisi değiştirilebilir veya özel vesayet sona erdirilebilir.

Vasi Tayini Gerektiren Haller

Vasi tayini yapılabilmesi kişi kısıtlı (mahcur) ya da çocuk olmalıdır. Aşağıda bulunan durumlardan birinin varlığı halinde vasi tayini davası açılabilecektir.

Küçüklük: Çocuklar kural olarak velayet altındadırlar. Velayet altında olmayan çocuklar ise vesayet altına alınırlar.

Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı: Kişinin bu sebeple kendi işlerini yapamaması, bakıma ihtiyaç duyması veya diğerlerinin güvenliğini tehlikeye düşürmesi durumunda vasi tayini gerekir.

Savurganlık, kötü yönetim: Bu kişiler, malvarlıklarını kötü yönetmeleri yüzünden kendilerini ya da ailelerini yoksulluğa düşürme tehlikesi yaratmışlarsa, kısıtlanırlar.

Hapis cezası: Bir yıl ve üzeri özgürlüğü bağlayıcı cezaya mahkum olan kişilere vasi tayin edilir. Bu işlem talep olmaksızın re’sen yapılacaktır.

Madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı: Bu durumda da vesayet altına alma, yoksulluğa düşme tehlikesinin engellenmesi sebebine dayanır.

Kişinin vasi atanmasını kendisinin istemesi: Kişi, bazı hallerden ötürü işlerini göremiyorsa kendisine vasi tayini yapılmasını isteyebilir.

Vasi Tayinini ve Diğer Vesayet İşlerini Yapmaya Yetkili Yer Neresidir?

Vesayet işlerinde yer bakımından yetki çocuğun veya kısıtlı kişinin yerleşim yerinin bulunduğu yer vesayet dairesidir. Ayrıca belirtelim ki kısıtlının yerleşim yerini değiştirebilmesi aile meclisinin ya da vesayet makamının onay vermesine bağlıdır. Yerleşim yerinin değişmesiyle birlikte yeni yetkiler de yeni adreste bulunan vesayet makamına geçer.

Kimler Vasi Olabilir?

Gerekirse birden çok kişinin vasi olarak atanması mümkündür. Ancak istisnai bir durum söz konusu olmadıkça sadece bir kişi seçilmelidir. Bu kişi belirlenirken yerleşim yerleri ve kişisel ilişki gibi faktörler göz önüne alınacaktır. Dolayısıyla eş ve yakın hısımların seçimde öncelikli olabilir. Elbette vesayet altına alınacak kişinin vasi seçiminde kimi istediği de önem arzeder. Kimi durumlarda kısıtlının kendisi yerine anne babası da öneride bulunabilir. Vesayet makamının verdiği karar ilan edilecektir.

Vasi olarak atanan, vesayet altındakiyle aynı yerleşim yerinde oturuyorsa görevi kabul etmekle yükümlüdür. Ancak atama aile meclis tarafından gerçekleşmişse bu görevi kabul yükümlülüğü yoktur. Bazı durumlarda atamayı aile meclisi yapmamış olsa da kişi, görevi reddedebilir. Bu durumlar kişinin kendisinden kaynaklanmaktadır. Örneğin kişi yaşlıysa, sağlığı iyi değilse, başka birisinin zaten vasiliğini yapmaktaysa, halihazırda en az beş çocuğun velisiyse veya milletvekili, bakan, hakim, savcı vd. ise vasilik görevi reddedilebilir. Bunun dışında vasi ataması kararına itiraz etmek de mümkündür. Fakat bu itiraz kabul edilebilir bulunmayabilir.

Kimi hallerdeyse kişi istese bile vasi olarak tayin edilememektedir. Bu haller kısıtlılık ve menfaat çatışması gibi durumlardır.

Vasi tayini davasında verilen karara rağmen, görevden kaçınmayı talep etmek ya da bu karara itiraz etmek mümkündür. Vasi tayinine itiraz ilamın öğrenilmesini izleyen 10 gün içinde yapılmalıdır.

Vasi Olmak İstememe ve Vasilik Kararına İtiraz

Atanmanın gerçekleşmesiyle birlikte belli bir süre içinde vasi tayini kararına itiraz edilebilir. Zira vasi olarak atanan kişi bu görevi kabul etmek istemeyebilir veya bir başkası bu atamayı yanlış bulabilir. Bu durumda itiraz haklı bulunup yeni bir kişiyi tayin edilebilir ya da itirazın yerinde görülmeyebilir. Yerinde görülmezse, son kararı denetim makamı verecektir.


Vesayet Davasına İlişkin İçtihatlar

Birden Çok Vasi Atanmasında Rızaların Alınması

“…Dava dilekçesinde kısıtlı adayı …’a vasi atanması talep edilmiş, mahkemece daha önce atanan …’nın vasiliğinin devamına ve …’ın da hukuki vasi olarak görevlendirilmesine karar verilmiştir…
Somut olayda; dosyanın incelenmesinde mevcut vasi … ile yeni atanan …’ın birlikte vasilik görevini yürütmek isteyip istemedikleri sorulmamış ve rızaları alınmamıştır. Açıklanan yasal düzenleme karşısında birden çok kişi, rızaları alınmadan ve yetkileri belirlenmeden birlikte vesayeti yürütmekle görevlendirilemeyeceğinden, mahkemece eski vasinin yetkilerinin sınırlandırılmasına ve yeni vasi atanmasına karar verilmesi doğru görülmemiştir…” Y. 18. HD., 2015/13950 E., 2015/14844 K.

Özgürlüğü Bağlayıcı Ceza Durumunda Re’sen Vasi Atanması

“…Dosya kapsamından,… Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünün 30/09/2015 tarihli yazısı ile … 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/413 D.İş esas, 2014/413 D.İş karar sayılı ilamı ile davalı …’in 534 gün hapis cezası ile hükümlü olduğu ve yasal kısıtlılık altına girdiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle adı geçen davalıya Türk Medeni Kanunu’nun 407. maddesi uyarınca bir vasi tayin edilip edilmediği araştırılmalıdır. Şayet bu işlemler yapılmamışsa öncelikle yasal kısıtlıya bir vasi atanması sağlanmalı ve mahkeme kararı vasiye; “Kanuni süre içinde mahkeme hükmünü ayrıca temyiz edebileceği, bu süre içinde temyiz hakkını kullanmadığı takdirde kısıtlı tarafından yapılmış olan temyize icazet vermiş (kabul etmiş) sayılacağı, temyizi kabul etmiyorsa bunu açıkça bildirmesi gerektiği” kaydını içerir biçimde tebligat çıkarılmalı ve sonucuna göre işlem yapılmalıdır…” Y. 4. HD., 2016/543 E., 2017/6938 K.

Vasilik Durumuna ve Vasinin Şahsına Karşı Olan İtirazın Birlikte Kanun Yoluna Götürülemeyeceği (Şahsa Yapılan İtiraz İçin Farklı Bir Usul Bulunduğundan)

“…Şahsa yönelik olarak yapılan temyiz incelemesinde;
Türk Medeni Kanunu’nun 422. maddesinde, vasinin şahsına karşı yapılan itirazları veya vasinin ileri sürdüğü kaçınma sebeplerini inceleme görevinin, öncelikle vesayet makamı olan sulh hukuk mahkemesine, onun kabul etmemesi halinde denetim makamına ait olacağı; 397. maddesinde ise denetim makamı görevinin asliye hukuk mahkemesinde olduğu hükme bağlandığından; temyiz dilekçesinin vasi adayının, atanan vasinin şahsına itirazı olarak kabul edilip, yapılan bu itirazın öncelikle sulh hukuk mahkemesince değerlendirilmesi, itiraz nedenleri yerinde görülmediği takdirde buna ilişkin kararla birlikte evrakın denetim makamı olan asliye hukuk mahkemesine gönderilmesi ve denetim makamınca bu konuda kesin bir karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine İADESİNE…” Y. 8. HD., 2018/15279 E., 2019/491 K.

Miras Ortaklığı Temsilcisi İçin Vasi Tayinine İlişkin Hükümlerin Uygulanması; Kaçınma ve İtiraz

“…Davalı … şahsına yönelik temyiz itirazının incelenmesine gelince; miras ortaklığı temsilcisi (TMK m. 640) özel kayyım niteliğindedir. TMK’nin 431. maddesi uyarınca vasi tayinindeki usul kayyım (mümessil) için de uygulanır. TMK’nin 422. maddesi gereğince vasinin sıfatına karşı yapılan itirazlar ve vasinin ileri sürdüğü kaçınma sebeplerini (özürleri) inceleme göreviyle ilgili yasal hükümlerin mümessile yapılan itirazın ya da kaçınma sebeplerinin incelenmesinde de gözetilmesi zorunludur. Vesayet makamının itirazı reddetmesi halinde itirazı denetim makamının incelemesi gerekir…” Y. 14. HD.,  2016/8291 E., 2019/2396 K.

Akıl Hastalığı ve Savurganlığın Birlikte İleri Sürülmesi; Eksik İnceleme

“…Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların babası S.. Ç..’nın akıl hastalığı yanında Türk Medeni Kanununun 406. maddesi gereğince mal varlığını kötü yönetme sebebiyle de kısıtlanıp vasi tayin edilmesini, olmaz ise kendisine yasal danışman atanmasını da istemiştir. Mahkemece, Adli Tıp Kurumundan rapor alınarak kısıtlanması istenilenin akli durumu değerlendirilmiş, ancak malvarlığını kötü yönetme iddiası ile yasal danışman atanması talebi yönünden herhangi bir araştırma ve değerlendirme yapılmamıştır. Bu hususta da taraflara delilleri sorulup gösterdikleri takdirde toplanarak tüm delillerin birlikte değerlendirmesi yapılarak sonucuna göre karar vermek gerekirken, yetersiz araştırma ve eksik inceleme ile davanın tümden reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir…) gerekçesiyle bozularak, dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir…

Davacılar vekili dava dilekçesinde tartışmaya yol açmayacak şekilde, kısıtlanması istenenin “ihtiyacı olmadığı halde mal varlığını elden çıkarmaya başladığından, savurganlık derecesindeki tasarrufî işlemlerinden, gerek kendisinin ve gerekse aile efradının ciddi sıkıntılara maruz bırakacağı kuşkusundan” bahsettiğine göre, Mahkemece bu yönde de resen araştırma yapılması gerekmektedir.
Yerel Mahkemece sağlık kurulu raporları alınmak suretiyle kısıtlanması istenin akıl sağlığı konusunda araştırma yapılmış ise de, TMK m. 406 yönünden bir araştırma ve değerlendirme yapılmamıştır. Direnme kararı bu nedenle yerinde değildir…” Y. HGK. 2013/2289 E., 2014/711 K.

Vasi Yerine Yasal Danışman Tayin Edilmesi

“…Yasal danışman atanmasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi:
Yasal danışmanlığın düzenlendiği Türk Medeni Kanunu’nun 429. maddesinde fiil ehliyetine getirilen sınırlamalar tahdidi olarak sayıldığından, somut olayda TMK’nin 462. maddesinin uygulanma imkanı bulunmamakla birlikte, emekli, dul, yetim, özürlü vb aylığı ile SGK Sağlık Merkezi ödemelerinin kendisine yasal danışman atanan …’e ödenebileceği hususunda tereddüt yoktur. Bu yanılgıların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir (HUMK m. 438/7, HMK 370/2)…” Y. 8. HD. 2017/8437 E., 2018/16072 K.

Vesayetin Yönetim ve Yürütülmesiyle İlgili Olan Kararlara Karşı İtiraz

“…Görevi sona erdirilen vasinin görevi süresince kısıtlı adına bankadan çektiği emekli maaşlarının kısıtlının hesabına yatırması kararı yönünden yapılan temyiz incelenmesinde;
Vasi atanan kişinin görevi süresince kısıtlı adına kullandığı paraların kısıtlıya iadesi vesayetin yönetim ve yürütülmesiyle ilgilidir. Vesayet makamının bu nitelikteki kararlarına karşı, Türk Medeni Kanunu’nun 488. maddesi uyarınca, ilgililer tebliğ gününden başlayarak on gün içinde denetim makamına itiraz edebilirler. Denetim makamı gerektiğinde duruşma da yaparak bu itirazı kesin olarak karara bağlar…” Y. 8. HD., 2018/11010 E., 2018/14757 K.

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Content is protected !!