Vekille Hakim Arasındaki Husumetten Ötürü Hakimin Reddedilemeyeceği – İçtihat

Y. 20. Hukuk Dairesi 2016/6315 E., 2016/9282 K.

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Taraflar arasında görülen dava sırasında hâkim tarafından çekilme isteminde bulunulmuştur.
Çekilme talebini inceleyen merci tarafından verilen kararın Yargıtayca incelenmesi davalı … İnş. San. ve Tic. A.Ş. vekili tarafından istenilmiş olmakla, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Taraflar arasında görülen dava sırasında, hakim tarafından 07.01.2016 tarihli karar ile; ” 5. duruşmaya kadar davanın normal seyrinde devam ettiği, ancak 5. duruşmada önceki karar gereklerinin yerine getirildiği, ek rapor dahi alındığı, aynı gün bedel artırım dilekçesi ibraz edildiğinden ve davalılardan … Ticaret Anonim Şirketine tebligat yapılamadığından 26 Kasım tarihinden 30 Aralık tarihine gün verildiği, ancak tebligatlar tamamlanmadığı ve araya yıl sonu devir işlemlerinin de girdiği gözetilerek 2 ay 10 gün sonraya duruşmanın bırakıldığı, davacı vekilinin tebligat süresi kadar duruşmanın ertelenmesi talebinin kabul edilmemesi nedeni ile 30.10.2015 tarihli tutanakta belirtilen olayların yaşandığı, davacı vekilin kalem personeli ve hakim hakkında şikayette bulunacağını belirterek huzursuzluk çıkardığı, her ne karar verilirse verilsin duruşma sonunda yaşanan olayların kararı etkileyebileceği kanaati taraflarda bu yönde önyargı oluşacabileceği ve şikayet söylemi yargılamanın bağımsız şekilde sürdürülmesinin beklenemeyeceği” gerekçesi ile davadan çekilmek istediğini belirtmiştir.
Dosyayı inceleyen merci tarafından kurulan hükümde çekilme isteminin kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı …Turizm İnş. San. ve Tic. A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Duruşma hâkiminin davadan çekilmesi, HMK’nın 36. maddesi anlamında kendi kendini reddetmesi mânâsındadır. Çünkü, hâkimin çekilme kararı verebilmesi, ancak HMK’nın 36. maddesindeki hallerden birinin varlığı halinde mümkündür. Dava, dosyasındaki bilgi ve belgelerden, HMK’nın 36. maddesindeki anlamda ve hâkimin çekilmesini gerektirecek şekilde bir bulguya rastlanmadığı gibi, hâkimin kendi kendisini reddetmesine ilişkin kararını yerinde bulan merci kararında da, hukukça korunabilecek bir neden veya delile dayanılmadığı görülmüştür.
Yargı yetkisi, Türk Milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılır (Anayasa mad. 9). Hâkimler görevlerinde bağımsızlardır. Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanatlerine göre hüküm verirler. Bu nedenle, hâkimler önüne gelen uyuşmazlıkları kanunî çerçevesinde çözmek zorundadırlar. Bu işlemi yaparken hâkim, bir olayla ilgili kuracağı hükümle, tarafların adalet duygusunu zayıflatacağını değil, güçlendireceğini düşünüp, hedefleyerek çalışmalı, kanunlardan aldığı güçle hareket etmelidir. Hâkim, tarafların geçerli ve kanunî delillere
dayanmayan soyut iddiaları karşısında başkalarına ve kendisine yabancı kalarak, hukukun ne dediğini söyleme yetkisini kullanıp, yargılama işlemi ile yargı kararlarının kişisel görüş, inanç ve duyguların aracı olamayacağını, aksine hâkimlerin, yansız ve kanunlardan aldığı güçle adaleti sağlamaya çalıştığını davanın taraflarına inandırmalıdır. Ayrıca, yargılama sürerken taraflardan birinin mahkeme hâkimi hakkında şikayette bulunması veya aleyhine dava açması veya mahkeme hâkiminin davanın taraflarından biri hakkında şikayette bulunması (suç duyurusunda bulunması), HMK’nın 36/1-d maddesindeki “Davalı olmak” anlamında yorumlanamaz. Suç duyurusunda bulunulması hâkimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren önemli bir sebep olarak da düşünülemez. Belirtilen olgular ışığında davacı vekilinin hakim ve personel hakkında şikayette bulunacağını belirterek yaşanan olaylar nedeni ile hâkimin davadan çekilmesi adaletin gecikmesine ve tabiî hâkim ilkesinin zedelenmesine yol açacağı gibi çekilme sebebinin davanın tarafları ile hâkim arasında bulunması gerektiği, vekilin davanın tarafı olmadığı, yalnızca davada vekili bulunduğu tarafın yasal temsilcisi sıfatında olarak onun adına hareket ettiği, davanın tarafının kendisini başka bir vekil ile de temsil ettirebileceğinden, vekilden kaynaklı nedenler çekilme sebebi olarak kabul edilemez. Bu nedenle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mercinin hâkimin çekilmesi yönünden verdiği kararın BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 18/10/2016 günü oy birliği ile karar verildi.

İletişime Geç
Whatsapp'tan Yaz
Merhaba 👋
Okuduğunuz konuyla ilgili veya başka bir konuda danışmanlık ve vekillik hizmeti hakkında ayrıntılı bilgi almak için aşağıdaki butona basabilirsiniz.
Av. Oğuzhan Yazıcı | İstanbul