Veraset İlamı (Mirasçılık Belgesi) ve Veraset İlamının İptali Davası

Bu yazıda öncelikle veraset ilamının tanımı, nereden alınacağı, kimlerin isteyebileceği vb. üzerinde durulmuş; ardından veraset ilamının iptali davası hakkında bilgi verilmiştir. Yazının sonunda ise ilgili içtihatlardan örnekler verilmiştir.

Miras hukukuna ilişkin diğer yazılarımıza ulaşmak için tıklayınız.

Veraset İlamı (Mirasçılık Belgesi)

Mirasçılık Sıfatının Kazanılması

Mirasçılık sıfatının kazanılması için aslında herhangi bir belgeye ihtiyaç yoktur. Ölümün gerçekleşmesiyle birlikte mirasbırakanın terekesi üzerinde mirasçılık sıfatı kazanılır. Veraset ilamı ise yasal mirasçılık sıfatını ispat ederek tereke üzerinde tasarruf yapılmasını sağlayacaktır. Bir diğer söyleyişle bu belge mirasa ilişkin işlemlerin yapılmasını sağlar. Ancak kimi durumlarda mirasçılık belgesinde yasal payı belirtilen bazı kişilerin terekeden pay alamaması mümkündür.

Veraset İlamı Nedir?

Yasal mirasçılık sıfatını kanıtlamaya yarayan veraset ilamı, mirasçıların talebi üzerine verilen bir belgedir. Doktrinde ve mevzuatta ayrıca mirasçılık belgesi, veraset belgesi gibi isimlerle de anılmaktadır. Aslında bu belgeye her zaman ilam denmesinin hukuken yanlış olduğu savunulmaktadır. Zira çekişmesiz yargı yoluyla alınan veraset ilamının hatalı olduğunu ispatlamak mümkündür. Bu durumda veraset ilamının iptali davası açılacaktır. Çekişmeli yargı sonucunda alınan mirasçılık belgesine ilam denmesinde ise teknik bir yanlışlık yoktur.

Veraset ilamında mirasbırakan ve mirasçıların kimlikleri ile miras payları yer alır. Bunlar alındıktan sonra üzerlerinde değişiklik yapılması resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturur.

Veraset İlamı Nereden Alınır?

Veraset ilamı, noterlikçe veya sulh hukuk mahkemesince verilir. Ancak verilmesi için nüfus kayıtlarının yeterli olmadığı durumlarda noterlikçe mirasçılık belgesi verilemeyecektir.

Veraset İlamını Kimler İsteyebilir?

İlk olarak yasal mirasçıların veraset ilamını talep emeye hakkı vardır. Yasal mirasçılar mirasbırakanın altsoyudur. Eğer altsoyunda mirasçı bulunmuyorsa üstsoy zümresine bakılır. Yasal mirasçılarla ilgili ayrıntılı bilgi için bakınız.

Bunun dışında vasiyet alacaklıları ve atanmış mirasçılar da veraset ilamını isteyebilir. Burada belirtmek gerekir ki atanmış mirasçı tereke üzerinde doğrudan hak sahibiyken vasiyet alacaklısı sadece kişisel hakka sahiptir. Ayrıca bunların talepte bulunabilmesi için diğer mirasçıların ve vasiyet alacaklıların bir ay içinde itirazda bulunmamış olması gerekir. Ancak bu bir aylık sürenin geçmesi veraset ilamının iptali davasını açmaya engel değildir.

Mirasçılık sıfatını yitirenlerin veraset ilamını alıp alamayacakları hususu da kanunda düzenlenmemiştir. Bu husus da doktrinde tartışmalıdır. Biz bunların veraset belgesini alabilecekleri görüşündeyiz. Belge verilirken diğer hususların terekenin paylaşımı sırasında gözetileceğine işaret edilmelidir.

Veraset İlamının İptali Davası

Veraset ilamının iptali davası farklı sebeplerle açılabilir. Mirasçılık belgesinde mirasçı olmayan kişiler belirtilmiş olabilir, davayı açan kişi gerçekte mirasçı olduğu halde mirasçılık belgesinde yer almıyor olabilir ya da miras payları yanlış belirtilmiş de olabilir.

Veraset İlamı
Mirasbırakanın alacaklıların belgeyi isteyip isteyemeyeceği hususu doktrinde tartışmalıdır.

Bu dava hasımlı olarak açılacaktır ve veraset ilamının iptalinde hukuki yararı olan kişiler açabilir. Ancak örneğin muayyen mal vasiyet alacaklısının bu davayı açabileceğini söylemek güçtür. Zira veraset ilamı esas olarak mirasbırakanla soybağı ilişkisini göstermektedir.

Bu davada husumet nüfus idaresine yöneltilemez. Eğer belgede tek mirasçı olarak devlet yer alıyorsa, bu durumda veraset ilamının iptali davası hazineye yöneltilmelidir.


Mirasçılık Belgesine İlişkin İçtihatlar

Mirastan Feragat Edilmesi Halinde Veraset İlamı

“…mirasçılık belgeleri, aksi ispat edilinceye kadar geçerli olan, adına düzenlenmiş bulunan kişi ve kişilerin mirasçılığı lehine bir karine oluşturur. Bu belge, mirasbırakanla mirasçıları arasındaki irs (soy) ilişkisini göstermesi yanında, mirasın (terekenin) mirasçılara intikalini de sağlayıcı bir işleve sahiptir. Tüm bu nedenlerle mirastan feragat eden (TMK m. 528) mirasçı veya mirasçılar varsa, düzenlenecek mirasçılık belgesinde, mirasçılık sıfatına sahip olan kişi veya kişiler ile miras paylarının gösterilmesi ve mirastan feragat durumuna işaret edilmekle yetinilmemesi, mirastan feragat nedeniyle, mirasçılık sıfatını kaybedenlerin ve bunların payının akıbetinin de (kime kalacağının) gösterilmesi gerekir.
Somut olayda, iptali istenilen Manisa 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/472-396 E. K. sayılı mirasçılık belgesinde mirasçıların ve miras paylarının belirlendiği, davalının mirastan feragat sözleşmesi yaptığına dair bir açıklamaya dahi yer verilmediği görülmektedir. O halde mahkemece, davanın dayanağı olan mirastan feragat sözleşmesinin iptalinin konu edildiği Manisa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2016/14 Esas sayılı dosyası bekletici mesele yapılması, bu davanın sonucuna göre yukarıdaki bilgiler ışığında bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddedilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir…” Y. 14. HD., 2016/10688 E., 2019/5333 K.

Veraset İlamının İptali Davasında Görev Hususu

” MAHKEMESİ: AHM

1062 sayılı HUMK uyarınca mirasçılık belgesinin iptali sulh hukuk mahkemelerinin görevi kapsamındadır. 6100 sayılı HMK’da ise mirasçılık belgesinin iptali sulh hukuk mahkemesi görevi içinde sayılmadığından, HMK 2. maddesi gereğince asliye hukuk mahkemesi görevlidir
Kabule göre de, dava ve talep mirasçılık belgesinin iptali ve yeni bir mirasçılık belgesi verilmesi istemine ilişkindir. Dava, … Sulh Hukuk Mahkemesi 2012/389 Esas, 2014/212 Karar sayılı mirasçılık belgesinde mirasçı olan davalı … hasım gösterilerek açıldığından çekişmeli hale gelmiştir. Bu nedenle mirasçılık belgesinin iptali ve yeni bir mirasçılık belgesi verilmesi istemiyle açılan dava çekişmeli yargı niteliğinde olduğundan asliye hukuk mahkemesi görevlidir. Mahkemece, yeni bir mirasçılık belgesi verilmesi istemi yönünden davanın esasının incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yeni mirasçılık belgesi verilmesi konusunda görevli olmadığı gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine karar verilmesi de doğru görülmemiş, bu sebeple de hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA…” Y. 14. HD., 2017/1449 E., 2019/3977 K.

Hasımlı Açılan Veraset Belgesinin Verilmesi Davasında Görev

“… Sulh Hukuk Mahkemesinin 27.03.2014 tarihli, 2014/124-179 E. K. sayılı Kararında; 6100 sayılı HMK’nın yürürlüğe girdiği 01/10/2011 tarihinden sonra hasımlı olarak açılan mirasçılık belgesi talebine ilişkin davalarına bakmakla görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu görev kamu düzenine ilişkin olduğundan taraflarca öne sürülmese bile mahkemelerce kendiliğinden dikkate alınması gerektiği gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine, karar kesinleştiğinde talep halinde dosyanın görevli asliye hukuk mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, hüküm 27.03.2014 tarihinde kesinleşmiştir…
O halde anılan yasal düzenlemeler kapsamında mirasçılık belgesinin verilmesi isteğine ilişkin davanın sulh hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiği, anılan davanın hasımlı veya hasımsız açılmasının mahkemenin yasa ile belirlenen görevine etkili olmadığı tartışmasızdır.
Hal böyle olunca davanın görev nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken işin esası hakkında hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş…” Y. 14. HD., 2016/9815 E., 2019/4345 K.

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Content is protected !!