Boşanma Sebebi Olan Zina Nedir ve Nasıl Kanıtlanır?

Boşanma hukukunda zina, eşlerden birinin bir başkasıyla cinsel ilişkiye girmesini ifade etmektedir. Sadakat yükümlülüğüne aykırı olan bu davranış, Türk Medeni Kanunu’nun 161. maddesinde özel bir boşanma sebebi olarak düzenlenmiştir. Taraflar hakkında TMK m. 170 uyarınca ayrılık kararı verilmiş olsa bile boşanma gerçekleşmedikçe sadakat yükümlülüğü devam ettiğinden, ayrılık süresinde başkalarıyla cinsel ilişkiye girmeler de zina sayılmaktadır.

Zinayı Gösteren Emareler

Gizlice yapılan bir eylem olduğundan cinsel ilişkiye doğrudan şahit olmak zordur. Fakat Yargıtay’ın bazı olayların gerçekleşmesinin zinaya delalet ettiği görüşünde olduğunu görüyoruz.

Başkasıyla Aynı Otelde Kalmak

Yargıtay’ın istikrarlı içtihatlarına göre eşin karşı cinsten bir başkasıyla aynı otel odasında kalması zinaya işaret etmektedir.

  • “…Davalının, bir başka erkekle görüştüğü ve son olarak bu şahısla aynı otel odasında birlikte kaldıkları yapılan soruşturma ve toplanan delillerden anlaşılmaktadır. Davalının, otelde bir başka erkekle aynı odada kalması, zinaya delalet eder. Bu bakımdan zina olgusu ispatlanmıştır. Davalının zinası sebebiyle boşanmalarına karar verilmesi gerekirken, boşanma kararının Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesine dayandırılması doğru bulunmamıştır…” Y. 2. Hukuk Dairesi 2013/5132 E. , 2013/28378 K.

Karşı Cinsten Birini Eş Yokken Eve Kalmak

Eşin olmadığı bir zamanda karşı cinsten birisi eve alınıyorsa bunun meşru bir amaçla yapılmış olması gerekmektedir. Örneğin tamirat yapması amacıyla bir başkası eve alınabilir. Fakat eve alınmasına geçerli bir sebep verilemiyorsa ve özellikle de gece vaktiyse bunun zinaya delalet ettiği kabul edilmektedir.

  • “…Bozmaya uyularak, her iki boşanma davası birleştirilerek görülmüştür. Davalı (koca) tarafından 04.06.2012 tarihinde açılan boşanma davasında, boşanma sebebi olarak “zinaya” (TMK.m.161) dayanılmıştır. Davacı-davalı (kadın) ile ….. isimli şahsın 24.05.2012 günü gecesi, koca işte iken müşterek konutta birlikte yakalandıkları, aynı gün davacı-davalı (kadın)’ın ….Emniyetinde alınan ifadesinde, “bir yıldır …. ile ilişkisinin olduğunu” ifade ettiği, yine aynı gün beyanı alınan ….’nin de, “davacı …’yi sevdiğini” söylediği anlaşılmaktadır. Davacı-davalı (kadın)’ın kolluktaki ifadesinin baskı altında alındığına ve olayın koca ve yakınları tarafından tertiplendiğine ilişkin dosyada bir delil ve olgu bulunmamaktadır. Kadının, kocası gece vardiyasında iken saat 24:00 sıralarında ortak konutta bir başka erkekle yakalanmış olması, bu olay sonrasında alınan ifadeler de dikkate alındığında zinaya muhakkak gözüyle bakılmasını gerektiren bir ahval niteliğinde olup, bu durum zinanın varlığına delalet eder. Bu bakımdan kadının zinası ispatlanmıştır. O halde, davalı (koca) tarafından açılan birleştirilen boşanma davasının kabulü ile zina (TMK. m. 161) sebebiyle tarafların boşanmalarına karar verilmesi gerekirken, yetersiz gerekçe ile birleştirilen davanın reddi doğru bulunmamıştır…” Y. 2. Hukuk Dairesi 2015/7518 E. , 2015/8189 K.

Eve Alınan Kişinin Akraba Olması

Eve alınan kişinin yabancı biri olmaması zina olmadığını gösterebilir. Hatta Yargıtay, eve akrabanın alındığı bir olayda, eş ile eve alınan arasında romantik bir ilişkiyi gösteren başka emareler olmasına rağmen zinanın değil güven sarsıcı hareketin varlığını kabul etmiştir. Bu olayın zina olacağı görüşü ise karşı oyda kalmıştır.

  • “…Davalı-karşı davacı tarafından açılan karşı boşanma davası, öncelikle “zina” (TMK. m. 161), bunun kabul edilmemesi halinde “evlilik birliğinin temelinden sarsılması” (TMK. m. 166/1) sebebine dayandığına göre; sorun, davacı-karşı davalı (kadın)’ın, gerçekleşen eyleminin “zina” olarak kabul edilip edilmeyeceğindedir. Mahkeme, kadının gerçekleşen bu eylemini “güven sarsıcı tutum ve davranış” olarak değerlendirmiştir. Oysa, evli bir kadının, teyzesinin oğlu da olsa otuz yaşında olan bir erkekle tatile gidip, aynı otelde kalması ve bu kişiyi bir kaç kere kocası evde yokken geceleyin müşterek konuta alması zinaya delalet eder. Dosyadaki deliller karşısında kadının zinası gerçekleşmiştir. Öyleyse, karşı boşanma davasının “zina” (TMK. m. 161) sebebiyle kabulü gerekirken, değerlendirmede yanılgı sonucu Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesinden boşanma kararı verilmesi doğru olmamıştır. Hükmün bu sebeple bozulması, bozma sebebine göre de, kocanın manevi tazminat talebine ilişkin temyiz itirazları ile davacı-karşı davalı (kadın)’ın temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekir. Açıklanan sebeple sayın çoğunluğun bozma kararına sonucu bakımından katılmakla birlikte gerekçesine iştirak etmiyoruz…” Y. 2. Hukuk Dairesi 2014/20635 E. , 2015/9686 K.

Eşin Telefonunda Başkasının Müstehcen Fotoğrafların Bulunması

Eşin telefonunda, bilgisayarında, tabletinde vs. başkasıyla müstehcen fotoğraflarının bulunması zinaya delalet edecektir.

  • “…Zina sebebine dayalı olarak boşanmaya karar verilebilmesi için öncelikle; davalı eşin başka bir kişiyle cinsel ilişkiye girmesinin veya cinsel ilişkinin gerçekleştirildiğine pek muhtemel bakılan bir durum içine girdiğinin kanıtlanması gereklidir. Yapılan soruşturma ve toplanan delillerle; davalı erkeğin dava açılmadan önce başka bir kadınla birlikte birden fazla kez farklı otellerde tatil yaptıkları ve o kadınla birlikte aynı odada birlikte çekilmiş müstehcen fotoğraflarının bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu hale göre Türk Medeni Kanunu’nun 161’nci maddesinde yer alan boşanma sebebi gerçekleşmiştir. O halde; davacı kadının zina hukuksal sebebine dayalı (TMK m. 161) boşanma davasının kabul edilmesi gerekirken, yetersiz gerekçe ile reddine karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir…” Y. 2. Hukuk Dairesi 2016/24076 E. , 2018/10959 K.
  • “…toplanan delillerden, davacı kadının dayandığı ve davalı erkek tarafından inkar edilmeyen, erkeğin başka kadınla birlikte, banyoda yarı çıplak vaziyette çekildiği ve samimi durumda oldukları anlaşılan fotoğrafının bulunduğu ve tanık beyanından erkeğin başka kadının yanında yaklaşık 10 gün süreyle kaldığı anlaşılmaktadır. Bölge adliye mahkemesince davalı erkeğin güven sarsıcı davranışlarda bulunduğunun sabit olduğu kabul edilmiş ise de; erkeğin başka kadınla uygunsuz fotoğrafının olması ve başka kadınla birlikte yaşaması, cinsel ilişkinin güçlü karineyle yaşandığına ve dolayısıyla zinanın varlığına delalet eder…” Y. 2. Hukuk Dairesi 2019/4012 E. , 2019/12142 K.

Telefonda Konuşmanın Olmanın Tek Başına Yeterli Olmaması

  • “…Davacı erkek tarafından zina (TMK m. 161) ve evlilik birliğinin sarsılması (TMK166/l) hukuki sebeplerine dayanılarak boşanma isteminde bulunulmuş, mahkemece tarafların zina (TMK m.161) nedeniyle boşanmalarına karar verilmiştir. Zina olayının mevcut sayılabilmesi için en önemli koşul, “cinsel ilişkinin” varlığının kesin veya güçlü karineyle kanıtlanmış olmasıdır. Davalı kadının bir başka erkekle cinsel ilişkiye girdiği kesin veya güçlü karineyle kanıtlanmış değildir. Davalı kadının bir başka erkekle telefonda konuştuğu anlaşılmakla beraber, evlilik sırasında, bir başka erkekle cinsel birleşmenin gerçekleştiği dosya kapsamı ve tanık beyanlarından anlaşılamamaktadır. Bu nedenle davalı kadının bu davranışları zina değil, “güven sarsıcı davranış” niteliğinde olup; Türk Medeni Kanununun 166/1-2. maddesi gereğince boşanmayı gerektiren kusurlu davranıştır. Bu durumda, zina hukuki sebebine dayanılarak açılmış boşanma davasının reddi gerekirken, yazılı gerekçe ile kabulü doğru bulunmamıştır…” Y. 2. Hukuk Dairesi 2016/1282 E. , 2017/7819 K.

Zina Sayılmayan Eylemler

Cinsel Birleşmenin Tam Gerçekleşmemesi

Öpmek, sarılmak gibi eylemler tek başına zinanın oluşmasına yetmeyecektir. Çünkü zina için cinsel birleşmenin tam gerçekleşmesi aranır. Fakat öpmek, kucaklaşmak gibi eylemler yine de güven sarsıcı eylem olarak değerlendirileceğinden genel boşanma sebebi kabul edilebilecektir.

Eşcinsel Birliktelik

Aynı cinsten biriyle ilişkiye girmenin zina sayılıp sayılmayacağı konusunda doktrinde farklı görüşler var. Baskın görüş bu durumda TMK m. 163 uyarınca haysiyetsiz yaşam sürme veya evlilik birliğinin sarsılması hükümlerinin uygulanabileceğidir. Bizim de katıldığımız diğer görüş ise eşcinsel birleşmenin de zina kapsamında değerlendirilmesi yönündedir.

Eşcinsel birleşmenin zina sayılması gerektiğini kabul eden görüştekiler bunu kadınlar için saymamaktadır. Zira erkeklerin aksine kadınlar için tam anlamıyla bir birleşme mümkün değildir.

Rızanın Olmaması

İlişkiye giren eşin buna rızası yoksa zinanın varlığından söz edilemez. Uyku halindeyken veya saldırı altındayken yaşanan durumlar buna örnektir. Ayrıca belirtelim ki zinanın varlığı için önemli olan eşin rızasıdır. Üçüncü kişinin rızası olsa da olmasa da eylem zina olarak değerlendirilir.

Evlenmeden Önceki Cinsel Birliktelikler

Evlenmeden önceki cinsel ilişkiler elbette zina sayılmaz. Fakat bu husus eşten saklanmışsa nispi butlanla evliliğin iptaline veya evlilik birliğinin sarsılması sebebiyle boşanma davasına sebep olabilir.

Zinaya Dayalı Boşanma Davasında Hukuka Aykırı Delil

Delilin hukuka aykırı olarak elde edilmesi onu kullanılamaz kılmaktadır. Durum böyle olmakla beraber Yargıtay müşterek hayat alanında elde edilen delilleri genellikle hukuka aykırı bulmamaktadır.

  • “…Bölge adliye mahkemesinde elde ediliş şeklinin hukuka aykırı olduğu iddia edilen telefon, davacı-davalı erkeğin evine ziyarete giden müşterek çocuğun, erkeğin zaman zaman kullandığı cep telefonunu bu evde görüp alarak annesiyle yaşadığı eve getirmesi ve annesine teslim etmesiyle kadına ulaştığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Müşterek çocuk tarafından eve getirilen bu cep telefonundan elde edilen çıktıları dosyaya sunan davalı-davacı kadının, bu delillerin oluşumunda ve elde edilmesinde bir kurgusunun bulunmadığı şifresinin müşterek çocuk ve annesi tarafından bilinmediği, şifresinin müşterek çocuk ve annesi tarafından kırıldığının iddia edilmediği anlaşılmış olmakla, dayanılan bu delillerin hukuka aykırı elde edildiklerinden bahsedilemez. Bu durumda, davalı-davacı kadın tarafından usulüne uygun olarak dosyaya sunulan bu deliller dikkate alınarak, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepler açıkça gösterilerek istinaf incelemesi yapılmak suretiyle karar verilmesi gerekirken bölge adliye mahkemesince, dayanılan delillerin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle kadının zina hukuki sebebine dayalı davasının reddi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir…” Y. 2. Hukuk Dairesi 2021/8096 E. , 2021/8222 K.

Scroll to Top
Av. Oğuzhan Yazıcı | İstanbul
İletişime Geç
1
İletişime Geç
Merhaba 👋
Ücretli danışmanlık ve vekillik hizmeti almak için aşağıdaki butona basabilirsiniz.